Mutluluğun formülü bu 40 ayette saklı
İrfan Çelebi, “Vahiyden
Kalbe” adlı çalışmasında yıllardır bulunamayan mutluluğun formülü nün Kur’an-ı Kerim’deki 40 ayette saklı
olduğunu söylüyor. İşte o ayetler…
İsra 37:
Kibirli olma, alçakgönüllü davran.
(Yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Çünkü sen yeri asla yaramazsın, boyca da
dağlara asla erişemezsin.)
Müddesir 1-5:
Kendini fazla abartma.
1. Ey
örtünüp bürünen (Peygamber!)
2. Kalk
da uyar.
3.
Rabbini yücelt.
4.
Nefsini arındır.
5.
Şirkten uzak dur.
Tekvir 25-27:
Her şeyin üstesinden gelemeyeceğini asla
unutma
(25.
Kur’an, kovulmuş şeytanın sözü değildir.
26.
(Hâl böyle iken) nereye gidiyorsunuz?
27,28.
O, âlemler için, içinizden dürüst olmak isteyenler için, ancak bir öğüttür.)
Bakara 156:
Çaresizlik tuzağına düşme. Her zaman bir
umut ışığı olduğunu aklından çıkarma. (Onlar; başlarına bir musibet gelince,
“Biz şüphesiz (her şeyimizle) Allah’a aidiz ve şüphesiz O’na döneceğiz”
derler.)
Beled 5-6:
Her şeye hakim olmak için uğraşıp hayatı
yaşanmaz hale çevirme.
(5.İnsanoğlu,
kendisine kimsenin güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?
6″Yığınla
mal harcadım” diyor.)
Hucurat 10:
Büyüklük kompleksine kapılıp, insanları
ezerek arkadaşlarını kendinden uzaklaştırma. (Mü’minler ancak kardeştirler.
Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah’a karşı gelmekten sakının ki
size merhamet edilsin.)
Muhammed 7:
İyiliği karşılık beklemeden yap. (Ey iman
edenler! Eğer siz Allah’a yardım ederseniz (emrini tutar, dinini uygularsanız),
O da size yardım eder ve ayaklarınızı sağlam bastırır.)
Rum 21:
Tek başına mutlu olunamayacağını bil.
Çevrenin mutluluğu için gayret göster. (Kendileri ile huzur bulasınız diye
sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var
etmesi de O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda
düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.)
Vakıa 83-87:
Ölümden korkmak yerine, ölüm gerçeğiyle
yüzleş.
(83.
Can boğaza geldiğinde, onu geri döndürsenize!
84.
Oysa siz o zaman bakıp durursunuz.
85. Biz
ise ona sizden daha yakınız. Fakat siz göremezsiniz.
86,87.
Eğer hesaba çekilmeyecekseniz ve doğru söyleyenler iseniz, onu geri
döndürsenize!)
Bakara 263:
Yaptığın iyilikleri unut. Anlatarak onları
kıymetsizleştirme. (Güzel bir söz ve bağışlama, peşinden gönül kırma gelen bir
sadakadan daha hayırlıdır. Allah, her bakımdan sınırsız zengindir, halîmdir
(hemen cezalandırmaz, mühlet verir)
Furkan 63:
Sana yapılan kötülüğün karşılığını vermek
yerine. Öfkenin dinmesini bekle. (Furkân63. Rahmân’ın kulları, yeryüzünde vakar
ve tevazu ile yürüyen kimselerdir. Cahiller onlara laf attıkları zaman,
“selâm!” der (geçer)ler.)
İnşirah 1-3:
Seni huzursuz edecek işlerden uzak dur.
İhtirasını törpüle.
(1. (Ey
Muhammed!) Senin göğsünü açıp genişletmedik mi?
2,3.
Belini büken yükünü üzerinden kaldırmadık mı?)
Maun 4-5:
Bu nedenle, şu namaz kılanların vay
haline! Onlar namazlarında gafildirler.
(4.
Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki,
5.
Onlar namazlarını ciddiye almazlar.)
Mücadele 7:
Hiçbir sırrın sonsuza kadar gizli
kalamayacağını unutma. (Göklerdeki ve yerdeki her şeyi Allah’ın bildiğini
görmüyor musun? Üç kişi gizlice konuşmaz ki, dördüncüleri O olmasın. Beş kişi
gizlice konuşmaz ki altıncıları O olmasın. Bundan daha az, yahut daha çok da
olsalar, nerede olurlarsa olsunlar, O mutlaka onlarla beraberdir. Sonra onlara
yaptıklarını Kıyamet günü haber verecektir. Allah, her şeyi hakkıyla bilir.)
Rahman
7-9:
Çıkarcı olma. Adil davran.
(7.
Göğü yükseltti ve ölçüyü koydu.
8.
Ölçüde haddi aşmayın.
9.
Tartıyı adaletle yapın, teraziyi eksik tutmayın.)
Tekasür 1-2:
Kibrine yenilip hep daha fazlasını
isteyerek hayatını zehir etme. (1,2. Çoklukla övünmek sizi, kabirlere varıncaya
(ölünceye) kadar oyaladı.)
Tevbe 40:
En zor zamanda bile kesinlikle ümitsizliğe
kapılma. (Eğer siz ona (Peygamber’e) yardım etmezseniz, (biliyorsunuz ki) inkâr
edenler onu iki kişiden biri olarak (Mekke’den) çıkardıkları zaman, ona bizzat
Allah yardım etmişti. Hani onlar mağarada bulunuyorlardı. Hani o arkadaşına,
“Üzülme, çünkü Allah bizimle beraber” diyordu. Allah da onun üzerine güven
duygusu ve huzur indirmiş, sizin kendilerini görmediğiniz birtakım ordularla
onu desteklemiş, böylece inkâr edenlerin sözünü alçaltmıştı. Allah’ın sözü ise
en yücedir. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.)
Fatır 19-22:
Senden iyi durumda olanlara bakıp
üzüleceğine, senden zor durumda olanları görüp rahatla.
(19.
Kör ile gören bir olmaz.
20.
Karanlıklar ile aydınlık bir olmaz.
21.
Gölge ile sıcaklık bir olmaz.
22.
Diriler ile ölüler de bir olmaz. Allah, dilediğine işittirir. Sen, kabirde
bulunanlara işittirecek değilsin.)
Fecr 27-28:
En sevdiğin şeyleri, başkalarıyla
paylaşmanın keyfine var.
(27.
(Allah, şöyle der) : “Ey huzur içinde olan nefis!”
28.
“Sen O’ndan razı, O da senden razı olarak Rabbine dön!”)
Hakka 33-35:
Hayatının vazgeçilmezleri olsun. Onları
küçük çıkarlar için asla feda etme.
(33.
“Çünkü o, azamet sahibi Allah’a iman etmiyordu.”
34.
“Yoksulu doyurmağa teşvik etmiyordu.”
35. “Bu
sebeple, bugün burada onun samimi bir dostu yoktur.”)
Haşr 10:
Muhatabına güvenmek istiyorsan, önce sen
güvenilir ol. (Onlardan sonra gelenler ise şöyle derler: “Ey Rabbimiz! Bizi ve
bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla. Kalplerimizde, iman
edenlere karşı hiçbir kin tutturma! Ey Rabbimiz! Şüphesiz sen çok
esirgeyicisin, çok merhametlisin.)
Kalem 1-2:
Yazdıklarının ve yaptıklarının peşini
bırakmayacağını unutma. Gücünü insanların yararına kullan. (1-2. Nûn (Ey
Muhammed) Andolsun kaleme ve satır satır yazdıklarına ki, sen Rabbinin nimeti
sayesinde, bir deli değilsin)
Münafıkun 4:
Bencil olma, tebrik etmeyi bil. (Onları
gördüğün zaman kalıpları hoşuna gider. Konuşurlarsa sözlerine kulak verirsin.
Onlar sanki elbise giydirilmiş kereste gibidirler. Her kuvvetli sesi kendi
aleyhlerine sanırlar. Onlar düşmandır, onlardan sakın! Allah onları kahretsin!
Nasıl da (haktan) çevriliyorlar!)
Saff 2:
Yalandan uzak dur. (Ey iman edenler!
Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz?,)
Yusuf 32-33:
Modern hayatın çarpıklaştırdığı
kadın-erkek ilişkilerinin, hayatını esir almasına izin verme.
(32. Bunun üzerine kadın onlara dedi ki:
“İşte bu, beni hakkında kınadığınız kimsedir. Andolsun, ben ondan murad almak
istedim. Fakat o, iffetinden dolayı bundan kaçındı. Andolsun, eğer emrettiğimi
yapmazsa, mutlaka zindana atılacak ve zillete uğrayanlardan olacak.”
Ankebut 41:
İyi bir dostun, paha biçilmez olduğunu
aklından çıkarma. (Allah’tan başkalarını dost edinenlerin durumu, kendine bir
ev edinen örümceğin durumu gibidir. Evlerin en dayanıksızı ise şüphesiz örümcek
evidir. Keşke bilselerdi!)
Al-I İmran 92:
İyilik yapma arzunu, şarta bağlama. Vermek
almaktan daha büyük bir ihtiyaçtır, asla unutma. (Sevdiğiniz şeylerden Allah
yolunda harcamadıkça iyiliğe asla erişemezsiniz. Her ne harcarsanız Allah onu
bilir.)
En’am 50:
Önyargılarla hayatı kendine zehir etme.
(De ki: “Ben size, ‘Allah’ın hazineleri benim yanımdadır’ demiyorum. Ben gaybı
da bilmem. Size ‘Ben bir meleğim’de demiyorum. Ben sadece, bana gönderilen
vahye uyuyorum.” De ki: “Görmeyenle gören bir olur mu? Siz hiç düşünmez
misiniz?”)
En’am 60:
Bildiklerinle açıklayamadığın şeyler,
hayatının kâbusu olmasın. (O, geceleyin sizi ölü gibi kendinizden geçirip alan
(uyutan) ve gündüzün kazandıklarınızı bilen, sonra da belirlenmiş eceliniz
tamamlanıncaya kadar gündüzleri sizi tekrar diriltendir (uyandırandır). Sonra
dönüşünüz yalnız O’nadır. Sonra O, işlemekte olduklarınızı size haber
verecektir.)
Felak 1-5:
Korkuların tutsağı olarak yaşamaktan
vazgeç. (De ki: “Yarattığı şeylerin kötülüğünden, karanlığı çöktüğü zaman
gecenin kötülüğünden, düğümlere üfleyenlerin kötülüğünden, haset ettiği zaman
hasetçinin kötülüğünden, sabah aydınlığının Rabbine sığınırım.”)
Hacc 46:
Kendini, hep daha iyiye ulaşmak zorunda
olduğuna koşullama. (Yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki, düşünecek kalpleri,
işitecek kulakları olsun? (Dolaştılar, ama ibret almadılar). Çünkü gerçekte
gözler değil, göğüslerdeki kalpler (kalp gözleri) kör olur.)
İbrahim 42:
Merhametli olmaktan asla vazgeçme. (Sakın,
Allah’ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! Allah, onları ancak gözlerin
dehşetle bakakalacağı bir güne erteliyor.)
İsra 23:
Anne ve babana ‘üff’ bile deme. (Rabbin,
kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi, anaya-babaya iyi davranmanızı
kesin olarak emretti. Eğer onlardan biri, ya da her ikisi senin yanında
ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara “öf!” bile deme; onları azarlama;
onlara tatlı ve güzel söz söyle.)
Nisa 149:
Kendini sürekli övmekten uzak dur. (Bir
hayrı açıklar veya gizlerseniz yahut bir kötülüğü affederseniz (bilin ki),
Allah da çok affedicidir, her şeye hakkıyla gücü yetendir.)
Yunus 12:
Vazgeçilmez olmadığını Kabul et. (İnsana
bir sıkıntı dokundu mu, gerek yan üstü yatarken, gerek otururken, gerekse
ayakta iken (her hâlinde bu sıkıntıdan kurtulmak için) bize dua eder. Ama biz
onun bu sıkıntısını ondan kaldırdık mı, sanki kendisine dokunan bir sıkıntı
için bize hiç yalvarmamış gibi geçer gider. İşte o haddi aşanlara, yapmakta
oldukları şeyler, böylece süslenmiş (hoş gösterilmiş)tir.)
Enfal 56:
Sözünüzde durmamanın utanç verici olduğunu
aklından çıkarma. (Onlar, kendileriyle antlaşma yaptığın, sonra da her
defasında antlaşmalarını hiç çekinmeden bozan kimselerdir.)
Furkan 43:
Heveslerini kendine ilah edinme. (Kendi
nefsinin arzusunu kendisine ilâh edineni gördün mü? Ona sen mi vekil
olacaksın?)
Necm 3:
İnanma duygunu diri tut. (O, nefis arzusu
ile konuşmaz.)
Nisa 58:
Karar verirken, vicdanının sesini
duymazlıktan gelme. (Allah, size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve
insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Doğrusu
Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor! Şüphesiz ki Allah, hakkıyla
işitendir, hakkıyla görendir.)
Fatiha-2:
Alemleri ve seni yaradan Rabbine daima
teşekkür ve hamd duygularıyla dolu ol..