SÜPER MUTLAK İLAHİ İDARE TEKTİR VE EVRENSELDİR.
BÖLÜNMELERİN SEBEBİ İNSANLARDAKİ EGO ve BİLGİSİZLİKTİR.
Allah katında
din İslâm’dır. İbrahim Peygamberden itibaren gelen bütün Peygamberler İslam
dinini anlatmıştır. Ancak insanlar, egolarının arzusu ve zihinlerinin
bencilliği ile her gelen peygamberin ayrı bir din getirdiğinin vehmine
kapılmışlardır.
Evrensel olan
dini, Din adamları, Siyasetçiler ve bazı menfaatçi hatırlı insanlar, dini
egoları doğrultusunda menfaatleri için kullanmaya ve yöresel duruma düşürüp,
etrafına topladıkları insanlarla dini parça parça ettiler.
Bununla da
yetinmeyip, dinde mezhepler, tarikatlar, cemaatler oluşturup, Allaha eşkoşmaya
ve dünya düzenini meta ve menfaat üzerine kurmaya başladılar. Kendileri gibi
düşünmeyenleri kötüleyip sorgulamayı yasaklayıp sanki kendileri gibi olmayan
insanları Allah yaratmamış bu dünya nimetlerinde onların payı yokmuş gibi farz
edip, insanları kötüleyip dünya da savaşların olmasına, kan ve gözyaşı
dökülmesine sebep oldular. Sonuç olarak insanların dinde meydana getirdiği
ayrımcılıklar sürekli savaşların sebebi olmuş, dünya düzen tutmaz olmuştur.
Evrensel düşünüp evrensel hareket eden Hidayete ermişinsanlar sürekli baskı ve
hakaretlere maruz kalmış, kimisi de bunu canı ile ödemiştir. Bu konu ile ilgili
Kuran ayetlerine bakalım.
Kur’an Bakara
163 “Tanrınız Bir Tek Tanrıdır Ondan Başka Tanrı Yoktur, O Rahman’dır,
Rahim’dir” diyor. Çünkü “O, Her şeyi kuşatmıştır Allah’ın İnsanlara Gönderdiği
Yaratma ve Yaşatma Yasası’nın Esası Olan Din Tek dir.
Kur’an Rum:30“O Elçisine
diyor ki; Sen Yüzünü Allah’ı Bir’liyici olarak doğruca Din’e çevir Allah’ın
Yaratma Yasasına, Allah insanları ona göre yaratmıştır. Allahın yaratması
değiştirilemez. İşte doğru Din o’dur, fakat insanların çoğu bilmezler”
Rabbin Yaratma
Yasasında İnsanoğlu Din konusunda bir bütündür. İnsanoğlu bu birliği
sağlayamadıkça Nizamın Şuuruna ulaşamayacaktır. Huzuru bulamayacaktır.
Bilinçsizce yapılan ve yapılacak olan hataların bedelini insanlık çok acı bir
şekilde ödemektedir.
Kur’an
Bakare:213 İnsanlar bir tek ümmet idi, sonra Allah Peygamberleri müjdeciler ve
uyarıcılar olarak gönderdi. Onlarla beraber anlaşmazlığa düştükleri konularda,
insanlar arasında hükmetmek üzere içinde gerçekleri taşıyan Kitabı indirdi
Kendilerine
kitap verilmiş olanlar, kendilerine açık deliller geldikten sonra sırf
aralarındaki kıskançlıktan ötürü, Kitap hakkında anlaşmazlığa düştüler. Bunun
üzerine Allah kendi izniyle inananları onların üzerinde ayrılığa düştükleri
gerçeğe iletti.
Allah
dilediğini doğru yola iletir.
Dünyamızda
Din’deki bu parçalanmalar, bölünmeler, her Peygamber aynı şeyleri tebliğ etmelerine
rağmen her peygambere bağlı toplulukların tebliğleri ayrı bir din gibi
algılamaları, ayrıca din olarak algıladıklarını da kıskançlık ve çekememezlik
nedeniyle dini mezheplere bölünmesi her mezhep imamının etrafına topladığı insanlarla
övünür hale gelmesi, ayrıca bu mezheplerin tarikatlara ve cemaatlere ayrılması
İnsanların Rabbine Giden Yol da birlik olmaları gerekirken insanlar arasında
ayrılıklara, bölünmelere, savaşlara ve egoların tatmini şekline dönüşmüştür. Bu
gibi bölünmeleri Yüce Rabbin istemediği Kuran da açıkça belirtilmiş olmasına
rağmen insanlar Kitabı Okumadıklarından söylenenin doğruluğunu kaynağından
(Kuran’dan) araştırıp öğrenmediklerinden Yaratanı
bırakıp yaratılana inanarak bağlandıklarından şirke de girmiş oldular.
Evreni Yaratan
Yüce ALLAH, Kuran’ı Kerim de:
Al-i İmran:100, “Ey İnananlar
kitap verilenlerden herhangi bir gruba uyarsanız imanınızdan sonra (onlar) sizi
döndürüp kâfir yaparlar” diyor.
Bakara:109,“Kitap
sahiplerinden çoğu, gerçek kendilerine besbelli olduktan sonra, sırf
içlerindeki kıskançlıktan ötürü, sizi imanınızdan sonra küfre döndürmek
isterler. Allah emrini getirinceye kadar affedin hoş görün. Şüphesiz Allah her şeye
gücü yetendir”.
Enam:159,”O” Elçisine diyorki;“Dinlerini parça parça edip, grup, grup olanlar var ya senin onlarla bir ilişkin yoktur. Onların işi Allah’a kalmıştır. Sonra (Allah) onlara yaptıklarını haber verecektir.”
Yunus:19 “İnsanlar bir tek milletten başka bir şey değildi, ama ayrılığa düştüler. Eğer Rabbinden bir söz geçmemiş olsaydı, ayrılığa düştükleri konuda hemen aralarında hüküm verilir (işleri bitirilir) di.
Neydi o geçen
söz? Şura 14 ü okuyalım.
Şura:14“Onlar
kendilerine ilim geldikten sonra, sadece aralarındaki çekememezlik yüzünden
ayrılığa düştüler. Eğer Rabbinden belli bir süreye kadar yaşatma sözü geçmemiş
olsaydı, aralarında hüküm verilir (işleri bitirilir) di. Onlardan sonra Kitaba
varis kılınanlar ondan kuşku veren bir şüphe içindedirler
Enbiya:92“İşte bu sizin
ümmetiniz, bir tek ümmettir. Rabbiniz de benim. Yalnız bana kulluk edin.
Mü’minun:52 “Ve İşte bu ümmetiniz bir tek ümmettir. Ben de Sizin Rabbinizim benden korkun” dedik.
Mü’minun:52 “Ve İşte bu ümmetiniz bir tek ümmettir. Ben de Sizin Rabbinizim benden korkun” dedik.
Mü’minun:53“Fakat işlerini
arlarında parçalayıp çeşitli kitaplara ayırdılar. Her parti, (dini gurup) kendi
yanında bulunanlarla sevinmektedir.
Mü’minun:54“Bir süreye kadar
onları (daldıkları) gaflet içinde bırak.
Enbiya:93“İşlerini
aralarında parçaladılar, (Tanrıdan gelen dini parça parça ettiler, ayrılığa
düştüler; hepsi (sonunda) bize döneceklerdir”.
Al-iİmran:105 “Kendilerine
açık deliller geldikten sonra bölünüp ihtilaf edenler gibi olmayın. İşte onlar
(evet) onlar için büyük bir azap vardır
Görülen odur
ki, bu bölünmelere sebep olanların mutlaka cezalandırılacağı, Yüce Yaratan Al-i
İmran:105 te açıkça belirtmiştir.
Kuran: Enam 159 “Dinlerini
parça parça edip, grup grup olanlar var ya, senin onlarla hiçbir ilişkin
yoktur. Onların işi Allah a kalmıştır. Sonra (Allah) onlara yaptıklarını haber
verecektir”
Hicr Suresi:
91-92 Onlar ki Kur’anı bölük bölük ettiler. Senin Rabbin hakkı için, Biz onların
hepsini mutlaka soracağız.
Kuran’ın bu
apaçık gerçeğine rağmen hala dinde ayrılıklarını sürdürenler, mezhepçilik
yapanlar, bölünmelere sebep olanlar, hangi yüzle Yüce Rabbin Divanına
varabilirler?
O diyor ki,
Sabır Ehli Kullarım ise Bana Varacak Olanlardır. O’na varan yolda sabırla çaba
gösterenler, sonunda Onun Divanına varırlar. Yüce Rabbin Divanına varmak için
her birey kendi bilinç ve gönül ışığına göre Sisteme bağlanarak yarınların
ışığı olmak, Rabbin rızasını kazanmak
için hazırlanmalıdır. Bu hazırlık için aracısız olarak, öncelikle İslam’ın
Kitabı olan Kuran’ı anlayacak şekilde okuyup dinin gerçeğini öğrenip doyuma
varmalıdır.
Hakikat İlmini Bilmeden Evrensel Şifreleri doğru şekilde çözmek mümkün
değildir. Hakikat ilmini bilmek de Yaratma ve Yaşatma Yasası olan RAB den gelen
Din Kitaplarını Okuyup anlamakla olur. Mürşit'in verdiği doğru bilgilerle olur.
Ruhsal olarak doyuma erişmekle olur.
Enam:64-De ki:“Ondan ve
bütün sıkıntılardan sizi Allah kurtarıyor, sonra siz yine O’na ortak
koşuyorsunuz.
Enam:65-De ki:“O, sizin
üzerinize üstünüzden yahut ayaklarınızın
altından bir azap göndermeğe, ya da sizi parti parti birbirinize düşürüp
kiminize kiminizin hıncını tattırmağa kadirdir.” Bak, anlasınlar diye ayetleri
nasıl açıklıyoruz?
Enam:159-Dinlerini
parça parça edip grup grup olanlar var ya senin onlarla bir ilişkin yoktur.
Onların işi Allah’a kalmıştır, sonra Allah onlara yaptıklarını haber
verecektir.
O,Sizi parti parti birbirinize düşürüp kiminize kiminizin hıncını tattırmağa kadirdir.
O,Sizi parti parti birbirinize düşürüp kiminize kiminizin hıncını tattırmağa kadirdir.
Değerli dostlar, daha nasıl açıklanmalı ki, İnsanlar Rabbin gerçeklerine inanıp iyi işler yapsınlar? Evrensel düşünüp evrensel olsunlar.
Yusuf YAMAN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder