14 Nisan 2013 Pazar

MALİK VE SAHİP


MALİK VE SAHİP

Her şeyin malik ve sahibi Allah'tır.

Cahillikle savaşmak, insanları aydınlatmak ve Allah'ın dosdoğru yolunu anlatmak için çalışmak bir insanlık görevidir.

Allah ve insan sevgisini kalplere koymaya çalışmak insanlık görevidir.

Kişinin kendini bilmemesi cahilliktir" sözü peygamber sözüdür.

İnsan yaratılmışların en üstünü olması dolaysıyla, Allah'ın tecellisine en ziyade layık olandır. İnsana hikmet verilmiştir.

Hikmet: eşyanın hakikatlerini bilip, gereği gibi iş yapmaktır. Bilgiyi üretime dönüştürmektir. Yüce Allah'ı ilimlerin en büyüğü, ilmi ilahi ile bilmektir. O'nun her şeyi bildiğini bilmektir.

Hikmet: gayb lisanını çözenlere, gönül hecesini okuyanlara açılır.

Görülebilen her şeyin görünmeyen bir gerçeği, görünmeyen bir tarafı vardır. İnsanın da görünmeyen birçok gerçeği vardır. İnsan bu gerçek için şükretmelidir. Bu gerçek görünmeyen metafizik özellikleridir.

İnsan evrenin bir eşi olarak yaratılmıştır. Her şey kendisinde toplanmıştır. Lakin insan kendisi bunun farkında değil. İnsan bedeninin her zerresi bilgiyle donatılmıştır. Her hücresine yaşamın programı yüklenmiştir. Bu fiziksel olarak farkında olduğumuz, biz hastalanınca bizden alınan kan ve diğer can veren şeylerin incelenmesi ile meydana çıkıyor. Peki, insandaki fizik ötesi özelliklerinin bilgilerini nasıl bilebileceğiz. Gerçekte fizik ötesi bilgiler de bizimle beraberdir. Lakin biz onları göremiyoruz, ama bizde o değerler vardır. Bu değerler: İlahi adalet terazisi olan VİCDANDIR, Sevgidir, Aşktır. Şuurdur. Duygudur. Düşüncedir. İlhamdır. İradedir. Ruh dur.

İrfan sahibi olanlar, kendi gerçeğini bilenler. Bilgeliğe mazhar olanlar, o marifet makamına ulaşanlar. Cenabı Hakkı açıkça görebildiklerinden dolayı, hiçbir şeyden ürkmez. Her mevcudat ile uyumlu olur, uzlaşırlar. Her şeyi kendi kardeşi olarak görürler.

Allah'ın yarattığı hiçbir varlık kötü değildir. Hele ki yaratılmışların en şereflisi, kâinatın özü ve özeti olan insan nasıl kötü olabilir?

İnsan kalbindeki Aşk ateşini tutuşturup, Allah adını andığında olacak olur. İnsanın isteğine göre.

İnsan olmak, insaniyetin sırrına ermek, gönüle huzur verir. Çünkü insanın kendi hakikatini bilmesi, Hakkı bilmesi demektir.

İnsanoğluna, dünyadaki her şey emanet edilmiştir. O halde dünya nimetlerinin güzellikleri için insan hakka bağlanmalı. Nimetleri yaratıp insana bağışlayana şükretmelidir.

İnsan dışta halk ile iken, içte hak ile olmalı. Yerde iken göklerde gezinebilmelidir. Bu özellikler insandaki fizik ötesi (metafizik) yaradılışında vardır. Ancak insanoğlu, egosuna yenik düştüğünden bu özelliklerin şifreleri kapanmıştır.

İnsan güzelliklerin de çirkinliklerin de, hataların da sebeplerini kendinde aramalı. Çünkü o gibi musibetlerin sebebi kişinin kendisindendir. İnsan haddini aşmamalı ki hak ile arasındaki perde aralansın.

Kişi benlikten arınmalı, ruhunu yıkamalı, tüm varlığa bir nazarla bakmalı ki, perde aralansın gönül gözü ile her şeyi görebilsin.

İnsan aradığını başkasında değil kendinde aramalıdır. Çünkü yaptıklarının sebebi kendisidir. Bu dünyada yapılan her işin bir sorgusu olacaktır. Her insanın bir vicdan hassasiyeti bulunur.

İyiler ile kötüler arasında.

Zenginler ile fakirler arasında.

Çirkinler ile güzeller arasında.

Adalet ile adaletsizlikler arasında

Adaletle hükmeden, ilahi adaleti uygulayan, bir yaratan ve yaşatan vardır.

İnsanı gözetleyen vardır. Denetleyen vardır. Yaptıklarını gören ve kayda geçen vardır. İnsanın yaptıklarını bilen vardır. İnsanın kalbini okuyan bir yaratıcı vardır.

İnsanlar kendi aralarında iyi davranır, kin tutmaz, haset etmez, başkasının hakkını gasp etmezlerse. Dünya yaşamında Allah'ın verdiği nimetlerin adil dağıtılması gerektiğini idrak edip ona göre davranan insanların yaşamı güzelleşir.

Hiç bir insan kendi inancından dolayı kınanamaz. Hor görülemez. Tehdit edilemez. Çünkü iman ve inanç, Allah'ın insanlara verdiği yaşam yoludur. Herkes kendi yaşam yolunu kendisi seçer.

İnsan odur ki, başkalarının gözle görmediğini, kalp gözü ile görme yetisine sahip olmaktır. İnsan kendisinde var olan, erdemleri bilmiyor ya da yok sayıyorsa kendindeki varlığın farkında değildir. Kendisinin, yaratanın Ruhundan Ruh taşıdığının farkında olsa. Kalp gözü ile görür her şeyi. Çünkü insan yaratanın Ruhunu taşımaktadır. Ancak insandaki benlik bencillik yaratanın insana verdiği yaşam programında genlerine işlenmemiştir. Bu durum iradenin tercihine bırakılmıştır. Dışarıdan gelen Benlik ve bencilliklere öncelik verilince, bütün kötülükler zuhur eder.

Ey insan, Ölümden korkup kaçıyorsan eğer, kendi çirkinliğindir. Seni kaçıran iyinin de kötünün de fidanı sende büyümüştür. Anla artık. Kendi elinle kazandığındır, güzel de çirkin de. Yalnız kalmak istemiyorsan, gideceğin yerde iyilikten, doğruluktan, güzellikten evlatlar edin. Dostlar edin, yoldaşlar edin, ömür bitmeden, geçip gitmeden bu dünyada.

Kuru kavgalar, boş didişmeler, faydasız gürültüleri boş ver. Aklını başına al, Hakka giden yolda yürü. Neden reddediyorsun sendeki erdemleri. Bağlanmışsın dünya malına, hâlbuki insan ne mal sahibi nede mülk sahibi her şeyin vardır ilk sahibi. Tek sahibi, o da Allah'tır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder