28 Aralık 2013 Cumartesi

Yeni yılınız kutlu olsun

BU DÜNYADA HER ŞEY GEÇİCİDİR 2013 SENESİ DE GEÇTİ
YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN

v  Her şeyin bir başlangıcı ve bir sonu vardır. Eninde sonunda her şey yerini başka bir şeye bırakır
v  Başımızdan geçen her olay, bize yeni bir şey öğretir.
v  Aklımıza gelen her düşünce, dünyanın güzel olmasını sağlamak için olmalı.
v  Her duygu ve ruh hali değişir. Yerini bir başka duyguya bırakır.
v  Bu gerçeği kabullenmeliyiz,  mutlu anlarımızda, mutsuz anlarımızda, hayatın akışı içinde birer olay olduğunu bilerek yaşamalıyız.
v  İçinde bulunduğumuz anı, bir başka an izleyecektir.
v  Önemli olan, en çetin zamanlarda bile, sükûnetimizi muhafaza ederek, bunun da geçeceğini bilmektir.

SAĞLIKTA: Kişisel sağlık ve çevresel sağlık konularında gerekenleri yapmak

İLİŞKİLERDE: Sosyal,  Kültürel ve Teknik konularda bilgilenmek, bilgiyi paylaşmak.  Bilgiyi üretime dönüştürmek konusunda çalışmak.

MANEVİYAT: Ruhsal dengeyi sağlamak, kendisi ile barışık olmak, Amaçlı çalışma (iş ve yaşam) yapmak, Mali hâkimiyet sağlamak.

TOPLUMSAL BİLİNÇ: Eğitimde-her gün yeni bir şey öğrenmek. Yatırım ve Yaratım için çalışmak.

GELECEĞİ PLANLAMAK:
v    Geleceği planlarken. Yaşama olumlu bakmak.
v    Kendi sınırlarımızı bilmek ve hedefler koymak.
v    Hedeflerimizin ulaşılabilir olmasına dikkat etmek
v    Yaşam içinde oynadığımız rolün sorumluluğunu almak
v    İnanıp iyi, güzel, faydalı ve kalıcı işler yapmak
Zorundayız...
GELECEK SENE (2014 DE ), DAHA SAĞLIKLI GÜNLER GEÇİRMENİZ, DAHA BOL NİMETLERE SAHİP OLMANIZ, DAHA GÜZEL İŞLER YAPMANIZ DİLĞİ İLE YENİ YILINIZI EN İYİ DİLEKLERİMLE KUTLAR, MUTLULUKLAR VE BAŞARILAR DİLİYORUM.

Geleceğe birlikte yürümek,  iyi güzel faydalı ve kalıcı işler yapmak dileği ile hoşça kalın, dostça kalın, Sevgiyle kalın

Nice yıllara ulaşmanız dileği ile!!!
Sevgi Saygı ve selamlarımla


Yusuf YAMAN

27 Aralık 2013 Cuma

İnsanlık geliştikçe İnsanlığımızı Unuttuk

İnsanlık geliştikçe İnsanlığımızı Unuttuk

Mallarımız arttı, keyfimiz azaldı.
Daha büyük evlerde, ama daha küçük ailelerle yalınız yaşıyoruz.
Konforumuz arttı ama zamanımız daraldı.
Diplomamız bol ama sağduyumuz az.
Uzmanlıklar arttı ama sorunlar çoğaldı.
İlaçlar çoğaldı, hastalıklar arttı.

Çok para harcıyoruz ama az gülüyoruz.
Akşam geç yatıyor, sabah yorgun kalkıyoruz.
Az kitap okuyor, çok televizyon seyrediyoruz.
Çok konuşuyor ama az gönül veriyor ve bol yalan söylüyoruz.
Para kazanmayı öğrendik ama yuva kurmayı beceremedik.
Aya kadar gidip dönmeyi biliyoruz ama komşumuza uğramak için karşı sokağa geçmiyoruz.
Uzaya ulaştık ama kendi iç derinliklerimizden habersiziz.
Havayı temizledik ama ruhları kirlettik.
Atomu parçaladık, önyargımızı yıkamadık.
Çok yazıyor ama az gelişiyoruz.
Daha çok plan yapıyor ama daha az sonuç alıyoruz.
Acele etmeyi öğrendik ama sabırlı olmayı asla.
Gelirimiz arttı, karakterimiz zayıfladı.
Tanıdıklar çoğaldı ama dostlar eksildi.
Çabalar arttı ama mutluluklar azaldı.
Daha mutlu olmak için somurtarak çalışıyoruz.
Varlığımızı arttırdık ama değerlerimizi yitirdik.
Ve

Nihayet: hayata yıllar ekledik, yıllara hayat katamadık…


25 Aralık 2013 Çarşamba

Doğruluk Dürüstlük

DOĞRULUK DÜRÜSTLÜK
“De ki: “Rabbim! (Gireceğim yere) dürüstlük ve esenlik içinde girmemi sağla. (Çıkacağım yerden de) beni dürüstlük ve esenlik içinde çıkar. Katından bana yardımcı bir kuvvet ver.” (17İsra suresi, 80)
“Allah da, “Her ikinizin de duası kabul edildi. Öyleyse dürüst olmakta devam edin (istikamet) ve sakın bilmeyenlerin yolunda gitmeyin” dedi.” (10Yunus suresi, 89)
“Dürüstlüğü(doğruyu) getiren ve onu onaylayanlar var ya, gerçek takva sahipleri onlardır.” (39 Zümer suresi, 33)
Dürüstlük, yalnızca lafla değil onu destekleyen eylemlerle gerçekleşir:
“Gerçekte erdemlilik, yüzünü doğuya veya batıya çevirmeniz ile ilgili değildir; ama gerçek erdem sahibi, Allah’a, Ahiret Günü’ne, melekler, vahye ve Peygamberlere inanan, servetini -kendisi için ne kadar kıymetli olsa da- akrabasına, yetimlere, ihtiyaç sahiplerine, yolculara, (yardım) isteyenlere ve insanları kölelikten kurtarmaya harcayan; namazında devamlı ve dikkatli olan ve arındırıcı (mali) yükümlülüğünü ifa eden kişidir ve (gerçek erdem sahipleri) söz verdiklerinde sözünü tutan, felaket, zorluk ve sıkıntı anlarında sabredenlerdir. İşte onlardır dürüst olanlar(sadakatlerini gösterenler) ve işte onlardır Allah’a karşı sorumluluklarının bilincinde olanlar.”
(2Bakara suresi, 177 )
“İman edenler ancak, Allah’a ve Peygamberine inanan, sonra şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenlerdir. İşte onlar dürüst(sâdıklar) kimselerin ta kendileridir.” 49Hucurat suresi, 15
“(Böylece, bu ganimetlerin bir kısmı) zulüm ve kötülük diyarını terk etmiş olanlar arasındaki yoksullar(a verilecektir.) Yurtlarından ve mülklerinden sürülmüş, Allah’ın lütfunu ve rızasını arayan ve Allah’a ve Elçisi(nin davası)na yardım edenler, dürüstler(sâdıklar) işte onlardır!” 59Haşr suresi, 8


Dürüstlük, zor zamanlarda belli olur:
“İtaat ve güzel bir söz onlar için daha hayırlıdır. İş ciddileşince Allah’a verdikleri söze sadık kalsalardı(dürüst kalsalardı), elbette kendileri için daha iyi olurdu.” 47Muhammed suresi, 21
“Mü’minlerden öyle adamlar vardır ki, Allah’a verdikleri söze sâdık kaldılar (dürüst yaşadılar). İçlerinden bir kısmı verdikleri sözü yerine getirmiştir. Bir kısmı da beklemektedir. Verdikleri sözü asla değiştirmemişlerdir.” (33Ahzab suresi, 23)
Dürüstlük bir yol ayrımıdır:
“Bundan dolayı sen çağrıya devam et ve emrolunduğun gibi dürüst/dosdoğru ol(istikamet). Onların hevâ ve heveslerine uyma ve şöyle de: “Ben, Allah’ın indirdiği her kitaba inandım ve aranızda adaleti gerçekleştirmekle emrolundum. Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz sizedir. Bizimle sizin aranızda tartışılacak bir şey yoktur. Allah, hepimizi bir araya toplayacaktır. Dönüş de ancak O’nadır.” (42Şura suresi, 15 )
Gerçekten de dürüstlük, Kur’an merkezlilikten de Allah odaklılıktan da önce zaten olması gereken insanî ve ahlakî bir duruştur.
DÜRÜSTLÜK VE DOĞRULUK ADINA YAŞANANLAR
1.Dürüstlük güvenilirliktir.
2.Dürüstlük, daima hakkın ve haklının yanında, haksızlık ve haksızın karşısında yer almaktır. (hak: doğru, yararlı, güzel, iyi, geliştirici, ilerletici, mutluluk ve huzur verici)
3.Dürüstlük; yalanın, sahteliğin ve ikiyüzlülüğün her türünden uzak durmaktır.
4.Dürüstlük; erdemdir, erdemli yaşamdır.
5.Dürüstlük; doğruluktur, haktır, adalettir.
6.Dürüstlük, gerçekçi ve inandırıcı olmaktır.
7.Dürüstlük özü sözü bir olmaktır.
8.Dürüstlük, bulunduğun ortamlarda insanlık adına asıl söylenmesi gerekeni söylemen ve asıl yapılması gerekeni yapmandır.
9.Dürüstlük, doğru kimden gelirse gelsin onunla huzur bulmak, mutlu olmak ve ona sahip çıkmaktır.
10.Dürüstlük, sorumlu davranmaktır.
11.Dürüstlük, temizliktir, arınmışlıktır.
12.Dürüstlük, kazandıklarımızla uyumlu ve doyumlu olabilmektir.
13.Dürüstlük vefalı olmaktır; emeğe saygıdır, dostlarına, değerlerine bağlılıktır.
14.Dürüstlük açık sözlülüktür, açık yürekliliktir, ilkeliliktir, tutarlılıktır.
15.Dürüstlük yarını düşünmektir.
16.Dürüstlük tek kişilik değildir. Kişisel çıkara dayanmaz. Tüm insanlığı bir aile olarak görebilmektir.
17.Dürüstlük dostlarının acısını paylaşabilmek, dindirebilmektir.
18.Dürüstlük her türlü kompleksli ve kaprisli davranışlardan uzak durmaktır.
19.Dürüstlük, emanetlere(sahip olduğun her şeye) sahip çıkmaktır.
20.Dürüstlük insan olmaktır.
21.Dürüstlük doğallıktır. Vücudun ahengidir, tüm organlarıdır uyumudur. Sen gülerken tüm organlarının; gözlerinin de gülmesidir. Sen ağlarken tüm organlarının; gözlerinin de buna katılmasıdır.
22.Dürüstlük sağlam karakter ve güçlü kişilik ister.
23.Dürüstlük, hakka ve hakikate ve de söze bağlılıktır.
24.Dürüstlük doğallık ve içtenliktir.
25.Dürüstlük, her türlü abartıdan uzak durmaktır.
26.Dürüstlük saygıyı ve özsaygıyı getirir.
27.Dürüstlük özdenetim ve özeleştiri getirir.
28.Dürüstlük özveridir. Yalnızca kendini düşünmek değildir.
29.Dürüstlük, sabır ister, özdirenç ister.
30.Dürüstlük, ileri görüşlülüğü gerektirir.
31.Dürüstlük, değerlerimizden ödün vermezliktir.
32.Dürüstlük, uyanık bilince sahip olmaktır.
33.Dürüstlük, şahitlik gerektiren durumlarda gereğini yapmaktır.
34.Dürüstlük, olması gerekendir, aradığındır.
35.Dürüstlük, hak yememektir.
36.Dürüstlük, tükettiğimiz kadarını, hatta daha fazlasını üretmek gerektiğinin bilincine sahip olmaktır.
37.Dürüstlük, miş gibi yaşamamaktır.
38.Dürüstlük kandırmamaktır, aldatmamaktır, aldanmamaktır.
39.Dürüstlük, adam gibi yaşamaktır, yaşatmaktır.
40.Dürüstlük rol yapmak, maske takmak, sahte, yapay ve yapmacık davranmak değildir.
41.Dürüstlük haksızlık yapmamak ve haksızlığa izin vermemektir.
42.Dürüstlük, her türlü sömürüye karşı durmaktır.
43.Dürüstlük, doğruluk adına öğrendiklerimizi çiğnememek, terk etmemektir.
44.Dürüstlük, acılara sessiz kalmak değildir.
45.Dürüstlük, gerçekleri göz ardı etmemektir.
46.Dürüstlük, sorunlardan kaçmak veya onları görmezlikten gelmek değildir.
47.Dürüstlük, sahip olduğumuz birtakım özelliklerden dolayı kibirlenmek veya kendimizden utanç duymak değildir.
48.Dürüstlük, ırk, renk, sınıf ve cinsiyet ayrımı yapmamaktır.
49.Dürüstlük, kısa vadede sana kaybettirecek, uzun vadede ise kazandıracak devrimci ve reformist gayretlerdir.
50.Dürüstlük; tüm bunların toplamıdır ya da kişisel çıkar gütmeden aradığın her türlü davranışın ve duygunun adıdır.
Doğrunun değil en doğrunun tarafı olmaktır.
1)    Özü-sözü bir olmaktır.
2)     Adaletli olmaktır.
3)     Açık sözlü olmaktır.
4)     Açık yürekli olmaktır.
5)     Tutarlı olmaktır.
6)     İlkeli olmaktır.
7)     Gerçekçi olmaktır.
8)     Empati kurmaktır.
9)     Direkt olmaktır.
10)            Samimi olmaktır.
11)            Sorumlu olmaktır.
12)            Değerbilir olmaktır.
13)            Hak-bilir olmaktır.
14)            Kararlı olmaktır.
15)            Saygılı olmaktır.
16)            Ölçülü olmaktır.
17)            Özeleştiri yapabilmektir.
18)           Abartılardan uzak durmaktır.

19)            Otokontrol sahibi olmaktır.

5 Aralık 2013 Perşembe

Mutlu BİR YAŞAM İÇİN ÖNERİLER

Mutlu BİR YAŞAM İÇİN ÖNERİLER
1. Hayırlı iş işlemeyi prensip edinin
2. Kendinize yapılmasını istemediğiniz şeyi, siz de başkalarına yapmayın.
3. İlaçla yaşamaktan kaçının.
3. Randevularınızı önceden ayarlayın.
4. Hafızanıza güvenmeyin; mutlaka yazın.
5. Aracınızı, bozulmadan servise götürüp bakım yaptırın.
6. Her kilidin yedek anahtarını yaptırın ve belli yerlerde bulundurun.
7. Daha sık ‘hayır’ deyin.
8. Yapacaklarınızı öncelik sırasına sokun.
9. Zamanınızı israf etmeyin.
10. Öğle ve akşam yemeklerini basitleştirin.
11. Kötümser insanlardan uzak durun.
12. Önemli evrakın birden fazla fotokopisini çektirin.
13. Evde çalışmayan ne varsa tamir ettirin.
14. Yapmaktan hoşlanmadığınız işler için yardım isteyin.
15. İhtiyaçlarınızı önceden belirleyin.
16. Bir defada yapılması zor büyük işleri, küçük parçalara ayırın.
17. Etrafı toplayın, dağınıklıktan kurtulun.
18. Gülümseyin.
19. Bebekleri gıdıklayın.
20. Dost bir kediyi veya köpeği okşayın.
21. Kendinizi, bütün soruların cevabını bilmekle yükümlü hissetmeyin. Bazı şeyleri de bilmeyin.
22. Karşılaştığınız insanlara, onların hoşuna gidecek bir şey söyleyin.
23. Yağmur yağmasını isteyin; yağınca yağmurda yürüyün.
24. Arada bir çarşı hamamına gidin.
25. Kendi kendinize, nerede eski günler, her şey daha güzeldi demekten vazgeçin.
26. Verdiğiniz kararın ne anlama geldiğini iyi düşünün.
27. Kendinize güvenin.
28. Nüktedan olun.
29. Sizi mutlu edecek bir şey yapmayı yarına bırakmayın.
30. Hiç tanımadığınız insanlara yürekten bir merhaba deyin.
31. Eski bir arkadaşlarınızla karşılaşınca ona sıkıca bir sarılın.
32. Hava açıksa, gece yıldızları seyredin.
33. Bir şarkıyı ıslıkla çalmayı öğrenin.
34. Arada bir şiir okuyun.
35. Kendinize bir demet çiçek alın. Bir çiçek koklayın.
36. Yardım istemekten çekinmeyin; alamazsanız üzülmeyin.
37. Görünüşünüze özen gösterin.
38. Vücudunuza dar gelen kıyafet giymeyin
39. Her şeyi kararında yapın; ifrata kaçmayın.
40. Nerede gerekiyorsa, orada mutlaka gerekli emniyet tedbirini alın.
41. Daima daha iyisini yapmaya çalışın, ama mükemmeliyetçi olmayın.
42. Resim ve heykel sergilerini gezin.
43. Ayakkabınızı boyatın.
44. Berbere gidin.
45. Kendi kendinize bir şarkı mırıldanın.
46. İyi bir müzik dinleyicisi olun.
47. Kendi kendinize yetmeyi öğrenin.
48. Her gün biraz idman yapın; her fırsatta yürüyün.
49. Dünyanın en yetenekli insanı olmadığınızı kabul edin gerekiyorsa elimden ancak bu kadar geliyor deyin.
 50. Yeni moda birkaç şarkıların sözlerini ezberleyin.
51. İşe erken gidin. Ve İşe her gün aynı yoldan gitmeyin.
52. Amirinizden izin alıp bazen işten erken çıkın.
53. Kırlarda dolaşın.
54. Maça gidip bağırın. Ancak küfür etmeyin.
55. Başkaları dilemeden, siz onlara iyi günler dileyin.
56. Teşekkür edin.
57. Arabanıza güzel koku yayan bir alet koyun.
58. Evde kendi kendinize yemek pişirin, güzel bir sofra kurun, sonra da afiyetle yiyin.
59. Başkalarını adam etmekten vazgeçin. Ancak bilgiyi paylaşmaktan vazgeçmeyin
60. Severken karşılık beklemeyin. Yardım ederken de karşılık beklemeyin.
61. Sinemada film seyrederken patlamış mısır atıştırın.
62. Bir ağaç, olmazsa bir çiçek dikin.
63. Şişmanlamayın. Sofradan 3/4 doygunlukta kalkın.
64. Hatıra defteri tutun.
65. Bir helâ temizleyin.
66. Kâğıttan bir uçak yapıp uçurun.
67. Bir derneğe veya kulübe girin, arkadaş edinin, toplantılara katılın..
68. Mutlaka yeterince uyuyun.
69. Az konuşun, çok dinleyin.
70. İş arkadaşlarınıza ve dostlarınıza iltifatı esirgemeyin.
71. Bir güne yapılacak çok şey tıkıştırmayın.
72. Acelesiz yaşayın; daha önünüzde yaşanacak çok güzel günler var.
73. Stresli davranmak, doğuştan gelen değil, sonradan kazanılan kötü bir huydur; bunu unutmayın.
74. Son söz: Öfkeyi, kendinize zevk edinmeyin.

75. OKUDUYSANIZ, BEĞENDİYSENİZ,  BAŞKALARI DA OKUSUN DİYE PAYLAŞINIZ!

4 Aralık 2013 Çarşamba

TÜRK KADININ SEÇME VE SEÇİLME HAKKINA KAVUŞMASININ YIL DÖNÜMÜ KUTLU OLSUN

TÜRK KADININ SEÇME VE SEÇİLME HAKKINA KAVUŞMASININ YIL DÖNÜMÜ KUTLU OLSUN

Kadınlara Seçme Ve Seçilme Hakkı 5 Aralık 1934 yılında Atatürk’ün yapmış olduğu girişimler neticesinde, Türk kadınlarının iktisadi ve siyasal yaşama katılımlarının sağlanabilmesi açısından bir dizi değişiklikler yapılmıştır.

Kadınlara, 1930 yılında belediye seçimlerinde seçme, 1933 yılında çıkarılan Köy Kanunuyla muhtar seçme ve köy... heyetine seçilme,

5 aralık 1934’te Anayasada yapılan bir değişiklikle milletvekili seçme ve seçilme haklarının tanınmasıyla, Türk kadını layık olduğu değere kavuşmuştur.


Kadınlara tanınan bu hakların o yıllarda birçok Avrupa devletlerinde bile bulunmayışı, Atatürk’ün kadın haklarına verdiği değer ve önemi en güzel şekilde ortaya koymaktadır.

1 Aralık 2013 Pazar

Yaşam yolunda yaşam la meşgul olmak

YAŞAM YOLUNDA YAŞAMLA MEŞGUL OLMAK

1.                  Hızlı ve temkinli hareket etmeliyiz. Nasıl düşünüyorsak, öyle davranmalıyız.       Belirgin olmalıyız, şeffaf olmalıyız. Ya göründüğümüz gibi olmalıyız, ya da   olduğumuz gibi görünmeliyiz.

2.                  Hayat yolculuğu, hepimiz için, iniş ve çıkışlarla doludur. Bu hayat yolculuğunda            her türlü değişime karşı tedbirli olmalıyız.

3.                  Beraber yolculuk yaptığımız insanlardan zevk almalıyız.

4.                  Engellere değil fırsatlara odaklanmalıyız. Zira yaratıcılık böyle keşf edilir.

5.                  Düşünceniz, insana mutluluk veren yaklaşımda olmalı.

6.                  Düşüncelerimizde kararlı ve disiplinli olmalıyız.

7.                  Düşüncelerimizden zevk almalıyız.

8.                  Çömelmeyi, eğilmeyi, kambur durmayı unutmalıyız.

9.                  Kendi potansiyelimizi keşf etmeli, sahip çıkmalı ve onu kullanmalıyız.

10.              Sürekli fikir üretip, uygulamalarını yapmalıyız.

11.              Zorluklar karşısında; Neden, Nasıl, Ne, sorularını sorup, cevaplarını bulup          zorlukları ortadan kaldırmalıyız.

12.              Güçlü yanlarımızı ön plana çıkarmalı, cesaretimizi toplamalı ve kendimize          güvenerek yola koyulmalıyız.

13.              Kendi kendimizi motive etmeli, motive edici ortamlar yaratmalıyız.

14.              İnsanlığın erdemlerini, ahlakın temel kurallarını, insan sevgisinin derinliğini,       Allah aşkının yüceliğini bilerek hareket etmeliyiz.

15.              Gönülde sevgi, vicdanda iman, zihinde idrak; insanlığın özü dür. Bu öze göre     hareket etmeliyiz.




Manali bir hayat mi? Maddeci bir hayat mi?

Manali bir hayat mi? 
Maddeci bir hayat mi?
Iste butun mesele burada..
Maddeci bir hayat pesinde kosanlarin daha cok hastalandıklarını kim nereden bilebiirdi?
North Carolina Üniversitesi (UNC) bir çalışma gerçekleştirdi. Bu çalışmaya göre mutluluk, huzur ve harmoni sahip olduğumuz genlerle doğrudan ilintili. Unutmadan, ben UNC’den mezunum. Bu üniversite bilinen en iyi Halk Sağlığı okulundan birine sahiptir.
UNC araştırmacıları 80 katılımcı ile deneyler yaptılar ve yaşamdan tatmin olup olmadıklarına ait sorular sordular. Soruların ardından katılımcılardan kan alındı ve kan tesleri yapılarak sonuçlar analiz edildi. Asıl amaç akyuvarlardaki hücrelerin gen tanımı profillerini anlamaktı.
Sonuçlara göre mutluluğun “parayla satın alınabilir” şeylerde olduğunu düşünenlerin genlerinde kanser, diyabet ve kardıyovasküler hastalıkları güçlendirebilecek, iltihaplanmalar ve şişkinliklere neden olabilecek yapılar tespit ettiler.

Mutluluğun “manayı anlamaya çalışmakta” olduğunu düşünenler ve çevresine hizmet verme düşüncesine sahip olan (yani hizmetkar bir ruha sahip olan) kimselerin kan analizlerinde ise yukarıda sayılan hastalıklara karşı antikorlar bulundu. Yani toplum için çalışan insanların (aileye, çevreye, topluma hizmet verme düşüncesinde olan insanların) immunal sistemi (bağışıklık sistemi) vücutta üretilen bir koruma sistemi ile güvenlik altına alınıyor.
Bir başka deyişle,  altürist (dürüst ve adil)  yaşamı seçenlerin diğerlerine göre daha uzun yaşama olasılığını artıyor. Böyle insanlar gerçek huzur ve harmoni hissettikleri için hastalıklara koruma geliştiriyorlar.

Sonuç olarak, genlerimiz manalı bir hayat ile maddeye düşkün bir yaşam tarzını birbirinden ayırabiliyor. Beyin de bunu ayırt edebiliyor ama şuur bazen pusula görevini yapamayabiliyor  bu nedenle iş genlere devredilmiş oluyor.

Dünyaya bir amaç için geldik. Amaç huzur ve barış içinde yaşamak, bunu sağlayabilmek için önce kendi içimizde huzur sağlamak daha sonra çevreye yaymaktır. İhtiyacımız olan şey [sadece kendimiz için değil], bize ihtiyacı olanlar için de çarpan bir yüreğe sahip olmak. Nezaket, iyi niyet, yardım, dayanışma ve diğer güzelliklerle bütünleşen hizmetkarlık mentalitesi; sağlıklı ve uzun yaşama yol haritası çiziyor. İnsanlar ahlak kuralları çerçevesinde yaşadığı sürece hem mutlu oluyorlar hem de etrafa mutluluk veriyorlar.

Napoleon Hill şöyle diyor: Duygular kişinin inançlarına ve fikirlerine sıkı sıkıya bağlanmalıdır. Ancak bu şekilde yaşamda harmoni söz konusu olabilir. Bu söze ek olarak diyebiliriz ki genlerimiz huzur ve harmoni ile daha sağlıklı hale geliyor. Huzur ve ahenk ise aslında kendi içimizde. Bu konsept yeni değil, bunu bilmek için blimsel sonuçlara da ihtiyacımız yok. Yapılacak şey insan olmak. Bunun sonucunda sağlık bulurken huzur, harmoni ve mutluluğu paylaşmak  mümkün oluyor.