22 Ekim 2014 Çarşamba

Dünyad birlik ve Barışı Sağlamanın yolu

DÜNYADA BİRLİK VE BARIŞI SAĞLAMANIN YOLU.
Hazırlayan: Yusuf YAMAN
Dünyada birlik ve barışın sağlanması için, Dünyadaki, Ruhsal Bütünlüklerin tümünün bir çatı altında birleşmeleri, dünya birliğinin kurulması için gerekli ve ilk şarttır, ilk adımdır.
Bugüne kadar gelinen noktada, Dini ayrılıkların, insanlar tarafından, kıskançlık ve çekememezlik nedeniyle suni olarak meydana getirilen ayrılıklar olduğu
Kuran'da belirtilmektedir.
O, halde sevgi dolu gönüllerle insanlara çağrıda bulunalım.
Egosunu kontrol altına almış, evrensel düşünen ve bu düşünceyi uygulamayı arzu eden herkesin yeni bir dünya kuruluşuna katkıda bulunmasının gereği vardır. Çünkü İnsanların bozduğu kötü ve bencil toplulukların oluşmasına sebep olduğu bu dünyayı, gene insanların düzeltmeleri gerekir.
Evrensel Nizamın Kurucusu Allah'tır.
Bizi yaratan Allah, Biz insanları çeşitle şekillerde denemeye almıştır. Biz insanları hem hayra, hem de şerre müptela kılmıştır. Ki, insan denen varlığın aklını kullanıp kullanmadığını denesin. Kurduğu evrensel nizamı devam ettirip ettirmediğini görsün. Kendisine teslim ettiği dünya nimetlerini adil paylaşıp paylaşmadığını, birbirine iyilikte bulunup bulunmadığını, görev bilinci içinde çalışıp çalışmadığını, aldığını hak edip etmediğini, kendisine verilen dünya nimetlerini hak edip etmediğini, hayra mı, şerre mi yönelip yönelmediğini, görmek ve ona göre, mükâfatlandırmak ya da cezalandırmak takdirini kullanmak Yaratanın kendisine aittir.
Kutsal kitapların yaptığı uyarılar, insanlığın birliğinin sağlanması, Adaletin sağlanması, Rabbin verdiği nimetlerin adil paylaşımının sağlanması, dünyanın kurtuluşu içindir.
İnsanlar üzerine düşeni, Yaratan ve Yaşatanın Evrensel yasalarına göre yaparlarsa ALLAH'IN da yardım da bulunacağından kimsenin şüphesi olmamalıdır.
Hakikatin idrakine varan insanlığa perdeler açılmakta, ilahi planda verilen öneriler doğrultusunda, bilinçli hareket etmek insanlığın yarınlara varmasını kolaylaştır-maktadır. Kısır bilinçler, verimsiz ve bencil düşünceler, insanlığa hiç bir şey kazandırmayacağının idrakine varmalıyız. Birlik ve bütünlük şuurunu idrak  etmeliyiz.
Evrensel şuurun bilincine erişmemiş insanların ferdi empozelerle, kendi getirdiği özel kurallarıyla, insanlığa hizmet görünümünde meydana getirdikleri toplulukla-rın, sadece kendisine taraf olan kimselere yardım eden ve içinde egoizmin bulun-duğu topluluklardır.
Evrensel, Dini ve İnsani değerlerde, Evrensel düşünce, Evrensel bilinç, Evrensel bilgi paylaşımı, Evrensel plan ve Evrensel uygulamalar, Rabbin bize verdiğini adil paylaşmak, birlik ve beraberliğin, sevgi, saygı, hoşgörünün hüküm sürdüğü, herkesin birbirini sevip saydığı, her millete aynı nazarla bakabildiği bir düzen dünyanın kurtuluşuna yardımcı olabilir.
Egolarının tatmini için kurulan topluluklar, guruplar; Evrensel, Dini ve İnsani değerlerin dışına çıkmış, ayrılıklara sebep olan ve olmakta devam eden insanlar, gerçekte kendinden başkasını düşünmeyen, başkalarına değer vermeyen düşünce-lere sahip insanlar, kendilerinin de değerli olmadığını, huzur bulamayacağı, baş-kasına da huzursuzluk veren bir dünya oluşturuyorlar.

Herkesin bencil olduğu, işlerin iyi yapılmadığı, insanlara değer verilmediği,
Evrensel yasaların işlemediği, evrensel gelişmelerin olmadığı bir toplumda huzur tesisi mümkün olamaz ve insanlar huzursuzluk içinde bocalayıp dururlar. günümüz de olduğu gibi.

Hakkın hakikatin bilinmediği, dış görünüşlerin ve fiziksel hareketlerin öncelik taşıdığı, Şekilciliğin alabildiğine yayıldığı, Ruhsal ve duygusal doyumun olmadığı kalbin huzura ermediği bir toplumda huzur tesisi mümkün olur mu?
Adaletin sağlanması, adil paylaşımın gerçekleşmesi ve ayrımcılığın yok edilmesi, evrensel kurallara uyulması için indirilen Kuran'ı Kerimin indirilmeye başlandığı ay olan Ramazan ayında, herkesin Kuran'ın getirdiği bu Evrensel birlik ve beraberliğin idrakine varmasının gerekli olduğunu; bunun için Kuran'ın okunup anlaşılması ve anlatılması gerektiğini hatırlatmayı bir görev bildim.




Elçilik sisteminin sona erdirilmesi ve insanlara Evrensel boyutun açılması

ELÇİLİK SİSTEMİNİ SONA ERDİREN YÜCE RABBİMİZ İNSANA, EVRENSEL BOYUTLARA AÇILMA İZNİ VERMİŞTİR.
Hazırlayan: Yusuf YAMAN
Kuran’ı Kerimin indirilişiyle, elçiler vasıtasıyla, insanları gerçeğe çağırma, insanları bilgilendirme, insanları birliğe çağrıma, adaletli davranmaya, Nimetlerin adil paylaşımını sağlamaya yönelik süreci sona erdirilmiştir.
Kuran’ın indirilişinden günümüze kadar olan süreçte, insanlara kendini tanıma ve Kuran’ın evrensel kurallarını yaşamlarına tatbik etme müsaadesini vermiştir. Ancak insanlar bu gerçeği bırakıp, kendisine verilen öğütleri ve ilahi emirleri unutup, egoyu ve ön yargıyı öne alarak dağılma sürecine girmiştir.
On beş asırlık bir sürede Kuran’daki gerçekleri öğrenme ve yaşamına tatbik etme sürecini değerlendiremeyen insanlık. Ayrıca kendisine elektromanyetik dalgalar ve radyo sinyalleri ile birleştirilerek gönderilen ve gönderilmekte olan KOZMİK Bilgiler, insanın beyinsel gücüne ulaşarak insanın eğitimine çalışılmıştır.  
İlahi Âlemden Kozmo Teknoloji vasıtasıyla gönderilen bu Kozmik bilgileri, İnsanların alabilmesi için şu altı aşamayı gerçekleştirmesi gerekir.
1.        Kibir, Gurur gibi kendini beğenme hasletlerden arınmalı. Kin ve haset gibi olumsuzlukları içinden silip atmalıdır.

2.        Mal, Mülk biriktirme ve kendinin emeğinin karşılığı olmayanı almak gibi Madde müptelalığından kendini kurtarmalıdır.

3.        Aşk, Sevgi ve Dostluğa açık olmalıdır.

4.        Özveri ve Hoşgörüyü kendinde sabitlemelidir.

5.        Kendini, kendinde aramalı, egoyu içeren hususları kontrol altına alarak olumsuzlukları içinden silip atmalıdır.

6.        Yaratan ve Yaşatan Yüce Rabbin Manyetik Alanına girmek için O’nun indirdiği vahyi ile hemhal olarak, O’na ulaşmaya çalışmalıdır.

Bu aşamaları gerçekleştiren, bu hususiyetleri kazanmış insanlarda önyargı yoksa Kozmik Bilgileri Allah’ın izniyle almaya başlayacaktır.

Bilindiği gibi, Kozmik Enerji Porları, Bilgi ve Bilinç taşıyan enerjilerdir.
Bu enerjiler dünya insanının kendini yetiştirmesi için dünyamıza sürekli gönderilmektedir. Bu bilgiler aynı zamanda insanların 6. Hissini geliştirirler.

Bu enerjileri alabilen ve insanlık yolunda hizmet veren insanlar, göksel âlemle irtibat kurabilirler. Bu irtibatlar İlahi Planın denetiminde olur.
Denetime alınan insanlar, layık oldukları Bilgi ve Bilinç seviyesine göre bilgiler kendisine açılır. Gelen bilgiler insanı yetiştirici unsurlardır.

Bu bilgilerin yeterince alınıp alınmadığı bilgileri alanların buna layık olup olmadıkları ve alınan bilgilerin ne derecede değerlendirildiğini denetlemek için; Dünyamıza Kontrol dalgaları gönderilir.

İlahi âlemden gönderilen bu kontrol dalgaları, insanların yaşam düzeninde olumsuzluklar var ise bu dalgalar olumsuzlukları daha da olumsuz yapar. Bu nedenle gerek toplumsal gerekse ailevi düzensizlikler meydana gelir.

Hakiki bilince varmış, “Rabbim Allah’tır deyip sonrada doğru olan”, olumlu düşünce ve hareketleri kendine şiar edinmiş, iyi, güzel, faydalı ve kalıcı işler yapan, sahip olduğu bilgileri insanlık yararına kullanan insanlara, Göksel âlem yardım elini uzatır. Bu nedenle hiçbir zaman ümitsizliğe düşmeyelim.

Her yeni gün, yeni bir Kozmik aşamadır. Bu aşamaları muntazam olarak aşabilmek için, insanoğlunun Birlik ve Bütünlük içinde, Bilgi ve Bilinç Potansiyelini artırması, güçlenmesi gücüne güç katması gereği vardır.
Bilginin; güç, kuvvet olduğunu unutmayalım. O nedenle Kuran OKU emri ile başlatılmıştır.

Alınan yeni bilgiler, insanlığı ileri planların görünmez ufuklarına hazırlayacaktır ve bilinmeyen dünyalara götürecektir.
Allah, insanı nasıl ki başka bir toplumun soyundan, başka bir yıldızdan dünyaya indirdi ise, bu kez Allah’ın Vahyi ne uyan, Bilgilenen, Bilinçlenen, Arınan insanları da yenidünyalara indirecektir.

Allah’ın indindeki Teknolojik boyut bunu yapmaya muktedirdir.
Dünyamıza toplum bilincine göksel emirler ve ilahi kitaplar olarak yansıtılmış olan hakikatler, teknolojik boyut vasıtası ile indirilmiştir.
Dünyamıza indirilen Tevrat, Zebur, İncil ve Kuran insanlığa Tek Tanrı bilincini ve İnancını aşılamıştır. Bu kitapların gayesi insanlığı yarınların dünyalarına hazırlamaktır.
Şunu unutmayalım ki Göksel hiyerarşi de Teknolojik uzmanlar vardır ve bunlar Allah’ın emri doğrultusunda dünyamızdaki Teknoloji ile uğraşanlara bilgi ve ilham verirler.
Teknolojik boyut, Ruhsal Plan ile paralel çalışarak, 15 asırdaki bir süreç içinde hazırlanan insanlığa artık, EVRENSEL BOYUTLARA açılma izni verilmiştir.

Kuran’ı Kerimin gelişi ile kapanan Peygamberlik (elçilik) sistemi yerine, Dünya insanlığına, Kozmik Enerjiler ile bilgiler yansıtılıyor. Yansıtılan bu EVRENSEL bilgileri alan insanların kendi yolunu kendisi bulması isteniyor.

Bu şekilde bilgi aktarılması, insanlığın hızlı bir şekilde uyanması kendisindeki hasletleri keşfederek, kendisindeki bilgileri harekete geçirmesi ve ilahi âlemle irtibatı sağlaması içindir.

Gelen bu Kozmik bilgileri, insanoğlu kendi bilgi ve bilinç düzeyine göre seçer ve kendi yolunu kendisi belirler.
Bu şekilde insanlığa gönderilen bilgileri alabilen insanlar Bin yıllık gelişmeyi Bir yılda gerçekleştirebilirler.
Bu sebeple insanoğlunun gideceği Evrensel yol Kuran’da bildirilmiştir. İnsanoğluna Kozmik Enerji dalgaları ile gönderilen yeni bilgileri alabilmesi için Kuran’daki Bilgileri Okuyup Anlaması, Bilinçlenmesi, Bilgilenmesi ve Şuurlanması ile mümkündür.

Gelen yeni Kozmik Bilgileri alan insanlar, Kuran’ı Okuyup anlamış ve Kuranın Evrensel bilgilerini almış ve İlahi düzenin İdrakine varmış insanlardır. Bu insanlar kendilerini dünyadaki bugünkü karmaşalardan uzak tutarak, Hakikati, Hakiki Bilinçleri İle kavrayabilen, birlik ve bütünlük içinde olan insanlar İlahi âlemden yardım alabilirler.

Aksi halde Kozmik bilgileri alan herkes kendi bilinci doğrultusunda herkesi irşat etmeye çalışacağından, dünya insanlığı Kozmik bir Kıyamet yaşayacaktır.
Günümüzde olmakta olan da budur.



22 Ağustos 2014 Cuma

İnsanlardaki olumsuzluklar ve doğadaki dengesizlikler

10.7.DÜNYADA, İNSANLARDAKİ OLUMSUZLUKLAR VE DOĞA DAKİ DENGESİZLİKLER.

Hazırlayan: Yusuf YAMAN
Değerli dostlar; Dünyada insanlarda meydana gelen olumsuzluklar, insanların doğada sebep oldukları dengesizlikten ve insanoğlunun aç gözlülüğünden ileri gelmektedir. Çünkü bütünde her şey birbiri ile iletişimdedir. Birbirini destekler vaziyettedir. Biz insanlar bunu fark etmesek de.
RAHMAN:7,8-Göğü yükseltti mizanı koydu. Tartıda taşkınlık edip dengeyi bozmayın.
İnsanoğlu doğadan çaldığını geri vermezse, cezasını görür, görecektir. Günümüzde meydana gelen hortum, fırtına sel ve aşırı yağışları hatırlayınız. Bunlar dünyada ki olumsuzluklara karşı insanoğluna uyarılardır.
Dünyayı kaplayan kasvetli günler, maddi ve manevi baskılar, bulutlu günlerde cereyan eden olayların sebep olduğu, toz duman, kan ve gözyaşı, Allah’ın yardımı ile bulutların dağılmasından sonra çok güzel güneşli günler olacaktır.
Kendi bilincini kazanmış, sonrada kendi görev bilincine varmış ve Allah’ın indirdiği ile hemhal olanlara gök kapıları açılacaktır.
Allah’ın kelamını okuyup anlayan öğüt alan dostlar, ilahi âlemden yardım göreceklerdir.
Gökten gelen kozmik titreşimleri alabilen insanların yürüyüşü hızlanacaktır. İnsanoğlu artık gökten indirilen vahiylerin bildirdiği gerçeklerin farkına varmalıdır.
Allah’ın indirdiği ile meşgul olanlar, arınmışlık ortamına alınırlar. Arınmışlık ortamına alınanlar; Bağnazlık, yobazlık, bencillik, ortamlarını terk edeceklerdir.
Herkesin aradığı ortam Arş’ın kapısına kadardır. Esas marifet arşın kapısını açabilmektir.
Nereden geldiniz nereye gidiyorsunuz? Bu bilince varanlar ve bunu bilenler tekâmül yolunda kendini yetiştirenlerdir.
Gök kapıları, insandaki tekâmülden sonra insana açılır. İnsanın tekâmülünün gerçekleşmesi, insanın kendi iyi niyetiyle ve ilahi âlemden verilen öğütlere uyması ile kendini hakka götüren yolun ışıklarını görebilir.

ARAF:40-Bizim ayetlerimizi yalanlayan ve onlara inanmağa tenezzül etmeyenler var ya, işte onlara gök kapıları açılmayacak ve deve, iğne deliğinden geçinceye kadar onlar cennete giremeyeceklerdir! İşte suçluları böyle cezalandırırız.
Allah’ın kelamını almak, O’nun yolunda olmak, O’nun bildirdiği yolda halka hizmet etmek için; iyi, güzel, faydalı ve kalıcı işler yapanlar ve selamete ermek için hoşgörü ile ibadet edenler, Allah’ın izni ile O’na giden yola vasıl olurlar.
Hoşgörüden uzak olanlar ve ayrımcılık yapanların yaptığı ibadetler boşa gider. İnsanlar arasında ayrımcılık yapanlar, Allah’ın emirlerinin dışına çıkmış olurlar.
Çünkü Allah birliği ve yardımlaşmayı emreder. Herkese bir nazarla bakan hoşgörü sahiplerinin gönül seccadesinde kıldıkları namazlar hakiki ibadet sayılır.
Selamet Meleği, bu gönül ehillerini Allah’ın izni ile selamete ulaştırır.
Bu güne kadar gelen bütün dini öneriler, insanları irşat etmek ve arındırmak içindir. Dini doyuma ulaşmış insana evrensel bilgiler verilir. Evrensel bilgileri alabilen insanlara ilim ve bilim yolu açılır. Allah’ın izni ile bilgiye odaklananlara o bilgi kaynağına bağlanması sağlanır. Din: Rabbin yaratma ve yaşatma yasasıdır ve insanlar bu yasaya göre yaratılmıştır. İlim: Allah’ın yarattığı ayetler (Kâinat, insan dünya, gezegenler, galaksiler), içine gizlediği bilgiyi bulmak için yapılan çabadır.
Dini bilinçte hakiki dinin özü vardır. Dinde şekilcilik yoktur. Özden bağlanma ve huşu vardır. Gelen uyarılara uygun hareket eden insanlar arasında ayrımcılık yoktur. Çünkü insanın özü Allah’ın Ruhunu taşır. O, insana kendi Ruhundan Ruh üflemiştir. İnsana ceza vermenin Rabbimize ait olduğunun farkında olan insanlar korunurlar. Ve hakka giden yola vasıl olurlar. Gönüllerdeki mühürleri açılır. Genlerindeki şifreleri çözülür.
Şartlanmışlıklardan ve Bağnazlıktan kurtulanlar, Allah’ın kelamını okumak ve anlamak, anladığını uygulamak suretiyle genlerindeki şifreleri ve beyinlerindeki kodları çözerler ve insanlık için büyük hizmetler yapabilirler.
Halka hizmet Hakka hizmet düsturu ile çalışanlara hakikatler bildirilir. Ve bilgi alan herkes yenileniyor. Hakkın kelamını anmaya hak kazananlar, gök kapılarından, O’nun yardımı ile geçerek O’nun izni ve yardımı olmadan, Melekût âlemine yükselmek mümkün değildir.

TUR:27-Allah bize lütfetti de bizi o delikçiklere işleyen azaptan korudu.
(Delikçiklere işleyen azap manyetik alan kuvvet hatlarıdır)
TUR:28-“Biz bundan önce yalnız O’na yalvarır, bizi korumasını O’ndan niyaz ederdik. Çünkü iyilik eden, esirgeyen O’dur. O.”
Sebatkâr insanların çabaları evrensel çabayı kapsayacak nitelikte olmalıdır. Aksi halde ortamlarından çıkmaları mümkün olmaz. Sadece kendi kendini tatmin eder. Yenişmeye çekişmeye devam ederler.
Kutsal kitapların ve bu kutsal kitapları tamamlayan Kuran’ın indirilmesi, insanoğlunun; Allah’ın verdiği nimetleri adil paylaşması, kendinse emanet edilen dünyayı koruması ve insanların birbirini sevmesi, Allah a karşı saygılı olması, her insanın; Allah’ın emri ile korunma ve kontrol altında olduğunun bilinmesini, bildirmek ve dönüşün kendisine olduğunu hatırlatmak içindir.
Değerli dostlar, sadece oruç tutmak ve namaz kılmak yetmez. Kuran mutlaka okunmalıdır. Mealin den veya aslından okunmalıdır. Bazı din adamları Arapça okunmadıkça sevap kazanılmaz diyorlar. Bu Allah’ın emrine karşı gelmektir. Allah Yaratan Rabbin Adı ile OKU diyor. Şu lisanda bu lisanda Oku demiyor.
Kuran Arapça inmiştir ki Araplar onu okuduklarında anlasınlar diyedir. Yani Kuran’ı anlamak ve anlatmak için okumalıyız. KURAN İnsanı Özüne ulaştırır.
Kuran’ın inişinin kutlandığı bu günlerde, herkesin Ön yargısız Kuran okumak suretiyle özüne ulaşmasını diliyorum.


11 Temmuz 2014 Cuma

Ömrü uzatan yiyecekler

ÖMRÜ UZATAN YİYECEKLER

PORTAKAL
Okinawa’da en fazla tüketilen meyveler arasındadır. Portakalı C vitamini ile dolu olmasından bilirsiniz ama hepsi bu değil. Bütün turunçgiller gibi yeterli oranda kalsiyum taşır ve aynı zamanda anti-kolesterol lifler taşır. Ve unutmayın, meyve en iyi tatlıdır.

ANANAS
Egzotik meyvelerin başında gelir. Düşük kalori yoğunluğuyla ilgi çeker. Sindirim proteinlerini üreten, özellikle balık ve ette bulunan ‘bromelain’ adında bir enzim içerir. Bu enzim kan pıhtılaşmasını dengeler ve kalbi korur. Bundan başka midede kanserojen maddelerin birleşmesine engel olan enzimleri içerir ve mideyi korur.

AVOKADO
Kalori yoğunluğu çok yüksektir fakat günlük mönüde yer alacak iyi bir adaydır. Çünkü, yağları çok yararlıdır (zeytinyağı kadar iyidir) ve diğer yandan kalp için iyi bir kozdur. Örneğin, lifleri, E vitamini anti-kolesteroldür ve çok iyi bir antioksidandır.

ELMA
Kolesterolü ve tansiyonu düşürür. Düzenli olarak belli oranda tüketmek anti-aging etkinlik sağlar, kandaki şeker oranını düzenler ve diyabetin hızlandırdığı erken yaşlanmayı engeller. Bağışıklık sistemini güçlendirir, her gün yemek çok iyidir. Eklem ve romatizma ağrılarını keser. Kabızlığı engeller ve ishali keser.

ERİK
Okinawa’da, genellikle salamurası yapılır ve macun kıvamında kullanılır. Sade bir şekilde pirinç ya da çaya eşlik eder. C vitamini konusunda alçakgönüllüdür ama kan damarlarını güçlendiren, etkililiğini artıran ilgi çekici unsurlarca zengindir. İdrar sökücüdür, bağırsakları yumuşatıcı etkisi vardır. Mineralden zengindir ve iyi bir anti-aging kaynağıdır!

KARPUZ
Serinletici etkisi dışında, su içeriğiyle rekor kırar, ama diğer nitelikleriyle de bilimsel olarak ilgi çeker. Yüksek oranda keratin içerir, (portakal renginde bir kavun seçin), lif olarak zengindir ve anti-aging’dir. Diğer meyve ve sebzeler gibi sayısız kanser ve kardiyolojik hastalıklardan korunmada etkilidir.

GOYA
Acı karpuz, goo-fo olarak da adlandırılır. Bizdeki sakız kabağına benzer. Kalori yoğunluğu düşük, vitamin ve lifler açısından zengin olduğu için çok sık tüketilir. Yemeklerin şeker verimlerini yavaşlatır ve kandaki şeker oranını düşürür. Acılığı sindirim sistemini yatış-tırmaya yardımcı olur, özellikle de karaciğeri. Sağlık ve güzellik için mükemmeldir.

JAPON ARMUDU
Bir nevi elmadır ama ağızda armut etkisi yapar. Japon armudu, bizim armudumuza çok yakındır, yararları ve taşıdığı besin değerleri açısından da. Bileşimi çok dengelidir, nitelik ve makul bir mineral yelpazesine sahiptir, kalori olarak kusursuzdur.

KİRAZ
Kiraz zamanı, Okinawa’da en güzel mevsimdir. Kiraz, pigment olarak güçlü koruyucuları sayesinde kılcal kan damarlarını korur. Vücudun diğer bölümlerine dağılan (ayaklar, eller, gözler) flavonoid’ler olarak adlandırılan bu pigmentler, kan dolaşımını destekler ve organların düzenlenmesini sağlar. Bu, yaşlılıkla savaşmada önemlidir.

LİMON
Bütün turunçgiller gibi limon da sağlığa olan çok büyük katkılarıyla tanınır. Vitaminler ve flavonoid’lerle kan damarlarını güçlendirir. Kan dolaşımı yoluyla organlarımıza, hücrelerimize tıpkı benzin gibi güç verir ve vücudun yaşamsal vitamin materyallerini sağlar. Üstelik kanserden korunmada da önemli bir yeri vardır. Bütün yemeklerimize biraz limon suyu katarak onun faydalarından yararlanabiliriz, çünkü limon kandaki şeker oranını ve aynı zamanda kan basıncını düşürür.
BAHARATLAR
Kardomom
Bağırsaklar ve solunum için çok yararlıdır. Tohumları doğrudan yeterli miktarda çiğnenir. Aynı zamanda tatlılarla da kullanılır.

Zencefil
Üstün özellikleriyle dikkati çeker. Tadı damağa uygun değildir, ama güçlü özellikleri oybirliğiyle kabul görür. Zencefil sindirime yardımcı olur ve mide bulantısıyla savaşır, hamile kadınları sakinleştirir. Kanı sıvılaştırır, enfarktüs ve beyin rahatsızlıklarına yol açan pıhtılaşmadan korur. Basitçe kan dolaşımını kolaylaştırır. Kirazla birlikte romatizmayla savaşır. O halde taze bir zencefil kökü almayı düşünün. (Genelde kurumuş ya da dondurulmuş olarak satılır.) Sebze ve balıkla güzel bir koku verir.

Hardal
Sadece bifteğin üzerinde sarımtırak rengiyle düşünmeyin. Dijon hardalı olarak bulmak zorunda değilsiniz. Hardal, her yerde küçük bilyeler halinde sunulan bir baharattır. (Hep kavanozlarda saklanırdı bilirsiniz). İdrar söktürücü, bağırsakları yumuşatıcı ve uyarıcı etkisi vardır.

Karabiber
Herkes tarafından bilinir, tek başına tüketilen baharatların dörtte birini karşılar. Düşük dozda pankreas ve mide dostudur. Nezle ve ateşle savaşır, ama özellikle idrar yolları rahatsızlığınız varsa az tüketmelisiniz.

Zerdeçal

Anti-aging baharatlarının yıldızıdır. Sağlığa iyi gelen baharat grubunun aslandır. Kendine özgü özellikleri ile aspirinden daha çok anti-enflamatuardır. Geleneksel olarak inkar edilemez; anti-viraldir. Diğer bir deyişle grip ve nezlede virüslerin yayılmasını engeller. Genel olarak bağışıklığı güçlendirir. Enfarktüse bağlı kan dolaşımını engeller. Diğer bir deyişle kolesterol oranını düşürür. Bazı kanserlerin (özellikle bağırsak ve prostat) gelişmesini engeller. Karındaki şişliğin giderilmesine yardımcı olur. Menopoza bağlı semptonların azalmasına yardımcı olur. Güzel bir CV değil mi?

5 Mayıs 2014 Pazartesi

Püf noktası nedir
Püf Noktası Nedir
Mutfak eşyalarının üzerindeki etiket izlerini yok etmek için, üzerlerine mobilya cilası serpip yumuşak bir bezle silin
Fırınınıza sinmiş kötü yemek kokuları için; yemek yapmadan önce fırınınızın ortasına yarısı sirke yarısı su ile doldurulmuş bir tava koyun. Fırınınızı birkaç dakika için ısıtın daha sonra soğumaya bırakın.
Gömlek yakalarındaki kirleri gidermek için, gömleği makineye atmadan önce yaka kısmına sabun sürüp 15 dakika bekletin.
Tutkal lekelerini çıkarmak için, sirke ile ıslatıp, bol su ile durulanmalıdır.
Masanızın üzerine damlayan mumları çıkarmak için lekenin üzerine neft döküp 5 dakika bekleyin sonra nemli bir bezle silin.
Ellerdeki soğan ve sarımsak kokularını giderebilmek için yapılacak en iyi şey, haşlanmış patatesle ovmaktır.
Çay lekesi:
Pamuklu ve yünlülerde: leke taze ise, ılık suya batırılmış bir bezle ovulur.
Eskimiş ise, içine limon suyu katılmış ılık suda ıslatılmış bir pamuk parçası ile silinir.Ilık su ile çalkalanır.
Bir yerdeki sigara dumanını yok etmek için hemen mum yakın
Ütüde sararan elbise hemen oksijenli su ile silinirse sararan yerler kaybolur.
Kuru bakliyatları bir gece önceden ılık suya koyun ve haşlarken içine biraz karbonat ilave edin
Sürahinizin dibi kir tutmuş ise, içine bir avuç tuz ile sirke koyup çalkalayınız
Tertemiz olacaktır.
Buzdolabındaki nemi almak için, dolaba içi tuz dolu bir kap konur.
Pişirdiğiniz kek kalıbından çıkmıyor ise, kabın altına ıslak bir bez yayarak biraz bekletin
Konserve açıldıktan sonra cam kavanozda saklanırsa daha dayanıklı olur.
Kristallerin ışıl ışıl parlaması için, yıkadıktan sonra durulama sırasında sirkeli suya batırın. Bu işlem kristalleri parlatacaktır.
Sararan teflon tava ve tencerelerin içerisine bir miktar su ve birazda çamaşır suyu koyduktan sonra ateşin üzerinde kaynatın. İndirincede önce sıcak suyla daha sonra soğuk su ile iyice durulayın
Parlaklığını yitirmiş bir sürahiye eski görünümünü kazandırmak için yarısına kadar yırtılmış gazete kağıdı doldurun, üçte birine de sıcak suy doldurup sıkı sıkı sallayın
Dibi tutan tencereleri bir gece suda bekletin, tencere daha kolay temizlenecektir.
Musluklarınızı temizlemek için bez yerine eski bir naylon çorabı tercih edin sonuç daha mükemmel olacaktır.
karnı baharın haşlama suyuna bir miktar süt katarsanız kar gibi beyaz olduğunu, hem de kötü kokmadığı fark ederisiniz.
Kullandığınız salçaların bozulmamasını istiyorsanız üzerini düzleyerek biraz zeytin yağı ilave ederek uzun süre saklayabilirsiniz.,
Yumurta lekesini çıkarmak için önce soğuk suda bekletmeli sonra ılık sabunlu suda yıkamalısınız.
Pirinç ve bakliyatların saklanması için cam kavanozları tercih edin.
Balık kokusunu çıkarmak için yıkama suyunun içine bolca kahve telvesi atın.Sonra bolca durulayın.
Rafadan pişireceğiniz yumurtaların çatlamaması için kabın içine fincan tabağı koyarsanız,çatlamasını önlersiniz.
Domatesi kolay soymak için, bıçağın sırtıyla kabuklar, soyulacak yönün tersine sürtülür, veya kaynar suda bir dakika bekletilir.
Patlıcanların acısını almak için, soyunca tuzlu suda bekletilir.
Buzdolabından çıkardığınız yumurtanın akı ve sarısının birbirine karışmaması için hemen kırın.
Sebzeleri tuzlu suda yıkamayı alışkanlık haline getirin. Tuzlu su sebzeleri daha etkili ve çabuk temizler.
Sosislerin patlamasını önlemek için; fırın yada ızgaraya koymadan önce soğuk süte batırmanı yeterli olacaktır.
Çaydanlığınızın içinde biriken kireç tortusunu temizlemek için, 15 dakika kadar içinde sirke kaynatın
Taze ceviz lekesini elden çıkarmak içi, eller önce bir – iki dakika sirkeye batırılmış bir pamukla ovulur, sonra soğuk suyla ovulur ve yıkanır.
Çamaşırdaki pas lekesi için lekenin üzerine limon damlatılıp ütülenir.
Çikolata sosu hazırlanırken içine biraz kahve konursa tadı çok daha değişik olur.
Kuş üzümlerini ayıklamak için, onları bir avuç unla ovuşturunuz ve kalın delikli bir süzgece atınız. Unla beraber çöplerde düşer.
Zeytin yağı lekesini çıkarırken bir lokma ekmek içi yuvarlanıp lekenin üzerine gezdirilmelidir.
Soğanların üzerine biraz un serpilirse kavururken kararmaz.
Yemeğinizin tuzunu fazla kaçırınca tencereye birkaç parça çiğ patates atın, fazla tuzu çekecektir.
Soğan soymaya başlamadan önce parmaklarınızı sirkeye batırırsanız, soğan kokusunun elinize sinmediğini göreceksiniz.
Yumurtaları kolayca soymak için, kaynar sudan çıkardıktan sonra hemen soğuk suya tutulup biraz bekletilir.
Evde ortaya çıkan karıncaları yok etmek için kahve telvesi kullanmanız iyi sonuç verecektir.
Parlaklığını kaybeden çelik tencereler ısıtılmış sirke ile ovulup sonra iyice durulanır, ve bir bez parçası ile parlatırsanız tencereniz pırıl pırıl olur.
Etleri limon suyu ile pişirirseniz hem çabuk hem de lezzetli olur.
Mantar sotelenirken tencerenin kapağı açık olursa, hem mantarların suyunu vermesi hem de kararması önlenir.
Süte biraz karbonat atarsanız hem çabuk bozulmaz hem de kolay hazmedilir.
Ekmeğin küflenmemesi için ekmek kutusuna biraz tuz koymayı ihmal etmeyin.
Pastaların daha gevrek olması için hamurun içerisine bir çay kaşığı tuz atın (tatlı – tuzlu farketmez)
Bir kumaşı benzin yada başka bir leke çıkarıcı ile silmeden önce oldukça tuzlu bir su ile silerseniz leke çıkarıcı iz bırakmaz.
Eğer örtünüze meyve suyu dökülürse hemen tuz serpin ilk yıkamada çıkacaktır.
Ağız kokusu için kahve çekirdeği çiğneyin.
Cam tencerede yemek pişirirken kapağın buharlaşmaması için iç yüzeyi limon kabuğu ile silinir.
Teflon tavanızda oluşan lekeleri temizlemek için bir bardak suya iki çorba kaşığı karbonat ve yarım su bardağı sirke karıştırın. Bunu tavanızın içine dökün 10 dakika kaynatın.
Lavaboyu temizlerken tuzla bastırarak silince hem iyi temizler hem de kokuları giderir.
Uzunca bir süre kullanılmayan eski çaydanlıkların kötü kokusunu gidermek için içine bir parça kesme şeker koyun.
Pilavınızı tekrar ısıtırken bir kabın içine su koyup bu kabın üzerine pilav tenceresi koyularak ısıtılırsa pilav taneli kalır tazeliğini muhafaza eder.
Patates pişirirken suyuna bir kaşık sirke konursa hem rengi sarı kalır hemde daha lezzetli olur.
Halının rengini canlandırmak için en son suyuna sirke konur.
Çizik zeytin yağ ve limonla servis esilirse daha lezzetli olur.
Sütü ocağa koymadan tencere soğuk suyla çalkalanırsa süt kaynarken dibine yapışmaz.
Bulaşık suyunuza bir kaşık sirke katmakla bulaşıklarınızın daha kolay ve temiz yıkandığını göreceksiniz.
Renkli gömlekler yıkanmadan önce iki saat sirkeli suda bırakılırsa renkleri canlı olur.
Yoğurdu sulandırmak için tahta kaşıkla üstten almak gerekir.
Elbiselerin fermuarları yıkarken bozuluyorsa makineye atmadan önce kapatılır.
Kapılarınız veya çekmeceleriniz bir müddet sonra itsenizde çeksenizde kapanmaları zorlaşır. Kapınızın, çekmecenizin sürten kısmına vazelin sürün.
Baş ağrısı için: Kahve çekirdeğine limon suyu sıkın yavaş yavaş yiyin. (Birkaç tane)
Mantar kapaklı şişeleri yatık vaziyette saklamalısınız.
Sarap şiselerinin mantarını tekrar şişeye geçirmek için: Mantarı kaynar suyun içine atın.
İçkilere güzel tat ve görüntü vermek için: Buzu dondururken buz kabının içine kiraz, nane yaprağı, yeşil zeytin vs. koyup dondurun.
Buz dondururken: Suyu kaynatın, soğuyunca buz kalıplarına koyup dondurun. Buzlar daha canlı kristal gibi görünür. Kaynamış suda oksijen azalır… Buda buzun mat görünmemesini sağlar.
Dişlerinizi doğal temizleyin: Çileği ezin diş fırçanızın üzerine koyun diş etlerinize kompres yapın. Sonra dişlerinizi fırçalayın.
Küçük yanıklar için: Temiz bir süngeri hafifçe ıslatın buzdolabınızın derin dondurucu bölümüne koyun. Yanmış yerin üzerine hafif hafif kompres yapın.
Ağız kokusu için: Kahve çekirdeği çiğneyin.
Arı, sivri sinek sokmalarına karşı: Kesme şekeri hafif ıslatın sokulan kısmın üzerine hafifçe bastırın zehir’i alır ve kaşınmayı şişmeyi önler.
Fermuarlar sıkışırsa: Kurşun kalemle fermuar dişlerinin üzerini karalayın.
Gözlük camları: Gliserin ile silerseniz buğulanmadığını göreceksiniz.
Ayakkabılarınız ayağınızı sıkıyorsa: Bir bardak saf alkolü ayakkabınızın içine dökün. İyice derisine yedirin ve giyin. Derisi ayağınıza göre açılacaktır.
Cam sil ile deri ayakkabılarınızı silmeyi hiç denediniz mi?
Çiçekleriniz için, haşladığınız yumurtanın suyunu saksıya dökün.
Gülleriniz boyunlarını bükerse, ilk önce sıcak suya sonra soğuk suya batırın.
Sigara küllerini saksınıza koyarsanız yapraklardaki kurt böcek vs. yok edersiniz.
Kapılarınızı vs. cila yaparken: Cila olmamasını istediğiniz yerlere vazelin sürün buralara cila taşarsa bile kuruyunca çok kolay çıkarabilirsiniz.
Akü başları oksitlenirse cola sürerseniz oksitlenmeyi önlersiniz
Fareleri kaçırmak için nane yağını bir karton parçasının üzerine sürün farelerin geldiği yere koyun.
Boya fırçaları sertleşmiş ise kaynamış sirkeli suda bekletin yumuşadığını göreceksiniz.
Elinize uhu yapıştırıcı bulaşırsa, asetonla silin
Mangal ızgaranızı temizlemek zordur: Ilıkken cam sille temizleyin veya ılıkken nemli gazete kağıdına sarın bir müddet sonra sertleşmiş artıkların yumuşadığını göreceksiniz.
Boya kokusunu gidermek için iki büyük baş soğanı soyup ikiye bölün suyun içine atın bunu da kokulu odaya koyun.
Cam kırıklarını temizlersiniz fakat kıymıkları göremezsiniz bunu da temizlemek için ıslak pamuk imdadınıza yetişir.
Ağzı dar şişe kavanoz temizlemek için biraz deterjan biraz su bir kasık pirinç çalkalayın
Balık kokan tavayı limonla bir güzel ovalayın ve yıkayın.
Kesik limonu nasıl saklarsınız: Küçük bir tabağa toz şeker serpin, kesik tarafı şekerin üzerine gelecek şekilde koyun iki hafta limon kurumadan saklanır.
Ampülün üzerine biraz parfümünüzden sıkınız yakıldığında mis gibi kokar odanız.
Patates haşlarken: Haşlama suyunun içine bir kaşık margarin koyun patateslerin vitaminlerini kaybetmemiş olursunuz. Aynı zamanda patatesler daha çabuk.
Soyulmuş patateslerin kararmadan saklanabilmesi için: Saklanacak kabın içine su, bir tutam tuz koyun. Buzdolabında saklayın gerektiği zaman suyla yıkayıp kullanın.
Pastaların daha gevrek olması için: (tatlı*tuzlu farketmez): Hamurun içine bir çay kaşığı tuz atın.
Dereotonu saklamak için: Temiz bir havluya kaplayacak şekilde sarın, bu şekilde naylon torbaya koyup buzdolabına saklamaya bırakabilirsiniz.
Tazeliği gitmiş pörsümüş yeşillikleri canlandırmak için: İki kaşık limon suyu karıştırılmış buzlu su dolu kabın içine koyun 1 saat buz dolabında bekletin.
Yeşil sebzelere renk veren, klorofil maddesidir. Pişirdiğinizde sebzelerin bu yeşil rengi daha az kaybetmeleri için, önce bol buzlu suda bekleterek, klorofilin sabitleşmesini sağlayın.
Soğanları kızartmadan üzerlerine biraz un serperseniz, kavururken kararmazlar.
Börek üzerinin kızarması için üzerine yumurta sürülür, evde yumurta kalmamışsa, biraz yoğurdu bir yemek kaşığı yağla karıştırıp sürün, güzel bir renk olduğunu göreceksiniz.
Yeşil salata ve marulun yapraklarını yıkadıktan sonra bıçakla keserek doğramak yerine, elinizle koparın. Böylece vitamin kaybını önlemiş olursunuz.
Reçel yapacağınız meyveleri iyice yıkayıp kurulamalısınız. Karıştırırken mutlaka tahta kaşık kullanmalısınız. Şekerlenmeyi önlemek için limon tozu yerine, limon suyu kullanın. Kavanozlara koyduğunuzda iyice soğumadan ve üzerindeki hava kabarcıklarını kağıt havlu ile almadan kavonozun ağzını kapatmayın. Reçellerinizi serin ve karanlık yerde saklayın.
Çikolata sosu hazırlarken içine koyacağınız bir tutam tuz, çikolata sosunun kokusunu daha da belirgin kılar. Çikolata sosun içine biraz kahve eklediğinizde, tadının çok değişik olduğunu göreceksiniz.
Katı haşlanan yumurtaları kolayca soymak için, kaynar sudan çıkardıktan sonra hemen soğuk suya tutun ve bir süre soğuk suda bekletin. Su kabuğun gözeneklerinden girerek soymayı kolaylaştırır.
Mantar sote pişirirken, tencerenin kapağını açık bırakırsanız, hem mantarların su koyuvermesini hem de kararmasını önlersiniz.
Pişirip sakladığınız yumurtaları, çiğ yumurtalarla aynı yere koyuyorsanız, bunları ayırmanın en kolay yolu çiğ yumurtalar döndürdüğünüzde kolaylıkla dönmezken, pişmiş yumurtalar kendi ekseni etrafında rahatlıkla dönerler.
Tavuk eti çabuk bozulan gıdalardandır. Son kullanıcı olan müşteriye ulaşıncaya kadar hijyenik ortamlarda saklanması bir zorunluluktur. Denetim altında kesildikten sonra bakteri üretimine yol açmaması için +40 C’ de saklanmalıdır. Tavuk eti müşteri tarafından satın alındıktan sonra buzdolabında en fazla 1 gün bekletilip tüketilmelidir. Derhal tüketilmeyecek ise,temizledikten sonra tavuk plastik folyoya sarılarak derin dondurucuda bekletilebilir. Bu şekilde dondurulmuş etler *180 C’ de 3 ay kadar saklanabilir.Ayrıca, tavuk eti tahta et tahtası üzerinde kesilmemelidir. Siyah etten farklı olarak mikro organizmalara karşı daha dayanıksız olan tavuk etininmermer veya plastik üzerinde kesilmesi gerekir.
Yoğurttan daha fazla yararlanmak için suyunun atılmaması gerekir. Yoğurdun tüm vitamin ve mineralleri bu suda bulunmaktadır. Ayrıca, bu su yemeklere ekşi bir tat kazandırmak istenildiğinde de kullanılabilir.
Satın alınıp buzdolabında saklanan yeşil sebzeler bir süre sonra canlılıklarının yitirirler. Tekrar canlı hale getirmek için ise, yıkanıp 10*15 dakike kadar 2 litrelik suya katılmış 1 yemek kaşığı limon suyunda bekletilmesi yeterli olacaktır.
Ekmeğiniz durup dururken dolabında küfleniyorsa, ekmek kutusunu 15 günde bir sirkeli suyla silmek yeterlidir.
Evinizde mayonez yaparken zeytinyağı yerine susam yağı kullanın. Mayonezinizin daha uzun zaman bozulmadığını göreceksiniz.
Yeşil salatalık malzemelerinizi elinizle koparırsanız vitaminlerini öldürmezsiniz.
Balık çorbası yaparken:S uyunun daha lezzetli olması için balıkları en az 45*60 dakika kaynatın. Baş ve kuyruk kısımlarının en lezzetli yerleri olduğunu unutmayın.
Karnabahar pişirirken eve yayılan kokudan kurtulmak için pişirme suyuna bir parça tuz ve iki kaşık sirke ilave edip, suyun üzerinde köpük oluşumunu bekledikten sonra, içine sebzeleri atmayı deneyin. Evi saran kötü kokudan eser kalmadığını göreceksiniz.
Mutfağınıza sinmiş kızartma kokusunu yok etmek için ızgaranın üzerine defne yaprağı, ada çayı yaprağı ve kekik yaprağı koyun.
Sosislerin patlamasını önlemek için fırın ya da ızgaraya koymadan önce soğuk süte batırmanız yeterli olacaktır.
Meyvelerin arasına serpiştireceğiniz herhangi bir türden yapraklar onları uzun süre taze tutacaktır.
Nane, adaçayı ve çekilmiş cevizin pek çok yemekte kullandığınız beşamel sosa çok hoş lezzet kattığını biliyor muydunuz ? Fakat bu aromalı otları, sos pişip ateşin söndürülmesine yakın tencerenin içine ilave etmeye dikkat edin.
Bayat ekmeği ince ince dilimleyin üzerine az miktarda süt serpin ve kızgın yağda bir yüzünü kızartın. Ters çevirip üzerine domates ve taze kaşar peyniri koyun. Peynirler erimeye başlayınca üzerlerine kekik ve karabiber serpip sıcak sıcak servis yapın.
Sıkılmadan önce bir süre soğuk suda bekletilen portakalların daha fazla verdiklerini biliyor muydunuz?
Tavuk etinizin daha yumuşak, daha güzel kokulu ve daha lezzetli olması için pişirmeden önce tavuğu yarım limon ile iyice ovalayın ve sonra tavuğun üzerine ve içine rendelenmiş limon kabuğu koyun.
Portakalları sıkmadan önce yarım saat soğuk suda bekletirseniz sıktığınızda daha çok portakal suyu elde edersiniz.
Sarımsakların daha çabuk ezilmesi için cam bir kavanozda ve buzdolabında saklamanız yeterli olacaktır.
Patlıcan kabuklarını soyduktan sonra içine sirke ve çok az zeytinyağı konmuş suda bir süre haşlayın. Daha sonra istediğiniz küçüklükte dilimleyin ve pilav yaparken içine karıştırın.Göreceksiniz pilavınız çok leziz olacak.
Fırınınıza sinmiş kötü yemek kokularını temizleyip yerine güzel kokular bıraksın diye satın aldığımız o pahalı ürünler istediğiniz gibi ferah bir koku bırakmıyorsa, size daha pratik ve ucuz bir önerimiz var. Yemek yapmadan önce fırınınızın ortasına yarısı sirke yarısı su ile doldurulmuş bir tava koyun. Fırınınızı birkaç dakika için ısıtın. Daha sonra soğumaya bırakın. Fırınınız umduğunuzdan da güzel kokacak.
Eskilerin yöntemleri her zaman en iyi, en doğrudur. Bisküvilerin ve kurabiyelerin taze kalması için, teneke bir kaba koyun ve yanına bir avuç pirinç bırakın; bayatlama sorunu ortadan kalkacaktır.
Elmanın faydaları bitmez. Lahana yemeği yaptıktan sonra evinize sinen ve pencereleri açsanız da çıkarmayı başaramadığınız lahana kokusundan kurtulmak artık çok kolay. Bir elmanın kabuğunu soyup lahanın pişme suyuna ekleyin. Hem koku çabucak yok olacak, hem de lahananın hazmı daha kolay olacak.