4 Mayıs 2013 Cumartesi

KAYITSIZ ŞARTSIZ İYİ NİYETLER GERÇEKLEŞİYOR.


KAYITSIZ ŞARTSIZ İYİ NİYETLER GERÇEKLEŞİYOR.

1.                  Olumlu düşünmenin yolu, sahip olduğuna şükretmektir.

2.                  Neyi hayal edersen, çalışarak onu elde edersin.

3.                  Kayıtsız, şartsız, iyi niyetle bir istekte bulunursanız, yaşamınızda o istek   gerçekleşir.

4.                  Evrenin, sevgi ve olumlu olmaya dayalı bir kanunu vardır.

5.                  Olumlu ve iyi niyetli istekler gerçekleşiyor.

6.                  Hayatımızda başımıza gelen her olay kendimizi ifade etme fırsatını verir.

7.                  Düşünce, duygu ve eylem;

8.                  İlim, İnanç ve uygulamadır.

9.                  Düşünceler gerçekleri doğurur.

10.              Kendinizi fırsatlara hazırlayın. Her an şans kapıyı çalabilir.

11.              Hayatınızda küçük mucizelerden tad almayı deneyin.

12.              Hiçbir zaman başarısızlığı kabul etmeyin ve konuşmayın.

13.              Düşünerek inanarak istediğiniz şey önünüze gelir.

14.              Yaratanın kaynağı sonsuzdur. O isteyene rızkını verir. İstediğine rızkını bol verir.

15.              Dostluk ve arkadaşlığın bağını koruyan tutumlardan birisi ihtiyaçlara duyarlı        olmaktır.

16.              Dostun bir derdi mi var.

17.              Teselliye mi muhtaç.

18.              Teşvike mi ihtiyacı var.

19.              Cesarete mi muhtaç.

20.              Yardıma mı ihtiyacı var.

21.              Sohbete mi muhtaç.

Arkadaşlık zor zamanlarda anlaşılır. Kader arkadaşlığınızı sınayacak, iç yüzünüzü açığa çıkaracaktır.

 

Cennete ilk varacaklar;

1.                 Allah'ın kendisine verdiğine razı olan ve insanlardan bir şey            beklemeyenler.


2.                 Harama iltifat etmeyenler,


3.                 İnsanlardan bir şey dilenmeyenler


Düşünün Ekonomik olarak,

1.                  Para başkasının, harcayan siz iseniz.

2.                  Mal başkasının satın alan siz iseniz.

3.                  İlaç başkasının hasta olan siz iseniz.

4.                  Akılla gönül'ü bir edip inanarak iyi işler yapmıyorsanız.

5.                  Başkaların yaptıkları üretimi taklit ediyorsanız.

6.                   Başkalarının yaptıkları ile saltanat sürüyorsanız.

            Sefaletten kurtulamazsınız. İman edip ibadet etseniz de Allah'ı kandıramazsınız.

 
İman ve doğruluk, iş ve helal kazanç, adalet ve adil paylaşım, ibadet ve şükürle yaratandan istemek

HAYATA BAKIŞ:


HAYATA BAKIŞ:

 

1.        YAŞAMIN AMACI VE ÖNEMİ: SAĞLIKLI OLMAK, RUHSAL DENGE    SAĞLAMAK, GELECEĞİ PLANLAMAK. DOĞAYI SEVMEK

 

2.        YAŞAM =  SOLUK ALMAK,  SAĞLIKLI OLMAK.

 

3.        YAŞAM = KENDİNİ BİLMEK,  KENDİNİ TANIMAK, BÜTÜNÜN BİR                                     PARÇASI OLDUĞUNUN FARKINDA OLMAK.

 

4.        YAŞAM = ÜSTÜN BİR GÜCÜN VARLIĞINA İNANMAK

 

5.        YAŞAM = AKIL VE GÖNÜL BİRLİĞİNİ SAĞLAMAK

 

6.         YAŞAM = DOĞAYA ZARAR VERMEDEN DOĞA İLE UYUMLU YAŞAMAK

 

7.        YAŞAM = HER GÜN YENİ BİR ŞEY ÖĞRENMEK

 

8.        YAŞAM = ENGELLERİ AŞMAK, YARDIMLAŞMAK

 

9.        YAŞAM = DÜRÜST OLMAK, DOĞRUYU SÖYLEMEK

 

10.    YAŞAM = SEVGİ YAYMAK, SEVMEK, SEVİLMEK

 

11.    YAŞAM = SABIRLI OLMAK, ILIMLI OLMAK

 

12.    YAŞAM = İÇTEN VE GÜÇLÜ BİR ÇABA HARCAMAK.

 

13.    YAŞAM= AKLINI KULLANMAK, BİR FARKLILIK YARATMAK

 

14.    YAŞAM = İNANIP, İYİ, GÜZEL, FAYDALI VE KALICI İŞLER YAPMAK

 

15.    YAŞAM = İSTENİLEN BÜYÜK AMAÇLARI GERÇEKLEŞTİRMEK

 

16.    YAŞAM = ARKADA, İNSANLARIN FAYDALANACAĞI KALICI BİR ESER                                   BIRAKMAK

 

17.    YAŞAM = HERŞEYİN GEÇİCİ OLDUĞUNUN FARKINDA OLMAK

 

18.    YAŞAM = HER ŞEYİN, BELİRLENMİŞ BİR YAŞAM SÜRESİ OLDUĞUNU                                      BİLMEK VE ONA GÖRE HAZIRLANMAK

 

NOT:

KENDİNİZİ DIŞ BAŞARILARIN PEEŞİNDE KOŞARAK TÜKETMEYİN, MUTLU VE HUZURLU YAŞAMAYA BAKIN.

 

SEVGİ VE AİLE


SEVGİ VE AİLE

©                Aile sevgisi, Ahlak kuralları, aile bağları, ev idaresi ve rehberlik     Yüksek vasıflardır.

©                Gönlünüz sevgi ile dolu ise ne mutlu size.

©                Sevgi - sevgiyi doğurur. Sevgi insanı yoğurur.

©                  Sevgi asil düşüncelerin ürünüdür. Parayla satın alınamaz.

©                Sevgi bağlayıcı bir kuvvettir.

©                Sevgi birbirimizi tanımamızı sağlar.

©                Sevgi çoğaldıkça, iyilikler ve yardımlar artar.

©                Sevgi dolu insanın, sözlerinde ve davranışlarında kalpten kalbe giden    bir yol vardır.

©                Sevgi dolu insanlar en iyi ve asil insanlardır.

©                Sevgi dostluklar oluşturur.

©                Sevgi güzellik ve şefkat duygusunu oluşturur.

©                Sevgi hayattaki en muhteşem bir iştir.

©                Sevgi iyilik yayar.

©                Sevgi katı kalpleri yumuşatır.

©                Sevgi kötülüğü önler.

©                Sevgi manevi varlığımızı yüceltir.

©                Sevgi öfkeyi sevince dönüştürür.

©                Sevgi sayesinde duygular harekete geçer.

©                Sevgi yardımlaşmayı sağlar. İnsanı kalpten bağlar.

©                Sevgi yayın mutluluk kaynağı olun.

©                Sevgi yeşeren ülkede, cennet bağları çiçek açar.

©                Sevgi zalim kişileri bile yumuşak duygulu yapar.

©                Sevgiyle birbirinizi seviniz.

©                Sevgiyle seven, sevinçle karşılanır.

©                  Sevmek iyiliğin kaynağıdır. Acıların tek ilacı sevgidir.

©                  Sevgi insanlığın, mutluluğunu çoğaltır.

©                Sevgi insanlığın, barış içinde bir arada yaşamasını sağlar.

©                Sevgi insanlığın, güvenini artırır.

©                Sevgi insanlığın, potansiyelini yükseltir.

©                Sevgi insanlığın, gücünü yükseltir.

©                Sevgisiz insanın, insanlığı olmaz.

©                Sevgisiz insanın, medeniyeti olmaz.

©                Sevgisiz insanın, olgunluğu olmaz.

©                Sevgisiz insanın, mutluluğu olmaz.

©                Mutlu olmak istiyorsak, insanların gönlüne, sevgi tohumlarını      ekmeliyiz.

©                Sevgiyi öğretmeyen eğitim sistemi, genç gönülleri boş bırakır. Boş         bırakılan gönüllere de istenmeyen fikirler doluşur.

©                Sevgi aşılamayan eğitim sistemi, insanı yetiştiremez.

©                Sevgi, öz demektir.

©                Sevgi, cevher demektir.

©                Sevgi, sağlık demektir.

©                Sevgi başarı ve mutluluk demektir.

 

O halde, sevgi ile sağlık mutluluk ve başarı yolunda el ele gönül, gönüle verelim.

 

AİLE

 

Aile     : İnsan hayatının temel kurumu, birlikte yaşamanın ana dayanağıdır.

 

Aile     : İnsan hayatının başlayıp büyüdüğü, kemale erdiği ve yeni ailelerin oluşumunu                  sağlayan bir fabrikadır.

 

Aile     : Sosyal yaşam içinde, bireylerin birlikteliğini sağlayan üretken bir topluluktur.

 

Aile     : Nefse hâkimiyeti öğretir.

 

Aile     : Neslin devamlılığını sağlar.

 

Aile     : Malın fayda ve zararlarını, birlikte kullanmanın paylaşımını sağlar.

 

Aile     : Aklın birlikte kullanılmasını sağlar.

 

 Aile    : İnsan onurunu korunmasını sağlar.

 

Aile     : Sevgi ve Saygının paylaşıldığı ocaktır.

 

Aile     : Bir dilim ekmeğin bile paylaşıldığı ocaktır.

 

Aile     : Sevgi ve şefkatin hiç eksilmediği, daima artan bir ortamdır.

 

 Aile    : Eşler arası sırların birer emanet gibi korunması gereken bir birliktir.

 

Aile     : İnsanların yetiştiği kutsal bir ocaktır. O halde bu ocaktaki sırlar da kutsaldır.


İnsanın temel değerleri:


1.             Günlük işleri

2.             Doğal yaşamı

3.             İnançları

4.             Davranışları

5.             Doğal yasaya dayalı ve ahlaki gerçeklerle uyum içinde olmasıdır.

 

İç Huzura Kavuşmak İçin

v   Günlük işleriniz, uğraşlarınız, temel değerlerinizle uyum içinde olmalı,

v   Günlük işleriniz temel değerlerinizi yansıtıyor olmalı.

v   İnançlarınız gerçeklikle ve doğal yasalarla uyum içinde olursa, İç huzuru gerçek     biçimde yaşarsınız.

Daha fazla başarmak için

1.             Öncelikler saptayın.

2.             Ne yapmayacağına karar verin.

3.             Enerjinizi güçlü tutun

4.             Bir plan yapıp bunu uygulayın

5.             İhtiyacınız olduğunda yardım isteyin.
İhtiyacınız olduğunda ara vermeyi seçin, dinleni

1 Mayıs 2013 Çarşamba

HAKİKAT İLMİ VE TANRISAL ENERJİ İLE AŞILANMAK


HAKİKAT İLMİ VE TANRISAL ENERJİ İLE AŞILANMAK

Hakikat İlmi: Evrenlerin yaradılışındaki gerçekliğin bilgisidir. Bu bilgi Yaratanın yarattıklarından canlıların bedenlerinde ve cansız tabir ettiğimiz yaratıklarının içlerinde gizlediği evrensel sırların bilgisidir


İnsanın Evrensel şifreleri doğru çözebilmesi için, Hakikat İlmini bilmesi gerekir. Hakikat ilmini bilmenin ilk basamağı, bilinçaltına ulaşmak, Tanrısal enerji ile aşılanmak ve bilgileri akışa geçirmekle olur. Bilinçaltına ulaşmadan ve Tanrısal enerji ile aşılanmadan, Evrensel bütünlüğe geçilmesi zordur. Tanrısal enerji ile aşılanan kişi, Nizamın şuurunu kavrar ve içindekileri kolaylıkla çözer, kendini tanır. İnsanın ilk görevi kendini tanımak sonra, kendini yaratan ve yaşatan Rabbini bilmektir. Kendini tanıyan kişi evrenleri tanır. Çünkü insan evrenin bir eşi olarak yaratılmıştır.

.
Kendini tanıyan, Rabbini bilen kişi, Yaratan ve Yaşatanın Yaşam yasasının Evrensel olduğunun farkına varır. Evrenselliği sunan ve kendisi evrensel olan kişiler, tanrısal enerji ile aşılanmış, bilinçaltına ulaşmış, dini doyuma ermiş, yaratma ve yaşatma yasasını öğrenmiş ve öğrendiklerini insanlara aktarmaya çalışan kişilerdir. Bunlar; Peygamberler, Veliler, Erenler ve Kendi Öz'üne ulaşıp İlahi bilgiyi akışa geçirenlerdir

.
Dini doyuma ermek, Göksel öneriler olan, Din kitaplarını okuyup anlamakla olur. İnsanoğlunun huzur bulması, Yaratanın evrensel yaşam yasasını öğrenmesi ve Tanrısal enerji ile aşılanması ve öz üne inmesi ile mümkündür. Evrenselliği öğrenen, tanrısal enerji ile aşılanan ve özündeki ilahi bilgileri akışa geçiren kişinin. Beyin jeneratörü de iyi çalışmaya başlar.


 Tanrısal enerji ile aşılanan kişinin, Yaratma ve Yaşatma Yasası çerçevesinde, sorunlara getirdiği çözümler, Bütünlüğün, Birliğin, Barışın yaşamın oluşmasını sağlar. dini doyum, Yaratma ve Yaşatma yasasının şifrelerini çözmemize yardımcı olur. Çünkü huzura kavuşan insan, okuduğunu anlar, anladığını insanın hizmetine sunar. Üretken olur. Çünkü Din kitapları ile biz insanlara verilen öğütlerin başında inanıp iyi, güzel, faydalı ve kalıcı işler yapmamız isteniyor

İnsanlara saygılı olmamızı, hep iyiye, güzele, doğruya, gitmemizi, önyargısız olmamızı ve yardımlaşmamız isteniyor

Örneklersek:
* Gönderilen Kutsal Kitapların İnsanlara yol gösterici ve Rahmet olduğu bildiriliyor.
* Âlemlerin Rabbinden indirildiği bildiriliyor

* Kuran’ın, daha ilk suresi “OKU” emri ile başlıyor

 

* Ayrılıklara son vermemiz isteniyor.

* Birlik ve beraberliğin sağlanması isteniyor.

* İnsanların Hakka yaklaştırmaları isteniyor. Çünkü dönüş O’nadır.

* Sözde yalana yer vermememiz isteniyor.

* Egoyu hakimiyetimiz altına olmamız isteniyor.

* Ön yargılı olmamamız isteniyor

* Sevgi ile birbirinize yaklaşın diyor

* İnsanlara yardımda yarışın diyor

İnsanlar bunları yapıyor mu? Genel olarak Hayır.

Tanrısal enerji ile aşılanmamış, özüne varışı sağlayamamış, Dini doyuma erişemeyen kişide dünyasal işler ve durumlar ağır yükler olarak; strese, yorgunluğa, iç düzenin bozulmasına, kişinin erken yaşlanmasına, hastalanmasına, kişinin yalnızlaşmasına ve huysuz bir şekilde göçüp gitmesine sebep olur. (günümüzdeki olaylara ve insanlara bir göz atın)


Dünya var olduğundan günümüze kadar, gelen bütün Din Kitapları: RABBİN Ulu Elçilerine vahiy yolu ile indirilen ve insanlığın gerçekleri kavraması ve yaşamını düzene sokması için, insanlığın hizmetine verilen göksel öğütlerdir. Ancak, bütün insanların bu kutsal kitaplardan nasiplerini aldığını söyleyemiyoruz.
Günümüz insanındaki, iyi niyet eksikliği, Hoşgörüsüzlük, doğruluk, dürüstlük eksikliği, birlik ve barış yerine, ayrımcılık ve savaşların çoğalması, yalan ve yanlışlarda ısrar edilmesi, insanların yazdıklarının ve ego içeren bilgilerin din olarak algılanması gibi hususlar, insanların kutsal kitaplardan yararlanmaları yerine, din i inançların kişisel menfaatler uğruna çarptırılarak kullanıldığını göstermektedir.
Bu dünyadaki yaşamımızda, Evrensel olan Yaratma ve Yaşatma Yasası olan Din Kitapları: Hür bir Ruh, Hür bir Vicdan ve Sağduyu içinde hareket etmemiz gerektiğini belirtiyor. Yüce Rabbin Genlerimize işlediği yol haritamız, serbest irademizle biz insanların takip etmemiz gereken yoldur.

 

Biz insanlar çizilen yol haritasında, bu dünyada bedenlenip, bize verilen potansiyelleri değerlendirip, onları kullanmayı öğrenip,

Yaratanın katına kadar yükselebilme imkânını elde edebilmek içindir
Kendisine dönüşümüz kaçınılmaz bir gerçektir. Bu yükselişte gerçek insanlar, ancak yolda telef olmadan O’nun katına varabilirler.


Bu yolda maddi varlıkların paylaşılmadan biriktirilmesini kendisine yol edinenlere, bencil davrananlara, hak etmediklerini alanların, göksel güçlerden yardım görmeleri mümkün olmaz. Çünkü dünya malı dünyada kalır.

Asıl olan insana hizmettir. İnsanlara yardımdır. İnsanlara saygıdır. Birlik ve Barıştır Yaratana giden yolda birlik olmaktır.

İnsanoğlu bu dünyada çeşitli denetimler altında imtihanını vermektedir. İnsanoğlunun aldığı çeşitli algılar ve ilhamlar, dünya insanına yansıyan Arş Ötesi dalgalardır. Arş ötesinden gelen dalgalar, dünyalılar tarafından uzaya yerleştirilen uydular vasıtasıyla Arş ötesinden gelen dalgaların alınıp insanlara yansıtılması, insanları Arş ötesi varlıklara yaklaştırmaktadır. Ancak dünya insanındaki şartlanmışlıklar, önyargılar ve bencillikler nedeniyle insanlar göksel güçlerden korkmaktadırlar. Huzursuz olmaktadırlar


Gerçekte dünyamız, çekirdek evrenin Tanrısal Enerji İle Aşılanma yeri olduğu için, evrendeki her formdaki yaratıklar ve güçler insana yardım için çalışırlar. Kuran’da Yaratan ve Yaşatanın, Meleklere insana secde etmeleri emredildiğini hatırlayın. Bu nedenle korkuya ve huzursuzluğa yer olmamalıdır. İnsan İlahi bir varlıktır. Ancak henüz bunun farkında değildir

Bu dünyada kişi kendi bilgisini ve bilincini, Yaratanın insan bedenine yerleştirdiği ilahi yaşam yasasına göre çalışan hücrelerde yer alan biyokompüterlerin şifrelerini çözdüğünde ve ilahi, evrensel yaşam yasasına uygun yaşadığı takdirde, kişinin kendi gayreti ile gösterdiği çabalar neticesi bir yerlere gelir. Ve bir şeyler hak eder. Bu hak ettiği şeylerden biri de, Göksel güçlerin kendisine doğru yolu görmesini sağlamasıdır. Yaratana giden yola ulaştırılmasıdır. Bu yola giren kişinin yaptığı her iş, insanlığın yararı içindir. Bu işlerin karşılığı da eksiksiz verilir. Âhkaf 19 u okuyalım.

