2 Nisan 2013 Salı

HAYATTA HERKESİN BİLMESİ GEREKEN BEŞ ŞEY


HAYATTA HERKESİN BİLMESİ GEREKEN BEŞ ŞEY

1. KALBİNİZİ DİNLEYİN

1.1.Kalbinizi dinleyin, Ruhunuza karşı dürüst olun.

1.2.Hayatta sizin için önemli olan şeylere odaklanın.

1.3.Dünyada; gerçekleştirmek istediğiniz hedefi seçin

1.4.Yüreğinizi dinleme cesaretini gösterin ve yüreğinizin peşine gidin.

1.5.Başıboş olmadığınızı, sürekli kontrol altında bulunduğunuzu bilin.

2: FIRSATLARI DEĞERLENDİRMEK İÇİN HAZIRLIKLI OLUN

2.1.Sizin için en uygun olan yolu seçin.

2.2.Geçmiş zamanın çok çabuk geçtiğinin farkına varın

2.3.Hatalarınıza odaklanmayın, hatadan ders alıp geçmişi unutun

2.4.Bilgili olarak cesaretle ve hızlı hareket edin.

2.5.Fırsatları değerlendirmek için hazırlıklı olun


3: SEVGİ DOLU OLUN VE SEVGİNİZİ ÇEVRENİZE YAYIN

3.1.Yaşamda daima sevgiyi seçin. Sevgi önceliğiniz olsun

3.2.Önce kendinizi sevin

3.3.Başkalarına şevkatla bakmayı öğrenin.

3.4.Daima yapabildiğinizin en iyisini yapın

3.5. Sevginin hayat olduğunu aklınızdan çıkarmayın


4: BULUNDUĞUNUZ ANIN DEĞERLİ OLDUĞUNU İLEREK YAŞAYIN

4.1. Geçmişte yaşadığınız bütün  kötü  şeyleri aklınızdan silin. Zihninizdeki  Bulanıklığı giderin

4.2.Tanrının sizinle olduğunu ve istediğiniz her iyi şeyi gerçekleştirmeniz için size yardımcı olacağını unutmayın.

4.3.Elinizde ve yanınızda bulunanların size Rabbin hediyesi

Olduğunu hatırlayın.

4.4.Bulunduğunuz ortama sevginizi yayın. Bu başkasına da bulaşır.

4.5. Mükemmel Sevgi ve Bilgi ile Ruhunuzu özgürleştirin.

 

5: ALDIĞINIZDAN FAZLASINI VERİN

5.1.Ego’yu   içinizden silip atın. Bencilliği yok edin ki; Ruhunuz huzura ersin, huzur kalbinizde yuva kursun

5.2.Bilginizi başkalarıyla paylaşın. Paylaşılmayan bilgi bilene ağır bir yüktür.

5.3.Alçak gönüllü ve Hoşgörülü olun. Başkalarına güç ve sevgi aşılayın.

5.4.İnsanlar arasında ayrım gözetmeksizin yardımlarda bulunun.

5.5.Lüzumsuz şeyleri düşünme alışkanlığına son verin. Bulunduğunuz durumdan öteye geçin.

BİLGİSİNİ PAYLAŞMAYAN AKILSIZIN ZEKÂSI, GELECEĞİ KURTARMAYA YETMEYECEKTİR.


BİLGİSİNİ PAYLAŞMAYAN AKILSIZIN ZEKÂSI, GELECEĞİ KURTARMAYA YETMEYECEKTİR.

Derleyen : Yusuf  YAMAN (Elk.Müh.)

*     Biriktirdiğiniz bilgi yükünü paylaşmazsanız kimseyle bu dünyada, öbür dünyada size bir faydası olmayacaktır.

*     Kıskançlığından, tembelliğinden, sıyrıl, kendine gel,  paylaş bilgini ve bildiklerini, toprağa yatırdıklarınla, tutkularına lanet etmeden.

*     Allah’ın kendini tarifi ilim iledir.

*     Dilinize gelip ağzınızdan çıkanın kendinizi nasıl yönlendirdiğini anlamadıysanız, sevgiyi yayamazsınız etrafınıza.

*     Zekâ Ego ya dönük çalışır. Akıl ise hakikatin hizmetinde olur.

*     Yıllar yıllanıp organlar eski hızını kaybetmeğe başladı mı önce akıl durulur. Yavaş düşünmeğe başlıyor insanoğlu.

*     Zekâda ise durgunluk yok henüz, eğer beyinde bir hastalık yok ise.

*     Adımını daha düşünerek atıyorsun, bu yaşlılık devresinde,  Tecrübe ve tedbirli olmak daha çok beynin yavaş çalışmasından oluyor

*     Bu devrede bildiklerini, görüp geçirdiklerini, yaptıklarını, yaşadıklarını kıyaslıyorsun düşünebildiğin kadarıyla

*     Ecel gelmiş, kapıya dayanmış gibi sorguluyorsun kendini.

*     Bir gün eski alışkanlıkların, bağımlılıkların, dürtülerin, egoizmin, bencilliğin. Diğer yanda; yaşama ötesine dair bilip öğrendiklerine. Bildiğin gerçeklerden kaçmaya çalışıyorsun ancak vicdanın el vermiyor.

*     Yanlış yoldaydın, yanlış yoldasın. Doğrusunu biliyorsun aldatma kendini.

*     İlmin gereğini uygulamaya başla derhal. Belki yarın bunları bile düşünemeyecek hale gelirsin. Çünkü bir gün terk edeceksin bu diyarı.

*     Bu dünyayı terk etmeden, geçip gitmeden bu dünyadan bir iz bırak seni hatırlatan herkesin faydasına olan bir eser bırak.

*     Yoksa adım adım uçurumun kenarına yaklaşıyorsun. Belki dünyadan ve tutkularından vaz geçemiyorsun egonu yenemediğin için. Ama sonsuz yaşamın var olduğunu, uyanmış olduğun öteye geçtiğinde anlayacaksın. Ancak iş işten geçmiş olacak.

*     Yaratma ve yaşatma yasasına uygun bir yaşam sürmemişsen vicdanın hep seni rahatsız edecektir. Çünkü sana yüklenen programa aykırı gitmişsin. Vücudunu virüs kaplar, hasta olacaksın. Organların vazifesini görmez olur.

*     İnsanın sağlığı özgürleşmesi ile orantılıdır. Özgürleşmenin ilk basamağı yaratana teslim olmaktır.

*     Ona giden yolda onun verdiği ilim doğrultusunda çalışmakla olur.

*     Ona giden yolda Ego ya bencilliğe yer yoktur. Kavga yoktur, kin yoktur, nefret yoktur. Böbürlenme yoktur. Büyüklenme yoktur.  Sana ait olmayana sahiplenme yoktur. Kısa yoldan zengin olmak için, çalma, çırpma, yoktur. Sevgisizlik saygısızlık, selamsızlık yoktur. Şüphecilik, bağnazlık yoktur. Yalan yoktur, talan yoktur.

*     Hak ve Adalet vardır. Acizlerin de hakkını vermek vardır. Yardımlaşma vardır. Birlik olma vardır. Herkese karşı bir olma vardır. Çevreye sevgi yayma vardır.

*     Sonsuzluktaki sonsuz oluşları seyretmek

*     Kâmil İnsanların, Eren insanların Rabbinden aldıkları bir lütuftur. Ona giden yolun işaretleridir. Anlayabilen için.

*     Allah’a giden yolu dışarıda (dede’de, derviş’te, şıh’te hoca’da hacı’da) arama. O yolun pusulası bilgisi belgesi senin içindedir. O seni yaratırken senin programına yüklemiştir. Sana düşen o bilgiyi kendinde bulup ortaya çıkarmak, onun gereklerini yapmaktır.

*     Onu bulmanın yolu ilimden geçer. Onun için yüce yaratan OKU diyor.

*     Kalemle yazmayı öğretti diyor. Okuyup yazmazsan doğruları O’nun yaratma ve yaşatma yasasının esaslarını bildiren Onun Gerçek Kitabından öğrenemezsen O’na giden yolun programlarının yüklendiği genlerin şifrelerini açamazsın.

·     Şifreler ilimle açılır. Bilgiyle açılır. O’na giden yolun bilginin    şifrelerini kendini tanımakla fark edeceksin. O halde önce kendini tanı.

*     “Siz kendinize bakın. Siz doğru olursanız başkası size zarar veremez’’. Ayeti bunu açıklamaktadır. ‘’İnsan Evrenin bir eşidir’’ sözü bunu açıklar.

*     Akıllı insan karşılıksız sever. ALLAH onun her halinden her şeyinden razıdır. Yaşamdan ve geleceğinden hiçbir şey beklemez İnsanlarla kavga etmez.

*     Allah’ı seven karşılıksız sever. Her yerde her surette, hiç kayıtlamaksızın! Yarın için ne bir dünyalık ne ahretlik için hiçbir beklentisi olmaz.

*     Sevmeden yanmazsın, Sev ki yanasın. Yanmadan erimezsin, pişmezsin. Yan ki eriyesin pişesin. Piş ki birlikte birleşesin. Mekânın cennet olsun

*     KİŞİ DE,  ZEKÂ, AKLIN HİZMETİNDE DEĞİLSE, KİŞİNİN EGO’SU ONU HÜSRANA UĞRATIR

*     Akıl yeterli değilse zekâ hüsranı getirir. Çünkü zekâ hep almak ister onda vermek yoktur. Zekâ içgüdü ve dürtülerin hizmetkârıdır. Dünyalık şeylere zekânla ulaşabilirsin. Ama Allah’a ancak Akılla, İlimle ulaşabilirsin.

*     Geçmişin muhasebesini yaparken başkalarında suç buluyorsan senin tedaviye ihtiyacın var demektir.

*     Yaşadıkların ve yaptıkların için başkalarını suçlama onları yapan sensin. Önce kendini düzelt. Sana verilen Akıl, Şuur, Bilinç, Vicdan, Duygu, Düşünce yetisi, Ruhsal durumunu kullan.

*     Özündeki bilinci ortaya koymak, bencillikten sıyrılmak, tüm oluşları TEK’ in öyle olmasını dilediği için olmuş olarak hissedebilmek. İçindeki TEK’in her şeyi yerli yerinde görüp her tedbiri almış olarak yürümek.

*     Ben’i ve Bencilliği terk etmek. Hiçbir karşılık beklemeden karşısındakini sevmek. Sevdiğine kendini; kayıtsız, şartsız, karşılıksız, düşünmeksizin teslim etmek.

*     Aşk yoluna bilgi ile çıkılır. Bilgi ile yola çıkan, Sever, âşık olursun erirsin yok olursun eridiğinde ne sen kalırsın ne de aşk.

*     Kendini tanımak istiyorsan. Sor: Mikro Kozmos ile Makro Kozmos arasındaki sınır nerede nasıl neden?

*     Biz bu sınırın neresindeyiz. Otomatik bütünlük (Tümel yapı) nerede bölünüyor ve katmanlar oluşuyor. Sınırlar varsa bu sınırlar nerde ve nasıl ne?

*     Kaderini yazan kalem bu arada nerde, kimin elinde?

*     Gerçeği ne işaret ediyor?

*     Ararsan bulursun.

MÜKEMMEL SEVGİ VE BECERİLERİMİZ


MÜKEMMEL SEVGİ VE BECERİLERİMİZ

Yüce Rabbin bize verdiği mükemmel Sevgi ve mükemmel Bilgelik ile, her günü heyecanla karşılamalıyız. Çünkü sonsuz beceriye sahip Ruhumuz bize doğru yolu gösterecektir. (Eğer egoyu işin içine katmazsak)

İnsanın Sınanması, İmtihanı, zorluklara dayanımının Ölçülmesi, Tahammülü,  Arındırılması, Ruhun gelişmesi içindir.

Güçlükler insanda mevcut gizli gücün ortaya çıkmasını sağlar. Bu güçlüklerin üstesinden gelen insanda, insandaki Tanrısal gücün ortaya çıkmasına, belirginleşmesine, büyüyüp gelişmesine yardımcı olur.

Bu nedenle koşulların getirdiği zorlukları her zaman hoş karşılamalıyız. Ve kötümserliği ve şikâyet etmeyi reddetmeliyiz

Yeryüzünde hem maddi hem de manevi (Ruhsal) denge kurulmalıdır. Bedenin ve Ruhun ihtiyacını karşıladığımız zaman, sakinlik ve iç barışı sağlayabiliriz. Özellikle iç barışın korunması halinde Ruhumuz bizim zırhlı koruyucumuz olur. Fiziksel olayları, Ruhsal Prensiplerle bir sayamayız. Çünkü Ruh Yaratanın bize bir lütfüdür. Ruh idarecidir koruyucudur.

Yeryüzünde kolay yaşam süren maddi bakımdan zengin olan, sorunsuz bir yaşam süren insanlar, Ruhsal yönden çelimsiz ve güçsüz insanlardır.

 

ANA VE SEVGİ FREKANSI


ANA VE SEVGİ FREKANSI

Hazırlayan: Yusuf YAMAN (Elk. Müh)

Değerli dostlar!
 İnsanlar arasındaki sevgi ve saygı alışverişi azaldıkça insanın genlerine işlenmiş olan gerçek yaşam programı kilitlenir.

İnsanoğlu maddiyatın esiri olur. Nefsine kul olur. Bu durum insanlığın kendi kendini mahvetme sürecidir.

Bu süreci hızlandıran diğer önemli husus ANALARIN SEVGİSİ’NİN azalmasıdır. Buna da toplum sebep olmaktadır. Dine sokulan bağnazlıklar sebep olmaktadır.

*   Anaların Sevgi Frekansında menfi hareketler nedeniyle azalma olursa, dünya ortamı hiçbir zaman bunalımlardan kurtulamayacaktır.

*   Rabbin Ana ya verdiği sevgiyi hiçbir varlığa vermemiştir. Geri kalmış toplumların kadınlara verdiği eza arttıkça o toplumun sonu yaklaşır. Ve o toplum yok olmaya mahkûmdur.

*   Yaratan ve Yaşatan Yüce RABBİM Anayı yüce kılmıştır. Ama cemiyet egosu ve bağnazlık nedeniyle kadın layik olduğu yere gelememiştir. Bu sebeple dünya huzur yüzü görememektedir.

*   DÜNYANIN ÖZDEN VERİCİ SEVGİYE İHTİYACI VARDIR.  BU GÜÇLÜ AKIM ANA’DA VARDIR.
“Cennet Anaların Ayakları Altındadır” diyen, Peygamber bağlıları Müslüman Âleminde kadına reva görüleni düşünüp düzeltmek için uğraşıyor musunuz? Yoksa nefsinize kul olmaya devam edip helak olmaya mı gitmek istiyorsunuz?

MEVLANA'DAN


MEVLANA DAN

Sonsuz bir karanlığın içinden doğdum.
Işığı gördüm, korktum.
Ağladım.


Zamanla ışıkta yaşamayı örgendim.
Karanlığı gördüm, korktum.

Gün geldi sonsuz karanlığa uğurladım sevdiklerimi. ..
Ağladım.

Yaşamayı ögrendim.
Dogumun, hayatın bitmeye başladığı an oldugunu;
aradaki bölümün, ölümden çalınan zamanlar oldugunu
ögrendim.


Zamanı ögrendim.
Yarıştım onunla…
Zamanla yarışılmayacagını,
zamanla barışılacağını, zamanla öğrendim…


Insanı ögrendim.
Sonra insanların içinde iyiler ve kötüler oldugunu…
Sonra da her insanın içinde
iyilik ve kötülük bulundugunu ögrendim.


Sevmeyi ögrendim.
Sonra güvenmeyi…
Sonra da güvenin sevgiden daha kalıcı oldugunu,
sevginin güvenin sağlam zemini üzerine kuruldugunu ögrendim.
İnsan tenini ögrendim.
Sonra tenin altnda bir ruh bulundugunu. ..
Sonra da ruhun aslında tenin üstünde oldugunu ögrendim..


Evreni ögrendim.
Sonra evreni aydınlatmanın yollarını ögrendim.
Sonunda evreni aydinlatabilmek için önce çevreni
aydınlatabilmek gerektigin ögrendim.


Ekmeği ögrendim.
Sonra barış için ekmegin bolca üretilmesi gerektigini.
Sonra da ekmeği hakça üleşmenin,
bolca üretmek kadar önemli oldugunu ögrendim.


Okumayı ögrendim.
Kendime yazıyı ögrettim sonra…
Ve bir süre sonra yazı, kendimi ögretti bana…


Gitmeyi ögrendim.
Sonra dayanamayıp dönmeyi…
Daha da sonra kendime ragmen gitmeyi…


Dünyaya tek başına meydan okumayı ögrendim genç yaşta…
Sonra kalabalıklarla birlikte yürümek gerektigi fikrine vardım.
Sonra da asıl yürüyüşün kalabalıklara karşı olması gerektigine aydım.


Düşünmeyi öğrendim.
Sonra kalıplar içinde düşünmeyi öğrendim.
Sonra sağlıklı düşünmenin kalıpları yıkarak düşünmek
olduğunu öğrendim.


Namusun önemini öğrendim evde…
Sonra yoksundan namus beklemenin namussuzluk olduğunu;
gerçek namusun, günah elinin altındayken, günaha el
sürmemek olduğunu öğrendim.


Gerçeği öğrendim bir gün…
Ve gerçeğin acı olduğunu…
Sonra kararında acının, yemeğe olduğu kadar hayata da
lezzet kattığını öğrendim.


Her canlının ölümü tadacağını, ama sadece bazılarının
hayatı tadacağını öğrendim.


Ben dostlarımı ne kalbimle ne de aklımla severim.
Olur ya …
Kalp durur …
Akıl unutur …
Ben dostlarımı ruhumla severim.
O, ne durur, ne de unutur …


MEVLANA

 

 

İBADETLER VE İNSANLAR


İBADETLER VE İNSANLAR

Hazırlayan: Yusuf YAMAN


Dünyada her çalışma bir ibadettir.

Bütün Kâinat bir Bütünün yansımasıdır. Evrensel bütünlükte her şey iç içe bir bütündür. Bu bütünün her zerresinde onu yaratanın, Enerjisi ve Bilinci mevcuttur. Âlemleri, Kâinatları, Evrenleri, yaratan Tanrı Tekdir. İbadet O’nun yanında bulunan  Öze ulaşmak için yapılan çabadır. Çünkü İnsanın Özü O’nun yanındadır. İnsan Özüne dönmek zorundadır. Bu bir yaratma ve yaşatma yasasıdır.
Bu çaba İnsanda, Zihinsel Potansiyeli ve Frekansı yükselterek O’dan daha fazla Güç ve Enerji çekmemizi sağlar. İnsanların bu Güç ve Enerjiyi çekebilmeleri için,

Kişinin;
1-Kutsal kitapları okuyup, anlaması, doğru değerlendirmesi, öğüt alması ve dini doyuma ulaşması gerekir. Dini doyuma ulaşmayan insan Evrensel bütünlüğe geçemez.

2-Hakikat ilmini bilmeyen insanın Evrensel Şifreleri doğru çözmesi mümkün değildir. Hakikat ilmini doğru çözmek için Rabbin Oku emrine uyularak Bilgi ve Bilincini geliştirmesi gerekir.

3-Kişi Hangi Boyutun Frekansından Bilinçlenmiş ise, o boyutun şifrelerini çözebilir. Kişi Bulunduğu Boyutta bilinçlenmesi için madde 1 ve 2 yi gerçekleştirmiş olması gerekir.

4- Yüce Âlemde ayırım ve iltimas yoktur. Kişi kendi gayreti ile gösterdiği çabalar sonucu bir yerlere gelir ve bir şeyler hak eder. Hak, hak edene verilir.

5- Çağımızda herkes kendi Bilinci ile yürümek zorunluluğundadır. Yukarıda belirtilen hususları gerçekleştiren insanın Bilinci onu Evrensel bütünlüğe geçirmeye yeterli gelir.



Bu şekilde irşat olan insan Evrenselliğe yol alır. O’ndaki Tükenmez Kaynaktan Enerjileri çeker.
 
Bu Enerjiler insana Düşünceleri ile O’nun Varlığına, O’nun Bilincine ulaşacak gücü verir. Herkes kendi düşünce boyutunda Rabbine ibadet eder.
Bilgilenip, Bilinçlenmek en büyük ibadettir. Çünkü olumlu yöndeki Bilgi ve Bilinç O’nun insandaki yaşam programını çözmeye ve O’na giden yola yönelmeye yardımcı olur.

Âlemlerin nuruna kavuşmak için Bilgilenip Bilinçlenmek gerekir. İlâhi Âlemde pozitif yönde üretilen her düşünce, her nefes, ibadettir.


Dinsel yönden yapılan ibadetler

1- Gönül ibadeti,
2- Düşünce ile ibadet.

1-Gönül ile İbadet.


a) -Bütüne ibadet, Şekilsel ibadet, Secde ile O’na ulaşmak için yapılan ibadet. Bütüne ibadet O’nun düşüncedeki şekline, Özüne, Birliğine yapılan ibadettir.
Şekil ibadeti: İnsanın kendinedir. Yaptığı hatalarının ve işlediği günah ve kötülüklerin affedilmesi için Rabbinden aff dilemektir. Namaz böyle bir ibadettir.
Öz ile İbadet: İnsanlığadır. Hizmet ve çalışma yolu ile yapılan bu ibadet tüm âlemleredir. Kâinatlaradır.

O, biz insanları, bu dünyaya, yetişmeye, gelişmeye, Tekâmül etmeye Arınmaya ve imtihan olup dolu bir kalple kendisine dönmemizi arzuluyor. Gösterdiği aydınlık ışıklı yolda sevgi ile dolmamızı istiyor.

Mevcudatın tüm zerreleri, TANRI’NIN gücünü yansıtan O’nun ululuğunu bize tanıtan bir vasıtadır. İnsan da içinde Tanrı gücünü taşıyan ilahi bir varlıktır. İnsanoğlu O’nun Bilincinin içindeki yüceliğe varıp, düşüncesi ile O’nun Bilincinden geçerek Zerreden Cümleye (Tüme) açılan nura açılabilir. İşte hakiki ibadet budur.

2) -Düşünce ile ibadet: Zerre bilincine ulaşmak için yapılan ibadettir, tüm Mevcudatta O’nu bulmak, O’nu görmek, O’nu Sevmektir. Zerre Bilinci ile yapılan ibadette; Zümreden Cümleye geçilir. Bu İbadet ile Şekil ötesi bir bütüne varılır. Ondan sonra Secde dir. Öz ile yapılır.


Özü doğru sözü doğru olanlara, Mutluluklar, sevgiler, selamlar, selametler, özden, iyiyi öğütleyip kötülüklerden koruyan ve korunanlaradır.
Gerçekte; Gönül ile Akli (Düşünceyi) bir edip Zerreden Zümreye, Zümreden Cümleye yapılan ibadet hakiki ibadettir.


Allah’ın insan hizmetine ihtiyacı yoktur. İnsanın yapması gereken, her şeyin yaratıcısı olan Allah’ın insanlara gösterdiği ışıklı yoldan yürüyerek kendi Tekâmülünü sağlamak, Mükemmel ve Gerçek İnsan olarak Rabbine dönmektir. İnsanoğlu İlâhi Planda özel yasalara göre hazırlanmış bir program ile dünyada bedenlenen İlahi bir varlıktır. İnsanoğlu sadece bulunduğu Boyut Bilincinin uyanış kapasitesine göre şuurlanır. İnsanoğlu Dünya Planında sahip olduğu Bilincin ancak üçte birini kullanabilirler. Yüce yaratan bu nedenle ilk tebliğ olarak, Elçisine ve insanlara “Yaratan Rabbin adiyle OKU” emrini vermiştir.
İnsanın Evrimi, Tekâmülü ve Arınması için Okumak, öğrenmek, öğrendiğini başkalar ile paylaşmak Öğüt almak, Rabbe giden yolda yürümek konusunda sarf edilen gayretler, insanın Hakiki bir Bilinç kazanmasına yardımcı olur
İlahi Âlemden İnsana çizilen Işıklı yolun ana prensibi, Allah’ın çizdiği ve kendine varan yolu takip etmektir. Bu yol ilâhi Âlemden dünyamıza indirilen Kutsal Kitaplarla insanlığın eğitime alınışını sağlayan yoldur.

 
İnsanın eğitime alınışı, önce Dinsel bilgilerledir. Allah’ın Varlığı’nın ve Bir’liğinin insan hücrelerine işlenmesidir. Yaradılışta, insan hücrelerine işlenen bilgilerin şifrelerinin açılışı için, gönderilen Kutsal Kitaplardaki bilgilerin okunup anlaşılması ve öğüt alınması gereği vardır

 
İlahi Âlem İnsanı, Frekans gücüne ve Görev Bilincine göre değerlendirir.
Gerçek Rabbinden gelendir, artık kuşkulananlardan olma. (Bakara:147)
Bu Eğitimde: İnsana Sevgi, Saygı, Hoşgörü, Sabır, Kozmo Teknoloji Bilgileri verilir. İlâhi Âlemden gönderilen eğiticiler; Elçiler, Azizler ve Velilerdir. Bunlar Evrensel Boyuttan insan eğitimi için gönderilirler, gönderiliyorlar. Bunların katı Arş Katıdır. Bilinç ve İlim İrfan katıdır. II. Evrendir. (Cennet Boyutudur)
İlâhi Âlemden Gönderilen Tanrısal Öneriler, her çalışmayı ibadet sayar.
Bilgiyi bir nimet olarak sunar. Bilgelik insanlara verilen Bilgilerin değerlendirilip bir üst boyutta bulunan bilgilere erişme basamağıdır. Bilgi İlânihayedir. Her erişilen üst basamağın bir üst basamağı vardır.

İnsanoğlunun verilen Tanrısal öneriler doğrultusunda hareket etme zorunluluğu vardır. Tanrısal önerilerde Evrensel Bütünlük ve İnsanlara hizmet sunma, yardımlaşma, adil paylaşma vardır. Barış vardır. Birlik vardır. TEK ‘e hizmet vardır.
Hakikatin İdrakinde olanlar, Tanrısal önerileri doğru değerlendirirler. Çalışmanın bir ibadet olduğunu, görev bilincinin esas olduğunu, insana hizmetin bir zorunluluk olduğunun farkına varırlar.

ÇALIŞMANIN GENEL KURALLARI


ÇALIŞMANIN GENEL KURALLARI

1.               Hemen görülmesi gereken işleri ertelemeyin. Hemen yapın
2.                İşlerin önem sırasına göre    sıralandırılıp yapılmasını sağlayınız.
3.                Bir problem karşısında karar vermek için, bildiklerinizi  değerlendirin.
4.                Elinizde yeterli veri yoksa  bilenlerden bilgi edinin.
5.                 Kararlarınızı ertelemeyin. Hemen   uygulayın
6.                 Organizasyon ve yetki devri  işlerin çabuk bitirilmesini sağlar.    
   Güvendiğiniz kişilere yetki ve  sorumluluk verin

      Hangi konuda yoruluyorsanız meydana   çıkarın.
      Fırsat buldukça gevşeyin.

 

Olabildiğince rahat pozisyonda çalışın
Her gün kendinize zaman ayırın.
Günün sonunda kendinize sorun.
Ne kadar yorgunum?
Eğer yorgunsanız, verimsiz çalışıyorsunuz demektir.

 

 

NOT:
Bir akıl defteri kullanın, daima not alın.
İşlerin peşinde koşmayın işleri programlayıp önünüze katınız ki işler isteğiniz gibi yürüsün.