23 Nisan 2013 Salı

EVRENSEL NİZAM VE İNSAN’DA GÖREV BİLİNCİ


EVRENSEL NİZAM VE İNSAN’DA GÖREV BİLİNCİ

Bütün Mevcudatın; bu dünyada ve bütün Evrende bir görev ile görevlendirildiği bilinmelidir. Bu görev: Ana Rahmine düştüğü andan itibaren başlar. Ve ilânihaye öğrenme, bilgilenme ve bilinçlenme şeklinde devem eder.

Bir dönemlik ömür süresi içinde insanın evrimini (gelişmişliğini ve Arınmışlığını) tamamlaması için insanlığın daha hızlı bir Mükemmellik kazanması için sürekli bir Görev Bilinci ile Bilgisini arttırması gerekir.

İnsanoğlu bu dünyaya gelişinin amacını idrak edip, bu dünyaya gelirken, genlerine işlenmiş bilgilerin şifrelerini çözüp o bilgileri meydana çıkarmak ve o bilgileri insanlar lehine olacak şekilde kullanmak için; bilgisini üretime dönüştürüp, bu dünyadan göçerken, geride kalanlar tarafından kendisinin sürekli hatırlanacağı ve insanların faydalanacağı bir eser bırakması gerektiğini bilmelidir. Bunun bir görev olduğu unutulmamalıdır.

(Ne acıdır ki daha önceleri İslam âleminde görülen Teknolojik ilerlemeler bugün durmuş,  bugün Batı Âleminde Teknoloji ileri götürülmüş ve Bilgi üretime dönüştürülerek, Uzayın fethine gidilmektedir)

Kişinin; Görev Bilinci- Sabri - Sevgisi- Özverisi onun Boyut yükselmesine yardımcı olur Kuran’da, “İnanıp, İyi, Güzel, Faydalı ve Kalıcı işler yapanların Rableri katında Cennetler vaat edilmiştir”.  Ayetlerin sayısı 152, dır. Bu Ayetler; Yüce Yaratan ve Yaşatan insanların da kendisi gibi sürekli iyi bir işte ve oluşta olmasını istemektedir. İnsanlarında sürekli iyi, güzel, faydalı ve kalıcı işler yapmalarını arzu etmekte ve bu çalışmaları ödüllendireceğini belirtmektedir. Çünkü insanoğlu Yüce Rabbin Ruhundan Ruh taşımaktadır.

Bütün Mevcudatın; bu dünyada ve bütün Evrende bir görevle görevlendirildiği bilinmelidir. Bu görev: Ana Rahmine düştüğü andan itibaren başlar, öğrenmek bilgilenmek, Tekâmül etmek, genlerinde kayıtlı bilgilerin Şifrelerini çözmek, bu Bilgilerle insanların faydasına olacak işler yapmak şeklinde devam eder.

Kişi bu görevlerini yaparken karşılaştığı engeller, kişinin geliştirilmesi için olduğu ve kişinin aşacağı engellerin kazandırdığı deneyim, insanlığın ilerlemesi için gerekli olduğu idrak edilmelidir.

Bu görev yapılırken ve engeller aşılırken İnsanoğlu eğitime de alınmıştır. Yanı İnsanoğlu bu dünyaya indirilirken hem bilgi ile donatılıyor, hem o bilgilerden faydalanması ve yeni bilgiler edinmesi için Dinsel ve Ruhsal yönden eğitime tabi tutuluyor. Bu Eğiticiler Elçiler ve İrşat Kitapları da Vahiy ile indirilen

Kutsal Kitaplardır. Ve Yüce Rabbin yarattıklarında gizlediği bilgilerdir, Ayetlerdir. Ve dilediği kuluna dilediği zaman verdiği ilhamlar la insanın bilgilenmesini sağlar.

Dünyaya indirilen Kutsal Kitaplar da İnsani değerlerin resmedildiği her şey açık ve aşikâr olarak bildirilmiştir. Çünkü Rabbin insanlardan istediği İnsani değerler çerçevesinde Tekâmül etmek ve bu dünyada insanlar için yaptıklarından kazandıkları ile Rabbine dönüşünü kolaylaştırmaktır.  

Yüce Rabbim, yarattıklarında gizlediği bilgileri araştırıp bulması için, İnsana Akıl, Mantık, Şuur ve Vicdan vermiştir. Ancak insanlar bunları kendileri okuyup öğreneceklerine, başkalarının anlattıkları ile iktifa ettiklerinden, daha doğrusu tembellik ettiklerinden,  bu bilgileri kendi menfaati için kullanan, egoistlerin, nefsini tanrı edinenlerin etkisinde kalarak hem kendinin hem de insanlığın geleceğini tehlikeye atmıştır. Yanı insanoğlu kendisi kendi sonunu hazırlamaktadır.

(Madde özünde gizlenenler, günümüzde Nano teknoloji ile açığa çıkarılmakta ve madde özündeki bilgiden faydalanılmaktadır)

Bunun için diyoruz ki;

Değerli dostlar, Aklın, Mantığın, Şuurun ve vicdanın geçerli olmadığı her olayda sonuç hüsrandır. Çünkü Yüce Rabbim Aklını kullanmayanların üzerine pislik koyarım (Azapta korum) diyor. O Halde;

1. Her söylenene inanmayın ve kaynağından araştırarak gerçeği öğrenin.

2.Önyargılı olmayın, doğruyu söyleyene, işinize gelmedi diye küfürle karşılık vermeyin.

3. Dini gerçek din kitabından (Kuran’dan veya mealinden okuyun)

Ayrılıklar sonradan dine sokulmuştur. (Allah Katında Din İslâm dır)

4.Din tektir ve dindeki ayrılıkları, Egosuna yenik düşen, Din den Menfaat uman din adamları ve bundan faydalanmak isteyen; kişiler ve siyasilerdir.

5. Hakka yakın olmanın, dürüst olmanın yolu; Bilgilenmekten, Tekâmülden Arınmaktan, çevreye Sevgi yaymaktan, Yaratana ve yaratılana saygılı olmaktan geçer, Rabbin OKU Emrini daima hatırda tutmak ve ona göre davranmak bir görevdir.

Bilgi insanı bilinçlendirir. Bilinçlenen insan da Hakikati daha şümullü kavrayabilir. Hakikati kavrayan insan uyanmış insandır.

Önemli olan bu dünyadan göçüp gitmeden önce uyanmak ve görevini lâiki ile yapmaktır. “Hz. Ali: İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar. Ancak bu uyanma onlara artık fayda sağlamaz” diyor.

Dünyevi görüşlerde, evrimlerinden (yaşam sürecinde bilgi edinmek için kullandığı gelişim ve tekâmül yolları ve araçlar), kaynaklanan farklılıklar vardır ve olmaya devam edecektir. İnsanı insanlardan ayıran görüşler devrededir. Bu bir imtihandır.

Şunu da unutmamak lazımdır ki,

Dünyada hayaline daldığınız şeyleri arkanızda bırakıp gideceksiniz.

Bu hayalinizden insanların faydasına bir şeyler yapıp, bırakmışsanız ne ala, yok sadece kendinizi düşünerek zaman harcamışsanız, yüce divanda kendinizi kendi nefsinizin size yaptığından sorgulanacak ve yargılayacaksınız.

İsra Suresi Ayet 13,14- “Her insanın TAİR’ini (Düşünce söz ve hareket algılayan biyolojik hafıza devresi) boynuna bağladık. Kıyam günü onun için açılmış olarak bulacağı bir kitap çıkarırız. Kitabını oku bu gün nefsin sana hesapçı olarak yeter” deriz.

Bu ayet bize her konuştuğumuzun kayda alındığı çok net bir şekilde anlatmaktadır. Bu sebeple insanoğlu ağzından çıkan sözlere dikkat etmek ve daima güzel söz söylemek gayreti içinde olmalıdır.

(Tahminim odur ki, Yüce Rabbim insana verdiği Serbest irade ile yaptıklarını tespit için, insanın gırtlağına biyolojik bir algılayıcı çip yerleştirilmiştir ve insanın ağzından çıkan her söz kaydedilmekte ve ayrıca Rabbin yanında bulunan Özümüz ile sürekli irtibatta olduğumuzdan, söylediklerimiz anında ilahi alemde de bilinir olmaktadır). Beyinlerdeki düşünce dalgalarının, kontrol edilebildiği günümüzde yüce Yaratan için bunun çok kolay olduğu aşikârdır.

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder