8 Eylül 2017 Cuma

ZAMANIN SONU, HER ŞEYİN ASLINA DÖNÜŞÜDÜR.

ZAMANIN SONU, HERŞEYİN ASLINA DÖNÜŞÜDÜR.

Hazırlayan: Yusuf YAMAN
İnsanlar bu dünya da hep aynı hataları tekrarlayıp duruyorlar.  Kendilerine Allah tarafından ilim geldikten sonra da Adalet ölçüsüne uymadılar. Allah’ın indirdiği ile hüküm vermiyorlar. Allah’ın verdiği öğütleri tutmuyorlar. Kendi nefislerine uyuyorlar. Adaletli paylaşımlarda bulunmuyorlar.
Daha önce,  helak edilenlerin yolundan gidiyorlar.
Daha mutlu, daha sağlıklı, daha huzurlu, yaşama kavuşmak için; insanın kendi kendine getirdiği sınırlamaları, ön yargıları kaldırması ile mümkündür.
Cennet, yaratanın insanlar için yarattığı bir dünya. Bu cennete gidebilmek için bu dünyada, inanıp, iyi, güzel, faydalı ve kalıcı işler yapmak gerekir. İnsanlığa faydalı olmak gerek. Adil paylaşımlarda bulunmak gerekir.
Cehennem ise, insanların nefsine uyarak bu dünyada yaptığı kötü işlerin sonucu olarak, cezalandırılacağı bir dünyadır.  Bu dünyada kaynar su ve ateş vardır.
Kendi kendimize getirdiğimiz sınırlamalar, zihnin ve nefsin oyunudur. Bu oyundan kendimizi kurtardığımızda; daha mutlu, daha huzurlu, daha sağlıklı bir yaşama kavuşuruz. Bunun için
1.      Önce zihni aşmalıyız.  Nefsi kontrol altına almalıyız.
2.      Sonra cesaretimizi toplayıp yola koyulmalıyız.
3.      Sonra, gerçek insan olmalıyız. Kendimizi tanımalıyız. Kendimizi bilmeliyiz.
4.      Allah’ın bize verdiği hasletleri kullanmaya başlamalıyız.
Cennet dünyayı, Cehenneme çeviren insandır. İnsan yaptığının farkına varırsa, dünyayı tekrar cennete çevirebilir. İnsanlar dünyadan talan ettiklerini geri verirlerse dünyanın cennete dönüşmesi Allah’ın izni ile gerçekleşir.
Zamanın sonunda her şey aslına döner. Dönmek zorundadır. Yüce yaratan Kuran’da birçok ayette, bize döndürüleceksiniz diyor. Çünkü biz insanlar Allah’tan geldik tekrar O’na döndürülüyoruz.
İnsandaki olumsuz düşünceler, dünyayı zehirliyor.
Dünyayı şifaya, sevgiye yönlendirmede gayret gösterdiğimizde ve olumsuz düşüncelerin yerine, olumlu düşünceleri koyduğumuzda; saf sevgi çoğalır. Zaman ve mekân cennete döner. Biz insanlar bunu yapabiliriz. Bunun için:
Önce korkularımızdan kurtulacağız. Korkunun yerine sevgiyi yerleştireceğiz. Veya korkuyu sevgiye dönüştüreceğiz. Daha önce dünya cennetti. Ne oldu da Cennet, Cehenneme dönüştü?
Cennetle Sevgi, ölümsüzlük, huzur, barış gelir. İnsan gönlü yaradan’ a bağlıdır. O’nun kurallarının dışına çıkmaz. Ancak zihin ve nefis kişinin kendisindedir. Kuralları kendisi koyar. Zihin güçlendikçe, gönül zayıflar. Yaradan’ın kuralları yerine, insanlar, kendi zihninin kurallarını koymaya başladılar. Kurallar koyarken Allah’ın indirdiğinden faydalanmadılar. Kendi Egolarına uydular.
İnsanların bulunduğu zaman ve mekân da, bu kendi kurallarını koymaları ile Yaradan’ın düzeninden ayrıldılar. Bu ayrılık insanda sevgiyi azalttı. Sevginin yerini korku aldı.
Korkunun hâkim olduğu yerde, acı ve izdirap vardır. Cehennem sevginin az olduğu, korkunun hâkim olduğu yerdir.
İnsanlara cehennemden korkmaları söylendi. Ancak korkudan kaçtıkça, daha derinlere battı. Cehennemin daha derinine gittiler. Çünkü insanlar gönül yolunu kaybettiler.
Gönül yolu, Yaradan’a götüren yoldur. Gönül Yaradan’ın uğrak yeridir. Cennete gönülden geçilir. İlk devirlerde, İnsanlar bu dünyada cennete yaşarlardı. Dünyada Sevgi, Huzur, Barış ve Sağlık hüküm sürüyordu.
İnsanın; biraz heyecan, biraz eğlenmek, istemesi, zihinsel olarak korkunun geliştirilmesine sebep oldu. Düşünce ile heyecan, oyun, eğlence yarattılar.           O zaman teknolojik bilgiler insanlara açılmadığı için, düşünce ile bunu yarattılar.
Evrenin her yerinde düşünceler gerçekliği yaratır.
Cennette yaşayanlar, ufak bir korku yarattılar. Bu onları heyecanlandırdı. Korku bir kere yaratıldı mı, sinsice ilerler, yaratanın uğrak yeri olan gönülden sevgiyi siler.
Korku arttıkça sevgi azalır.
Hâlbuki dünya üzerindeki insanlar, sevgiyi üretmek için yaratılmıştır. Sevgiyi yaygınlaştırmak için bu dünyaya geldiler.
Kurtuluş, sevgidedir.
Kurtuluş, kardeşliktedir.
Kurtuluş, kendini bilmektedir.
Kurtuluş, yaratanını bilmektedir.
Kurtuluş, Evrendeki bütün varlıkların kardeş olduklarını bilmektir.

Zamanın sonuna gelmeden, İnsanoğlu, uyanıp kendine geldiğinde, kendini bulduğunda, evrenin her köşesine sevgi ve barış getirebilecek güçtedir.
Allah yar ve yardımcımız olsun.

ÂMİN 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder