11 Mart 2013 Pazartesi

SES VE SÖZ, SESLER VE SÖZLER


SES VE SÖZ

Yeni bir Kuran okundu dünyada. Bu kuran, Altın Toplumlar’ın kutsal kotlaması ile “Var Levh-i Mahfuz”u “Yok Levh-i Mahfuz”la birleştiren ve zaman tahtında ışık yakan bir Rahmi Kuran’dır.

Torba torba ışık yandı dürümlerde. Dünya, yeni bir zamana kayıtlandı. Ve zaman, tohumlandı. Zaman ışık yaktı ve yol, Kuran oldu. Allah, ses kaplarında ışık oldu ve yol oldu.


İzah ettiğim gibi ışık yangın oldu ve cemaat BİR oldu. Bütün amaç birleşmektir. Zirvelere ulaşmak ve yarınları tohumlamaktır.

Dürtülerle yapılan çok sayıda çalışma olduğu gibi sayfa sayfa ışık kotlamaları yapan kayıt çalışmaları da oldu. Ve zaman kayıtlandı. Şavk, Koran’dan Kuran oldu. Şer yaratan dahi, savaşta kotlama yaparak kendini hak etti ve zor olan BİR olmaktı ve bu dahi oldu.

Müjdeler olsun ki zaman namazı kılındı ve yalancı dinler de yaratılanı, has tabii kotlamalarla, birleştiren Kuranlar’a, kotlarını kattılar.

“Dünya yanarsa, ben yangın olurum vüsat hasatı yapar, kaynak olurum” diyenler ve “zaman yangın olduğunda, ben Kuran olurum bütün kötülükleri aşıp geçer, ilim olurum” diyenler, arttılar. Birler Kapısı’nda dini kayıtlar, BİR’e hizmet için dillendiler. Netice olarak zaman kotlaması yapılmış; her kiblede ışık yanmış ve ışığın kotlaması başlamıştır.

Süper İnsanlık Realitesi Derneği

 
SESLER VE SÖZLER::2

YAYDIĞIMIZ SES ENERJİSİ; SEVGİ VE BARIŞA YÖNELİK BİR ENERJİYE DÖNÜŞÜRSE, HERKES MUTLU OLUR

SESİMİZ KORKU VE KAYGI TİTREŞİMLERİNİ İÇERİYORSA, KAVGA VE MUTSUZLUK ENERJİSİNE DÖNÜŞÜR.

ENERJİ ŞEKLİ OLAN SES, YAŞAMIN BİR İFADESİDİR. SES ENERJİSİ
TÜM VARLIĞIMIZIN TİTREŞİMİNİ UYARIR. BİZE OKŞAYICI OLABİLİR, SAKİNLEŞTİREBİLİR. SİNİRLENDİREBİLİR, KORKUTABİLİR, DİKKATİMİZİ KESKİNLEŞTİREBİLİR. VEYA BİZİ KIRABİLİR.

BU SESLER NEREYE GİDİYOR?

EVRENDE HİÇBİR ŞEY KAYBOLMAZ, HER ŞEY ŞEKİL DEĞİŞTİRİR.

BU DÜNYA KURULDUĞUNDAN BERİ; İNSANLARIN, HAYVANLARIN, BİTKİLERİN, TAŞITLARIN, SİLAHLARIN, BOMBALARIN ÇIKARDIĞI BÜTÜN SES DALGALARININ KAYDE GEÇTİĞİ VE TÜM SÖZLERİMİZİN, EVRENİN BAŞKA BİR YERİNDE TOPLANDIĞI VE BAŞKA BİR ENERJİ ŞEKLİNE DÖNÜŞTÜĞÜ SÖYLENİRSE NE AKLINIZA GELİR?


KURANDA İSRA SURESİ 13.AYETİNDE: YÜCE RABBİMİZ BİLDİRİYOR.

İSRA:13-Her insanın tâirini boynuna bağladık, kıyamet günü onun için, açılmış olarak bulacağı bir kitap çıkarırız:


Burada "tair" olarak geçen sözcük günümüz tarifi ile düşünce ve söz algılayan ve kayıt yapan bilgileri merkeze ulaştıran biyolojik hafıza devresidir. Gırtlak (boğaz) şakrasına yerleştirilmiştir.


İnsan bedeni ile beyni arasındaki bütün alışverişler boyundan geçer. Bu sebeple gırtlak şakrası hem fiziksel, hem de metafizik oluşların ve bilişlerin kayda geçtiği ilahi âlemde bilişe dönüştüğü kontrol noktasıdır.


Boğaz şakrası:

Bu kontrol noktasında ruhsal seviyeler yönetilir. Fiziksel uygulamalar kayda geçirilir. Aynı zamanda, algılama, ifade etmek (kendi gerçekliğini ifade etmek) ve iletişim merkezidir.

Boğaz seviyesinde yer alan bu şakra, bireyin kişisel ihtiyaçları karşısında sorumluluk almasıyla ilgilidir.

Kişi büyüdükçe, temel gereksinimlerinin karşılanmasının tümüyle kendine bağlı olduğunun bilincine varmalıdır.

Hepimiz kendi gemimizin kaptanıyız ve onun yürütülmesi konusunda sorumluluklarımız ve tercihlerimiz var.

Tam olgunluğa ulaştığımızda, yaşamımızdaki eksikler için başkalarını suçlamayı bıraktığımızda ve ihtiyaçlarımızla isteklerimizi karşılamada kendi inisiyatifimizi ele aldığımızda ulaşırız.

Amaçlarımızı belirlediğimizde, genellikle büyük bir rahatlık ve huzur hissederiz. Bizde çok büyük bir gerginlik yaratan belirsizlilik, yerini bir kararlılık ve kaderimizden sorumlu olma duygusuna bırakır.

Bu şakra açık olduğu zaman birey, evrimi için ihtiyaç duyduğu, şeyler kendine doğru çekilir. (çekim yasası)

Bu şakra kapalı olursa; birey kendisine sunulanları reddeder. Bu eksiklik onda "kurban" olma (veya kurban rolü oynama) şeklinde gelişebilir. Kişi kendi için neyin iyi neyin kötü olduğunu belirlemek kendi elindedir. Neşeniz kaybolduğunda hiçbir şeyi zorlamayın.


Derleyen :Yusuf YAMAN

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder