DOĞRU YOLDA GİDENLERİN VE HAKKI
BİLENLERİN
YARDIMCISI ALLAH'TIR
Doğru yolda gidenlerin ve hakkı
arayanların yardımcısı Allah'tır.
İnsanoğlu doğru davranışlarla her
türlü durumu kontrol edebilir.
Yani "Doğruluk ve sadelik
değer kazandırır"
İnsanoğlu olağanüstü yeteneklere
sahip olarak yaratılmıştır. Ancak bilgisizliğinden ve ilgisizliğinden dolayı,
bu yetenekleri içinde hareketsiz bir biçimde durmasına izin veriyor.
Yaratan ve yaşatan Yüce Allah,
dünyada her şeyi bolca yaratmıştır. Yarattığı nimetlerden, insanın yararlanabilmesi
için, insana üstün yetenekler vermiştir. Onu üstün kılan Akıl, Mantık, Şuur ve
Vicdan gibi özelliklerdir. Ancak insanoğlu aklını kullanmada, nimetleri vicdani
doğrultusunda değerlendirmesi gerekirken, insanoğlu nefsinin hâkimiyetine
uyuyor. Nefsine uyuyor. Vicdani değerlendirmeler yapmıyor.
İnsanoğlu evrensel yasalara
aykırı hareket ettiğinden veya evrensel yasaların ne olduğunu bilmediğinden,
araştırıp öğrenmediğinden, kendindeki yetenekleri körleşiyor. Yetenekleri
körleşen insan, yerinde sayıyor, sefaletle boğuşuyor.
Allah'ın verdiği nimetler,
insanların doğru dürüst çabaları neticesinde, çabaları nispetinde kendilerine
karşılığı verilir.
Evrensel yasalar; tembelliği,
taklitçiliği, adaletsizliği hoş görmez.
İnsanların çoğu, yoksulluk, izdirap
ve mutsuzluktan yakınıyor. Bu şekilde yakındıkları şeyi davet etmiş oluyorlar.
Farkında olmadan. Hâlbuki yüce yaratan, verdiğim nimetlere şükredin diyor.
Verdiğim nimetlere şükredenin nimetini artırırım diyor. Bunu vaat ediyor. O'nun
vaadi de mutlaka yerine gelir.
Bu yakınma, tembellik ve
taklitçilik, insanların kendilerinin ve ailelerinin mutluluklarını kötü yönde etkilenmelerine
sebep oluyor. O nedenle insana düşen; iyimser olmak, olumlu düşünmek, pozitif
hareket etmek, Allah'ın verdiğine şükretmek, gelen musibetlere sabretmektir.
İnsanoğlu bu dünyaya tanrısal
enerji ile aşılanmak, kendisine gösterilen doğru yolda yürümek konusunda
imtihanda olduğunu unutmamalıdır.
İnsanlar,
odaklandıklarına ve sıdk ile arzuladıklarına o yöndeki çabaları sonunda mutlaka
sahip olurlar. Bu çekim yasasıdır.
Mutluluk
insanın en haklı mirasıdır. İnsanın tüm istekleri kabul olur eğer insan
genlerine işlenen ilahi yaşam programlarının şifrelerini çözer ve buna göre
yaşamayı bilebilirse.
Fakat insanlar,
çoğunlukla yanlış fikirlere saplanırlar. Tüm isteklerini çok para kazanarak
gerçekleştirebileceklerini sanırlar. Halbuki, nihaiyi amacımız olan mutluluğu,
bize ancak (motivasyon) isteklendirme verebilir.
Bu para
kazanmanın kötü olduğunu belirtmez. Bu dünyada, belli miktarda para olmaksızın
isteklerimizi gerçekleştirmemiz zordur. Bu yüzden para kazanma alışkanlığı
değerlidir. Ancak para için insanın sağlığını tehlikeye atması doğru değildir.
Bu dünyada
isteğini elde etmenin yolu; kişinin önüne hedefler koymak, istediğine
odaklanmak ve önüne çıkan engelleri aşması için gerekli bilgileri edinmesi,
Fırsatları fark
edecek bilgileri edinmesi, çaba göstermesi ve başarılı olacağına inanması
halinde istediği her şeyi yaratan ve yaşatan kendisine verir.
Gerçekte insan
bolluk içindedir.
Gerekli güce
sahiptir.
İnsanoğlu, kendi
bedeninde var olan elektriksel olarak sahip olduğu, sınırsız bir güç vardır.
İnsan hücrelerinde 0,090 volt potansiyelin varlığı ölçülmüştür. İnsanın sahip
olduğu doğumdan ölüme kadar kendisi ile birlikte yaşayan 64 milyar hücre olduğu
söylenmektedir. Bunu hesaba vurursak: 64.000.000.000x0,090 = 5.760.000.000 Volt
bulunur. Ancak yüce yaratan öyle bir sistem oluşturmuştur ki, dünyayı 3.
Boyutta insan bedenini toprağa karşı sıfır voltajda olacak şekilde dizayn
etmiş, devreye koymuştur.
İnsanı ayakta
tutan yaşam enerjisidir. İnsan bu enerjisini boşa çarçur etmemelidir.
İnsanoğlu
negatif düşüncelerle, kötü sözlerle, olumsuz davranışlarla yaşam enerjisini
boşa harcamaktadır. İnançsızlık, ümitsizlik, cesaretsizlik, kendini sıkışmış
hissetmek suretiyle boşa çabalamayı sürdürmesi, küfür etmesi, kin tutması,
nefret etmesi, haset etmesi, yaşama karşı memnuniyetsizlik sonucu yaşam
enerjisi boşa gider. Ömürleri boşa çabalamakla geçer.
İnsan kendinde
olan gücü ve yetenekleri, keşfetmesi ve bu gücü koyduğu hedeflerine ulaşmak
için kullanması halinde birçok şeyi başarabilir. İstediğini kendine çekebilir.
İnsanoğlu
evrensel yasalara uyarsa, maddiyat peşinde koşmaktan vazgeçerse, hayatını
insanlığın mutluluğu için yardımlarda bulunarak geçirirse; mutsuzluk ve
karamsarlığı içinden söküp atar, dengeli, sakin ve sabırlı hareketlerle, başarı
merdivenlerini birer birer çıkar.
Evrensel
yasalar, kesin ve kusursuz işleyen yasalardır. Bu yasalara uygun hareket eden
daima kazanır. Çünkü bu yasalara göre hareket edenin enerjisi ve canlılığı
tükenmez.
İnsanın kendi
gücünün farkında olması halinde ve sahip olduğu bilgileri (genlerine işlenmiş
olan bilgileri) bilgece kullanması halinde, çabalarının sonucunu alacaktır.
Kişinin kendine olan güveni artar, yetenekleri gelişir, gücünün ve bilgisinin
farkına varır. Amaçlarına arzuyla ve istekli olarak yaklaşırlar. Allah da
olumlu çabalar içinde olan insanın çabalarının boşa gitmesine müsaade etmez.
Kişiyi istediğine kavuşturur.
Allah'a giden
yola erişmeniz dileği ile hoşça kalın. Sevgiyle kalın.
Yusuf YAMAN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder