1 Aralık 2013 Pazar

Manali bir hayat mi? Maddeci bir hayat mi?

Manali bir hayat mi? 
Maddeci bir hayat mi?
Iste butun mesele burada..
Maddeci bir hayat pesinde kosanlarin daha cok hastalandıklarını kim nereden bilebiirdi?
North Carolina Üniversitesi (UNC) bir çalışma gerçekleştirdi. Bu çalışmaya göre mutluluk, huzur ve harmoni sahip olduğumuz genlerle doğrudan ilintili. Unutmadan, ben UNC’den mezunum. Bu üniversite bilinen en iyi Halk Sağlığı okulundan birine sahiptir.
UNC araştırmacıları 80 katılımcı ile deneyler yaptılar ve yaşamdan tatmin olup olmadıklarına ait sorular sordular. Soruların ardından katılımcılardan kan alındı ve kan tesleri yapılarak sonuçlar analiz edildi. Asıl amaç akyuvarlardaki hücrelerin gen tanımı profillerini anlamaktı.
Sonuçlara göre mutluluğun “parayla satın alınabilir” şeylerde olduğunu düşünenlerin genlerinde kanser, diyabet ve kardıyovasküler hastalıkları güçlendirebilecek, iltihaplanmalar ve şişkinliklere neden olabilecek yapılar tespit ettiler.

Mutluluğun “manayı anlamaya çalışmakta” olduğunu düşünenler ve çevresine hizmet verme düşüncesine sahip olan (yani hizmetkar bir ruha sahip olan) kimselerin kan analizlerinde ise yukarıda sayılan hastalıklara karşı antikorlar bulundu. Yani toplum için çalışan insanların (aileye, çevreye, topluma hizmet verme düşüncesinde olan insanların) immunal sistemi (bağışıklık sistemi) vücutta üretilen bir koruma sistemi ile güvenlik altına alınıyor.
Bir başka deyişle,  altürist (dürüst ve adil)  yaşamı seçenlerin diğerlerine göre daha uzun yaşama olasılığını artıyor. Böyle insanlar gerçek huzur ve harmoni hissettikleri için hastalıklara koruma geliştiriyorlar.

Sonuç olarak, genlerimiz manalı bir hayat ile maddeye düşkün bir yaşam tarzını birbirinden ayırabiliyor. Beyin de bunu ayırt edebiliyor ama şuur bazen pusula görevini yapamayabiliyor  bu nedenle iş genlere devredilmiş oluyor.

Dünyaya bir amaç için geldik. Amaç huzur ve barış içinde yaşamak, bunu sağlayabilmek için önce kendi içimizde huzur sağlamak daha sonra çevreye yaymaktır. İhtiyacımız olan şey [sadece kendimiz için değil], bize ihtiyacı olanlar için de çarpan bir yüreğe sahip olmak. Nezaket, iyi niyet, yardım, dayanışma ve diğer güzelliklerle bütünleşen hizmetkarlık mentalitesi; sağlıklı ve uzun yaşama yol haritası çiziyor. İnsanlar ahlak kuralları çerçevesinde yaşadığı sürece hem mutlu oluyorlar hem de etrafa mutluluk veriyorlar.

Napoleon Hill şöyle diyor: Duygular kişinin inançlarına ve fikirlerine sıkı sıkıya bağlanmalıdır. Ancak bu şekilde yaşamda harmoni söz konusu olabilir. Bu söze ek olarak diyebiliriz ki genlerimiz huzur ve harmoni ile daha sağlıklı hale geliyor. Huzur ve ahenk ise aslında kendi içimizde. Bu konsept yeni değil, bunu bilmek için blimsel sonuçlara da ihtiyacımız yok. Yapılacak şey insan olmak. Bunun sonucunda sağlık bulurken huzur, harmoni ve mutluluğu paylaşmak  mümkün oluyor.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder