17 Mayıs 2013 Cuma

ÖĞÜT ALAN YOK MUDUR?


ÖĞÜT ALAN YOK MUDUR?

Sevgili Canlar, Kuran; Yüce Rabbin; biz kullarına gönderdiği yaratma ve yaşatma yasası olup, Bizlere Aşıladığı Tanrısal Enerji ile kurtuluşa hazırlanmaya, Egoyu zapturapt altına almaya, Evrensel düşünmeye ve insanlar arasında ayırım yapmamaya, doğru düşünmeye, doğru söylemeye, güzel söz söylemeye, dürüst olmaya, birlik içinde beraber yaşamaya, yardımlaşmaya, kendine varan yoldan ayrılmamayı, verdiği nimetleri adil bir şekilde paylaşmaya, aklımızı kullanmamızı, Allah’tan başkasını veli edinmememizi, geçmiş kavimlerin işlediği hatalara düşmememizi, Allah’ın gönderdiği ilahi Emirleri yol edinmemizi, bize öğütlemektedir. Bu nedenle sizi, Kamer ve Rahman surelerini Kıyamet ve İnsan surelerini, Sabah 4,00 kalkıp her cümlenin üzerinde düşünerek mutlaka okumalarınızı ve öğüt almanızı öneriyorum.

KAMER:17.22.32.40.51,“Andolsun biz Kuran’ı öğüt almak için kolaylaştırdık öğüt alan yok mudur”?

Kuran’ı Türkçe Mealinden veya Arapçasından mutlaka okuyun. Öğüt alın ve aldığınız öğüdün sonunda egonun insanları ne hale getirdiğini fark edin.
Kuran’ın tören kitabi değil, Yaşayanlar için yaşam yasası ve ilahi âlemde İnsanlar için hazırlananları, Allah’ın insanlara öğüdünden öğrenin. Sevap almak istiyorsanız, hidayete ermek istiyorsanız, Hakka giden yola vasıl olmak istiyorsanız, mutlaka Kuran’ı okuyup Öğüt alıp, dini doyuma erişmelisiniz.

AL-İ İMRAN:99-:Ey Kitap Halkı doğruya tanık olduğunuz halde neden Allah’ın yolunu değiştirmeye yeltenerek İnananları saptırıyorsunuz? Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.

Bu ayet bize; Rabbin Yaratma ve yaşatma yasası olan Kuran’ın gerçek olduğunu, Kuran’dışı söylenenler ve yazılanların bizi ona varan yoldan saptırdığını alı koyduğunu belirtiyor.


 AL-İ İMRAN: 100 :Ey İnananlar, Kitap verilenlerden herhangi bir guruba uyarsanız imanınızdan sonra onlar sizi döndürüp kâfir yaparlar.


Bu Ayetlere göre Dinde bölünmelere sebep olup, gurup oluşturanlar (mezhep, tarikat, cemaat kurup diğerlerini kâfirlikle suçlayanlar) dan herhangi birisine uyarsak ona varan yoldan sapmış olacağımızı, Kuran’dan ayrılmamamızı Evrensel düşünüp ayrılıklara sebep olmamamızı öğütlüyor.


AL-İ İMRAN 105: Kendilerine açık deliller geldikten sonra bölünüp ihtilaf edenler gibi olmayın. İşte onlar, evet onlar için büyük bir azap vardır.

Kimdir bölünüp ihtilaf edenler.

İktidar hırsı ile hareket edenler, Menfaatçilik yapanlar, Egosunu Tanrı edinenler, Nüfuzlu kişilere ve Siyasetçilere yaranmak isteyenler.


Rabbin bildirdiği Yaratma ve Yaşatma yasasını göz ardı edip menfaatine bakanlar. Evrenin sahibini unutuyorlar.

Bu bölünmeler ne zaman başladı?

Cevap: Hazreti. Muhammed Mustafa (sav) nın vefatından kısa bir süre sonra; Kuran’ı yeterli görmeyenler, uydurdukları kavramları, yalanları, hikâyeleri Tanrıya ve Elçisine “Hadis ve Sünnet” adı altında yakıştırmaya başladılar. Müslüman ümmeti bu öğretiyi izleyerek mezhepler halinde bölünerek Kuran’ı terk ettiler. Bu bölünmelerin sonucu Kan ve Göz Yaşı olmuştur.

Bu Dini parçalamanın insanları birbirine düşman etmenin sonucunu önceden gören ve bilen Yüce Rabbim:

SAFFAT SURESİNİN 38 VE 39:Ayetlerde bildiriyor.: “ Siz çok büyük Izdırap verecek azabı tadacaksınız, ancak bu yaptıklarınızın neticesi olarak başınıza gelecektir”

FURKAN SURESİ AYET 30: da “ Elçi de Rabbim halkım Kuran’ı terk etti” der

Bugün Bu Ülkede ve Müslüman Âleminde Çekilen Azap, (Kan ve Gözyaşı) Rabbin bize tattırmakta olduğu Cenabı Haktan uzaklaşmanın, Kuran’ı terk etmenin, Dinde bölünmelere sebep olmanın cezasıdır değerli canlar?

Beşer Şaşar:

İnsanların Uydurduklarını değil, Rabbin bildirdiklerini kendinize Rehber edinmeliyiz. yol edinmeliyiz ki, O’nun Huzuruna gideceğiniz zaman yüzümüz olsun.

Herkesi Kuran okumaya, anlamaya ve gerçekleri idrak etmeye, Kuran’da Birleşmeye çağırıyorum. Mezhepçilik, Tarikatçılık, Cemaatçilik gibi bölünmeler, Dinde ayrılıklar yaratmak, kendisinin dindar kendisi gibi olmayanların dinsiz olduğunu söylemek, Rabbin müsaade ettiği bir şey değildir.
Gerçek Dindar ayrılıklar yaratacak söz ve davranışlardan kaçınır.
Din konusunda zorlamaya ve kendisinin doğru olduğunu belirtip insanları kötüleyip kışkırtmaya yeltenmez. Buna yüce Rabbim bunu Bakara 256 da belirtmiştir.

BAKARA 256: Dinde zorlama yoktur. Doğruluk sapıklıktan seçilip belli olmuştur. Kim şeytanı inkâr edip Allah’a inanırsa muhakkak ki o kopmayan sağlam bir kulpa yapışmıştır. Allah işitendir bilendir.


Mümin olan İyiliği emreder kötülüğü men eder yalan uydurmaz ön yargılı olmaz
Hakikati kavrayan gerçek insanlar, Evrensel Nizamın Vicdani Bilincine varmış insanlardır.
Hakikati kavramış gönüllerde Vicdan Mekanizması kötülükleri kabul etmez. Kendisine yapılmasını istemediğini başkasına yapmaz, yaptırmaz.
Huzura kavuşmanın anahtarı budur.

Kimdir bizi parça parça bölenler?

Kimdir hayallerimizle bile alay edenler?

 
Bunların farkında olmak ve kendi büyük ülkemizi önce zihinlerde ve hayallerde yaratmak zorundayız. Çünkü hayali kurulmadan gerçeğine ulaşılmaz. Bazen imkânsız, gerçekten daha gerçektir

.
Bu anlamda Türkiye’nin dünyadaki yerini yeniden düşünmek zorundayız. Öyle görünüyor ki Türkiye, Dünya İnsanlığının Birleşim ve Barışında Birliğinin Kurucu Önder Ülkesi olabilir. Ne Zaman?

1-Bütün Müslüman âleminde Kan ve gözyaşı dökümüne sebep olan Mezhepsel ayrılıklara son verildiğinde. Birlik ve beraberliği ve kardeşçe yaşamayı tüm Müslüman Âlemine yaydığında


2- Kuran’ı Kerim; Öğüt almak için okunduğunda ve Rabbin Yaratma ve Yaşatma Yasasına uygun hareket edildiğinde.

 
Her şey güzel olacaktır. İnsanlar arasında Sevgi birliği yayılacaktır. Birlik ve bütünlük sağlanacaktır

Hoşça kalın Allah Yardımcımız olsun.



Yusuf YAMAN

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder