8 Haziran 2013 Cumartesi

ZAMANI PLANLI YAŞAMALIYIM. GÜNLÜK YAŞAM ROTAMIZ OLMALI.



Zaman insanın dünyadaki en kıymetli sermayesi. Zamana hükmetmek, onu planlamak “başarı” nın olmazsa olmazı. Kıymetli olan zamanı gerçekten bir plan program dâhilinde mi yaşıyoruz?

Peygamberimizin 1 günlük hayatını inceleyip bize aktaran siyerciler; gününü adeta ajandaya ayrıntılarına kadar not edilmiş bir titizlikle yaşadığını aktarırlar. Günlük programı planlıdır Allah Resulünün. Saat kaçta Hz. Ebu Bekir’e uğrayacağı, hanımlarına ne kadar vakit ayıracağı, halası Safiye’yi ne zaman ziyaret edeceği, Ashabı Suffe’ye hangi vakit ders vereceği, evinin ihtiyaçlarını günün hangi diliminde temin edeceği bellidir. Hicret emri geldiğinde Hz. Ebu Bekir’e gitti.Kapısını çaldı. Hz. Ebu Bekir “Ey Allah’ın Resulü, önemli bir durum mu var ?  Sen bu saatte hiç gelmezdin” dedi. Bu cevap Allah’ın Resulünün gününü nasıl planlı yaşadığına delildir.

Hollanda’dan bir ekiple “Aileye Aile İçinde Yardım” adını verdiğimiz bir projede beraber çalışıyoruz. Sosyal Hizmetlerde yerleşik olan tümevarım yani “çocuk, genç, özürlü, kadın ve yaşlıdan aileye “ anlayışını değiştirerek, tümden gelim, yani aile odaklı çalışıyoruz. Çocuk, genç, özürlü, kadın ve yaşlı ile ilgili bir problem bize ulaştığında aileyi merkeze alarak çalışma yapıyoruz.

Bu çalışmada kullandığımız enstrümanlardan birisi de “günlük yaşam rotası”. Yani aile nasıl yaşıyor? Bir rotası var mı? Sabah kaçta uykudan uyanıyorlar, kahvaltıyı kaçta yapıyorlar, akşam yemeğini kaçta yiyorlar, sosyal ve kültürel aktiviteler var mı? Varsa hangi gün saat kaçta? Kaçta yatıyorlar? Kaç saat tv. Seyrediyorlar? Çocuk veya yetişkin kaç saatini bilgisayarın karşısında geçiriyor v.s.

Evet dostlar. Türk halkı ortalama günde 5 saatini tv. karşısında geçiriyor. Bu yazıyı yazdığım gün sabah saat 7.45 de ekmek almak için dışarı çıktım, yürüdüm. Stadyumun dibinde merkezi bir mahallede oturuyorum. Belki 10 bakkal geçtim. Hepsi kapalı idi. Sokaklar sadece öğrencilerle ve servis araçları ile şenlenmişti.

Yetişkinlerimiz uyuyor. O büyük marketlerden şikâyet eden bakkallarımız uyuyor. Oysa günün en bereketli zamanı sabah namazından sonraki zaman bizim inancımıza göre.

Niye uyuyorlar sizce? Gece muhtemelen 1000. defa benzerini izledikleri yarışma veya tartışma programını geç saatlere kadar izlediler. Ne öğrendiler? Ne kazandılar? Kocaman bir hiç.

Misaller çoğaltılabilir. Ama sağlığımızın, vaktimizin kıymetini biliyorsak ailecek oturup “günlük yaşam rotamı” zı yazmamız ve evin herkesin görebileceği yere asmamız gerekir. Günlük sermayemiz olan 24 altını önümüze koyalım. Kaç altın uykuya, kaç altın Rabbimizle konuşmaya, kaç altın işimize, kaç altın eşimiz ve çocuklarımızla kaliteli zaman geçirmeye, kaç altın dost ve akrabalarımızı ziyarete, kaç altın alışverişe v.s.

Uyku için İslam âlimlerimiz 2 kırmızıçizgi çiziyor.

 1.Sabah namazından sonra 1 saat uyunmaz,

 2.İkindi ile akşam arası uyunmaz.

Bu uyarıyı sağlık uzmanları da destekliyor. Akşam yemeği yatmadan en az

5 saat önce yenmeli, sağlıklı uyku için yatmadan 2 saat önce herhangi bir şey yenilmemeli. Yat-geber gibi sağlığımıza bir “zehir “ kadar zarar veren alışkanlıklar terk edilmeli.

İnsanlar beş şey gelmeden 5 şeyin kıymetini bilmeli dostlar. Hastalanmamak için sağlığın, meşguliyet gelmeden boş vaktin, ihtiyarlık gelmeden gençliğin, fakirliğin gelmemesi için zenginliğin ve ölüm gelmeden hayatın kıymetini bilmek gerekir.

Haydi bu beş kıymetli sermayemizi muhafaza etmek için kağıt kalemi elimize alalım, başlayalım günlük yaşam rotamızı yazmaya. Yazın ve uygulayın. Kendinizden başlayın uygulamaya ,eş ve çocuklarınız sizi izleyecektir. Uyguladığınızda zamanınız nasıl genişliyor, bereketleniyor, değerleniyor göreceksiniz.
İnsanlar için en büyük engeller beyninde ve gönlünde taşıdığı engellerdir.

Yüce yaratıcı kitabında ve elçisi vasıtasıyla bize bu engellerden (akabelerden) haber verir.

Onları aşmanın kalbi, beyni, gönlü o akabelerden (engellerden) temizlemenin yollarını gösterir.

Bakın Yüce Allah engelleri (akabeleri) ve aşma yollarını ne güzel tarif ediyor:

’Biz vermedik mi (insana) iki göz, bir dil, iki dudak?

Ona iki tepe (iki hedef: hayır ve şer yolunu ) gösterdik.

Fakat o , (hedefe varmak, yapılan iyiliklere teşekkür etmek için )

sarp yokuşu (akabeyi: engeli) aşamadı, geçemedi.

Sarp yokuşun ne olduğunu sen nereden bileceksin?

Bir boynu (kölelik zincirinden, borçtan, dertten, sıkıntıdan) çözmek,

Yahut (bir boynu) doyurmaktır açlık gününde,

Akraba olan yetimi, Yahut hiçbir şeyi olmayan yoksulu,

(Tüm bunları yaptıktan sonra ) Sonra inanıp birbirlerine sabır tavsiye eden ve merhamet tavsiye edenlerden olmak ,

İşte onlar sağın adamlarıdır. Beled suresi 90 , 8-18 ayetler.

Bu gün sosyal hayat içerisinde her biri en az namaz, oruç, hacc kadar

Önemli olan bu vazifeler Kuran-ı Kerim’in birçok yerinde sürekli tekrarlanmıştır.

Yaratıcımız yetime, engelliye, kimsesize, fakire, garibana, düşküne, miskine

Yardım etmenin büyük bir engel (akabe) olduğu konusunda bizi uyarmış,

Nefislerimizle bu konuda mücadele etmemizi istemiştir.

Çünkü yetime, düşküne, kimsesize, garibana, engelliye, ihtiyara yardım etmenin

Dünya da belirgin hemen somut bir bedeli ve karşılığı olmadığı için zordur.

Nefislere ağır gelir. Ama aynı zamanda imtihanın en zor , en kıymetli , puanı en yüksek sorusudur.


İnsan için hayatta en kıymetli değer ‘huzur’ dur.

Okuyucularımın huzuruna katkı yapacağını düşündüğüm küçük tavsiyeleri paylaşıyorum:

· Ufak şeyleri dert etmeyin!

· Erkenden kalkmaya alışın!

· Hayatı olduğu gibi kabul edin!

· Tenkit etme isteğinizi bastırın!

· Bırakın ara sıra canınız sıkılsın!

· Rastgele iyilikler yapmaya çalışın!

· Başkalarını suçlamayı artık bırakın!

· Her şeye hâkim olmaya çalışmayın!

· Kusursuz olamayacağınızı kabullenin!

· Sabrınızı geliştirme egzersizleri yapın!

· Sabrın kıymetlisinin ilk anda olduğunu!

· Her an bir şeyler öğrenmeye açık olun!

· Konuşmadan önce derin bir soluk alın!

· İnsanların gözlerine bakın ve gülümseyin!

· Bırakın, çoğu zaman başkaları haklı olsun!

· Aynı anda birkaç şey yapmaya kalkmayın!

· Beterin beteri vardır, her hâlinize şükredin!

· Olağan şeylerdeki olağan üstünlüğü arayın!

· Bugününüzü son gününüzmüş gibi yaşayın!

· Herkesin onayını alamayacağınızı unutmayın!

· Yaptığınız iyiliklerden bahsetmemeye çalışın!

· Bulunduğunuz durumda mutlu olmaya çalışın!

· Öfkeniz kabarmaya başlayınca 10'a kadar sayın!

· Sizden başka herkesin bilgili olduğunu düşünün!

· Başka fikirlerde biraz olsun doğruluk payı arayın!

· Her gün biraz vaktinizi, minnettarlık için harcayın!

· Gördüğünüz her şeyde Yaradanın izini unutmayın!

· Hizmeti, hayatın değişmez bir parçası hâline getirin!

· İnatla savunduğunuz iddiaları yumuşatmaya çalışın!

· Kimsenin sözünü kesmeyin, cümlesini siz bitirmeyin!

· Sahip olmak istediğinizi değil, elde ettiğinizi düşünün!

· Daha fazlası daha iyidir, diye düşünmekten vazgeçin!

· Herkesin farklı olabileceğini anlayın ve saygı gösterin!

· Unutmayın ki, insan edindiği huylardan meydana gelir!

· Sevgi kapasitenizi geliştirip, hayatınızı sevgi ile doldurun!

· Gerçeği olduğu gibi kabul edin, çünkü hayat âdil değildir!

· Ölünce, yapılacak işler listesinin dolu olacağını unutmayın!

· Unutmayın, 100 yıl sonra burada bambaşka insanlar olacak!

· Olumlu ve olumsuz düşünce kartopunun çığ gibi büyüyeceğini

Ve ilerde dağ gibi meseleler çıkaracağını göz önüne alın!

 O vakit Allah'tan bir rahmet ile onlara yumuşak davrandın!

Şayet sen kaba, katı yürekli olsaydın, hiç şüphesiz, etrafından dağılıp giderlerdi. Şu halde onları affet. (Al-i İmran 159 )

Yumuşak söz ve davranış, en önemli huzur kaynağı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder