30 Temmuz 2013 Salı

BU GÜN, TEKÂMÜL ETMENİN HAKİKİ İNSAN OLMANIN İLK GÜNÜDÜR


BU GÜN, TEKÂMÜL ETMENİN HAKİKİ İNSAN OLMANIN İLK GÜNÜDÜR

Bu gün geriye kalan hayatınızın ilk günüdür. Farkında mısınız?

Bu güne kadar gelen İlahi Kitaplar, Hakiki Mürşitlerin İrşat Kitaplarıdır. Geliş kaynağı aynıdır. Kadir-i Mutlak, Hâkimi Mutlak insanların bilgilenmesini, Bilinçlenmesini, Şuur kazanmasını, Tekâmül edip, Rabbine Hakiki insan olarak dönmesini arzulamaktadır.


İnsanların yalnız Allah’a İbadet etmeleri istenmektedir. Yalnız O’na şükredilir. Yalnız O’na Hamd edilir. Çünkü O, Âlemlerin Rabbidir. Âlemlerin Yaratıcısı ve yöneticisidir. O’nun mülkünde ayırım yoktur. Ayrımcılık yoktur. O, insanların takip etmeleri gereken yaşam yolunun tüm bilgilerini, insan genlerine yüklemiştir. İnsanın aklı ile o bilgileri fark edip okumasını ve ona göre yaşamını sürdürmesini öğütlemektedir

O KADİR-İ MUTLAK’TIR, TEK dir. O’NUN EŞİ VE ORTAĞI YOKTUR.

 Tüm insanların içinde O’nun verdiği: Sevgi, Saygı, Dostluk, Hoşgörü ve Affetme duyguları vardır. Akıl Mantık Şuur gibi düşünme ve değerlendirme özellikleri vardır. Vicdan gibi Tanrısal bir Adalet terazisi vardır.


İnsanlara emanet edilen dünya ve üzerindekileri güzelleştirmek ve insanlara yardım etmek konularında öğütleri kapsayan irşat kitapları vermiştir.


Yüce Rabbim, biz insanları dünyayı bölüşmek için göndermedi göndermiyor. İnsanın yaşam programında, hem kendisini hem de dünyayı geliştirmek ve güzelleştirmek vardır. Dünyayı Cennete çevirme öğüdü vardır.


Arş katından indirilen kitaplar, Zebur, Tevrat, Şark dinleri, İncil ve Kurandır Bu Kitapların esas gayesi, insanlara bir mesaj vermektir. Ancak insanların sahip olduğu EGO, Dini parçalamalarına, gelen Kutsal Kitaplardaki bilgileri gayesinden saptırılmasına, gerçeği dejenere edip, İnsanları Hakka giden yoldan saptırıp Ego suna yenik düşmelerine sebep olmuştur. Bunun sonucu olarak dünya ve üzerindekiler zor günler yaşamaya mahkûm olmuştur.

Bu zor günler insanların kendi elleri ile yaptıklarının sonucu olarak başlarına gelmektedir. Buna kader demek Allah’a iftiradır.


SAFFAT:38,39-Siz çok büyük Izdırap verecek azabı tadacaksınız; ancak bu, yaptıklarınızın neticesi olarak başınıza gelecektir.

İnsanoğlu saptığı yanlış yolu fark edip; dostluk, kardeşlik, sevgi, saygı, hoşgörü ve vicdani değerleri hatırlayıp, gerçeği görüp, Hakka giden yola vasıl olmaları arzulanan bir durumdur.


Dünyamıza Elçiler vasıtası ile tebliğ edilen Kitap verilen Elçiler: (HAZİRETİ MUSA, HAZİRETİ İSA, HAZİRETİ MUHAMMET EVRENSEL KARDEŞTİLER) . Aldıkları Emirler ile dünya insanını bir araya toplayıp, onları irşat etmek için gönderilmişlerdir. Ancak günümüzde insanlığın çoğunluğu egosuna yenik düşüp yerlerde debelenirken, ilimle uğraşanlar, insanı uzay çağına hazırlamıştır. İnsanlığın kurtuluşu için, ilim yolunda insanın ilahi görevi başladığına inanıyoruz. Gerçeği söyleyen diller, Hakka giden yolu tarif edecek ve bu dünyanın varisi olacak Hakiki İnsanlar topluma ışık tutacaktır.


Unutmayalım; tüm Kâinatların, Âlemlerin, Evrenlerin, Galaksilerin ve Gezegenlerin bir sahibi vardır.

O TEK TANRIDIR, YARATTIKLARINA DOĞRU YOLU GÖSTERENDİR.

Yaratan ve Yaşatanın indirdiği İlahi yasalarda, Birlik vardır. Beraberlik vardır. Yardımlaşma vardır. Bilgilenmek, Bilinçlenmek, Tekâmül etmek vardır. Sevgi yaymak, saygı göstermek vardır. Adil olmak, Vicdanına danışmak vardır. Çünkü Vicdan yanılmaz bir denge sağlar. Tekâmül eden insana, bilmedikleri sırlar öğretilir.


Yaratan ve yaşatanın kurduğu ilahi düzende, ayrım yapılmadan herkese yardım edilir. Bu yardım, kişinin isteyip arzuladığı ve bu konuda gösterdiği çaba nispetinde kendisine verilir.


İlahi düzen hiç kimsenin mutsuz olmasını istemez. İlahi düzenin amacı, insanın mutluluğudur. İnsanın başına gelen musibetler, insanın kendi elleri ile yaptığı yanlışların sonucudur. İnsanın kendi yanlışlarını görmeyip, Allah tarafından bu musibetlerin başına geldiğini söylemesi, Allah’a iftiradır. Bu durum İnsanın, Vicdan terazisinin dengesini kaybetmesinden ve insanın kolaya kaçmasından kaynaklanmaktadır


İnsanoğlu egosuna yenik düşmekle, hem kendini hem de dünyayı mahvetmektedir. İnsanoğlu içindeki negatif güçleri pozitife çevirmedikçe, kurtuluşu mümkün değildir.  Yarından sonra tüm insanların Ruhlarının gerçeklerle aydınlanmasını diliyorum


Gerçekte Yaratan ve Yaşatanın insana verdiği özellikler, genlerine yüklenen Bilgiler, İnsana ekilen SEVGİ tohumları, insanın gerçek insan olmasını sağlamak içindir.

 İnsandaki bunalımlar, hastalıklar, korkular, insandaki Vicdan terazisinin dengesini kaybetmesindendir. Bunun tek sorumlusu insanın kendisidir.

Yüce Rabbim insanı hem Hayra hem de Şerre müptela kılmıştır. İnsanın tercihini doğru yapması için insana Akıl, Gönül ve Vicdan vermiştir. Bu dünyanın bir imtihan sahası olduğunu ve her sene en az 2 kez sınadığını insana belirtmiştir.

İnsandaki Ego ve Bencillik, İnsanların Evrensel Olmalarını Engellemektedir.

Yaratanın insana yazdığı yazgıda ve verdiği öğütlerde, hakka tecavüz yoktur. Tekâmül vardır. Tanrısına temiz dönmek vardır. İnsanoğlu kendisine verilen yeteneğini geliştirdiğinde, her şeyin farkına varır. Her konuda istediğini seçme yolu insanın kendi iradesine bırakılmıştır.


İnsanın mutluluğunun anahtarı kişinin vicdanının elindedir. Bu Evrensel bir kanundur. İnsana verilen Tanrısal bir özelliktir. Bu özelliği kullanan insanlarda Gönül gözü açılır, görüşler berraklaşır. Arş’tan gelen Bilgi Porlarını algılayan, bilgileri alıp değerlendiren insanlar, bu bilgileri insanlarla paylaşan insanlara bilinmeyen bilgilerin kapıları açılır.

Arayana sırlar verilir.


Ego insanın Ruhunun Ateşini söndürür. O halde Egoyu içinizden söküp atınız ki semaların ışığı içinize dolsun.

Kâinatın doğal düzenini yaşamınıza yansıtın. O Yaratan ve Yaşatanın yasasıdır.
Kalbiniz yaratanın size en büyük hediyesidir. Onu koruyun, o yaratan ve yaşatanın uğrak yeridir.


Semaların kudretini alacak Bilge insanlara bilinmeyen Bilgi kapıların açılır.
İnsanoğlu sahip olduklarının farkına vardığında, yaptığı yanlışların farkına varacak ve İlahi adaletin emrettiği yolda cezasını çekecektir.


İnsanoğlu kendi kendini aşmak, Ruhunu çevreleyen ön yargı duvarlarının ötesine geçirip, tekâmül etmekle görevli olduğunu bilmelidir.

İnsanoğlu bu dünyada her şeye Kadir-i Mutlak adına sahiptir. İnsanoğlu gücünü küçümsememelidir. Çünkü anahtarı kendi eline verilmiştir.

O’nun yarattığı her şey ve başta insanlar, tüm Evrenin sırlarını bünyelerinde taşır, bu sırların anahtarı da insana verilmiştir.


Şu iyice bilinmelidir ki, İnsan kendini değiştirmedikçe, Tanrı insanı değiştirmez. Değişen çağda, değişen Hakiki İnsanlara, Göksel Güçler daima ışıklı yolu gösterecektir.
Hayırlı ve Aydınlık günler diliyorum.


Yusuf YAMAN

28 Temmuz 2013 Pazar

İnsan ve Doğal Güç


İNSAN VE DOĞAL GÜÇ

1.      RUHSAL PLAN VE İNSAN

  Sabır –Özveri – Yardımlaşma Arındırılan Özlerin ilk imtihanıdır. Bu hasletleri kazananların tabulara ihtiyacı yoktur.

  Mutluluğa Ermenin Sırrı, Ruhsal düzeyinin Tekâmülü ile mümkündür.

  Dünya Terkinde İnsanın önce yaptığı iyi işleri nedeniyle, ALLAH’IN Yüce divanın kurulduğu Otağa yücelebilineceği en son doruk noktasıdır.

  Bundan ötesine, Alınacak Özel İlâhi Enerjilerin ve ilâhi planın gücü ile geçilir.

  Ruhsal plan ilahi Mekanizmadan daha ileri bir boyutta hizmet vermektedir.

2.      SIRADAN BİRİ OLMAYIN! 

  Sıradan biri olmak istemiyorsanız, geçmişin yüklerini sırtınızdan atın. Şimdiki zamanda kendinize bakın,

  Siz, ömrünüz boyunca sizinle olan, altmış dört milyar Biyolojik Kompüterden oluşturulmuş ilahi bir varlıksınız. Bu kompüterlerin çalışması için sizden Bilgili olmanız isteniyor.

  Yaradan o nedenle OKU Emrini vermiştir.  Çünkü Bilgi Sevgiyi artırır, mutluluğu çoğaltır.

  Mutlu insan Bilgiye yönelir. Bilgi insanı Bilgeliğe yükseltir.

  Bilge insan Seven ve sevilen insandır.

  Bilge insan bağışlayan yardım edendir. Bağışlayan insan iç özgürlüğünü kazanır. Kişinin iç özgürlüğü dışına vurur.

3.      İÇİ ÖZGÜR DIŞI ÖZGÜR İNSAN OLMAK

  İçi özgür, dışı özgür, kişisel sorumluluğunu bilen insan kendisi ile barış içinde olan insandır.

  Kendisi ile barışık olan insan başkaları ile de uyum içindedir.

  Kendisi ile barışık çevresi ile uyumlu güzel öz ve söz sahibi insanlar duygu ve düşüncelerinde ki, olumlu enerjileri ile çevresindeki olumsuzlukları ortadan kaldırırlar

  Fiziksel, Duygusal ve Ruhsal Güç kaynakları ile ve Rabbin kendisine verdiği açık zihin ve kuvvetli kalp ile Bilgeliğe yönelmenin yollarını ararlar ve yaratan onu isteğine ulaştırır.

  İşte gerçek mutluluk budur.

  İnanıp iyi, güzel, faydalı, kalıcı işler yapanların; Rabbi tarafından, istediklerine ulaştırılacağı vaat edilmiştir.


4.      KENDİNİ BİLEN İNSAN MUTLU OLUR

  Kendini bilmek, kendini tanımak, her insanın farkında olması gereken önemli bir husustur.

  Kişinin kendini tanıması; kendi duygu ve düşüncelerini iyi tanıması ile mümkündür.

  Kişi hayatını kendi kontrolü altına almış ise kendini iyi hisseder, mutlu olacak şekilde düşünür ve öyle davranır.

  Kendini mutlu hisseden insan çevresine de mutluluk dağıtır. Hep olumlu düşünür, olumlu davranır, mutlu olur, mutlu eder.

  Kendini tanıyan insan içindeki GEN lerin şifresini açabilir.  Genlerin şifresinin açılması ile algılama frekansı yükselir

  Yükselen algılama frekansı ile sonsuz kaynaktan gönderilen bilgi frekansları eşitlenince kişinin ilhamı artar. Gelen bilgiler kişide gelişmelere sebep olur.


5.      İLHAM DEĞİŞİM GETİRİR

  Gelen her ilham, değişimi ve gelişimi beraberinde getirir. Çünkü Yaradan sürekli kendimizi geliştirerek, inanıp iyi, güzel, faydalı ve kalıcı işler yaparak,  kendisine;  arınmış olarak dönmemizi istiyor.

  Bilgi, insanı geliştiren, düşündüren ve düşüncenin üretime dönüştürülerek insanlara fayda sağlayan ilahi bir enerjidir.

  Bilgisi ile İnsanlara fayda sağlayan insan makbul insandır, Bilgeliğe yol alan insandır.

  Bilge insan özgür insandır. O, insanların kendisinden ilham aldıklarının farkındadır.  O, ortamın kendisine uymasını sağlar ve ortamdan alacağı bir şey varsa ondan faydalanır.

  Bilge insan hayatını karartan, zorlaştıran, şikâyetlerde bulunmaz. Çünkü her şeyin bir sebebi olduğunun farkındadır.

 

7.      YAŞAMDAN ŞİKÂYET; BOŞA ENERJİ VE ZAMAN   HARCAMAKTIR

  Hayatta yanlış yapılan seçimlerden dolayı meydana gelen olumsuzluklardan dolayı, şikâyetçi olmak, boşa zaman ve enerji harcamaktan başka bir şey değildir.

  Kişi Beynini olumsuz etkinliklerle yüklemiş ise tüm beden bundan olumsuz etkilenir.

  Kişi Fiziksel, Duygusal ve Ruhsal dengesizlik yaşar.

  Bilinçaltında olumsuz programlar devreye girer. Kişinin şımarık şeytanı kendisini göstermeye başlar. Kişi hayat üzerindeki kontrolünü kaybeder.

  Bu sebeple; kişi olumsuzlukları olumlu olan duygu ve düşüncelerle değiştirmelidir.

  Sizi oluşturan 64 milyar Biyolojik Kompüter, sizin emrinizdedir.

  Beyin ve Kalp beraberliği, vicdan adaleti ile donatılınca, insandaki bütün Biyolojik bilgisayarlar, insanın iyiliği için çalışırlar.

  Kişi güzel seçimler yapar ve programlar kişiyi mutlu ve başarılı yapar.


8.      HER OLAYIN VE SORUNUN BİR DERS OLDUĞU     UNUTULMAMALIDIR.

  Mutlu, Başarılı, olgun insan olaylar karşısında alternatifler bulur. Sabırla hareket eder olaydan olumlu yönde faydalanmasının yollarını arar ve bulur.

  Her olay ve sorunun bir ders olduğu unutulmamalıdır.

  Bilge kişi olaylara tarafsız gözle bakar,

  Kendi egosunu işe karıştırmaz, bencillik yapmaz. Kimseden alınmaz, kıskançlık yapmaz, kimseye kızmaz,

  Kendini değerlendirir. Kendini geliştirir, her olayın bir sınav olduğunun farkındadır.

  Bilge insan insanlara yardımcı olur. Verimli düşünceler üretir,  O, Hayatın Muhteşem güzelliğinin farkındadır.


9.      İNSAN BİLİNCİNİN YÜKSELMESİ BİLGİ İLE OLUR

  İnsan Bilincinin yükselmesi insana ait yeteneklerin gelişmesine bağlıdır.

  Bilinci yükselmiş insan her düşünce ve eylemi olumlu yönünden ele alır. Çünkü O Evrendeki Mükemmelliğin farkındadır ve iyi insan olmanın yollarını. Bu bilinçle Evreni daha da iyileştirmeye çalışır

  Yüce Yaratan; Evrenin bütün parçalarını birbirine ihtiyacı olacak yaratmıştır.

  Evrende yaratılan her şey her iş insanın tekâmülü, olgunlaşması ve yükselmesine hizmet etmek için vardır.

  Akıllarını kullanan insanlar bunu fark ederler.

10.    İNSANIN AKLINI KULLANMASI, RABBİN İSTEĞİDİR.

  Yaratan insanların akıllarını kullanmalarını ister. Hatta aklını kullanmayanların, pisliğe, kötülüğe, fenalığa batacağını belirtir.

  Aklını kullanmayanlar genelde negatif düşünceli ve egoist tembel ve bedava yaşamayı severler. Bunlar Egosunu tanrı edinenlerdir.

  Dürüstlüğü sevmezler ilerleme ve gelişme fikrine karşıdırlar günü birlik hareket edeler. İhtiyaçları düşünmezler.

  Basit bilgilerle yetinirler. Taklitçilikle geçinirler. Başkalarının yaptığının nasıl yapıldığını araştırmazlar.

  Tembellikle sözle ilerleme olmayacağının farkında değiller. Bedavacılığı ve hak etmediği ile geçinmenin insana yakışmadığını bilmezler veya öyle görünürler.

  Hiçbir emek ve zahmet çekmeden her şey kendi kendine yapılsın. Biz oturup para kazanalım düşüncesindedirler 

  Başkasının hakkını gasp ederler. Devletin imkânlarından yararlanarak Zengin olmak isterler. Bunlar hak yolundan sapanlardır.

11.    BİLGİ VE MUTLULUK

  Bilgi = Güç dür.   Bilgisizlik = Zayıflık tır

  Zayıf İnsan mutlu olmak için bir sebep arar, Bilge insan (Güçlü insan) ise sebepsiz mutlu olur  (SOKRATES)               

  Bilgisiz insan iyi bir şey seçecek kadar güçlü değildir.

  Bilgisiz insanların en çok yaşadıkları duygular; Kıskançlık, kızgınlık, öfke ve nefrettir.  Bu insanlar Negatif karakterli olup, beyninin pozitif tarafı geliştirilmemiştir. Bilgiye ve Bilgeliğe götüren gen şifreleri açılmamıştır.

  Bilgisiz insanlar kötü duyguların altında ezilirler. Nefislerine yenilirler, her söylenene inanırlar, hep başkasının ağzıyla konuşurlar.

  Kendinde olan iyi şeyleri geliştirmemişler, dış etkilere karşı dayanıksızdırlar

  Bilgisiz insan, Bilgilenmedikçe başkasının etkisinden kurtulamaz. Hep bilgi bakımından başkasına muhtaçtır.

  Güçlü olmanın ilk şartı Bilgili olmaktır.  Bilgili olmanın şart  da her ay bir kitap okuyup  üzerinde düşünmek ve  olumlu ve olumsuz durumları yazmak


12.    BİLGİLİ İNSAN, ÖZGÜR İNSANDIR.

  Bilge insanın gücü bağışlayabilme gücüdür. Çünkü bilgili insan özgür insandır.

  Özgürlük insanı bağımsızlaştırır.

  İlerlemek için, geçmişin etkisinden kurtulmak ve bağışlamayı seçmekle olur.

  Bağışlamak bilgeliğin bir unsurudur, bir parçasıdır. Mutluluk için gereklidir.

  Bağışlayabilen ve mutlu insan,  düşüncelerinde duygularında olumludur. İşinde elinde gelenin en iyisini yapar. Kişisel sorumluluklarını iyi bilir.

  Evren, Bilgeliğin eşlik ettiği sevginin sonsuz gücü tarafından yönetilmektedir.

  Sevgi ve Akıl (bilgi) beraberliği her şeyin üstesinden gelir. Sevgi ve bilgi beraberliği yaşamları dönüştürebilir.

  Bilgi ve sevgi beraberliği, çekişmelerin, kavgaların, kıskançlığın, nedenlerinin aptalca şeyler olduğunu bize gösterir.


13.    DOĞA TEMBELLİĞİ DESTEKLEMEZ

  Yapmazsanız Tekâmül edemezsiniz.

  Yaşamınızda yeryüzünün size sunacağı zorlukları hoş karşılamalısınız. Çünkü zorluklar sizi geliştirilen sebeplerdir.

  Zorluklar Ruhu olgunlaştırır. Bu zorluklar ruhun Tanrısal niteliklerini göstermesine yardımcı olur.

  Dünya ders alınan imtihan sahasıdır. Göksel güçlerin laboratuarıdır.

  Bu imtihan sahasında kişi kendisine duyulan saygı ve sevgiyi azaltacak davranışlarda bulunmamalı.

  Bu imtihan sahasında, samimiyet, saygı ve alçak gönüllülük başarıyı artırır. Dostları çoğaltır.

  Bu imtihan sahasında koşullar ne kadar zor olursa olsun, ruhun sahip olduğu özellikler bu koşulların düzeltilmesinde yardımcı olur.

  İnsan olduğunuz için zayıflığınızı mazeret olarak görmeyin. Sizde Tanrının Ruhundan Ruh olduğunu unutmayın.


14.    İNSANIN SEMALARA AÇILMASI BİLGİSİNİ     ARTIRMASINA    BAĞLIDIR.

  İnsanoğlu bilgisini artırdıkça genlerdeki şifrelerin açılması kolaylaşır. Kişi dünyadaki hücresel frekansını öz gendeki frekansına denk hale getirirse aynı Koordinat üzerinden ve aynı frekans kanalından öz geni ile görüşme yapabilir.

  Gen şifrelerinin açılması ile insan; yaratanın yanındaki öz geni ile irtibata geçebilir. Yani insan bedeni dünyada iken Ruhsal yönü ile Rabbine yakın irtibattadır. Kalbindeki biyolojik kompüterle Levh-i Mahfuzdaki Kozmo kompüter de bulunan özü arasında haberleşme olur.

    Bu haberleşmede insanın bu dünyada ki, sözleri iyi ve kötü davranışları, yaptığı iyi ve kötü işleri kozmo kompüter tarafından kayda geçirilir ve evrenin yöneticisi tarafından değerlendirilir.  Bu kayıtta kişinin öz genindeki yaradılış programı ile kişinin dünyadaki yaşamında serbest iradesiyle uyguladığı programda meydana gelen sapmalar, pozitif yönde ise kişinin boyut atlaması için kendine ilhamla yol gösterilir. Sapmalar kötü yönde ise ilahi adalet tecelli eder ve kişi cezasını çeker.


15.    DÜRÜSTLÜK VE TEKÂMÜL

    Kişinin doğru ve dürüst olması ve işin içine egosunu katmaması diğer bir deyişle nefsini tanrı edinmemesi halinde yaşamının güzelliklerini fark edecek ve mutlu olacaktır.

    Tekâmülünü Rabbinin özüne işlediği programa göre tamamlayanlar ve 7.boyuta kadar çıkabilen insanlar, Evrenler Nizamda Evreni yaratanın ve yönetenin idaresinde insanların tekâmülüne yardımcı olmak üzere görev alabilirler.

Dünyada elde edilen teknolojik gelişmeler, Kozmo Teknoloji Bilgilerinin dünyaya yansımasıdır. Bu teknolojik bilgi yansıma frekanslarından, konu ile ilgilenen insanlarda meydana gelen ilhamla alınan bilgilerin fiziksel olarak uygulamaya konulmasıdır.

27 Temmuz 2013 Cumartesi

OKU ÖĞREN


OKU, ÖĞREN, CAHİL KALMA

KURAN OKU DİYOR.

AKLINI KULLAN.

SEÇİMLERİNİ DOĞRU YAP.

SONRA ACI ÇEKME

KENDİNİ TANI; SEN DE, SENİ YARATAN

ALLAH'IN

RUHUNDAN RUH VAR

İNANARAK İYİ, GÜZEL, FAYDALI VE KALICI İŞLER YAP  

ÇÜNKÜ DÜNYADA YAPTIĞIN FAYDALI ÇALIŞMALARIN

SANA AHİRETTE YARARI DOKUNUR.

HERKES YAPTIKLARINDAN SORUMLUDUR. UNUTMA!!!

25 Temmuz 2013 Perşembe

İNSANIN KENDİNİ TANIMASI


İNSANIN KENDİNİ TANIMASI

 

İnsanın kendini tanıması demek İnsanın, Yüksek Benliğinin frekansına, bilgi ve bilincine ulaşması, Evrensel gerçekleri idrak ederek Sonsuz Şuuru algılamasıdır.

 

Kısaca, İnsanın kendini tanıması demek, İnsanin Rabbine ulaşması demektir. Sirius Evrensel Metodu, İnsanın kendi kendini tanımasını, Dinsel doktrinler yoluyla (Diğer metotlara göre daha kısa sürede) temin etmektedir

 

SONUÇ: ALLAH' ın kurduğu ve Bütün Âlemlere yansıttığı nizam ve düzen içersinde; Bizi var edenler-bizi yaratanlar, bizi yetiştirenler, bizi kollayanlar, bize her türlü bilgiyi ve enerjiyi aktaranlar, bizi bilinçlendirmeye, bize bizzat kendimizi tanıtmaya çalışanlar, bizi kotlayanlar, başarılı olanlarımızı da Ölümsüz kılarak, Onur' la aralarına alan ve SİSTEM' e dâhil edenler SİRİUS Yıldızlar Sistemindeki Varlıklardır.

 

Kim bilir belki dünya insanı da SİRİUS Yıldızı veya İLONA Takımyıldızı toprağından yaratıldı.

 

KURAN RAD SURESİ AYET:41

Bizim o toprağa gelip nasıl onu, uçlarından eksilttiğimizi görmediler mi? Hüküm veren Allah'tır. O'nun hükmünün ardına düşüp onu iptal edecek yoktur. O, hesabı çabuk görendir.

 

 Bu dünyaya gelip, Bu dünyanın uçlarından toprak alanlar kimlerdi? Nereye götürüldü o alınan dünya toprağı?

Yeni bir dünyamı oluşturuldu o toprakla, yoksa ay mı oluşturuldu. Bilen var mı?

 

İnsan kendini tanıdığında Rabbini de bilir Rahman ve Rahim olan ALLAH'A ulaşmayı da öğrenir.

 

Yusuf YAMAN

EVRENSEL DÜNYA İÇİN



EVRENSEL DÜNYA İÇİN;

DÜNYADA BİRLİK VE BARIŞI SAĞLAMANIN YOLU.


Dünyada birlik ve barışın sağlanması için, Dünyadaki, Ruhsal Bütünlüklerin tümünün bir çatı altında birleşmeleri, dünya birliğinin kurulması için gerekli ve ilk şarttır, ilk adımdır.


Yeryüzünde egoist insanlar var oldukça bunun gerçekleşmeyeceğini sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Çünkü birlik ve barışın sağlanması 1400 sene önce Kuran ile insanlara emredilmiştir. Ancak insanlar hep gelen ilahi emirlerin tersine hareket etmişler ve helak olmuşlar. Bu kez aklını kullanmalarını umuyorum.


Bugüne kadar gelinen noktada, Dini ayrılıkların, insanlar tarafından, kıskançlık, ve çekememezlik nedeniyle  suni olarak meydana getirilen ayrılıklar olduğu

Kuran'da belirtilmektedir.


O, halde sevgi dolu gönüllerle insanlara çağrıda bulunalım.


Egosunu yok etmiş, evrensel düşünen ve bu düşünceyi uygulamayı arzu eden herkesin yeni bir dünya kuruluşuna katkıda bulunmasının gereği vardır. Çünkü İnsanların bozduğu kötü ve bencil toplulukların oluşmasına sebep olduğu bu dünyayı, gene insanların düzeltmeleri gerekir.


EVRENSEL NİZAMIN KURUCUSU ALLAH'TIR.


Bizi yaratan Allah,  Biz insanları çeşitle şekillerde denemeye almıştır. Biz insanları hem hayra, hem de şerre müptela kılmıştır. Ki, insan denen varlığın aklını kullanıp kullanmadığını denesin. Kurduğu evrensel nizamı devam ettirip ettirmediğini görsün.  Kendisine teslim ettiği dünya nimetlerini adil paylaşıp paylaşmadığını, birbirine iyilikte bulunup bulunmadığını, görev bilinci içinde çalışıp çalışmadığını, aldığını hak edip etmediğini, kendisine verilen dünya nimetlerini hak edip etmediğini, hayra  mı,  şerre mi yönelip yönelmediğini, görmek ve ona göre, mükafatlandırmak yada cezalandırmak  takdirini kullanmak Yaratanın kendisine aittir.


Kutsal kitapların yaptığı uyarılar, insanlığın birliğinin sağlanması, Adaletin sağlanması, Rabbin verdiği nimetlerin adil paylaşımının sağlanması, dünyanın kurtuluşu içindir.


İnsanlar üzerine düşeni, Yaratan ve Yaşatanın Evrensel yasalarına göre yaparlarsa ALLAH'IN da yardım da bulunacağından kimsenin şüphesi olmamalıdır.


Hakikatin idrakine varan insanlığa perdeler açılmakta, ilahi planda verilen öneriler doğrultusunda, bilinçli hareket etmek insanlığın yarınlara varmasını kolaylaştırmaktadır. Kısır bilinçler, verimsiz ve bencil düşünceler, insanlığa hiç bir şey kazandırmayacağının idrakine varmalıyız. Birlik ve bütünlük şuurunu idrak etmeliyiz.



Evrensel şuurun bilincine erişmemiş insanların ferdi empozelerle, kendi getirdiği özel kurallarıyla, insanlığa hizmet görünümünde meydana getirdikleri toplulukların,  sadece kendisine taraf olan kimselere yardım eden ve içinde egoizmin bulunduğu topluluklardır.


Evrensel, Dini ve İnsani değerlerde, Evrensel düşünce, evrensel bilinç, evrensel bilgi paylaşımı, Evrensel plan ve evrensel uygulamalar, Rabbin bize verdiğini adil paylaşmak, birlik ve beraberliğin, sevgi, saygı, hoşgörünün hüküm sürdüğü, herkesin birbirini sevip saydığı, her millete aynı nazarla bakabildiği bir düzen dünyanın kurtuluşuna yardımcı olabilir.


Egolarının tatmini için kurulan topluluklar, guruplar; Evrensel, Dini ve İnsani değerlerin dışına çıkmış, ayrılıklara sebep olan ve olmakta devam eden insanlar, gerçekte kendinden başkasını düşünmeyen, başkalarına değer vermeyen düşüncelere sahip insanlar,  kendilerinin de değerli olmadığını, huzur bulamayacağı, başkasına da huzursuzluk veren bir dünya oluşturuyorlar.


Herkesin bencil olduğu, işlerin iyi yapılmadığı, insanlara değer verilmediği, 

Evrensel yasaların işlemediği, evrensel gelişmelerin olmadığı bir toplumda huzur tesisi mümkün olamaz ve insanlar huzursuzluk içinde bocalayıp dururlar. Günümüz de olduğu gibi


Hakkın hakikatin bilinmediği, dış görünüşlerin ve fiziksel hareketlerin öncelik taşıdığı, Şekilciliğin alabildiğine yayıldığı, Ruhsal ve duygusal doyumun olmadığı kalbin huzura ermediği bir toplumda huzur tesisi mümkün olur mu?


Adaletin sağlanması, adil paylaşımın gerçekleşmesi ve ayrımcılığın yok edilmesi, evrensel kurallara uyulması için indirilen Kuran'ı Kerimin indirilmeye başlandığı ay olan Ramazan ayında, herkesin Kuran'ın getirdiği bu birlik ve beraberliğin idrakine varmasının gerekli olduğunu; bunun için Kuran'ın okunup anlaşılması gerektiğini hatırlatmayı bir görev bildim.


Hayırlı Ramazanlar dileklerimle, Birlik ve beraberlik içinde Ramazan bayramına erişmeyi diliyorum.


Yusuf YAMAN