ZAMANIN SONU,
HERŞEYİN ASLINA DÖNÜŞÜDÜR.
Hazırlayan: Yusuf YAMAN
İnsanlar bu dünya da hep
aynı hataları tekrarlayıp duruyorlar. Kendilerine
Allah tarafından ilim geldikten sonra da Adalet ölçüsüne uymadılar. Allah’ın
indirdiği ile hüküm vermiyorlar. Allah’ın verdiği öğütleri tutmuyorlar. Kendi
nefislerine uyuyorlar. Adaletli paylaşımlarda bulunmuyorlar.
Daha
önce, helak edilenlerin yolundan
gidiyorlar.
Daha mutlu, daha sağlıklı, daha huzurlu, yaşama
kavuşmak için; insanın kendi kendine getirdiği sınırlamaları, ön yargıları
kaldırması ile mümkündür.
Cennet, yaratanın insanlar için yarattığı bir dünya.
Bu cennete gidebilmek için bu dünyada, inanıp, iyi, güzel, faydalı ve kalıcı
işler yapmak gerekir. İnsanlığa faydalı olmak gerek. Adil paylaşımlarda
bulunmak gerekir.
Cehennem ise, insanların nefsine uyarak bu dünyada
yaptığı kötü işlerin sonucu olarak, cezalandırılacağı bir dünyadır. Bu dünyada kaynar su ve ateş vardır.
Kendi kendimize getirdiğimiz sınırlamalar, zihnin ve
nefsin oyunudur. Bu oyundan kendimizi kurtardığımızda; daha mutlu, daha
huzurlu, daha sağlıklı bir yaşama kavuşuruz. Bunun için
1.
Önce zihni aşmalıyız. Nefsi kontrol altına almalıyız.
2.
Sonra cesaretimizi toplayıp yola
koyulmalıyız.
3.
Sonra, gerçek insan olmalıyız. Kendimizi
tanımalıyız. Kendimizi bilmeliyiz.
4.
Allah’ın bize verdiği hasletleri
kullanmaya başlamalıyız.
Cennet dünyayı, Cehenneme çeviren insandır. İnsan
yaptığının farkına varırsa, dünyayı tekrar cennete çevirebilir. İnsanlar
dünyadan talan ettiklerini geri verirlerse dünyanın cennete dönüşmesi Allah’ın
izni ile gerçekleşir.
Zamanın sonunda her şey aslına döner. Dönmek
zorundadır. Yüce yaratan Kuran’da birçok ayette, bize döndürüleceksiniz diyor.
Çünkü biz insanlar Allah’tan geldik tekrar O’na döndürülüyoruz.
İnsandaki
olumsuz düşünceler, dünyayı zehirliyor.
Dünyayı şifaya, sevgiye yönlendirmede gayret
gösterdiğimizde ve olumsuz düşüncelerin yerine, olumlu düşünceleri
koyduğumuzda; saf sevgi çoğalır. Zaman ve mekân cennete döner. Biz insanlar
bunu yapabiliriz. Bunun için:
Önce korkularımızdan kurtulacağız. Korkunun yerine
sevgiyi yerleştireceğiz. Veya korkuyu sevgiye dönüştüreceğiz. Daha önce dünya
cennetti. Ne oldu da Cennet, Cehenneme dönüştü?
Cennetle Sevgi, ölümsüzlük, huzur, barış gelir.
İnsan gönlü yaradan’ a bağlıdır. O’nun kurallarının dışına çıkmaz. Ancak zihin
ve nefis kişinin kendisindedir. Kuralları kendisi koyar. Zihin güçlendikçe,
gönül zayıflar. Yaradan’ın kuralları yerine, insanlar, kendi zihninin
kurallarını koymaya başladılar. Kurallar koyarken Allah’ın indirdiğinden
faydalanmadılar. Kendi Egolarına uydular.
İnsanların bulunduğu zaman ve mekân da, bu kendi
kurallarını koymaları ile Yaradan’ın düzeninden ayrıldılar. Bu ayrılık insanda
sevgiyi azalttı. Sevginin yerini korku aldı.
Korkunun
hâkim olduğu yerde, acı ve izdirap vardır. Cehennem sevginin az olduğu,
korkunun hâkim olduğu yerdir.
İnsanlara cehennemden korkmaları söylendi. Ancak
korkudan kaçtıkça, daha derinlere battı. Cehennemin daha derinine gittiler.
Çünkü insanlar gönül yolunu kaybettiler.
Gönül yolu, Yaradan’a götüren yoldur. Gönül Yaradan’ın
uğrak yeridir. Cennete gönülden geçilir. İlk devirlerde, İnsanlar bu dünyada
cennete yaşarlardı. Dünyada Sevgi, Huzur, Barış ve Sağlık hüküm sürüyordu.
İnsanın; biraz heyecan, biraz eğlenmek, istemesi,
zihinsel olarak korkunun geliştirilmesine sebep oldu. Düşünce ile heyecan,
oyun, eğlence yarattılar. O
zaman teknolojik bilgiler insanlara açılmadığı için, düşünce ile bunu
yarattılar.
Evrenin
her yerinde düşünceler gerçekliği yaratır.
Cennette yaşayanlar,
ufak bir korku yarattılar. Bu onları heyecanlandırdı. Korku bir kere yaratıldı
mı, sinsice ilerler, yaratanın uğrak yeri olan gönülden sevgiyi siler.
Korku arttıkça sevgi
azalır.
Hâlbuki
dünya üzerindeki insanlar, sevgiyi üretmek için yaratılmıştır. Sevgiyi
yaygınlaştırmak için bu dünyaya geldiler.
Kurtuluş,
sevgidedir.
Kurtuluş,
kardeşliktedir.
Kurtuluş,
kendini bilmektedir.
Kurtuluş,
yaratanını bilmektedir.
Kurtuluş,
Evrendeki bütün varlıkların kardeş olduklarını bilmektir.
Zamanın sonuna gelmeden, İnsanoğlu, uyanıp kendine
geldiğinde, kendini bulduğunda, evrenin her köşesine sevgi ve barış
getirebilecek güçtedir.
Allah yar ve yardımcımız olsun.
ÂMİN