GERÇEĞİN FARKINA VARALIM ARTIK!!!
SÜPER MUTLAK İLAHİ İDARE TEKTİR VE EVRENSELDİR.
Bölünmelerin Sebebi İnsanlardaki Ego
ve Bilgisizliktir.
Allah katında din İslâm’dır. İbrahim
Peygamberden itibaren gelen bütün Peygamberler İslam dinini anlatmıştır. Ancak
insanlar, egolarının arzusu ve zihinlerinin bencilliği ile her gelen
peygamberin ayrı bir din getirdiğinin vehmine kapılmışlardır.
Evrensel olan dini, Din adamları,
Siyasetçiler ve bazı menfaatçi hatırlı insanlar, dini egoları doğrultusunda
menfaatleri için kullanmaya ve yöresel duruma düşürüp, etrafına topladıkları insanlarla
dini parça parça ettiler.
Bununla da yetinmeyip, dinde
mezhepler, tarikatlar, cemaatler oluşturup, Allaha eşkoşmaya ve dünya düzenini
meta ve menfaat üzerine kurmaya başladılar. Kendileri gibi düşünmeyenleri
kötüleyip sorgulamayı yasaklayıp sanki kendileri gibi olmayan insanları Allah
yaratmamış bu dünya nimetlerinde onların payı yokmuş gibi farz edip, insanları
kötüleyip dünya da savaşların olmasına, kan ve gözyaşı dökülmesine sebep
oldular. Sonuç olarak insanların dinde meydana getirdiği ayrımcılıklar sürekli
savaşların sebebi olmuş, dünya düzen tutmaz olmuştur. Evrensel düşünüp evrensel
hareket eden Hidayete ermiş insanlar sürekli baskı ve hakaretlere maruz kalmış,
kimisi de bunu canı ile ödemiştir. Bu konu ile ilgili Kuran ayetlerine bakalım.
Kur’an Bakara 163 “Tanrınız Bir Tek Tanrıdır Ondan
Başka Tanrı Yoktur, O Rahman’dır, Rahim’dir” diyor. Çünkü “O, Her şeyi
kuşatmıştır Allah’ın İnsanlara Gönderdiği Yaratma ve Yaşatma Yasası’nın Esası
Olan Din Tek dir.
Kur’an Rum:30“O Elçisine diyor ki; Sen Yüzünü
Allah’ı Bir’liyici olarak doğruca Din’e çevir Allah’ın Yaratma Yasasına, Allah
insanları ona göre yaratmıştır. Allahın yaratması değiştirilemez. İşte doğru
Din o’dur, fakat insanların çoğu bilmezler”
Rabbin Yaratma Yasasında İnsanoğlu
Din konusunda bir bütündür. İnsanoğlu bu birliği sağlayamadıkça Nizamın Şuuruna
ulaşamayacaktır. Huzuru bulamayacaktır. Bilinçsizce yapılan ve yapılacak
olan hataların bedelini insanlık çok acı bir şekilde ödemektedir.
Kur’an Bakare:213 İnsanlar bir tek ümmet idi, sonra
Allah Peygamberleri müjdeciler ve uyarıcılar olarak gönderdi. Onlarla beraber
anlaşmazlığa düştükleri konularda, insanlar arasında hükmetmek üzere içinde
gerçekleri taşıyan Kitabı indirdi
Kendilerine kitap verilmiş olanlar,
kendilerine açık deliller geldikten sonra sırf aralarındaki kıskançlıktan
ötürü, Kitap hakkında anlaşmazlığa düştüler. Bunun üzerine Allah kendi izniyle
inananları onların üzerinde ayrılığa düştükleri gerçeğe iletti.
Allah dilediğini doğru yola iletir.
Dünyamızda Din’deki bu
parçalanmalar, bölünmeler, her Peygamber aynı şeyleri tebliğ etmelerine rağmen
her peygambere bağlı toplulukların tebliğleri ayrı bir din gibi algılamaları,
ayrıca din olarak algıladıklarını da kıskançlık ve çekememezlik nedeniyle dini
mezheplere bölünmesi her mezhep imamının etrafına topladığı insanlarla övünür
hale gelmesi, ayrıca bu mezheplerin tarikatlara ve cemaatlere ayrılması
İnsanların Rabbine Giden Yol da birlik olmaları gerekirken insanlar arasında
ayrılıklara, bölünmelere, savaşlara ve egoların tatmini şekline dönüşmüştür. Bu
gibi bölünmeleri Yüce Rabbin istemediği Kuran da açıkça belirtilmiş olmasına
rağmen insanlar Kitabı Okumadıklarından söylenenin doğruluğunu kaynağından
(Kuran’dan) araştırıp öğrenmediklerinden Yaratanı
bırakıp yaratılana inanarak bağlandıklarından şirke de girmiş oldular.
Evreni
Yaratan Yüce ALLAH, Kuran’ı Kerim de:
Al-i İmran:100, “Ey İnananlar kitap verilenlerden
herhangi bir gruba uyarsanız imanınızdan sonra (onlar) sizi döndürüp kâfir
yaparlar” diyor.
Bakara:109,“Kitap sahiplerinden çoğu, gerçek
kendilerine besbelli olduktan sonra, sırf içlerindeki kıskançlıktan ötürü, sizi
imanınızdan sonra küfre döndürmek isterler. Allah emrini getirinceye kadar
affedin hoş görün. Şüphesiz Allah her şeye gücü yetendir”.
Enam:159,”O” Elçisine diyor ki;“Dinlerini parça parça edip, grup, grup olanlar var ya senin onlarla bir ilişkin yoktur. Onların işi Allah’a kalmıştır. Sonra (Allah) onlara yaptıklarını haber verecektir.”
Yunus:19 “İnsanlar bir tek milletten başka bir şey değildi, ama ayrılığa düştüler. Eğer Rabbinden bir söz geçmemiş olsaydı, ayrılığa düştükleri konuda hemen aralarında hüküm verilir (işleri bitirilir) di.
Neydi o geçen söz? Şura 14 ü
okuyalım.
Şura:14“Onlar kendilerine ilim geldikten
sonra, sadece aralarındaki çekememezlik yüzünden ayrılığa düştüler. Eğer
Rabbinden belli bir süreye kadar yaşatma sözü geçmemiş olsaydı, aralarında
hüküm verilir işleri bitirilirdi. Onlardan sonra Kitaba varis kılınanlar ondan
kuşku veren bir şüphe içindedirler
Enbiya:92“İşte bu sizin ümmetiniz, bir tek
ümmettir. Rabbiniz de benim. Yalnız bana kulluk edin.
Mü’minun:52 “Ve İşte bu ümmetiniz bir tek ümmettir. Ben de Sizin Rabbinizim benden korkun” dedik.
Mü’minun:53“Fakat işlerini arlarında parçalayıp
çeşitli kitaplara ayırdılar. Her parti, (dini gurup) kendi yanında bulunanlarla
sevinmektedir.
Mü’minun:54“Bir süreye kadar onları
(daldıkları) gaflet içinde bırak.
Enbiya:93“İşlerini aralarında parçaladılar,
(Tanrıdan gelen dini parça parça ettiler, ayrılığa düştüler; hepsi (sonunda)
bize döneceklerdir”.
Al-iİmran:105 “Kendilerine açık deliller
geldikten sonra bölünüp ihtilaf edenler gibi olmayın. İşte onlar (evet) onlar
için büyük bir azap vardır
Görülen odur ki, bu bölünmelere
sebep olanların mutlaka cezalandırılacağı, Yüce Yaratan Al-i İmran:105 te
açıkça belirtmiştir.
Kuran: Enam 159 “Dinlerini parça parça edip, grup
grup olanlar var ya, senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi Allah a
kalmıştır. Sonra (Allah) onlara yaptıklarını haber verecektir”
Hicr Suresi: 91-92 Onlar ki Kur’anı bölük bölük
ettiler. Senin Rabbin hakkı için, Biz onların hepsini mutlaka soracağız.
Kuran’ın bu apaçık gerçeğine rağmen
hala dinde ayrılıklarını sürdürenler, mezhepçilik yapanlar, bölünmelere sebep
olanlar, hangi yüzle Yüce Rabbin Divanına varabilirler?
O diyor ki, Sabır Ehli Kullarım ise
Bana Varacak Olanlardır. O’na varan yolda sabırla çaba gösterenler, sonunda
Onun Divanına varırlar. Yüce Rabbin Divanına varmak için her birey kendi bilinç
ve gönül ışığına göre Sisteme bağlanarak yarınların ışığı olmak, Rabbin rızasını kazanmak için
hazırlanmalıdır. Bu hazırlık için aracısız olarak, öncelikle İslam’ın Kitabı
olan Kuran’ı anlayacak şekilde okuyup dinin gerçeğini öğrenip doyuma
varmalıdır.
Hakikat İlmini Bilmeden Evrensel
Şifreleri doğru şekilde çözmek mümkün değildir. Hakikat ilmini bilmek de
Yaratma ve Yaşatma Yasası olan RAB den gelen Din Kitaplarını Okuyup anlamakla
olur. Mürşit'in verdiği doğru bilgilerle olur. Ruhsal olarak doyuma erişmekle
olur.
Enam:64-De ki:“Ondan ve bütün sıkıntılardan
sizi Allah kurtarıyor, sonra siz yine O’na ortak koşuyorsunuz.
Enam:65-De ki:“O, sizin üzerinize üstünüzden yahut ayaklarınızın altından bir azap göndermeğe,
ya da sizi parti parti birbirinize düşürüp kiminize kiminizin hıncını
tattırmağa kadirdir.” Bak, anlasınlar diye ayetleri nasıl açıklıyoruz?
ENAM:159-Dinlerini parça parça edip grup
grup olanlar var ya senin onlarla bir ilişkin yoktur. Onların işi Allah’a
kalmıştır, sonra Allah onlara yaptıklarını haber verecektir.
Değerli dostlar, daha nasıl açıklanmalı ki, İnsanlar Rabbin gerçeklerine inanıp iyi işler yapsınlar? Evrensel düşünüp evrensel olsunlar.
Yusuf YAMAN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder