17 Ekim 2013 Perşembe

Doğru yolda gidenlerin ve Hakkı bilenlerin yardımcısı Allah'tır

DOĞRU YOLDA GİDENLERİN VE HAKKI BİLENLERİN
YARDIMCISI ALLAH'TIR

Doğru yolda gidenlerin ve hakkı arayanların yardımcısı Allah'tır.
İnsanoğlu doğru davranışlarla her türlü durumu kontrol edebilir.
Yani "Doğruluk ve sadelik değer kazandırır"

İnsanoğlu olağanüstü yeteneklere sahip olarak yaratılmıştır. Ancak bilgisizliğinden ve ilgisizliğinden dolayı, bu yetenekleri içinde hareketsiz bir biçimde durmasına izin veriyor.
Yaratan ve yaşatan Yüce Allah, dünyada her şeyi bolca yaratmıştır. Yarattığı nimetlerden, insanın yararlanabilmesi için, insana üstün yetenekler vermiştir. Onu üstün kılan Akıl, Mantık, Şuur ve Vicdan gibi özelliklerdir. Ancak insanoğlu aklını kullanmada, nimetleri vicdani doğrultusunda değerlendirmesi gerekirken, insanoğlu nefsinin hâkimiyetine uyuyor. Nefsine uyuyor. Vicdani değerlendirmeler yapmıyor.
İnsanoğlu evrensel yasalara aykırı hareket ettiğinden veya evrensel yasaların ne olduğunu bilmediğinden, araştırıp öğrenmediğinden, kendindeki yetenekleri körleşiyor. Yetenekleri körleşen insan, yerinde sayıyor, sefaletle boğuşuyor.
Allah'ın verdiği nimetler, insanların doğru dürüst çabaları neticesinde, çabaları nispetinde kendilerine karşılığı verilir.

Evrensel yasalar; tembelliği, taklitçiliği, adaletsizliği hoş görmez.

İnsanların çoğu, yoksulluk, izdirap ve mutsuzluktan yakınıyor. Bu şekilde yakındıkları şeyi davet etmiş oluyorlar. Farkında olmadan. Hâlbuki yüce yaratan, verdiğim nimetlere şükredin diyor. Verdiğim nimetlere şükredenin nimetini artırırım diyor. Bunu vaat ediyor. O'nun vaadi de mutlaka yerine gelir.
Bu yakınma, tembellik ve taklitçilik, insanların kendilerinin ve ailelerinin mutluluklarını kötü yönde etkilenmelerine sebep oluyor. O nedenle insana düşen; iyimser olmak, olumlu düşünmek, pozitif hareket etmek, Allah'ın verdiğine şükretmek, gelen musibetlere sabretmektir.

İnsanoğlu bu dünyaya tanrısal enerji ile aşılanmak, kendisine gösterilen doğru yolda yürümek konusunda imtihanda olduğunu unutmamalıdır.

İnsanlar, odaklandıklarına ve sıdk ile arzuladıklarına o yöndeki çabaları sonunda mutlaka sahip olurlar. Bu çekim yasasıdır.

Mutluluk insanın en haklı mirasıdır. İnsanın tüm istekleri kabul olur eğer insan genlerine işlenen ilahi yaşam programlarının şifrelerini çözer ve buna göre yaşamayı bilebilirse.
Fakat insanlar, çoğunlukla yanlış fikirlere saplanırlar. Tüm isteklerini çok para kazanarak gerçekleştirebileceklerini sanırlar. Halbuki, nihaiyi amacımız olan mutluluğu, bize ancak (motivasyon) isteklendirme verebilir.
Bu para kazanmanın kötü olduğunu belirtmez. Bu dünyada, belli miktarda para olmaksızın isteklerimizi gerçekleştirmemiz zordur. Bu yüzden para kazanma alışkanlığı değerlidir. Ancak para için insanın sağlığını tehlikeye atması doğru değildir.

Bu dünyada isteğini elde etmenin yolu; kişinin önüne hedefler koymak, istediğine odaklanmak ve önüne çıkan engelleri aşması için gerekli bilgileri edinmesi,
Fırsatları fark edecek bilgileri edinmesi, çaba göstermesi ve başarılı olacağına inanması halinde istediği her şeyi yaratan ve yaşatan kendisine verir.

Gerçekte insan bolluk içindedir.
Gerekli güce sahiptir.

İnsanoğlu, kendi bedeninde var olan elektriksel olarak sahip olduğu, sınırsız bir güç vardır. İnsan hücrelerinde 0,090 volt potansiyelin varlığı ölçülmüştür. İnsanın sahip olduğu doğumdan ölüme kadar kendisi ile birlikte yaşayan 64 milyar hücre olduğu söylenmektedir. Bunu hesaba vurursak: 64.000.000.000x0,090 = 5.760.000.000 Volt bulunur. Ancak yüce yaratan öyle bir sistem oluşturmuştur ki, dünyayı 3. Boyutta insan bedenini toprağa karşı sıfır voltajda olacak şekilde dizayn etmiş, devreye koymuştur.

İnsanı ayakta tutan yaşam enerjisidir. İnsan bu enerjisini boşa çarçur etmemelidir.
İnsanoğlu negatif düşüncelerle, kötü sözlerle, olumsuz davranışlarla yaşam enerjisini boşa harcamaktadır. İnançsızlık, ümitsizlik, cesaretsizlik, kendini sıkışmış hissetmek suretiyle boşa çabalamayı sürdürmesi, küfür etmesi, kin tutması, nefret etmesi, haset etmesi, yaşama karşı memnuniyetsizlik sonucu yaşam enerjisi boşa gider. Ömürleri boşa çabalamakla geçer.

İnsan kendinde olan gücü ve yetenekleri, keşfetmesi ve bu gücü koyduğu hedeflerine ulaşmak için kullanması halinde birçok şeyi başarabilir. İstediğini kendine çekebilir.
İnsanoğlu evrensel yasalara uyarsa, maddiyat peşinde koşmaktan vazgeçerse, hayatını insanlığın mutluluğu için yardımlarda bulunarak geçirirse; mutsuzluk ve karamsarlığı içinden söküp atar, dengeli, sakin ve sabırlı hareketlerle, başarı merdivenlerini birer birer çıkar.

Evrensel yasalar, kesin ve kusursuz işleyen yasalardır. Bu yasalara uygun hareket eden daima kazanır. Çünkü bu yasalara göre hareket edenin enerjisi ve canlılığı tükenmez.

İnsanın kendi gücünün farkında olması halinde ve sahip olduğu bilgileri (genlerine işlenmiş olan bilgileri) bilgece kullanması halinde, çabalarının sonucunu alacaktır. Kişinin kendine olan güveni artar, yetenekleri gelişir, gücünün ve bilgisinin farkına varır. Amaçlarına arzuyla ve istekli olarak yaklaşırlar. Allah da olumlu çabalar içinde olan insanın çabalarının boşa gitmesine müsaade etmez. Kişiyi istediğine kavuşturur.

Allah'a giden yola erişmeniz dileği ile hoşça kalın. Sevgiyle kalın.


Yusuf YAMAN

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder