Evrensel Nizam ve
İnsan
EVRENSEL NİZAM VE İNSAN’DA GÖREV BİLİNCİ
Bütün Mevcudatın; bu dünyada ve bütün Evrende bir görev ile görevlendirildiği
bilinmelidir. Bu görev: Ana Rahmine düştüğü andan itibaren başlar. Ve ilânihaye
öğrenme, bilgilenme ve bilinçlenme devem eder. Bir dönemlik ömür süresi içinde
insanın evrimini (gelişmişliğini ve Arınmışlığını) tamamlaması için insanlığın
daha hızlı bir Mükemmellik kazanması için sürekli bir Görev Bilinci ile
Bilgisini arttırması gerekir. İnsanoğlu bu dünyaya gelişinin amacını idrak
edip, bu dünyaya gelirken, genlerine işlenmiş bilgilerin şifrelerini çözüp o
bilgileri meydana çıkarmak ve o bilgileri insanlar lehine olacak şekilde
kullanmak için; bilgisini üretime dönüştürüp, bu dünyadan göçerken, geride
kalanlar tarafından kendisinin sürekli hatırlanacağı ve insanların
faydalanacağı bir eser bırakması gerektiğini bilmelidir. Bunun bir görev olduğu
unutulmamalıdır.
(Ne acıdır ki daha önceleri İslam
âleminde görülen Teknolojik ilerlemeler bugün durmuş, bugün Batı Âleminde
Teknoloji ileri götürülmüş ve Bilgi üretime dönüştürülerek, Uzayın fethine
gidilmektedir)
Kişinin; Görev Bilinci- Sabri - Sevgisi-
Özverisi onun Boyut yükselmesine yardımcı olur Kuran’da, “İnanıp, İyi, Güzel,
Faydalı ve Kalıcı işler yapanların Rableri katında Cennetler vaat edilmiştir”.
Ayetlerin sayısı 152, dır. Bu Ayetler; Yüce Yaratan ve Yaşatan insanların da
kendisi gibi sürekli iyi bir işte ve oluşta olmasını istemektedir.
İnsanlarında sürekli iyi, güzel, faydalı
ve kalıcı işler yapmalarını arzu etmekte ve bu çalışmaları ödüllendireceğini
belirtmektedir. Çünkü insanoğlu Yüce Rabbin Ruhundan Ruh taşımaktadır. Bütün
Mevcudatın; bu dünyada ve bütün Evrende bir görevle görevlendirildiği
bilinmelidir. Bu görev: Ana Rahmine düştüğü andan itibaren başlar, öğrenmek
bilgilenmek, Tekâmül etmek, genlerinde kayıtlı bilgilerin Şifrelerini çözmek,
bu Bilgilerle insanların faydasına olacak işler yapmak şeklinde devam eder.
Kişi bu görevlerini yaparken karşılaştığı engeller, kişinin geliştirilmesi için
olduğu ve kişinin aşacağı engellerin kazandırdığı deneyim, insanlığın
ilerlemesi için gerekli olduğu idrak edilmelidir. Bu görev yapılırken ve
engeller aşılırken İnsanoğlu eğitime de alınmıştır. Yanı İnsanoğlu bu dünyaya
indirilirken hem bilgi ile donatılıyor, hem o bilgilerden faydalanması ve yeni
bilgiler edinmesi için Dinsel ve Ruhsal yönden eğitime tabi tutuluyor.
Bu Eğiticiler Elçiler ve İrşat Kitapları da
Vahiy ile indirilen Kutsal Kitaplardır. Ve Yüce Rabbin yarattıklarında
gizlediği bilgilerdir, Ayetlerdir. Ve dilediği kuluna dilediği zaman verdiği
ilhamlar la insanın bilgilenmesini sağlar. Dünyaya indirilen Kutsal Kitaplar da
İnsani değerlerin resmedildiği her şey açık ve aşikâr olarak bildirilmiştir.
Çünkü Rabbin insanlardan istediği İnsani değerler çerçevesinde Tekâmül etmek ve
bu dünyada insanlar için yaptıklarından kazandıkları ile Rabbine dönüşünü
kolaylaştırmaktır. Yüce Rabbim, yarattıklarında gizlediği bilgileri araştırıp
bulması için, İnsana Akıl, Mantık, Şuur ve Vicdan vermiştir. Ancak insanlar
bunları kendileri okuyup öğreneceklerine, başkalarının anlattıkları ile iktifa
ettiklerinden, daha doğrusu tembellik ettiklerinden, bu bilgileri kendi
menfaati için kullanan, egoistlerin, nefsini tanrı edinenlerin etkisinde
kalarak hem kendinin hem de insanlığın geleceğini tehlikeye atmıştır. Yanı
insanoğlu kendisi kendi sonunu hazırlamaktadır. (Madde özünde gizlenenler,
günümüzde Nano teknoloji ile açığa çıkarılmakta ve madde özündeki bilgiden
faydalanılmaktadır) Bunun için diyoruz ki; Değerli dostlar, Aklın, Mantığın,
Şuurun ve vicdanın geçerli olmadığı her olayda sonuç hüsrandır. Çünkü Yüce
Rabbim Aklını kullanmayanların üzerine pislik koyarım (Azapta korum) diyor. O
Halde; 1. Her söylenene inanmayın ve kaynağından araştırarak gerçeği öğrenin.
2. Önyargılı olmayın, doğruyu söyleyene, işinize gelmedi diye küfürle karşılık
vermeyin. 3. Dini gerçek din kitabından (Kuran’dan veya mealinden okuyun)
Ayrılıklar sonradan dine sokulmuştur. (Allah Katında Din İslâm dır) 4. Din
tektir ve dindeki ayrılıkları Egosuna yenik düşen, Din den Menfaat uman din
adamları ve bundan faydalanmak isteyen; kişiler ve siyasilerdir. 5. Hakka yakın
olmanın, dürüst olmanın yolu; Bilgilenmekten, Tekâmülden Arınmaktan, çevreye
Sevgi yaymaktan, Yaratana ve yaratılana saygılı olmaktan geçer, Rabbin OKU
Emrini daima hatırda tutmak ve ona göre davranmak bir görevdir. Bilgi insanı
bilinçlendirir. Bilinçlenen insan da Hakikati daha şümullü kavrayabilir.
Hakikati kavrayan insan uyanmış insandır. Önemli olan bu dünyadan göçüp
gitmeden önce uyanmak ve görevini lâiki ile yapmaktır. “Hz. Ali: İnsanlar
uykudadır, ölünce uyanırlar. Ancak bu uyanma onlara artık fayda sağlamaz”
diyor. Dünyevi görüşlerde, evrimlerinden (yaşam sürecinde bilgi edinmek için
kullandığı gelişim ve tekâmül yolları ve araçlar) , kaynaklanan farklılıklar
vardır ve olmaya devam edecektir. İnsanı insanlardan ayıran görüşler
devrededir. Bu bir imtihandır. Şunu da unutmamak lazımdır ki, Dünyada hayaline
daldığınız şeyleri arkanızda bırakıp gideceksiniz. Bu hayalinizden insanların
faydasına bir şeyler yapıp, bırakmışsanız ne ala, yok sadece kendinizi
düşünerek zaman harcamışsanız, yüce divanda kendinizi kendi nefsinizin size
yaptığından sorgulanacak ve yargılayacaksınız. İsra Suresi Ayet 13,14- “Her
insanın TAİR’ini boynuna bağladık. Kıyam günü onun için açılmış olarak bulacağı
bir kitap çıkarırız. Kitabını oku bu gün nefsin sana hesapçı olarak yeter”
deriz. Bu ayet bize her konuştuğumuzun kayda alındığı çok net bir şekilde
anlatmaktadır. Bu sebeple insanoğlu ağzından çıkan sözlere dikkat etmek ve
daima güzel söz söylemek gayreti içinde olmalıdır. (Tahmini im odur ki, Yüce
Rabbim insana verdiği Serbest irade ile yaptıklarını tespit için, insanın
gırtlağına biyolojik bir algılayıcı çip yerleştirilmiştir ve insanın ağzından
çıkan her söz kaydedilmekte ve ayrıca Rabbin yanında bulunan Özümüz ile sürekli
irtibatta olduğumuzdan, söylediklerimiz anında ilahi alemde de bilinir
olmaktadır).
Beyinlerdeki düşünce dalgalarının,
kontrol edilebildiği günümüzde Yüce Yaratan için bunun çok kolay olduğu
aşikârdır.
Hayırlı Sabahlar ve İyi günler diliyorum.
Yusuf YAMAN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder