12 Mart 2013 Salı


DÜNYANIN VE İNSANIN YARADILIŞI

Değerli dostlar dünyanın ve insanların yaradılışı ve aslına dönüşü konusunda  Kur’an da geçen birkaç ayeti sizlere sunmak istiyorum.

Ahkaf Suresi Ayet:3-Biz gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları ancak gerçek ile ve belli bir süreye göre yarattık. İnkâr edenler uyarıldıkları şeylerden yüz çevirmektedir.

İnsanoğlunun bu dünyaya gelişinin sebebi tekâmül etmek, kendini yaratanı bilip inanmak ve iyi işler yapmak suretiyle Onun istediği gibi arınıp Ona yaklaşmak, Onun huzuruna anlı ak gönlü pak olarak dönmektir. Yani hakiki insan olarak Rabbine dönmektir. Her şey özüne (aslına) dönecektir, sözü dünyanın ve içinde bulunduğumuz Samanyolu galaksisinde özüne döneceği ömrü dolduğunda o da aslına dönecektir. Gerçekte her insan isterse bu dünyada iken Rabbinin yanındaki özü ile irtibata geçebilir

Her şeyin bir yaratıcısı olduğuna muhakkak Dört kutsal kitabın ve diğer peygamberlere gelen Mushafların, ilhamların da kaynağının Allah olduğu gerçeği inkâr edilemez.

Evrenleri ve içindekileri yaratan O’ dur.

İnsanın özünü yaratan, bunu Levhi Mahfuzda muhafaza eden O’dur. İnsanın doğumuna sebep hazırlayan ve bu dünyada zuhur etmesini sağlayan O’ dur. İnsanın Levhi mahfuzunu insanın genlerine işleyen O'dur.

İnsana, Kendi Ruhundan Ruh veren O’dur.

İnsan yaşamını programlayıp genlerine işleyen ve bunun insanlar tarafından uygulanmasını kontrol eden denetleyen değerlendiren O’dur.

İnsanın her konuştuğunu ve yaptığı hareketleri kayd  ettiren  O’dur.

Kur’an İsra suresi 13 . Ayet :Her insanın tairini (düşünce ve söz algılama ve kayde geçirme biyolojik hafıza sistemi) boynuna bağladık, kıyamet günü onun için, açılmış olarak bulacağı bir kitap çıkarırız.

Gırtlağımızdaki kemik, omurilik soğanı ve boğumlar söylediklerimizi kayda geçen ve bizim genlerimizdeki kayıtlara göre hareket edip etmediğimizi denetim mekanizması olduğu kanısındayım. İnsan olarak bizler yaratanın bir eseri olduğumuzu, her varlığı sevgi ile kucaklamamız gerektiğinin farkına varmamız gerektiğine inanıyorum.

İnsanoğlunun eksik anlayışından (bilgi ve bilinç seviyelerindeki algılama zayıflığı) kaynaklanan ufak ayrılıkları büyütüp ayrılıklara sebep olmak Rabbin huzuruna Anlı Ak Gönlü Pak olarak gidişini engelleyen şeylerdendir, diye düşünüyorum. Rabbin Kutsal Kitaplarda insanlara yaptığı öğütlere uymadığına inanıyorum. Arınmayan hiçbir varlık Onun Manyetik Alanına kabul edilmez, O dilemedikçe, inancındayım.

İnsanlık çevresine ördüğü tecrit duvarlarını yıkmak zorundadır. Bu duvarlar yıkılmadıkça, yanlışlar düzeltilmedikçe, egoizm yok edilmedikçe Rabbin istediği birlik ve beraberliğe giden yolda çaba sarf edilmedikçe, insanlığın kurtuluşa ermesi mümkün görülmemektedir.

Bütün insanlığın kurtuluşu bunları yapıp, arınma yolunda atılacak adımlara bağlıdır. Ulûhiyet Allahın her kuluna nasip ettiği bir mazhariyettir. O ululuğa erişmek insanoğlunun kendi çabaları ile olmaktadır. Ne ekilirse o biçilir.

Kur’an Zimmer:62.Ayette:"Allah her şeyin yaratıcısıdır. O her şeyin yöneticisidir" diyor.

         Her şeyin yaratıcısı ve yöneticisi olan Allah, kullarını da en güzel bir biçimde yaratmıştır. Allah’ın kulu olan biz insanlar O’nun vahiy olarak gönderdiği Kutsal kitaplardaki bilgilerin eksik veya yanlış olduğunun ideasında bulunmak hakkına sahip olmadığımızı düşünüyorum. Eğer bir hata var ise, onu asırlar sonra toplayıp yazanların anlayış ve kavrayış eksikliğinden veya egolarına sahip olamamasından kaynaklanmış olabilir. Ayrıca her çağda insanlar gelen elçilere karşı hep kötü davranışlarda bulunmuşlar ve onlara inanmamışlar. Her dönemde gönderilen elçilerin getirdikleri bilgiler olumlu yönde değerlendirilmemiş ego bencillik ve kıskançlıkların sebep olduğu din ayrılıkları körüklenmiştir. Hatta

Kur’an Yasin 14. Ayette: "Biz onlara iki elçi gönderdik onları yalanladılar. Biz de (elçileri) üçüncü biriyle destekledik. Dediler ki; Biz size gönderilen elçileriz"

Bu üçüncü Elçinin Hz İsa olduğuna inanıyorum O farklı bir şekilde dünyaya gönderildi ancak Onu da çarmıha gerdiler. Sebep ego, bencilik, mağrurluk ve düşünceselsizlik diye algılıyorum.

         Değerli dostlar

Rabbimizin bize verdiği Kalbimizin süruru,  Ruhumuzun Nuru ve Vicdanımız yol göstericimizdir. Rabbimizden bize gelen bilgilerin amacı insanlara hakikatleri göstermek insanın tekâmülünü sağlamaktır. Kutsal Kitapların birleşimi (muhteviyatı) insanları doğru, adil, birbirini seven, sayan düşünen, yardımlaşan bir ortamda birleştirmek içindir.

Kur’an Şura 13: ………..Dini doğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin  diyor,

Ancak din ayrılıkları Rabbin insanlar için yaratıp insanın emrine verdiği her türlü nimeti adil paylaşma yerine insanlar gücü yeten yetene şekline dönüştürdüler.  Durmadan dünyayı kirleten ve insanları bencilliğe sevk eden sistemlerle insanlık da kirlendi.

Değerli Dostlar tekâmül eden insanlar göksel enerjiyi ve güç kaynakları ile irtibat kurup yardım alabilirler. Rabbin tükenmez kaynakları insanlar için hazırdır. Sıdk ile isteyenlere verilir. Bu ilahi, idari ve ilmi bir kanundur. Yardım edene yardım edilir.

Değerli dostlar

Tahminim odur ki, insanlık kıyam dönemine girmiştir. Rabbe giden yoldaki çalışmaların çoğalması onu gösteriyor.

Kur’an İbrahim Suresi 48. Ayet: "O gün yer başka yere göklerde (başka) göklerle değiştirilir. Bütün insanlar Tek ve Azametli Allah huzurunda görünürler."

Bu ayet dünyamızın ve bağlı olduğu saman yolu galaksi si ile beraber evrenin dışına itilmekte olduğu bu değişimin 2000 yılında başladığı söylenmekte ve yazılmakta ve gözlemlenmektedir İnsanlığın birleşimi ve O’na giden yolda arınması halinde; günah ve yanlışlardan sakınan kullarını koruyacak ve başka bir evrende temiz bir dünyaya varis kılacağına inanıyorum.

Kur’an Enbiya suresi 105 . ayet: "Andolsun, Tevrat tan sonra Zeburda da  Arza mutlaka iyi kullarım varis olacak diye yazmıştık"

Kur’an Maide suresi 69.Ayet: "İnananlar, Yahudiler, Sabiiler,ve Hıristiyanlar  (dan) Allaha ve Ahret gününe inanan ve iyi işler yapanlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir". diyor.

 

 Değerli dostlar

Kutsal Kitaplar da ayrılıklar yerine birlikler aranırsa fazlasıyla vardır. Geçmişten bu güne kadar olan sürede hep ayrılıklar körüklenmiştir. Bu da hep insanlığın zararına olmuştur. Hâlbuki Rabbimiz inanıp iyi işler yapanlara ödüller vaat etmektedir

Şimdi diyeceksiniz ki bunların bizim olaylarla ne ilişkisi var?

Bildiğiniz gibi bütün olayların ana kaynağı insandır. Bu olaylarda insanı sona doğru götürdüğü için, bunun kaynağına doğru gitmenin ve O’nun bize bildirdiği bilgileri edinip kabullenmekten başka çareler aramak, bugüne kadar yaptığımız yanlışlardan dönmek ve dünyanın temizlenmesine insanların arınmasına yardımcı olmak gerektiğine inandığım için bu yazıyı yazdım

 

 

O HER DANEDE ÖZ DÜR.

HER NEFESTE SÖZ DÜR 

Her Kelamı; SEVGİDİR-İLİMDİR- NURDUR- RUHDUR.

 Zamanı Aş Rabbinin Sesine Ulaş

O, NOKTAYA GİRER ÂLEMLERİ SINAR,

İNSANA BAKAR DÜZENİNİ KURAR

 

RABBİMDEN, HERKES İÇİN; ONA GİDEN YOLA VASIL OLMALARINI DİLİYORUM

 

 Yusuf YAMAN

        

Kaynaklar: Kuran'ı Kerim ve Bilgi Kitabı

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder