BU GÜN, TEKÂMÜL ETMENİN HAKİKİ İNSAN
OLMANIN İLK GÜNÜDÜR
Bu
gün geriye kalan hayatınızın ilk günüdür. Farkında mısınız?
Bu
güne kadar gelen İlahi Kitaplar, Hakiki Mürşitlerin İrşat Kitaplarıdır. Geliş
kaynağı aynıdır. Kadir-i Mutlak, Hâkimi Mutlak insanların bilgilenmesini,
Bilinçlenmesini, Şuur kazanmasını, Tekâmül edip, Rabbine Hakiki insan olarak
dönmesini arzulamaktadır.
İnsanların yalnız Allah’a İbadet etmeleri istenmektedir. Yalnız O’na şükredilir. Yalnız O’na Hamd edilir. Çünkü O, Âlemlerin Rabbidir. Âlemlerin Yaratıcısı ve yöneticisidir. O’nun mülkünde ayırım yoktur. Ayrımcılık yoktur. O, insanların takip etmeleri gereken yaşam yolunun tüm bilgilerini, insan genlerine yüklemiştir. İnsanın aklı ile o bilgileri fark edip okumasını ve ona göre yaşamını sürdürmesini öğütlemektedir
O
KADİR-İ MUTLAK’TIR, TEK dir. O’NUN EŞİ VE ORTAĞI YOKTUR.
Tüm insanların içinde O’nun verdiği: Sevgi,
Saygı, Dostluk, Hoşgörü ve Affetme duyguları vardır. Akıl Mantık Şuur gibi
düşünme ve değerlendirme özellikleri vardır. Vicdan gibi Tanrısal bir Adalet
terazisi vardır.
İnsanlara emanet edilen dünya ve üzerindekileri güzelleştirmek ve insanlara yardım etmek konularında öğütleri kapsayan irşat kitapları vermiştir.
Yüce Rabbim, biz insanları dünyayı bölüşmek için göndermedi göndermiyor. İnsanın yaşam programında, hem kendisini hem de dünyayı geliştirmek ve güzelleştirmek vardır. Dünyayı Cennete çevirme öğüdü vardır.
Arş katından indirilen kitaplar, Zebur, Tevrat, Şark dinleri, İncil ve Kurandır Bu Kitapların esas gayesi, insanlara bir mesaj vermektir. Ancak insanların sahip olduğu EGO, Dini parçalamalarına, gelen Kutsal Kitaplardaki bilgileri gayesinden saptırılmasına, gerçeği dejenere edip, İnsanları Hakka giden yoldan saptırıp Ego suna yenik düşmelerine sebep olmuştur. Bunun sonucu olarak dünya ve üzerindekiler zor günler yaşamaya mahkûm olmuştur.
Bu
zor günler insanların kendi elleri ile yaptıklarının sonucu olarak başlarına
gelmektedir. Buna kader demek Allah’a iftiradır.
SAFFAT:38,39-Siz çok büyük Izdırap verecek azabı tadacaksınız; ancak bu, yaptıklarınızın neticesi olarak başınıza gelecektir.
İnsanoğlu
saptığı yanlış yolu fark edip; dostluk, kardeşlik, sevgi, saygı, hoşgörü ve
vicdani değerleri hatırlayıp, gerçeği görüp, Hakka giden yola vasıl olmaları
arzulanan bir durumdur.
Dünyamıza Elçiler vasıtası ile tebliğ edilen Kitap verilen Elçiler: (HAZİRETİ MUSA, HAZİRETİ İSA, HAZİRETİ MUHAMMET EVRENSEL KARDEŞTİLER) . Aldıkları Emirler ile dünya insanını bir araya toplayıp, onları irşat etmek için gönderilmişlerdir. Ancak günümüzde insanlığın çoğunluğu egosuna yenik düşüp yerlerde debelenirken, ilimle uğraşanlar, insanı uzay çağına hazırlamıştır. İnsanlığın kurtuluşu için, ilim yolunda insanın ilahi görevi başladığına inanıyoruz. Gerçeği söyleyen diller, Hakka giden yolu tarif edecek ve bu dünyanın varisi olacak Hakiki İnsanlar topluma ışık tutacaktır.
Unutmayalım; tüm Kâinatların, Âlemlerin, Evrenlerin, Galaksilerin ve Gezegenlerin bir sahibi vardır.
O
TEK TANRIDIR, YARATTIKLARINA DOĞRU YOLU GÖSTERENDİR.
Yaratan
ve Yaşatanın indirdiği İlahi yasalarda, Birlik vardır. Beraberlik vardır.
Yardımlaşma vardır. Bilgilenmek, Bilinçlenmek, Tekâmül etmek vardır. Sevgi
yaymak, saygı göstermek vardır. Adil olmak, Vicdanına danışmak vardır. Çünkü
Vicdan yanılmaz bir denge sağlar. Tekâmül eden insana, bilmedikleri sırlar
öğretilir.
Yaratan ve yaşatanın kurduğu ilahi düzende, ayrım yapılmadan herkese yardım edilir. Bu yardım, kişinin isteyip arzuladığı ve bu konuda gösterdiği çaba nispetinde kendisine verilir.
İlahi düzen hiç kimsenin mutsuz olmasını istemez. İlahi düzenin amacı, insanın mutluluğudur. İnsanın başına gelen musibetler, insanın kendi elleri ile yaptığı yanlışların sonucudur. İnsanın kendi yanlışlarını görmeyip, Allah tarafından bu musibetlerin başına geldiğini söylemesi, Allah’a iftiradır. Bu durum İnsanın, Vicdan terazisinin dengesini kaybetmesinden ve insanın kolaya kaçmasından kaynaklanmaktadır
İnsanoğlu egosuna yenik düşmekle, hem kendini hem de dünyayı mahvetmektedir. İnsanoğlu içindeki negatif güçleri pozitife çevirmedikçe, kurtuluşu mümkün değildir. Yarından sonra tüm insanların Ruhlarının gerçeklerle aydınlanmasını diliyorum
Gerçekte Yaratan ve Yaşatanın insana verdiği özellikler, genlerine yüklenen Bilgiler, İnsana ekilen SEVGİ tohumları, insanın gerçek insan olmasını sağlamak içindir.
İnsandaki bunalımlar, hastalıklar, korkular,
insandaki Vicdan terazisinin dengesini kaybetmesindendir. Bunun tek sorumlusu
insanın kendisidir.
Yüce
Rabbim insanı hem Hayra hem de Şerre müptela kılmıştır. İnsanın tercihini doğru
yapması için insana Akıl, Gönül ve Vicdan vermiştir. Bu dünyanın bir imtihan
sahası olduğunu ve her sene en az 2 kez sınadığını insana belirtmiştir.
İnsandaki
Ego ve Bencillik, İnsanların Evrensel Olmalarını Engellemektedir.
Yaratanın
insana yazdığı yazgıda ve verdiği öğütlerde, hakka tecavüz yoktur. Tekâmül
vardır. Tanrısına temiz dönmek vardır. İnsanoğlu kendisine verilen yeteneğini
geliştirdiğinde, her şeyin farkına varır. Her konuda istediğini seçme yolu
insanın kendi iradesine bırakılmıştır.
İnsanın mutluluğunun anahtarı kişinin vicdanının elindedir. Bu Evrensel bir kanundur. İnsana verilen Tanrısal bir özelliktir. Bu özelliği kullanan insanlarda Gönül gözü açılır, görüşler berraklaşır. Arş’tan gelen Bilgi Porlarını algılayan, bilgileri alıp değerlendiren insanlar, bu bilgileri insanlarla paylaşan insanlara bilinmeyen bilgilerin kapıları açılır.
Arayana
sırlar verilir.
Ego insanın Ruhunun Ateşini söndürür. O halde Egoyu içinizden söküp atınız ki semaların ışığı içinize dolsun.
Kâinatın
doğal düzenini yaşamınıza yansıtın. O Yaratan ve Yaşatanın yasasıdır.
Kalbiniz yaratanın size en büyük hediyesidir. Onu koruyun, o yaratan ve yaşatanın uğrak yeridir.
Kalbiniz yaratanın size en büyük hediyesidir. Onu koruyun, o yaratan ve yaşatanın uğrak yeridir.
Semaların kudretini alacak Bilge insanlara bilinmeyen Bilgi kapıların açılır.
İnsanoğlu sahip olduklarının farkına vardığında, yaptığı yanlışların farkına varacak ve İlahi adaletin emrettiği yolda cezasını çekecektir.
İnsanoğlu kendi kendini aşmak, Ruhunu çevreleyen ön yargı duvarlarının ötesine geçirip, tekâmül etmekle görevli olduğunu bilmelidir.
İnsanoğlu
bu dünyada her şeye Kadir-i Mutlak adına sahiptir. İnsanoğlu gücünü
küçümsememelidir. Çünkü anahtarı kendi eline verilmiştir.
O’nun
yarattığı her şey ve başta insanlar, tüm Evrenin sırlarını bünyelerinde taşır,
bu sırların anahtarı da insana verilmiştir.
Şu iyice bilinmelidir ki, İnsan kendini değiştirmedikçe, Tanrı insanı değiştirmez. Değişen çağda, değişen Hakiki İnsanlara, Göksel Güçler daima ışıklı yolu gösterecektir.
Hayırlı ve Aydınlık günler diliyorum.
Yusuf YAMAN