22 Ağustos 2014 Cuma

İnsanlardaki olumsuzluklar ve doğadaki dengesizlikler

10.7.DÜNYADA, İNSANLARDAKİ OLUMSUZLUKLAR VE DOĞA DAKİ DENGESİZLİKLER.

Hazırlayan: Yusuf YAMAN
Değerli dostlar; Dünyada insanlarda meydana gelen olumsuzluklar, insanların doğada sebep oldukları dengesizlikten ve insanoğlunun aç gözlülüğünden ileri gelmektedir. Çünkü bütünde her şey birbiri ile iletişimdedir. Birbirini destekler vaziyettedir. Biz insanlar bunu fark etmesek de.
RAHMAN:7,8-Göğü yükseltti mizanı koydu. Tartıda taşkınlık edip dengeyi bozmayın.
İnsanoğlu doğadan çaldığını geri vermezse, cezasını görür, görecektir. Günümüzde meydana gelen hortum, fırtına sel ve aşırı yağışları hatırlayınız. Bunlar dünyada ki olumsuzluklara karşı insanoğluna uyarılardır.
Dünyayı kaplayan kasvetli günler, maddi ve manevi baskılar, bulutlu günlerde cereyan eden olayların sebep olduğu, toz duman, kan ve gözyaşı, Allah’ın yardımı ile bulutların dağılmasından sonra çok güzel güneşli günler olacaktır.
Kendi bilincini kazanmış, sonrada kendi görev bilincine varmış ve Allah’ın indirdiği ile hemhal olanlara gök kapıları açılacaktır.
Allah’ın kelamını okuyup anlayan öğüt alan dostlar, ilahi âlemden yardım göreceklerdir.
Gökten gelen kozmik titreşimleri alabilen insanların yürüyüşü hızlanacaktır. İnsanoğlu artık gökten indirilen vahiylerin bildirdiği gerçeklerin farkına varmalıdır.
Allah’ın indirdiği ile meşgul olanlar, arınmışlık ortamına alınırlar. Arınmışlık ortamına alınanlar; Bağnazlık, yobazlık, bencillik, ortamlarını terk edeceklerdir.
Herkesin aradığı ortam Arş’ın kapısına kadardır. Esas marifet arşın kapısını açabilmektir.
Nereden geldiniz nereye gidiyorsunuz? Bu bilince varanlar ve bunu bilenler tekâmül yolunda kendini yetiştirenlerdir.
Gök kapıları, insandaki tekâmülden sonra insana açılır. İnsanın tekâmülünün gerçekleşmesi, insanın kendi iyi niyetiyle ve ilahi âlemden verilen öğütlere uyması ile kendini hakka götüren yolun ışıklarını görebilir.

ARAF:40-Bizim ayetlerimizi yalanlayan ve onlara inanmağa tenezzül etmeyenler var ya, işte onlara gök kapıları açılmayacak ve deve, iğne deliğinden geçinceye kadar onlar cennete giremeyeceklerdir! İşte suçluları böyle cezalandırırız.
Allah’ın kelamını almak, O’nun yolunda olmak, O’nun bildirdiği yolda halka hizmet etmek için; iyi, güzel, faydalı ve kalıcı işler yapanlar ve selamete ermek için hoşgörü ile ibadet edenler, Allah’ın izni ile O’na giden yola vasıl olurlar.
Hoşgörüden uzak olanlar ve ayrımcılık yapanların yaptığı ibadetler boşa gider. İnsanlar arasında ayrımcılık yapanlar, Allah’ın emirlerinin dışına çıkmış olurlar.
Çünkü Allah birliği ve yardımlaşmayı emreder. Herkese bir nazarla bakan hoşgörü sahiplerinin gönül seccadesinde kıldıkları namazlar hakiki ibadet sayılır.
Selamet Meleği, bu gönül ehillerini Allah’ın izni ile selamete ulaştırır.
Bu güne kadar gelen bütün dini öneriler, insanları irşat etmek ve arındırmak içindir. Dini doyuma ulaşmış insana evrensel bilgiler verilir. Evrensel bilgileri alabilen insanlara ilim ve bilim yolu açılır. Allah’ın izni ile bilgiye odaklananlara o bilgi kaynağına bağlanması sağlanır. Din: Rabbin yaratma ve yaşatma yasasıdır ve insanlar bu yasaya göre yaratılmıştır. İlim: Allah’ın yarattığı ayetler (Kâinat, insan dünya, gezegenler, galaksiler), içine gizlediği bilgiyi bulmak için yapılan çabadır.
Dini bilinçte hakiki dinin özü vardır. Dinde şekilcilik yoktur. Özden bağlanma ve huşu vardır. Gelen uyarılara uygun hareket eden insanlar arasında ayrımcılık yoktur. Çünkü insanın özü Allah’ın Ruhunu taşır. O, insana kendi Ruhundan Ruh üflemiştir. İnsana ceza vermenin Rabbimize ait olduğunun farkında olan insanlar korunurlar. Ve hakka giden yola vasıl olurlar. Gönüllerdeki mühürleri açılır. Genlerindeki şifreleri çözülür.
Şartlanmışlıklardan ve Bağnazlıktan kurtulanlar, Allah’ın kelamını okumak ve anlamak, anladığını uygulamak suretiyle genlerindeki şifreleri ve beyinlerindeki kodları çözerler ve insanlık için büyük hizmetler yapabilirler.
Halka hizmet Hakka hizmet düsturu ile çalışanlara hakikatler bildirilir. Ve bilgi alan herkes yenileniyor. Hakkın kelamını anmaya hak kazananlar, gök kapılarından, O’nun yardımı ile geçerek O’nun izni ve yardımı olmadan, Melekût âlemine yükselmek mümkün değildir.

TUR:27-Allah bize lütfetti de bizi o delikçiklere işleyen azaptan korudu.
(Delikçiklere işleyen azap manyetik alan kuvvet hatlarıdır)
TUR:28-“Biz bundan önce yalnız O’na yalvarır, bizi korumasını O’ndan niyaz ederdik. Çünkü iyilik eden, esirgeyen O’dur. O.”
Sebatkâr insanların çabaları evrensel çabayı kapsayacak nitelikte olmalıdır. Aksi halde ortamlarından çıkmaları mümkün olmaz. Sadece kendi kendini tatmin eder. Yenişmeye çekişmeye devam ederler.
Kutsal kitapların ve bu kutsal kitapları tamamlayan Kuran’ın indirilmesi, insanoğlunun; Allah’ın verdiği nimetleri adil paylaşması, kendinse emanet edilen dünyayı koruması ve insanların birbirini sevmesi, Allah a karşı saygılı olması, her insanın; Allah’ın emri ile korunma ve kontrol altında olduğunun bilinmesini, bildirmek ve dönüşün kendisine olduğunu hatırlatmak içindir.
Değerli dostlar, sadece oruç tutmak ve namaz kılmak yetmez. Kuran mutlaka okunmalıdır. Mealin den veya aslından okunmalıdır. Bazı din adamları Arapça okunmadıkça sevap kazanılmaz diyorlar. Bu Allah’ın emrine karşı gelmektir. Allah Yaratan Rabbin Adı ile OKU diyor. Şu lisanda bu lisanda Oku demiyor.
Kuran Arapça inmiştir ki Araplar onu okuduklarında anlasınlar diyedir. Yani Kuran’ı anlamak ve anlatmak için okumalıyız. KURAN İnsanı Özüne ulaştırır.
Kuran’ın inişinin kutlandığı bu günlerde, herkesin Ön yargısız Kuran okumak suretiyle özüne ulaşmasını diliyorum.