İNSANLARIN DÜNYAYA İNDİRİLİŞİ VE KORUNMALARI
Yaratan ve yaşatan Yüce Rabbim, her an her dem bir iş ve bir oluştadır. O, yarattıklarını yönetmek ve yaşatmak için her dem yani yaratmalardadır. O, sevdiği ve en yüksek mertebe ile yaratıp yücelttiği ve kendi Ruhundan Ruh üfleyerek Tanrısal Enerji ile aşıladığı insanın irşat edilmesi ve tekâmül ederek kendine dönmesini temin için, insana sürekli bilgi göndermektedir. Ancak İnsanlar bu bilgileri sahip oldukları bilgi ve bilinç seviyelerine göre alırlar. İnsanın Hakikatleri algılamaları ve genlerine işlenmiş olan yaşam şifrelerini çözmeleri için Rabbin indirdiği yaratma ve yaşatma yasasına uygun hareket etmeleri ve doğru değerlendirmeler gereği vardır.
Bu
bilinçlenme çağında Birlik ve Bütünlük tüm Dünya insanlarının arzusudur. Bu
durum yüce Rabbin insanlardan isteğidir. Ancak İnsandaki bazı ön yargılar,
tutkular, bencillikler ve törelere bağlılık bu birlik ve bütünlüğün
oluşmasına engel olmaktadır. İhtiyar dünyamızdaki
olumsuzluklar, savaşlar ve insanlardaki egoizm, bencillik, dünyamızda yaşamı
zorlaştırmaktadır.
Şunu iyi
bilmeliyiz ki, Evrende yalnız değiliz. Ve diğer Galaksi ve gezegenlerde
yaşayan insan formları vardır. Çekirdek dünyamızın dışında hayat yoktur demek
Yaratana karşı itimatsızlık olur. Dünya dışı bu insan formları ile
yapılabilinecek irtibatlar dünya insanının Evrensel düşünmesini
sağlayacaktır. Bu Evrenselliğin temelini Mevlana Hazretleri ve Hacıbektaş
veli Anadolu da attılar. Ancak sonradan gelenler bu Evrenselliği, mezhepsel
ayrılıklara dönüştürdüler. Muhakkak ki yüce Rabbim bütün bunlardan
haberdardır.
Enam: 132-Her birinin yaptıkları işlere göre dereceleri vardır. Rabbin onların yaptıklarından habersiz değildir. İnsanların bu dünyaya başka bir topluluğun soyunda getirildiğini, Enam Suresi 133.ayette belirtilmiştir. İnsanoğlu bu dünyaya başka Evrenlerden getirildiği gibi, bu dünyadan Tanrısal Enerji ile aşılanan insan formları da diğer galaksi ve gezegenlere götürülmüşlerdir. Çünkü çekirdek dünyamız. Tanrısal Enerji ile aşılanma yeridir. Muhtemeldir ki bize yardımcı olan dostlar, Göksel Güçler, dediğimiz görünmeden bize yardıma koşanlar, dünyadan göçmüş olan ileri bilinçli insanlardır. Şüphesiz, bunlar yüce yaratan ve yaşatanın emri ile yerine getirilmektedir. Enam: 133-Rabbin zengindir, rahmet sahibidir. Dilerse sizi götürür, sizi başka bir topluluğun soyundan nasıl getirdi ise, sizden sonra da dilediğini yaratıp sizin yerinize getirir. Bu ayet bize, biz insanların başka bir topluluğun soyundan dünyaya getirildiğimizi belirtmektedir. Dilerse bizi götürür ve yerimize bir başka topluluk getirir. Bu Allah’a zor değildir. Enam: 134-Size söz verileler elbette yerine gelecektir ve onun önüne geçemezsiniz. Enam 133 de belirtilen husus muhakkak gerçekleşecektir. Şüphesiz O dilediği zaman. Âdem Aleyhi selam’ın yaradılışı ve dünyaya indirilişi insanoğlunun dünyaya indirilişinden öncedir. Önce Âdemoğulları sonra İnsanoğlu dünyaya indirilmiştir. Kuran Sureleri iniş sırasına göre incelenirse bu durum açıkça görülür. Bakara:30-'Bir zamanlar Rabbin meleklere “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” demişti de; (Melekler) “Orada bozgunculuk yapan kan döken birisini mi halife yapacaksın? Oysa biz seni, överek tespih ediyor ve seni takdis ediyoruz? ” dediler. Allah: Ben Sizin bilmediklerinizi bilirim” dedi. Melekler insanların bozgunculuk yapacağını, kan dökeceğini nereden biliyordu? Evrenin sahibinin yardımcıları olan meleklerin, dünya dışında ki varoluşlardan haberleri vardı ve dünya insanlarından önce evrenin herhangi bir yerinde insan formlarının varlığını ve bozgunculuğunu biliyorlardı. Bugün dünyada olduğu gibi. Muhtemeldir ki, insanlar, orda da bozgunculuk yapıyorlar ve kan döküyorlardı. Hakikatleri kavrayan Bilgi ve Bilince sahip insanların yapacakları Evrensel çabalarla, dünya insanının, Kurtuluş boyutuna alınması Rabbin emri ve Göksel Güçlerin yardımları ile gerçekleşecektir. Çünkü dünya insanının her anı kontrol altındadır. Bu kontrol; Yüce Rabbin insan vücuduna yerleştirdiği Biyolojik kompiturlar ve gözlerimizle görmediğimiz bizi izleyen özel yardımcı dostlar tarafından gerçekleştirilmektedir. Muhammed:38-İşte sizler, Allah yolunda harcamağa çağrılıyorsunuz; ama içinizden kimisi cimrilik ediyor. Cimrilik eden, kendi nefsine karşı cimrilik etmiş olur. Allah zengindir, sizler fakirsiniz. Eğer yüz çevirecek olursanız, Allah, yerinize başka bir toplum getirir de onlar sizin gibi olmazlar. Değerli dostlar; bu dünyada Hak’tan yüz çevirenler daha önceki kavimlerin helak olduğu gibi helak olma yolundadırlar demektir. Nefse ve hevese düşkün olan kimseler Tanrı aşkını anlayamazlar. Nefsine hâkim olmayan Tanrıyı bulamaz. Bunun sonucu olarak, Araf 182 de belirtildiği gibi, yavaş yavaş yok olmaya gidiyorlar, fakat farkında değiller. Araf:182-Ayetlerimizi yalanlayanları, hiç bilmeyecekleri yerden yavaş yavaş helake yaklaştıracağız. Hak tan yüz çevirenler helak olmaya gideceklerdir. Bundan sonra, dünyaya Rabbin iyi kulları varis olacaklardır. Enbiya:105- Andolsun Tevrat’tan sonra Zebur’da da: “Arza mutlaka iyi kullarım varis olacak (bu yer onların eline geçecek) ” diye yazmıştık. Enbiya: 106- Şüphesiz bunda kulluk eden kimseler için yeterli öğüt vardır. (Kulluk: İnsanın görevini en iyi şekilde yerine getirme eylemidir.)
İnanıp iyi, güzel, faydalı ve kalıcı
işler yapma fiilidir.
“Değerli canlar: İnsanın hayır işleri ve iyilik sözleri ebediyen yaşar” Değerli dostlar: yapabildiğiniz kadar negatif düşünceleri aklınızdan silip atın, sürekli olumlu düşünün. Çünkü Olumlu düşünceye sahip, Sevgi ve Bilgiyi birleştiren insanların çevrelerinde oluşturdukları (Aura) Manyetik Alan Perdesini, negatif enerjiler aşamazlar. Bunlar korunan insanlardır. Evrendeki negatif enerjiler, zayıf ve saf insanları etkileyerek verilen güçlendirici kozmik akımların bu insanlar tarafından alınmasına engel olurlar. Sonuç olarak bu gibi insanlar hem bedensel hem de Ruhsal olarak zayıf kalırlar. Negatif düşünceler ve şartlanmış bilinçlerin, sizi her bakımdan zayıf düşürdüğünü bildiğiniz halde, neden olumlu düşünmüyorsunuz?
Yusuf YAMAN
|
2 Temmuz 2013 Salı
İnsanların Dünyaya İndirilişi
Evrensel Düşünce Gönüllerdeki Sevgiyi Ateşliyor
EVRENSEL DÜŞÜNCE GÖNÜLLERDEKİ SEVGİYİ
ATEŞLİYOR
1. Evrensel düşünce, insanlar arasında ayrım yapmaz.
Çünkü İnsan, Yaratanın Ruhundan Ruh taşıyor. Yani insana can veren Tanrının
Ruhudur ve O, ölümsüzdür.
2. Evrensel düşünce, Merkeze insanı koyar. Çünkü insan
ilahi bir varlıktır. İnsan çok değerli bir varlıktır. Bu dünyada her şey
insanlar için yaratılmıştır.
3. Evrensel düşünce, insana hizmeti, insana değer
vermeyi, insanı sevmeyi, insan için bir görev addeder.
4. Evrensel düşünce, Ahlaksal durumu, insanlar arası
iletişimin temel kuralı sayar. Ahlaki olmayan kuralları reddeder.
5. Evrensel düşünce, insanlara karşılıksız hizmet
etmeyi, karşılıksız sevmeyi, yaşamın bir ana kuralı sayar. Hizmet edene hizmet
edilir inancı tüm insanlar için geçerlidir.
6. Evrensel düşüncede, ön yargı yoktur. Kötü söz
yoktur. Ego yoktur. Kibir yoktur. Gurur yoktur. Kıskançlık yoktur. Tembellik
yoktur. Öfke yoktur. Kin yoktur. Nefret yoktur. İkiyüzlülük yoktur. Başkalarını
çekiştirme yoktur. Çünkü bunlar şeytanın silahlarıdır, insanlıkta yeri yoktur.
7. Evrensel düşünce, Manevi değerleri ön planda tutar.
Maddi değerler (para, mal) birer araçtır.
8. Evrensel düşünce, insanın eğitimini ve tekâmülünü,
Ruhsal yönden gelişmesini ön planda tutar.
9. Evrensel düşünce, Akıl ile Günülü birleştirmek
suretiyle, yaşamın güzelleştirilmesini, insan gönlünün arıtılmasını bir ana yol
sayar.
10. Evrensel düşünce, Hakkın, Adil paylaşımını esas
alır. Hak, Hak edene verilir.
11. Evrensel düşünce, İnsan olan İnsanın
aşağılanmasını reddeder. Çünkü insan ilahi bir varlıktır.
12. Evrensel düşünce, Akılcı olmayı, planlı ve metotlu
çalışmayı, ön koşul addeder. İnsanlık için; iyi faydalı ve kalıcı işler yapanı
ödüllendirmeyi bir görev sayar.
13. Evrensel düşünce, insanların birbirinden farklı
olduklarını, farklı düşünüp, farklı davranabileceklerini, tartışmasız kabul
eder.
14. Evrensel düşünce yaşamı güzelleştirmeyi görev
sayar. Bunun için tabiatın korunmasını esas alır ve bu insanın görevleri
arasındadır.
15. Evrensel düşünce, vurup kırmayı, asıp kesmeyi,
küfretmeyi, aşağılamayı reddeder. Bunları insanlık dışı eylemler olarak görür
ve insan olan insana yakıştırmaz.
16. Evrensel düşünce, kadın ve erkeği aynı haklara
sahip, insanın soyunu yetiştirmekle görevli sayar.
17. Evrensel düşünce, özgürce düşünmeyi ve düşüncesini
ifade etmeyi bir hak sayar. Başkasının hakkını ve hukukunu çiğnememek şartıyla.
18. Evrensel düşünce, bazı doğmalara bağlanmayı ve
bazı insanlara yaslanmayı reddeder. Yani evrensel düşüncede hurafe ve
torpilcilik yoktur.
19. Evrensel düşünce, maddi değerleri gerçeklik
sanarak ve bunları elde etmek için; çatışmalara girmeyi, talanlar yapmayı,
bunları elde etmek için yalanlar uydurmayı reddeder.
Sonuç olarak: Düşünce insanı Tanrıya yaklaştıran, en
büyük güçtür. İyi ve güzel şeyler düşünerek, yaşamınızı ve kişiliğinizi yeniden
planladığınızda ve programladığımızda, İçimizdeki şifreleri çözebilirsiniz.
Y.YAMAN
Düşünceler ve Sözler
DÜŞÜNCELER
VE SÖZLER
Düşündüğümüz
ve konuştuğumuz kelimeler, geleceğimizi oluşturuyor.
Kainat hiçbir zaman bizi yargılamaz. Zihnimizden
geçenleri, gerçeğe dönüştürür. Bilinçaltımız, düşündüklerimizi bizim için
gerçek olarak bize geri yansıtır. Düşündüğümüzün gerçekleşmesi için, bilinçaltı
türlü yollar arar ve yolumuza çıkarır. biz onu tesadüf sanırız. Ancak iyi
bilinmelidir ki, tesadüf diye bir şey yoktur. Sadece planlanan bir olayın
gerçekleşmesidir.
İnançlar
İnanmak,
emin olmaktır. İnanmak, düşündüklerimizi gerçek olarak kabul etmektir.
Zihnimizde oluşturduğumuz ve gerçekleşeceğine inandığımız düşüncelerimizin
gerçeğe dönüşür.
Her
düşüncenin gerçeğe dönüşmesi çaba gerektirir. Sadece düşünmek yetmez.
Düşündüklerimizi gerçeğe çevirmek için, planlamak, organize etmek, fiziksel
çaba sarf etmek ve fizik ötesi (metafizik) âlemle iletişim kurmak suretiyle
bilgisini yükseltmek ve edinilen bilgilerle, düşünceyi üretime çevirmek
konusunda harekete geçmek.
İnanmak,
kendine güvenmek, düşünceler doğrultusunda harekete geçmek, başarmak.
İlerlememize mani olan, olumsuz düşüncelerden ve inançlardan kurtulmak gerekir.
Olumsuz düşünceler insanın ilahi âlemle iletişiminin kopmasına sebep olur. İçinde
olumsuz düşünceler olan insandan ilahi âlem elçileri uzaklaşır. Bu gibi
insanların çalışmaları ve kazançları boşa gider. [Olumsuz düşünceler: Korku,
Küfür, Ego, kıskançlık, inançsızlık, dini istismar ve ayrımcılık gibi insanı mutsuz
eden engelleyici şeylerdir]
Hayattaki
seçimlerimiz bize aittir. Ancak her şey kontrolümüzde değildir. Beklentisi
içinde olduğumuz şeyleri yaşamımıza çekeriz.
Hayatımız,
düşüncelerimizi takip eder. Bu nedenle, problemlerin büyüklüğüne değil,
geleceğimizin ne kadar güzel olacağına odaklanmalıyız. Her zorluğun sonunda bir
kolaylık vardır.
Yusuf YAMAN
Dini doyumdan sonra evrensel boyuta geçiş
DİNİ DOYUMDAN SONRA EVRENSEL BOYUTA GEÇİŞ
Dünyamızda,
biz insanlardan beklenen, şahsi yaşamlarımız için gösterdiğimiz çabaların
yanında, Doğal Denge Kanunlarına paralel olarak, aynı seviyede çabaları,
Evrensel Aydınlık, Birlik ve Beraberlik sağlamak yolunda da vermeliyiz.
Kişi
kendisine olduğu gibi, çevresine, Ülkesine ve Dünya insanına yardım yapma
konusunda görevli olduğunu bilmelidir.
İnsanlar
arasında yardımlaşmanın, Evrensel bir görev olduğunu idrak edilmelidir.
Kutsal
Kitapları okuyup anlayanlar, anlayıp öğüt alanlar, bu yolda hizmet veren
Dostlar, kutsal Kitapların koruyucu Enerji Kalkanları altında korunmaya
alınırlar. Bu yolda çaba sarf edenler, Kutsal kitapların Aurasını Bilinç
Işıkları ile birleştiren İnsanlar O’na giden yolda Aşama yaparlar, Evrensel
Bilince ulaşırlar. Yani Dini Boyuttan Evrensel Boyuta geçerler.
Rabbin
Çağrısı olan, “İyiliklere koşun, iyilik yapmada yarışın” çağrısına uyulmalıdır.
Yüce
Yaratanın Katından (Sisteminden) yapılan, Birlik, Birleşim ve Bütünlük
çağrıları insanın, Evrensel Nizamın Şuurunu kazanması içindir. Bu Birleşim
çağrıları dünyanın her tarafında, her konuda, her çalışma sahasında geçerli bir
olgudur.
İnsanlar
arasında ayrımcılık yapılmamalıdır.
Bu
birleşim çağrıları, bireysel değil, guruplaşma için değil. Evrensel Nizamda
Yaratan ve Yaşatanın verdiği nimetlerin adil paylaşımı içindir. Yani adalet
sağlamada ve Nimetlerin adil paylaşımı için insanlar, vicdanlarının gösterdiği
yolu etkin kılmak için birlik olmalıdır.
Hizmette
insan ayırımı yapılmamalıdır.
Yarının
Güzel ve Adil dünyası, ancak Ego’dan arınmış, Evrensel Şuur kazanmış, İnsani
Kâmil olan, Gerçek İnsanlar tarafından kurulacaktır.
Rabbin,
“Bu Arza iyi kullarım varis olacaklardır” Ayeti, bu Birliğin, Bütünlüğün,
Bilginin, insanlara verdiği adil davranış ve adil paylaşım, Adil insan olmak, sonunda insanların varacağı
sonuçtur.
Sevgi
yaymada cömert olunmalıdır.
Bireysel
Bütünlük için girişimlerde bulunan bütünlükler, kendi ortamlarına hizmet etmek
dışında, Evrensel Nizamın; Adil davranış ve Adil Paylaşım ve iyiliklerde
istenen, birleşim konusunda, hizmet etmediklerinden, Evrensel Bütünlük ve
Evrensel davranış konusunda hizmet vermediklerinden, arzu edilen Güzel Dünyanın
Temelini atmak mümkün olmamaktadır.
Mezhepçilik,
bireysel birleşimdir. Ego tatmini içindir. İnsanlığa hizmet değildir. Cemaatçilik
de öyle, Ego tatmini içindir. Tarikatlar Evrensel olarak başlatılmıştır, ancak
sonraları Ego tatmini için kullanılmaya başlanmıştır. Mevlana Hazretlerinin Ne
olursan ol yine gel çağrısı, Evrensel çağrıdır. Hacıbektaş’ı Velinin 72 Millete
bir nazarla bak çağrıları (o devirde 72 millet vardı herhalde). Evrensel Çağrıdır.
Ne acıdır ki sonra gelen Din adamları bu Velilere saygıda kusur etmeyen
insanlar, Evrenselliği bırakıp, Egoizmi ön plana aldılar. Birlik Bütünlük ve Barışı kavgaya dönüştürdüler.
Bu nedenle Güzel Dünyanın Temelini atmak mümkün olmamaktadır.
Evrensel
Nizamda Birlik ve Bütünlük sağlamak, bu dünyaya gelen her insana verilen bir
görevdir.
Bu
Görev Genlere işlenmiş olan Programlarda vardır. Ancak İnsanoğlu serbest
iradesinin kendisine verdiği serbestlik doğrultusunda, Egosunun istediği yöne
yönelmektedir. Bu nedenle Gen Şifreleri çözememekte, Evrensel Birleşim ve Adil
Paylaşım Halka hizmet Hakka hizmet düsturlarını devre dışı bırakmakta, yaptığı
hataların sonucu olarak, Acı Azabı tatmaktadır.
Gönlünde sevgi dolu olmayan,
yarınların ne getireceğini bilmeyen insanlar, Şuursuzca bir yaşam tablosunu
sergilemekten öteye gidemeyecek ve büyük azabı tadacaktır.
Saffat:38,39-Size
çok Büyük Izdırap verecek bir azabı tadacaksınız: Ancak bu yaptıklarınızın
neticesi olarak başınıza gelecektir.
1 Temmuz 2013 Pazartesi
Manevi ilişkiler
MANEVİ İLİŞKİLER.
1.
Kimsiniz ve neden var oldunuz?
2.
Sonsuz kaynaktan nasiplenmeyi düşünüyor ve o
kaynağa bağlanmak için çalışıyor musunuz?
3.
İnsanların yüce varlığı, Allah tarafından Ruh
verilerek dünyanın hâkimi kılındığını, gene Ruh olarak döneceğini imanla
inanıyor ve şükrediyor musunuz?
4.
Kendine değer veriyor musunuz?
5.
Başkalarını olduğu gibi kabulleniyor musunuz?
6.
Her sabah dua edip, sağlıklı olduğunuz için
şükür diyor musunuz?
SAĞLIK.
1.
Bedeninizin sağlığı için hareket edin
egzersiz yapın.
2.
Dik yürüyün, dik oturun, omurganız düzgün,
omuzlar geriye çekilmiş olsun, Gülümseyin.
Selam verin.
3.
Berrak konuşun, Sevgiyle karşılayın insanları.
4.
Uykunuza dikkat edin. (Her gün en az 6 saat
uyuyun)
5.
Bol yeşilliklerin bulunduğu yerlerde
dolaşın. Nefes alın oksijen alımını artırın.
6.
Omurganız esnek ise gençsiniz.
EĞİTİM
Yaşam boyunca ve yaşamın her devresinde her
şey değişiyor. Her şey yenileniyor. Hem de yeni teknolojiler yaratarak. O halde
bu duruma ayak uydurmak, hayata hakim olmak ve
yaşamın bize bağışladığı fırsatlardan yararlanmak için, her yaşta yeni şeyler
öğrenmeliyiz.
1.
Hayatta dengeli yaşamak için öğrenmeliyiz.
2.
Beynimizin hastalanmaması için. Öğrenmeliyiz.
3.
Yaşamdan keyif almak için öğrenmeliyiz.
4.
Akıl zenginliği için öğrenmeliyiz.
5.
Kötülüklerden sakınmanın yollarını öğrenmek için
okumalıyız.
6.
Dünyada olup bitenleri öğrenmek için okumalıyız.
7.
Mesleği ilerletmek için öğrenmeliyiz.
8.
Geleceğe güvenle bakmak için okumalıyız.
9.
Hayatın bize bağışladığı fırsatları
değerlendirmek için öğrenmeliyiz.
10.
Bir meslek sahibi olmak için öğrenmeliyiz.
11.
Yaptığımız hatalara gülmek için öğrenmeliyiz.
12.
Geleceğimiz için temel edindiğimiz bilgilerdir.
O halde geleceğimizin temelini güçlendirmek
için öğrenmeliyiz.
13.
Düşünce ve karar verme yeteneklerimizi
geliştirmek için öğrenmeliyiz.
14.
Açık fikirli olmak için ve yaratıcı olmak için
öğrenmeliyiz.
15.
Başarılı olmak için öğrenmeliyiz.
16.
Mutlu olmak için öğrenmeliyiz.
17.
Ön yargılardan ve peşin hükümlerden kurtulmak
için öğrenmeliyiz.
18.
Öğrendiklerimizi uygulamak için öğrenmeliyiz.
19.
Öğrenmek zekâyı geliştirmek, gelişen zekâ para
ve zenginlik getirir. O halde zengin olmak
için öğrenmeliyiz.
20.
İnanıp iyi, güzel, faydalı ve kalıcı işler
yapmak için öğrenmeliyiz.
Günaydın Herkese Mutluluklar
Bir güzel dilek; RÜYA'dan geldi ben de sizlerle paylaşıyorum.
Dilerim daima mutlu olun, sağlıklı olun, sevgiyle kalın...
GÜNAYDIN HERKESE MUTLULUKLAR
Küçücük mutlulukların görkemine inandır
kendini
ve gülümse…
Umutların bitmesin asla izin verme!…Ve şairin şu sözlerine kulak ver;
“Senden bir tane daha yok bu dünyada.
Gülümsemeyi unutma!…”
Dilerim yüreğimizden ve gözlerimizden gülücük
Umutların bitmesin asla izin verme!…Ve şairin şu sözlerine kulak ver;
“Senden bir tane daha yok bu dünyada.
Gülümsemeyi unutma!…”
Dilerim yüreğimizden ve gözlerimizden gülücük
hiç eksik olmaz...
Dilerim günleri hep günaydın sıcaklığında ve
Dilerim günleri hep günaydın sıcaklığında ve
güzelliğinde yaşayın.
Dilerim Gönüllerinizden umutlarınız hiç eksilmesin,
Dilerim su berraklığında sevgiler yaşayın daima....
Dilerim Gönüllerinizden umutlarınız hiç eksilmesin,
Dilerim su berraklığında sevgiler yaşayın daima....
Aman dikkat!!!
Aklınıza gelen başınıza gelebilir.
Bu yüzden pozitif düşünün olumlama yapın
her anın tadına varın.
Güzel düşünün.. iyi yaşayın.
Karamsarlıktan ..umutsuzluktan..
enerjinizi düşürecek her şeyden uzak durun...
Koyuver derdin silinsin, yolver öfken
yorulsun,
Sonra korkma.. göster gönlün görünsün,
hoş gör ruhun sevinsin,
Gel bu günün hakkını ver... yarını yarın düşünsün .:)))
Gel bu günün hakkını ver... yarını yarın düşünsün .:)))
İsteklerinizin gerçekleşeceği,
Sevgi ve saygının anahtarlık gibi hep
yanınızda olacağı,
Başarılı , sağlıklı, huzurlu ve çok
mutlu bir gün geçirmeniz dileklerimle...:))))
Dilerim daima mutlu olun, sağlıklı olun, sevgiyle kalın...
Günaydınlaar herkeslere..:))))
İnsanın görevleri ve şeytanın insanlara yaptırdıkları
İNSANIN
GÖREVLERİ VE ŞEYTANIN İNSANLARA YAPTIRDIKLARI
1.
Madde kâinatı olarak yaratılan çekirdek
dünyada her şey zıddı ile kaimdir. Yanı
dünyadaki her şey, çift kutbiyet yasasına göre var edilmiştir. İnsan da bu çift kutbiyet yasasına göre
yaratılmış ve kendisine yol gösterilerek ve
tercih iradesi verilerek deneme ve imtihan için dünyaya gönderildiği kendisine anlatılarak akit alınmıştır.
İnsanın bu aktine sadık kalıp kalmadığını
kontrol etmek için, bedenine biyo kompüterler yerleştirmiş ve ayrıca sürekli insanın duygu, düşünce ve
davranışlarını kaydeden melekler görevlendirmiştir.
2.
Âlemlerin Rabbi olan Yüce Allah, Şeytanın
bütün insanlığın apaçık düşmanı
olduğunu beyan etmiştir. İnsanların şeytandan korunmalarını şeytanın izinden gitmemelerini
öğütlemiştir. İnsanların şeytanın ve tayfasından
uzak durmalarını, korunmalarını, istemiştir.
3.
Âlemlerin Rabbi olan Yüce ALLAH,
kullarına verdiği nimetlerin, şefkat ve
rahmetinin düşünülmesini, kendisine verilene şükretmesini ve verene hamd etmesinin gerektiğini insanlardan
istemiştir.
4.
İnsanların aklını kullanmalarını, kendisine
emanet edilen dünyayı ve üzerindeki
nimetlerin kadrini bilmelerini, israf etmemelerini paylaşımlarda adil olunmasını istemiştir. İnsanın sahip
olduğu bilgi ve birikimi ile insanların
yararına olan; iyi, güzel, faydalı ve kalıcı işler yapmasının insanların görevleri arasında olduğunun farkında
olunması gerektiğini
bildirmiştir.
5.
İnsanın bedenine yüklenen ilahi
programların, İnsanın hayatını yücelten, insanı
arındıran, insanı temizleyen ve onurlandıran bir nimet olduğunun farkında olmasını. İnsanı, sürekli
sabırla kendisine gösterilen doğru yola ulaşmasına
yardımcı olan kutsal kitapları ve Kuran'ı okumasının gerekli olduğunun farkına varmasını ve mutlaka Kuranı
anlayarak okumasını emretmiştir. Yani Kuran'ı OKU emri ile başlatmıştır.
İnsanlığın
içinde bulunduğu cahillikten kurtulmasının Kuran'ı okumaya anlamaya, anlatmaya ve uygulamaya bağlı
olduğunun bilincinde olmasını öğütlemiştir.
6.
İnsan hep kötü şeyler yapmaya meyilli
olarak, suç işleyerek ilerisini berbat
etmek ister. Halbu ki, yaradılışın amacı, insanların kendisini yaratanın hoşnutluğunu kazanması
içindir. İnsanların kâinat yasalarına uyumlu
davranışlarda bulunması gerektiğinin bilincinde olması gereği vardır.
7.
Allah'ın yaratması pozitiftir ve
insanların daima pozitif duygu düşünce ve davranış
içinde olmasını arzu eder. Kâinat'ta Allah'ın doğal yasalarından ayrılan ve Allah'ın yarattığı canlı cansız,
varlıklarına hoyratça davranışlarda
bulunan insanoğlunun ilerisini berbat etmekte olduğu aşikârdır.
ŞEYTAN, NEFSİNE UYAN
İNSANLARA NELER YAPTIRIR
Şeytan
bütün insanlığın apaçık düşmanıdır. Bütün insanların şeytanın izinden
gitmemeleri gerekir. Ancak insan hep suç işleyerek ilerisini berbat etmek
ister. Bu istek insanın şeytan tarafından kandırılmasını kolaylaştırır.
Şeytan, daha insanlar
dünyaya indirilmeden, enerjitik yaratımdan robotik kalıplı yaratıma geçirilmesi
sırasında, Allah'ın ben bir âdem yapacağım ona ruhumdan ruh üflediğimde ona
secde edin, emrine karşı gelerek insana secde etmeyeceğini kendisinin daha
üstün olduğunu belirterek, insanları saptıracağını söylemiştir. Ancak Allah'a
sadık olan asil kullar bu saptırmanın dışındadır diyerek. Allah'ın ruhundan ruh
taşıyan ve bunun farkında olan insanları saptırmanın mümkün olmadığını
belirtmiştir. Burada önemli bir husus var o da insanın sahip olduğu ilahi
programların farkında olması ve yaratanına sıdk ile bağlı olmasıdır. İnsanın
robotik kalıba büründürülmesini (bedenlenmesini) müteakip, Âdem Havva ve Şeytan
üçlüsü birlikte dünyaya indirilmiş ve yaşamlarına dünyada devam ederken, şeytan
çeşitli şekillerde âdemoğullarını saptırmıştır. Daha sonra dünyaya indirilen
insanoğlu da şeytanın saptırmalarına maruz kalmış ve birçok kavim bu nedenle
helak edilmiştir. Bu günde bu saptırmalar artarak devam etmektedir. Allah
sonumuzu hayr eylesin inşaallah.
Şeytan, İnsanları Hangi
Konularda Saptırıyor?
1.
Şeytan
İnsanı Şirke Düşürür.
İnsanoğlu, Allah'ın kendisine öğrettiği ve bedenine
yüklediği yaşam programları ile edindiği bilgiyle, kendini beğenmek ve
kibirlenmek suretiyle gurura kapılarak, Şirke düşmesine neden olmaktadır. Bunu
fırsat bilen şeytan insanların bütünsel birlik sırrına aykırı tarzda hareket etmelerine
yardımcı olmak suretiyle insanı Kuran yolundan saptırır. Bunun sonucu olarak İnsanın
kibirlenmesine ve Bütünsel birlikten koparmasına sebep olarak kendisine bağlar.
Şirke düşen insana Allah yardımı kesilir. Çalışmaları da boşa gider.
2.
Şeytan
İnsanı Seksüel Sapmaya Uğratır.
Kendi bedenine işlenen ilahi yaşam programlarına
uygun hareket etmesi gereken insanoğlu, kendisine verilen robotik kalıbını
seksüel sapkınlık frekansına yükselterek sapmaya uğratır.
Şeytan insanları nefsine hâkim olmalarındaki
zayıflıktan yararlanarak, İnsanları ve toplumları, seksüel sapmaya uğratmak,
yozlaştırmak suretiyle insanları kendine bağlar.
3.
Şeytan,
İnsana Barbarlığı Yaptırır.
Dünya üzerindeki insansal toplumlar, doğal olarak
sahip bulundukları ilahi yaşam programlarına uygun hareket etmeleri gerekirken,
bunun farkında olmadan, şeytanın taraftarları tarafından barbarlık yapmaya,
çevreyi ve toplumu tahrip etmeye teşvik edilirler, insanların bu yöne itilmelerine
sebep olarak, barbarlaştırarak kendisine bağlar.
4.
Şeytan,
insanı bunalımlara sokar.
Şeytan ve tayfası, çekirdek dünya üzerindeki insan
topluluklarını bunaltarak insanın yaradılış amacına aykırı davranışlarda
bulunmasını, isyan etmesini, şeytanın silahları olan; kin, nefret, haset
etmesini, yalan söylemesini, kendisine ait olmayanı sahiplenmesini, tartıda
egoist davranmasını, hep kendisini düşünmesini öğütleyerek insanın şeytanın
silahlarını kuşanmasına sebep olur. Nefsine hâkim olmayan insan toplulukları bu
tür davranışların kendisine fayda sağlayacağı düşüncesi ile kendisine
gösterilen doğru yoldan saparak, şeytanın tayfasına katılarak nankör
olmaktadırlar. Bunun sonucu bunalımdır.
5. Şeytan İnsanı; Büyü, Nazar, Fal ve Sihir İle
Etkisi Altına Alır.
Şeytan grubuna bağlı olan, büyücü, nazar edici,
falcı, sihirci güç toplulukları, çekirdek dünya üzerindeki insansal, hayvansal
canlıları etkisi altına alarak insanın kendisine gösterilen ilahi yoldan
sapmalarına sebep olarak, kendisine bağlar.
Çekirdek dünyadaki bu çift kutbiyet yasası içinde;
Nefsi Nuraniler FETH-İ NURANİ'Yİ gerçekleştirmek
isterken.
Nefsi zülmaniler de FETH-İ ZULMANİ'YI
gerçekleştirmeye çalışırlar.
Göksel hiyerarşi de Nefsi nuraniler; Sirius görev dağılım / yönetim / tasarruf
planlarına uygun hareket eden pozitif kuşaklardır.
Nefsi zûlmaniler ise Orion
grubu ve bu guruplara bağlı olarak faaliyet gösteren negatif kuşaklardır.
Sirius ve Orion yıldız grupları saman yolu galaksisi
içinde yer almaktadırlar.
Kaynaklar: 1-Kuran'ı
Kerim
2-Bu
galaksi şeytanları :Ö.Cenap Başman
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)