2 Temmuz 2013 Salı

İnsanların Dünyaya İndirilişi


İNSANLARIN DÜNYAYA İNDİRİLİŞİ VE KORUNMALARI

Yaratan ve yaşatan Yüce Rabbim, her an her dem bir iş ve bir oluştadır. O, yarattıklarını yönetmek ve yaşatmak için her dem yani yaratmalardadır. O, sevdiği ve en yüksek mertebe ile yaratıp yücelttiği ve kendi Ruhundan Ruh üfleyerek Tanrısal Enerji ile aşıladığı insanın irşat edilmesi ve tekâmül ederek kendine dönmesini temin için, insana sürekli bilgi göndermektedir. Ancak İnsanlar bu bilgileri sahip oldukları bilgi ve bilinç seviyelerine göre alırlar. İnsanın Hakikatleri algılamaları ve genlerine işlenmiş olan yaşam şifrelerini çözmeleri için Rabbin indirdiği yaratma ve yaşatma yasasına uygun hareket etmeleri ve doğru değerlendirmeler gereği vardır.
Bu bilinçlenme çağında Birlik ve Bütünlük tüm Dünya insanlarının arzusudur. Bu durum yüce Rabbin insanlardan isteğidir. Ancak İnsandaki bazı ön yargılar, tutkular, bencillikler ve törelere bağlılık bu birlik ve bütünlüğün oluşmasına engel olmaktadır. İhtiyar dünyamızdaki olumsuzluklar, savaşlar ve insanlardaki egoizm, bencillik, dünyamızda yaşamı zorlaştırmaktadır.
Şunu iyi bilmeliyiz ki, Evrende yalnız değiliz. Ve diğer Galaksi ve gezegenlerde yaşayan insan formları vardır. Çekirdek dünyamızın dışında hayat yoktur demek Yaratana karşı itimatsızlık olur. Dünya dışı bu insan formları ile yapılabilinecek irtibatlar dünya insanının Evrensel düşünmesini sağlayacaktır. Bu Evrenselliğin temelini Mevlana Hazretleri ve Hacıbektaş veli Anadolu da attılar. Ancak sonradan gelenler bu Evrenselliği, mezhepsel ayrılıklara dönüştürdüler. Muhakkak ki yüce Rabbim bütün bunlardan haberdardır.

Enam: 132-Her birinin yaptıkları işlere göre dereceleri vardır. Rabbin onların yaptıklarından habersiz değildir.

İnsanların bu dünyaya başka bir topluluğun soyunda getirildiğini, Enam Suresi 133.ayette belirtilmiştir. İnsanoğlu bu dünyaya başka Evrenlerden getirildiği gibi, bu dünyadan Tanrısal Enerji ile aşılanan insan formları da diğer galaksi ve gezegenlere götürülmüşlerdir. Çünkü çekirdek dünyamız. Tanrısal Enerji ile aşılanma yeridir. Muhtemeldir ki bize yardımcı olan dostlar, Göksel Güçler, dediğimiz görünmeden bize yardıma koşanlar, dünyadan göçmüş olan ileri bilinçli insanlardır. Şüphesiz, bunlar yüce yaratan ve yaşatanın emri ile yerine getirilmektedir.

Enam: 133-Rabbin zengindir, rahmet sahibidir. Dilerse sizi götürür, sizi başka bir topluluğun soyundan nasıl getirdi ise, sizden sonra da dilediğini yaratıp sizin yerinize getirir.

Bu ayet bize, biz insanların başka bir topluluğun soyundan dünyaya getirildiğimizi belirtmektedir. Dilerse bizi götürür ve yerimize bir başka topluluk getirir. Bu Allah’a zor değildir.

Enam: 134-Size söz verileler elbette yerine gelecektir ve onun önüne geçemezsiniz.

Enam 133 de belirtilen husus muhakkak gerçekleşecektir. Şüphesiz O dilediği zaman.
Âdem Aleyhi selam’ın yaradılışı ve dünyaya indirilişi insanoğlunun dünyaya indirilişinden öncedir. Önce Âdemoğulları sonra İnsanoğlu dünyaya indirilmiştir. Kuran Sureleri iniş sırasına göre incelenirse bu durum açıkça görülür.

Bakara:30-'Bir zamanlar Rabbin meleklere “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” demişti de; (Melekler) “Orada bozgunculuk yapan kan döken birisini mi halife yapacaksın? Oysa biz seni, överek tespih ediyor ve seni takdis ediyoruz? ” dediler. Allah: Ben Sizin bilmediklerinizi bilirim” dedi.

Melekler insanların bozgunculuk yapacağını, kan dökeceğini nereden biliyordu? Evrenin sahibinin yardımcıları olan meleklerin, dünya dışında ki varoluşlardan haberleri vardı ve dünya insanlarından önce evrenin herhangi bir yerinde insan formlarının varlığını ve bozgunculuğunu biliyorlardı. Bugün dünyada olduğu gibi. Muhtemeldir ki, insanlar, orda da bozgunculuk yapıyorlar ve kan döküyorlardı.
Hakikatleri kavrayan Bilgi ve Bilince sahip insanların yapacakları Evrensel çabalarla, dünya insanının, Kurtuluş boyutuna alınması Rabbin emri ve Göksel Güçlerin yardımları ile gerçekleşecektir. Çünkü dünya insanının her anı kontrol altındadır. Bu kontrol; Yüce Rabbin insan vücuduna yerleştirdiği Biyolojik kompiturlar ve gözlerimizle görmediğimiz bizi izleyen özel yardımcı dostlar tarafından gerçekleştirilmektedir.

Muhammed:38-İşte sizler, Allah yolunda harcamağa çağrılıyorsunuz; ama içinizden kimisi cimrilik ediyor. Cimrilik eden, kendi nefsine karşı cimrilik etmiş olur. Allah zengindir, sizler fakirsiniz. Eğer yüz çevirecek olursanız, Allah, yerinize başka bir toplum getirir de onlar sizin gibi olmazlar.

Değerli dostlar; bu dünyada Hak’tan yüz çevirenler daha önceki kavimlerin helak olduğu gibi helak olma yolundadırlar demektir.
Nefse ve hevese düşkün olan kimseler Tanrı aşkını anlayamazlar. Nefsine hâkim olmayan Tanrıyı bulamaz. Bunun sonucu olarak, Araf 182 de belirtildiği gibi, yavaş yavaş yok olmaya gidiyorlar, fakat farkında değiller.

Araf:182-Ayetlerimizi yalanlayanları, hiç bilmeyecekleri yerden yavaş yavaş helake yaklaştıracağız.

Hak tan yüz çevirenler helak olmaya gideceklerdir. Bundan sonra, dünyaya Rabbin iyi kulları varis olacaklardır.

Enbiya:105- Andolsun Tevrat’tan sonra Zebur’da da: “Arza mutlaka iyi kullarım varis olacak (bu yer onların eline geçecek) ” diye yazmıştık.

Enbiya: 106- Şüphesiz bunda kulluk eden kimseler için yeterli öğüt vardır.

(Kulluk: İnsanın görevini en iyi şekilde yerine getirme eylemidir.)
İnanıp iyi, güzel, faydalı ve kalıcı işler yapma fiilidir.

“Değerli canlar: İnsanın hayır işleri ve iyilik sözleri ebediyen yaşar”

Değerli dostlar: yapabildiğiniz kadar negatif düşünceleri aklınızdan silip atın, sürekli olumlu düşünün. Çünkü Olumlu düşünceye sahip, Sevgi ve Bilgiyi birleştiren insanların çevrelerinde oluşturdukları (Aura) Manyetik Alan Perdesini, negatif enerjiler aşamazlar. Bunlar korunan insanlardır.
Evrendeki negatif enerjiler, zayıf ve saf insanları etkileyerek verilen güçlendirici kozmik akımların bu insanlar tarafından alınmasına engel olurlar. Sonuç olarak bu gibi insanlar hem bedensel hem de Ruhsal olarak zayıf kalırlar.

Negatif düşünceler ve şartlanmış bilinçlerin, sizi her bakımdan zayıf düşürdüğünü bildiğiniz halde, neden olumlu düşünmüyorsunuz?

Yusuf YAMAN

Evrensel Düşünce Gönüllerdeki Sevgiyi Ateşliyor


EVRENSEL DÜŞÜNCE GÖNÜLLERDEKİ SEVGİYİ ATEŞLİYOR

1. Evrensel düşünce, insanlar arasında ayrım yapmaz. Çünkü İnsan, Yaratanın Ruhundan Ruh taşıyor. Yani insana can veren Tanrının Ruhudur ve O, ölümsüzdür.

2. Evrensel düşünce, Merkeze insanı koyar. Çünkü insan ilahi bir varlıktır. İnsan çok değerli bir varlıktır. Bu dünyada her şey insanlar için yaratılmıştır.

3. Evrensel düşünce, insana hizmeti, insana değer vermeyi, insanı sevmeyi, insan için bir görev addeder.

4. Evrensel düşünce, Ahlaksal durumu, insanlar arası iletişimin temel kuralı sayar. Ahlaki olmayan kuralları reddeder.

5. Evrensel düşünce, insanlara karşılıksız hizmet etmeyi, karşılıksız sevmeyi, yaşamın bir ana kuralı sayar. Hizmet edene hizmet edilir inancı tüm insanlar için geçerlidir.

6. Evrensel düşüncede, ön yargı yoktur. Kötü söz yoktur. Ego yoktur. Kibir yoktur. Gurur yoktur. Kıskançlık yoktur. Tembellik yoktur. Öfke yoktur. Kin yoktur. Nefret yoktur. İkiyüzlülük yoktur. Başkalarını çekiştirme yoktur. Çünkü bunlar şeytanın silahlarıdır, insanlıkta yeri yoktur.

7. Evrensel düşünce, Manevi değerleri ön planda tutar. Maddi değerler (para, mal) birer araçtır.

8. Evrensel düşünce, insanın eğitimini ve tekâmülünü, Ruhsal yönden gelişmesini ön planda tutar.

9. Evrensel düşünce, Akıl ile Günülü birleştirmek suretiyle, yaşamın güzelleştirilmesini, insan gönlünün arıtılmasını bir ana yol sayar.

10. Evrensel düşünce, Hakkın, Adil paylaşımını esas alır. Hak, Hak edene verilir.

11. Evrensel düşünce, İnsan olan İnsanın aşağılanmasını reddeder. Çünkü insan ilahi bir varlıktır.

12. Evrensel düşünce, Akılcı olmayı, planlı ve metotlu çalışmayı, ön koşul addeder. İnsanlık için; iyi faydalı ve kalıcı işler yapanı ödüllendirmeyi bir görev sayar.

13. Evrensel düşünce, insanların birbirinden farklı olduklarını, farklı düşünüp, farklı davranabileceklerini, tartışmasız kabul eder.

14. Evrensel düşünce yaşamı güzelleştirmeyi görev sayar. Bunun için tabiatın korunmasını esas alır ve bu insanın görevleri arasındadır.

15. Evrensel düşünce, vurup kırmayı, asıp kesmeyi, küfretmeyi, aşağılamayı reddeder. Bunları insanlık dışı eylemler olarak görür ve insan olan insana yakıştırmaz.

16. Evrensel düşünce, kadın ve erkeği aynı haklara sahip, insanın soyunu yetiştirmekle görevli sayar.

17. Evrensel düşünce, özgürce düşünmeyi ve düşüncesini ifade etmeyi bir hak sayar. Başkasının hakkını ve hukukunu çiğnememek şartıyla.

18. Evrensel düşünce, bazı doğmalara bağlanmayı ve bazı insanlara yaslanmayı reddeder. Yani evrensel düşüncede hurafe ve torpilcilik yoktur.

19. Evrensel düşünce, maddi değerleri gerçeklik sanarak ve bunları elde etmek için; çatışmalara girmeyi, talanlar yapmayı, bunları elde etmek için yalanlar uydurmayı reddeder.

Sonuç olarak: Düşünce insanı Tanrıya yaklaştıran, en büyük güçtür. İyi ve güzel şeyler düşünerek, yaşamınızı ve kişiliğinizi yeniden planladığınızda ve programladığımızda, İçimizdeki şifreleri çözebilirsiniz.

Y.YAMAN

 

Düşünceler ve Sözler


DÜŞÜNCELER VE SÖZLER


            Düşündüğümüz ve konuştuğumuz kelimeler, geleceğimizi oluşturuyor. 

Kainat hiçbir zaman bizi yargılamaz. Zihnimizden geçenleri, gerçeğe dönüştürür. Bilinçaltımız, düşündüklerimizi bizim için gerçek olarak bize geri yansıtır. Düşündüğümüzün gerçekleşmesi için, bilinçaltı türlü yollar arar ve yolumuza çıkarır. biz onu tesadüf sanırız. Ancak iyi bilinmelidir ki, tesadüf diye bir şey yoktur. Sadece planlanan bir olayın gerçekleşmesidir.

            İnançlar
            İnanmak, emin olmaktır. İnanmak, düşündüklerimizi gerçek olarak kabul etmektir. Zihnimizde oluşturduğumuz ve gerçekleşeceğine inandığımız düşüncelerimizin gerçeğe dönüşür.

            Her düşüncenin gerçeğe dönüşmesi çaba gerektirir. Sadece düşünmek yetmez. Düşündüklerimizi gerçeğe çevirmek için, planlamak, organize etmek, fiziksel çaba sarf etmek ve fizik ötesi (metafizik) âlemle iletişim kurmak suretiyle bilgisini yükseltmek ve edinilen bilgilerle, düşünceyi üretime çevirmek konusunda harekete geçmek.

            İnanmak, kendine güvenmek, düşünceler doğrultusunda harekete geçmek, başarmak. İlerlememize mani olan, olumsuz düşüncelerden ve inançlardan kurtulmak gerekir. Olumsuz düşünceler insanın ilahi âlemle iletişiminin kopmasına sebep olur. İçinde olumsuz düşünceler olan insandan ilahi âlem elçileri uzaklaşır. Bu gibi insanların çalışmaları ve kazançları boşa gider. [Olumsuz düşünceler: Korku, Küfür, Ego, kıskançlık, inançsızlık, dini istismar ve ayrımcılık gibi insanı mutsuz eden engelleyici şeylerdir]

            Hayattaki seçimlerimiz bize aittir. Ancak her şey kontrolümüzde değildir. Beklentisi içinde olduğumuz şeyleri yaşamımıza çekeriz.

            Hayatımız, düşüncelerimizi takip eder. Bu nedenle, problemlerin büyüklüğüne değil, geleceğimizin ne kadar güzel olacağına odaklanmalıyız. Her zorluğun sonunda bir kolaylık vardır.

 

Yusuf YAMAN

 

 

Dini doyumdan sonra evrensel boyuta geçiş


DİNİ DOYUMDAN SONRA EVRENSEL BOYUTA GEÇİŞ

Dünyamızda, biz insanlardan beklenen, şahsi yaşamlarımız için gösterdiğimiz çabaların yanında, Doğal Denge Kanunlarına paralel olarak, aynı seviyede çabaları, Evrensel Aydınlık, Birlik ve Beraberlik sağlamak yolunda da vermeliyiz.

Kişi kendisine olduğu gibi, çevresine, Ülkesine ve Dünya insanına yardım yapma konusunda görevli olduğunu bilmelidir.  

İnsanlar arasında yardımlaşmanın, Evrensel bir görev olduğunu idrak edilmelidir.

Kutsal Kitapları okuyup anlayanlar, anlayıp öğüt alanlar, bu yolda hizmet veren Dostlar, kutsal Kitapların koruyucu Enerji Kalkanları altında korunmaya alınırlar. Bu yolda çaba sarf edenler, Kutsal kitapların Aurasını Bilinç Işıkları ile birleştiren İnsanlar O’na giden yolda Aşama yaparlar, Evrensel Bilince ulaşırlar. Yani Dini Boyuttan Evrensel Boyuta geçerler.

Rabbin Çağrısı olan, “İyiliklere koşun, iyilik yapmada yarışın” çağrısına uyulmalıdır.

Yüce Yaratanın Katından (Sisteminden) yapılan, Birlik, Birleşim ve Bütünlük çağrıları insanın, Evrensel Nizamın Şuurunu kazanması içindir. Bu Birleşim çağrıları dünyanın her tarafında, her konuda, her çalışma sahasında geçerli bir olgudur.

İnsanlar arasında ayrımcılık yapılmamalıdır.

Bu birleşim çağrıları, bireysel değil, guruplaşma için değil. Evrensel Nizamda Yaratan ve Yaşatanın verdiği nimetlerin adil paylaşımı içindir. Yani adalet sağlamada ve Nimetlerin adil paylaşımı için insanlar, vicdanlarının gösterdiği yolu etkin kılmak için birlik olmalıdır.

Hizmette insan ayırımı yapılmamalıdır.

Yarının Güzel ve Adil dünyası, ancak Ego’dan arınmış, Evrensel Şuur kazanmış, İnsani Kâmil olan, Gerçek İnsanlar tarafından kurulacaktır.

Rabbin, “Bu Arza iyi kullarım varis olacaklardır” Ayeti, bu Birliğin, Bütünlüğün, Bilginin, insanlara verdiği adil davranış ve adil paylaşım,  Adil insan olmak, sonunda insanların varacağı sonuçtur.

Sevgi yaymada cömert olunmalıdır.

Bireysel Bütünlük için girişimlerde bulunan bütünlükler, kendi ortamlarına hizmet etmek dışında, Evrensel Nizamın; Adil davranış ve Adil Paylaşım ve iyiliklerde istenen, birleşim konusunda, hizmet etmediklerinden, Evrensel Bütünlük ve Evrensel davranış konusunda hizmet vermediklerinden, arzu edilen Güzel Dünyanın Temelini atmak mümkün olmamaktadır.

Mezhepçilik, bireysel birleşimdir. Ego tatmini içindir. İnsanlığa hizmet değildir. Cemaatçilik de öyle, Ego tatmini içindir. Tarikatlar Evrensel olarak başlatılmıştır, ancak sonraları Ego tatmini için kullanılmaya başlanmıştır. Mevlana Hazretlerinin Ne olursan ol yine gel çağrısı, Evrensel çağrıdır. Hacıbektaş’ı Velinin 72 Millete bir nazarla bak çağrıları (o devirde 72 millet vardı herhalde). Evrensel Çağrıdır. Ne acıdır ki sonra gelen Din adamları bu Velilere saygıda kusur etmeyen insanlar, Evrenselliği bırakıp, Egoizmi ön plana aldılar. Birlik Bütünlük ve Barışı kavgaya dönüştürdüler. Bu nedenle Güzel Dünyanın Temelini atmak mümkün olmamaktadır.

Evrensel Nizamda Birlik ve Bütünlük sağlamak, bu dünyaya gelen her insana verilen bir görevdir.

Bu Görev Genlere işlenmiş olan Programlarda vardır. Ancak İnsanoğlu serbest iradesinin kendisine verdiği serbestlik doğrultusunda, Egosunun istediği yöne yönelmektedir. Bu nedenle Gen Şifreleri çözememekte, Evrensel Birleşim ve Adil Paylaşım Halka hizmet Hakka hizmet düsturlarını devre dışı bırakmakta, yaptığı hataların sonucu olarak, Acı Azabı tatmaktadır.

Gönlünde sevgi dolu olmayan, yarınların ne getireceğini bilmeyen insanlar, Şuursuzca bir yaşam tablosunu sergilemekten öteye gidemeyecek ve büyük azabı tadacaktır.

Saffat:38,39-Size çok Büyük Izdırap verecek bir azabı tadacaksınız: Ancak bu yaptıklarınızın neticesi olarak başınıza gelecektir.

1 Temmuz 2013 Pazartesi

Manevi ilişkiler


MANEVİ İLİŞKİLER.

1.             Kimsiniz ve neden var oldunuz?

2.             Sonsuz kaynaktan nasiplenmeyi düşünüyor ve o kaynağa bağlanmak için çalışıyor musunuz?

3.             İnsanların yüce varlığı, Allah tarafından Ruh verilerek dünyanın hâkimi kılındığını,           gene Ruh olarak döneceğini imanla inanıyor ve şükrediyor musunuz?

4.             Kendine değer veriyor musunuz?

5.             Başkalarını olduğu gibi kabulleniyor musunuz?

6.             Her sabah dua edip, sağlıklı olduğunuz için şükür diyor musunuz?


SAĞLIK.
1.             Bedeninizin sağlığı için hareket edin egzersiz yapın.

2.             Dik yürüyün, dik oturun, omurganız düzgün, omuzlar geriye çekilmiş olsun,           Gülümseyin. Selam verin.

3.             Berrak konuşun,  Sevgiyle karşılayın insanları.

4.             Uykunuza dikkat edin. (Her gün en az 6 saat uyuyun)

5.             Bol yeşilliklerin bulunduğu yerlerde dolaşın. Nefes alın oksijen alımını artırın.

6.             Omurganız esnek ise gençsiniz.

 
EĞİTİM
Yaşam boyunca ve yaşamın her devresinde her şey değişiyor. Her şey yenileniyor. Hem de yeni teknolojiler yaratarak. O halde bu duruma ayak uydurmak, hayata hakim olmak          ve yaşamın bize bağışladığı fırsatlardan yararlanmak için, her yaşta yeni şeyler öğrenmeliyiz.

1.             Hayatta dengeli yaşamak için öğrenmeliyiz.

2.             Beynimizin hastalanmaması için. Öğrenmeliyiz.

3.             Yaşamdan keyif almak için öğrenmeliyiz.

4.             Akıl zenginliği için öğrenmeliyiz.

5.             Kötülüklerden sakınmanın yollarını öğrenmek için okumalıyız.

6.             Dünyada olup bitenleri öğrenmek için okumalıyız.

7.             Mesleği ilerletmek için öğrenmeliyiz.

8.             Geleceğe güvenle bakmak için okumalıyız.

9.             Hayatın bize bağışladığı fırsatları değerlendirmek için öğrenmeliyiz.

10.         Bir meslek sahibi olmak için öğrenmeliyiz.

11.         Yaptığımız hatalara gülmek için öğrenmeliyiz.

12.         Geleceğimiz için temel edindiğimiz bilgilerdir. O halde geleceğimizin temelini        güçlendirmek için öğrenmeliyiz.

13.         Düşünce ve karar verme yeteneklerimizi geliştirmek için öğrenmeliyiz.

14.         Açık fikirli olmak için ve yaratıcı olmak için öğrenmeliyiz.

15.         Başarılı olmak için öğrenmeliyiz.

16.         Mutlu olmak için öğrenmeliyiz.

17.         Ön yargılardan ve peşin hükümlerden kurtulmak için öğrenmeliyiz.

18.         Öğrendiklerimizi uygulamak için öğrenmeliyiz.

19.         Öğrenmek zekâyı geliştirmek, gelişen zekâ para ve zenginlik getirir. O halde zengin           olmak için öğrenmeliyiz.

20.         İnanıp iyi, güzel, faydalı ve kalıcı işler yapmak için öğrenmeliyiz.

Günaydın Herkese Mutluluklar

Bir güzel dilek; RÜYA'dan geldi ben de sizlerle paylaşıyorum.

GÜNAYDIN HERKESE MUTLULUKLAR

Küçücük mutlulukların görkemine inandır kendini

ve gülümse…
Umutların bitmesin asla izin verme!…Ve şairin şu sözlerine kulak ver;
“Senden bir tane daha yok bu dünyada.
Gülümsemeyi unutma!…”
Dilerim yüreğimizden ve gözlerimizden gülücük

hiç eksik olmaz...
Dilerim günleri hep günaydın sıcaklığında ve

güzelliğinde yaşayın.
Dilerim Gönüllerinizden umutlarınız hiç eksilmesin,
Dilerim su berraklığında sevgiler yaşayın daima....

Aman dikkat!!!

Aklınıza gelen başınıza gelebilir.

Bu yüzden pozitif düşünün olumlama yapın her anın tadına varın.

Güzel düşünün.. iyi yaşayın.

Karamsarlıktan ..umutsuzluktan.. enerjinizi düşürecek her şeyden uzak durun...

Koyuver derdin silinsin, yolver öfken yorulsun,

Sonra korkma.. göster gönlün görünsün,

hoş gör ruhun sevinsin,
Gel bu günün hakkını ver... yarını yarın düşünsün .:)))


İsteklerinizin gerçekleşeceği,

Sevgi ve saygının anahtarlık gibi hep yanınızda olacağı,

Başarılı , sağlıklı, huzurlu ve çok mutlu bir gün geçirmeniz dileklerimle...:))))


Dilerim daima mutlu olun, sağlıklı olun, sevgiyle kalın...
 

Günaydınlaar herkeslere..:))))

İnsanın görevleri ve şeytanın insanlara yaptırdıkları


İNSANIN GÖREVLERİ VE ŞEYTANIN İNSANLARA YAPTIRDIKLARI

1.                Madde kâinatı olarak yaratılan çekirdek dünyada her şey zıddı ile kaimdir.     Yanı dünyadaki her şey, çift kutbiyet yasasına göre var edilmiştir. İnsan        da bu çift kutbiyet yasasına göre yaratılmış ve kendisine yol gösterilerek          ve tercih iradesi verilerek deneme ve imtihan için dünyaya gönderildiği        kendisine anlatılarak akit alınmıştır. İnsanın bu aktine sadık kalıp          kalmadığını kontrol etmek için, bedenine biyo kompüterler yerleştirmiş ve      ayrıca sürekli insanın duygu, düşünce ve davranışlarını kaydeden melekler          görevlendirmiştir.

2.                Âlemlerin Rabbi olan Yüce Allah, Şeytanın bütün insanlığın apaçık       düşmanı olduğunu beyan etmiştir. İnsanların şeytandan korunmalarını       şeytanın izinden gitmemelerini öğütlemiştir. İnsanların şeytanın ve       tayfasından uzak durmalarını, korunmalarını, istemiştir.

3.                Âlemlerin Rabbi olan Yüce ALLAH, kullarına verdiği nimetlerin, şefkat          ve rahmetinin düşünülmesini, kendisine verilene şükretmesini ve verene     hamd etmesinin gerektiğini insanlardan istemiştir.

4.                İnsanların aklını kullanmalarını, kendisine emanet edilen dünyayı ve      üzerindeki nimetlerin kadrini bilmelerini, israf etmemelerini         paylaşımlarda adil olunmasını istemiştir. İnsanın sahip olduğu bilgi ve birikimi ile insanların yararına olan; iyi, güzel, faydalı ve kalıcı işler   yapmasının insanların görevleri arasında olduğunun farkında olunması           gerektiğini bildirmiştir.

5.                İnsanın bedenine yüklenen ilahi programların, İnsanın hayatını yücelten,         insanı arındıran, insanı temizleyen ve onurlandıran bir nimet olduğunun          farkında olmasını. İnsanı, sürekli sabırla kendisine gösterilen doğru yola          ulaşmasına yardımcı olan kutsal kitapları ve Kuran'ı okumasının gerekli    olduğunun farkına varmasını ve mutlaka Kuranı anlayarak okumasını     emretmiştir. Yani          Kuran'ı OKU emri ile başlatmıştır.

         İnsanlığın içinde bulunduğu cahillikten kurtulmasının Kuran'ı okumaya          anlamaya, anlatmaya ve uygulamaya bağlı olduğunun bilincinde olmasını     öğütlemiştir.

6.                İnsan hep kötü şeyler yapmaya meyilli olarak, suç işleyerek ilerisini      berbat etmek ister. Halbu ki, yaradılışın amacı, insanların kendisini          yaratanın hoşnutluğunu kazanması içindir. İnsanların kâinat yasalarına          uyumlu davranışlarda bulunması gerektiğinin bilincinde olması gereği          vardır.

7.                Allah'ın yaratması pozitiftir ve insanların daima pozitif duygu düşünce ve      davranış içinde olmasını arzu eder. Kâinat'ta Allah'ın doğal yasalarından    ayrılan ve Allah'ın yarattığı canlı cansız, varlıklarına hoyratça   davranışlarda bulunan insanoğlunun ilerisini berbat etmekte olduğu    aşikârdır.

ŞEYTAN, NEFSİNE UYAN İNSANLARA NELER YAPTIRIR

Şeytan bütün insanlığın apaçık düşmanıdır. Bütün insanların şeytanın izinden gitmemeleri gerekir. Ancak insan hep suç işleyerek ilerisini berbat etmek ister. Bu istek insanın şeytan tarafından kandırılmasını kolaylaştırır.

Şeytan, daha insanlar dünyaya indirilmeden, enerjitik yaratımdan robotik kalıplı yaratıma geçirilmesi sırasında, Allah'ın ben bir âdem yapacağım ona ruhumdan ruh üflediğimde ona secde edin, emrine karşı gelerek insana secde etmeyeceğini kendisinin daha üstün olduğunu belirterek, insanları saptıracağını söylemiştir. Ancak Allah'a sadık olan asil kullar bu saptırmanın dışındadır diyerek. Allah'ın ruhundan ruh taşıyan ve bunun farkında olan insanları saptırmanın mümkün olmadığını belirtmiştir. Burada önemli bir husus var o da insanın sahip olduğu ilahi programların farkında olması ve yaratanına sıdk ile bağlı olmasıdır. İnsanın robotik kalıba büründürülmesini (bedenlenmesini) müteakip, Âdem Havva ve Şeytan üçlüsü birlikte dünyaya indirilmiş ve yaşamlarına dünyada devam ederken, şeytan çeşitli şekillerde âdemoğullarını saptırmıştır. Daha sonra dünyaya indirilen insanoğlu da şeytanın saptırmalarına maruz kalmış ve birçok kavim bu nedenle helak edilmiştir. Bu günde bu saptırmalar artarak devam etmektedir. Allah sonumuzu hayr eylesin inşaallah.

Şeytan, İnsanları Hangi Konularda Saptırıyor?


1.                Şeytan İnsanı Şirke Düşürür.

İnsanoğlu, Allah'ın kendisine öğrettiği ve bedenine yüklediği yaşam programları ile edindiği bilgiyle, kendini beğenmek ve kibirlenmek suretiyle gurura kapılarak, Şirke düşmesine neden olmaktadır. Bunu fırsat bilen şeytan insanların bütünsel birlik sırrına aykırı tarzda hareket etmelerine yardımcı olmak suretiyle insanı Kuran yolundan saptırır. Bunun sonucu olarak İnsanın kibirlenmesine ve Bütünsel birlikten koparmasına sebep olarak kendisine bağlar. Şirke düşen insana Allah yardımı kesilir. Çalışmaları da boşa gider.

 


2.                Şeytan İnsanı Seksüel Sapmaya Uğratır.

Kendi bedenine işlenen ilahi yaşam programlarına uygun hareket etmesi gereken insanoğlu, kendisine verilen robotik kalıbını seksüel sapkınlık frekansına yükselterek sapmaya uğratır.

Şeytan insanları nefsine hâkim olmalarındaki zayıflıktan yararlanarak, İnsanları ve toplumları, seksüel sapmaya uğratmak, yozlaştırmak suretiyle insanları kendine bağlar.

 

3.                Şeytan, İnsana Barbarlığı Yaptırır.

Dünya üzerindeki insansal toplumlar, doğal olarak sahip bulundukları ilahi yaşam programlarına uygun hareket etmeleri gerekirken, bunun farkında olmadan, şeytanın taraftarları tarafından barbarlık yapmaya, çevreyi ve toplumu tahrip etmeye teşvik edilirler, insanların bu yöne itilmelerine sebep olarak, barbarlaştırarak kendisine bağlar.

 

4.                Şeytan, insanı bunalımlara sokar.

Şeytan ve tayfası, çekirdek dünya üzerindeki insan topluluklarını bunaltarak insanın yaradılış amacına aykırı davranışlarda bulunmasını, isyan etmesini, şeytanın silahları olan; kin, nefret, haset etmesini, yalan söylemesini, kendisine ait olmayanı sahiplenmesini, tartıda egoist davranmasını, hep kendisini düşünmesini öğütleyerek insanın şeytanın silahlarını kuşanmasına sebep olur. Nefsine hâkim olmayan insan toplulukları bu tür davranışların kendisine fayda sağlayacağı düşüncesi ile kendisine gösterilen doğru yoldan saparak, şeytanın tayfasına katılarak nankör olmaktadırlar. Bunun sonucu bunalımdır.

 

5.      Şeytan İnsanı; Büyü, Nazar, Fal ve Sihir İle Etkisi Altına Alır.

Şeytan grubuna bağlı olan, büyücü, nazar edici, falcı, sihirci güç toplulukları, çekirdek dünya üzerindeki insansal, hayvansal canlıları etkisi altına alarak insanın kendisine gösterilen ilahi yoldan sapmalarına sebep olarak, kendisine bağlar.

 

Çekirdek dünyadaki bu çift kutbiyet yasası içinde;

Nefsi Nuraniler FETH-İ NURANİ'Yİ gerçekleştirmek isterken.

Nefsi zülmaniler de FETH-İ ZULMANİ'YI gerçekleştirmeye çalışırlar.

 

Göksel hiyerarşi de Nefsi nuraniler; Sirius görev dağılım / yönetim / tasarruf planlarına uygun hareket eden pozitif kuşaklardır.

Nefsi zûlmaniler ise Orion grubu ve bu guruplara bağlı olarak faaliyet gösteren negatif kuşaklardır.

Sirius ve Orion yıldız grupları saman yolu galaksisi içinde yer almaktadırlar.

 

Kaynaklar:  1-Kuran'ı Kerim

                   2-Bu galaksi şeytanları :Ö.Cenap Başman