Mutlu olabilmek için 7 basit öneri mutlaka
denemelisiniz
Beyin bilimcisi Jeffrey M. Stibel aynı Dalai Lama gibi mutluluğun öğrenilebilir olduğunu düşünüyor. Ona göre birkaç basit adım atarak mutlu çalışanlar yaratmak mümkün.
Mutluluk… Türkçe kökenli
kelimelerde başta yer alan ‘m’ sesine rastlanmıyor. Dolayısıyla ‘mutlu’
kelimesinin Türkiye Türkçesi dışında bir örneği bulunmuyor. Ancak anlamdaşı
olan ‘bahtiyar’ Farsça kökenli olup aynı İzlanda kökenli İngilizce karşılığı
‘happy’ gibi “şansı yardım eden, talihli” anlamına geliyor. Buna göre mutluluk
için tesadüfidir ve tarif edilemez denebilir mi? Nassim Taleb Fooled by
Randomness (Tesadüfilikle kandırılmış) adlı çok satan kitabında mutluluktan tam
olarak böyle bahsediyor. Bilgeliği ve mutluluğu tartışma götürmez Dalai Lama
ise ‘Mutluluk Sanatı’ adlı kitabında gerçek mutluluğa ancak beynin
eğitilmesiyle ulaşılabileceğini söylüyor. Harvardlı psikolog Dan Gilbert da
daha mutlu olabilmek için beyinlerimizi eğitebileceğimiz görüşünde.
Peki, çabalayarak mutlu olmak gerçekten de mümkün mü? MIT Sloan’da ve Brown Üniversitesi’nde beyin bilimi üzerine çalışan Jeffrey M. Stibel iş dünyasında sıkça rastladığımız asık suratlıları mutlu insanlar haline getirmenin mümkün olduğunu düşünüyor. İşte iş yerinde mutluluk için Stibel’den yedi basit öneri…
1- Gülün: Gülmenin mutlulukla
doğrudan bir ilişkisi var. Bu ilişki bir korelâsyonla başlamış olabilir ancak
beyin zaman içerisinde ikisi arasında bağlantı kurdu. Bana inanmıyorsanız şunu
deneyin: Yüzünüze kocaman ve güzel bir gülücük oturtun ve negatif bir şey
hakkında düşünmeyi deneyin. Ya gülmeyi bırakacak ya da olumsuz düşünceyi
aklınızda tutmayı beceremeyeceksiniz.
2- Endişelenmeyi
bırakın: Endişe insanlığın en iyi özelliklerinden biridir. Öngörü, planlama ve
tahmin yeteneğinin arkasında bu duygu yatar. Endişeleniriz çünkü henüz
gerçekleşmemiş bir olay belirsizdir ve endişe duygusu o işi nasıl ele
alacağımızı düşünmeye başlamak için bizi teşvik eder. Sorun örneğin ekonominin
gidişatı gibi kontrolümüz dışında gelişen olaylarla ilgili çok fazla
endişeleniyor olmamızda. Ruhsal birçok hastalığın tetikleyicilerinden biri de
endişe. Bugünlerde endişelenecek çok konu olduğu bir gerçek. O yüzden derin bir
nefes alın ve küçük şeylerle ilgili endişelenmeyi bir kenara bırakın.
3- Mola verin: Özellikle gelişmiş
ülkelerde insanlar çok fazla çalışıyor. Fazla çalışmak çağın “bilgi işçileri”
için ters tepen, amaca zararlı bir durum. Bu kişilerin bitkin düşecek kadar çok
çalışması onlardan verim almaya çalışmanın en kötü yoludur. Mola vermek düşünüp
taşınmak ve kendini dinlemek için iyi bir fırsat yaratır ve böyle zamanlarda en
iyi fikirler, en derin içgörüler açığa çıkar. Öğle yemeklerinin mutlaka ofis
dışında yenmesi konusunda ısrar ediyorum. Adına ‘siesta’ ya da mini tatil
deyin, fark etmez. Tek başına bu bile daha mutlu insanlar yaratmak için oldukça
işe yarıyor.
4- İşleri farklı
yöntemlerle yapın: Birçok çalışan için sorunun bir parçası da can sıkıntısı ve
bıkkınlıktır. Ofisten girdiğimiz andan itibaren defalarca aynı şeyleri
yaptığımız bir rutine sıkışmış gibiyiz. İşleri farklı yollardan icra ederek
heyecan ve hevesinizi yeniden kazanın. Her adımı öğrenmek, büyümek ve kendinizi
zorlamak için atın. Daha fazla sorumluluk alın ve daha önce becerebileceğinizi
tahmin bile etmediğiniz yeni bir şeyler yapmayı deneyin. Eğer sorumluluklarınız
esnekliğe çok fazla müsaade etmiyorsa var olan sorumluluklarınıza farklı bir
yaklaşım getirmeyi deneyin.
5- Yönetmeyi bırakın
liderlik edin: Eğer yönetim ekibindeyseniz çalışanlarınızı motive ve teşvik etmenin
yollarını bulmalısınız. Ama nasıl? Beyinlerini esnetin. Onlara daha fazla sorumluluk,
karar verme gücü ve özerklik vererek ekibinizi güçlendirin. Kapsayıcı olun ve
onları süreçlere dahil edin. Şirketin genelinde neler olup bittiğini
çalışanlarınıza açıklayın ve onlara yaptıkları işin, şirketin genel
operasyonunu nasıl etkilediğine dair daha geniş bir perspektif verin.
6- Delege edin: Küçülme
dönemlerinin en yıkıcı ve ters tepen yan etkilerinden biri de korkudur. Çoğu
yönetici kendilerini kullanım dışı bırakacağı korkusuyla kontrolü elden
bırakmaktan korkar. Eğer böyle düşünüyorsanız çoktan devre dışı kalmışsınız
demektir. Kontrol etmek fiziksel ve ruhsal sağlığınız için kötü olması yanında
işin kendisi için de kötüdür. En iyi liderler kendilerinden daha iyi, daha
akıllı ve yetenekli insanlarla çalışmayı tercih eder.
7- Eğlenin: Eğer yaptığınız
işi beğenmiyorsanız o işi yapmayı bırakın. Hayat eğlenceyi bir kenara atmak
için çok kısa. Sevdiğiniz işi yapmalı ve onu sevmekten vazgeçmeye başladığınız
an başka bir işe yönelmelisiniz. Bu ekonomik ortamda bile eğer yaptığınız işte
iyiyseniz ve üstelik o işi yüzünüzde bir gülümseme ile icra edebiliyorsanız her
zaman sizi talep eden şirketler olacaktır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder