Söz ola
kestire başı
Bugünlerde Yunus Emre’nin bir dizesi gündemde...
Başbakan kullandı ya...
Başbakan iyi etti. Bu ülkenin aydınları, yönlendiricileri ve yöneticileri sözlerini, bu ülkenin kültürünün kök değerleriyle örneklendirmeli...
Yunus Emre ne demiş:
“Söz ola kestire başı”
Birileri bu söz üzerine çeşitlemeler yapadursunlar... Biz de fırsatı değerlendirip, hazır ilgi olmuşken dikkatleri Yunus Emre’nin bu şiirine çekelim. Yunus “keleci” diye başlıyor. O da söz demek:
Başbakan iyi etti. Bu ülkenin aydınları, yönlendiricileri ve yöneticileri sözlerini, bu ülkenin kültürünün kök değerleriyle örneklendirmeli...
Yunus Emre ne demiş:
“Söz ola kestire başı”
Birileri bu söz üzerine çeşitlemeler yapadursunlar... Biz de fırsatı değerlendirip, hazır ilgi olmuşken dikkatleri Yunus Emre’nin bu şiirine çekelim. Yunus “keleci” diye başlıyor. O da söz demek:
Keleci bilen kişinin
Yüzünü ağ ede bir söz
Sözü pişirip diyenin
İşini sağ ede bir söz
Söz ola kese savaşı
Söz ola kestire başı
Söz ola ağulu aşı
Yağ ile bal ede bir sözü
Söz ola kestire başı
Söz ola ağulu aşı
Yağ ile bal ede bir sözü
Kelecilerin pişirgil
Yaramazların şaşırgil
Sözün usule düşirgil
Demegil çağda bir söz
Yaramazların şaşırgil
Sözün usule düşirgil
Demegil çağda bir söz
Yunus bile söz demini
Demeye sözün kemini
Bu cihan cehennemini
Sekiz uçmağ ede bir söz
Demeye sözün kemini
Bu cihan cehennemini
Sekiz uçmağ ede bir söz
Şiir ezberimden yazdım. Eksiğim olduysa Yunus ve
Yunus’u bilenler bağışlasın diyelim ve şiiri bir daha düşünelim.
Önce sözlere bakalım:
“Yüzün ağ olması” ne güzel sözdür.
“İşin sağ olması” da...
Ya “ağulu aş” anlatımındaki akıcılığa ne dersiniz?
Sözü pişirip söylemek ve usule düşürüp söylemek ne hoş...
“Çağda” olgunlaşmamış, yeri gelmemiş söz söylememek ne doğru...
Ve “cihan cehennemini” sekiz uçmağ eden bir söz?..
Uçmağ Türkistan Türkçelerinde “Cumağ” biçiminde bugün de kullanılıyor. Ve de Türkistan aydınları Kazak, Kırgız, Özbek Türkleri “biz Yunus’u anlıyoruz” diyorlar. Kulbek dostum “o eski Kazakça” diyordu. Türkmenler mi? Onlar Aşkabat’a heykelini diktiler,
Önce sözlere bakalım:
“Yüzün ağ olması” ne güzel sözdür.
“İşin sağ olması” da...
Ya “ağulu aş” anlatımındaki akıcılığa ne dersiniz?
Sözü pişirip söylemek ve usule düşürüp söylemek ne hoş...
“Çağda” olgunlaşmamış, yeri gelmemiş söz söylememek ne doğru...
Ve “cihan cehennemini” sekiz uçmağ eden bir söz?..
Uçmağ Türkistan Türkçelerinde “Cumağ” biçiminde bugün de kullanılıyor. Ve de Türkistan aydınları Kazak, Kırgız, Özbek Türkleri “biz Yunus’u anlıyoruz” diyorlar. Kulbek dostum “o eski Kazakça” diyordu. Türkmenler mi? Onlar Aşkabat’a heykelini diktiler,
Türkmen şairi Yunus’un...
Yunus’u tanıyıp da sevmeyen bir insan var mı? “Var” deseniz hiç teklemeden ve beklemeden derim ki: “O insan değildir...”
Ah!.. Rahmetli Bahtiyar Vahapzade’nin o yakıcı şiiri... Yunus’u ne güzel anlatır:
Yunus’u tanıyıp da sevmeyen bir insan var mı? “Var” deseniz hiç teklemeden ve beklemeden derim ki: “O insan değildir...”
Ah!.. Rahmetli Bahtiyar Vahapzade’nin o yakıcı şiiri... Yunus’u ne güzel anlatır:
Bir yerde
öldü de niye bin yerde doğdu
Şiirindeki hikmetli satırlarda doğdu
Bir yerde öldü niye bin yerde mezarı
Kazılır hergün gönüllerde mezarı
Otlarda çiçeklerde ve güllerde mezarı
Efsane mi? Gerçek mi? Bu insan nasıl insan
Varlık sesidir o kopmuş Türk’ün kopuzundan
Değerli okuyucum evinizde mutlaka Yunus Emre divanı vardır... Yoksa, hemen bir tane almalısın... Ve çok çok okumalısın... Yunus’u okumak varlığı okumaktır.
Şiirindeki hikmetli satırlarda doğdu
Bir yerde öldü niye bin yerde mezarı
Kazılır hergün gönüllerde mezarı
Otlarda çiçeklerde ve güllerde mezarı
Efsane mi? Gerçek mi? Bu insan nasıl insan
Varlık sesidir o kopmuş Türk’ün kopuzundan
Değerli okuyucum evinizde mutlaka Yunus Emre divanı vardır... Yoksa, hemen bir tane almalısın... Ve çok çok okumalısın... Yunus’u okumak varlığı okumaktır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder