10.7.DÜNYADA, İNSANLARDAKİ OLUMSUZLUKLAR
VE DOĞA DAKİ DENGESİZLİKLER.
Hazırlayan: Yusuf YAMAN
Değerli dostlar;
Dünyada insanlarda meydana gelen olumsuzluklar, insanların doğada sebep
oldukları dengesizlikten ve insanoğlunun aç gözlülüğünden ileri gelmektedir.
Çünkü bütünde her şey birbiri ile iletişimdedir. Birbirini destekler
vaziyettedir. Biz insanlar bunu fark etmesek de.
RAHMAN:7,8-Göğü
yükseltti mizanı koydu. Tartıda taşkınlık edip dengeyi bozmayın.
İnsanoğlu doğadan
çaldığını geri vermezse, cezasını görür, görecektir. Günümüzde meydana gelen
hortum, fırtına sel ve aşırı yağışları hatırlayınız. Bunlar dünyada ki
olumsuzluklara karşı insanoğluna uyarılardır.
Dünyayı kaplayan
kasvetli günler, maddi ve manevi baskılar, bulutlu günlerde cereyan eden
olayların sebep olduğu, toz duman, kan ve gözyaşı, Allah’ın yardımı ile
bulutların dağılmasından sonra çok güzel güneşli günler olacaktır.
Kendi bilincini
kazanmış, sonrada kendi görev bilincine varmış ve Allah’ın indirdiği ile hemhal
olanlara gök kapıları açılacaktır.
Allah’ın kelamını
okuyup anlayan öğüt alan dostlar, ilahi âlemden yardım göreceklerdir.
Gökten gelen kozmik
titreşimleri alabilen insanların yürüyüşü hızlanacaktır. İnsanoğlu artık gökten
indirilen vahiylerin bildirdiği gerçeklerin farkına varmalıdır.
Allah’ın
indirdiği ile meşgul olanlar, arınmışlık ortamına alınırlar. Arınmışlık
ortamına alınanlar; Bağnazlık, yobazlık, bencillik, ortamlarını terk
edeceklerdir.
Herkesin aradığı ortam
Arş’ın kapısına kadardır. Esas marifet arşın kapısını açabilmektir.
Nereden geldiniz nereye
gidiyorsunuz? Bu bilince varanlar ve bunu bilenler tekâmül yolunda kendini
yetiştirenlerdir.
Gök kapıları, insandaki
tekâmülden sonra insana açılır. İnsanın tekâmülünün gerçekleşmesi, insanın
kendi iyi niyetiyle ve ilahi âlemden verilen öğütlere uyması ile kendini hakka
götüren yolun ışıklarını görebilir.
ARAF:40-Bizim
ayetlerimizi yalanlayan ve onlara inanmağa tenezzül etmeyenler var ya, işte
onlara gök kapıları açılmayacak ve deve, iğne deliğinden geçinceye kadar onlar
cennete giremeyeceklerdir! İşte suçluları böyle cezalandırırız.
Allah’ın kelamını
almak, O’nun yolunda olmak, O’nun bildirdiği yolda halka hizmet etmek için;
iyi, güzel, faydalı ve kalıcı işler yapanlar ve selamete ermek için hoşgörü ile
ibadet edenler, Allah’ın izni ile O’na giden yola vasıl olurlar.
Hoşgörüden uzak olanlar
ve ayrımcılık yapanların yaptığı ibadetler boşa gider. İnsanlar arasında
ayrımcılık yapanlar, Allah’ın emirlerinin dışına çıkmış olurlar.
Çünkü Allah birliği ve
yardımlaşmayı emreder. Herkese bir nazarla bakan hoşgörü sahiplerinin gönül
seccadesinde kıldıkları namazlar hakiki ibadet sayılır.
Selamet Meleği, bu
gönül ehillerini Allah’ın izni ile selamete ulaştırır.
Bu güne kadar gelen
bütün dini öneriler, insanları irşat etmek ve arındırmak içindir. Dini doyuma
ulaşmış insana evrensel bilgiler verilir. Evrensel bilgileri alabilen insanlara
ilim ve bilim yolu açılır. Allah’ın izni ile bilgiye odaklananlara o bilgi
kaynağına bağlanması sağlanır. Din: Rabbin yaratma ve yaşatma yasasıdır ve
insanlar bu yasaya göre yaratılmıştır. İlim: Allah’ın yarattığı ayetler
(Kâinat, insan dünya, gezegenler, galaksiler), içine gizlediği bilgiyi bulmak
için yapılan çabadır.
Dini bilinçte hakiki
dinin özü vardır. Dinde şekilcilik yoktur. Özden bağlanma ve huşu vardır. Gelen
uyarılara uygun hareket eden insanlar arasında ayrımcılık yoktur. Çünkü insanın
özü Allah’ın Ruhunu taşır. O, insana kendi Ruhundan Ruh üflemiştir. İnsana ceza
vermenin Rabbimize ait olduğunun farkında olan insanlar korunurlar. Ve hakka
giden yola vasıl olurlar. Gönüllerdeki mühürleri açılır. Genlerindeki şifreleri
çözülür.
Şartlanmışlıklardan ve
Bağnazlıktan kurtulanlar, Allah’ın kelamını okumak ve anlamak, anladığını
uygulamak suretiyle genlerindeki şifreleri ve beyinlerindeki kodları çözerler
ve insanlık için büyük hizmetler yapabilirler.
Halka hizmet Hakka
hizmet düsturu ile çalışanlara hakikatler bildirilir. Ve bilgi alan herkes
yenileniyor. Hakkın kelamını anmaya hak kazananlar, gök kapılarından, O’nun
yardımı ile geçerek O’nun izni ve yardımı olmadan, Melekût âlemine yükselmek
mümkün değildir.
TUR:27-Allah
bize lütfetti de bizi o delikçiklere işleyen azaptan korudu.
(Delikçiklere işleyen
azap manyetik alan kuvvet hatlarıdır)
TUR:28-“Biz bundan önce
yalnız O’na yalvarır, bizi korumasını O’ndan niyaz ederdik. Çünkü iyilik eden,
esirgeyen O’dur. O.”
Sebatkâr insanların
çabaları evrensel çabayı kapsayacak nitelikte olmalıdır. Aksi halde
ortamlarından çıkmaları mümkün olmaz. Sadece kendi kendini tatmin eder.
Yenişmeye çekişmeye devam ederler.
Kutsal kitapların ve bu
kutsal kitapları tamamlayan Kuran’ın indirilmesi, insanoğlunun; Allah’ın
verdiği nimetleri adil paylaşması, kendinse emanet edilen dünyayı koruması ve
insanların birbirini sevmesi, Allah a karşı saygılı olması, her insanın;
Allah’ın emri ile korunma ve kontrol altında olduğunun bilinmesini, bildirmek
ve dönüşün kendisine olduğunu hatırlatmak içindir.
Değerli dostlar, sadece
oruç tutmak ve namaz kılmak yetmez. Kuran mutlaka okunmalıdır. Mealin den veya
aslından okunmalıdır. Bazı din adamları Arapça okunmadıkça sevap kazanılmaz
diyorlar. Bu Allah’ın emrine karşı gelmektir. Allah Yaratan Rabbin Adı ile OKU
diyor. Şu lisanda bu lisanda Oku demiyor.
Kuran Arapça inmiştir
ki Araplar onu okuduklarında anlasınlar diyedir. Yani Kuran’ı anlamak ve
anlatmak için okumalıyız. KURAN İnsanı Özüne ulaştırır.
Kuran’ın inişinin
kutlandığı bu günlerde, herkesin Ön yargısız Kuran okumak suretiyle özüne
ulaşmasını diliyorum.