ÂHKAF:19-Herkes için yaptıkları işlere göre dereceleri vardır. Allah onlara yaptığının karşılığını tam verir. Kendilerine hiç haksızlık edilmez.

SAFFET:39,40-Sadece yaptığınızla cezalanıyorsunuz. Ancak Allah’ın halis kulları bu cezanın dışındadır

Yüce Âlemde ayırım ve iltimas yoktur. Hak edene hakkı verilir

 

SÜPER MUTLAK İLAHİ İDARE TEKTİR VE EVRENSELDİR


SÜPER MUTLAK İLAHİ İDARE TEKTİR VE EVRENSELDİR.

BÖLÜNMELERİN SEBEBİ İNSANLARDAKİ EGO ve BİLGİSİZLİKTİR.

Allah katında din İslâm’dır. İbrahim Peygamberden itibaren gelen bütün Peygamberler İslam dinini anlatmıştır. Ancak insanlar, egolarının arzusu ve zihinlerinin bencilliği ile her gelen peygamberin ayrı bir din getirdiğinin vehmine kapılmışlardır.

Evrensel olan dini, Din adamları, Siyasetçiler ve bazı menfaatçi hatırlı insanlar, dini egoları doğrultusunda menfaatleri için kullanmaya ve yöresel duruma düşürüp, etrafına topladıkları insanlarla dini parça parça ettiler.

Bununla da yetinmeyip, dinde mezhepler, tarikatlar, cemaatler oluşturup, Allaha eşkoşmaya ve dünya düzenini meta ve menfaat üzerine kurmaya başladılar. Kendileri gibi düşünmeyenleri kötüleyip sorgulamayı yasaklayıp sanki kendileri gibi olmayan insanları Allah yaratmamış bu dünya nimetlerinde onların payı yokmuş gibi farz edip, insanları kötüleyip dünya da savaşların olmasına, kan ve gözyaşı dökülmesine sebep oldular. Sonuç olarak insanların dinde meydana getirdiği ayrımcılıklar sürekli savaşların sebebi olmuş, dünya düzen tutmaz olmuştur. Evrensel düşünüp evrensel hareket eden Hidayete ermişinsanlar sürekli baskı ve hakaretlere maruz kalmış, kimisi de bunu canı ile ödemiştir. Bu konu ile ilgili Kuran ayetlerine bakalım.

Kur’an Bakara 163 “Tanrınız Bir Tek Tanrıdır Ondan Başka Tanrı Yoktur, O Rahman’dır, Rahim’dir” diyor. Çünkü “O, Her şeyi kuşatmıştır Allah’ın İnsanlara Gönderdiği Yaratma ve Yaşatma Yasası’nın Esası Olan Din Tek dir.

Kur’an Rum:30“O Elçisine diyor ki; Sen Yüzünü Allah’ı Bir’liyici olarak doğruca Din’e çevir Allah’ın Yaratma Yasasına, Allah insanları ona göre yaratmıştır. Allahın yaratması değiştirilemez. İşte doğru Din o’dur, fakat insanların çoğu bilmezler”

Rabbin Yaratma Yasasında İnsanoğlu Din konusunda bir bütündür. İnsanoğlu bu birliği sağlayamadıkça Nizamın Şuuruna ulaşamayacaktır. Huzuru bulamayacaktır. Bilinçsizce yapılan ve yapılacak olan hataların bedelini insanlık çok acı bir şekilde ödemektedir.

Kur’an Bakare:213 İnsanlar bir tek ümmet idi, sonra Allah Peygamberleri müjdeciler ve uyarıcılar olarak gönderdi. Onlarla beraber anlaşmazlığa düştükleri konularda, insanlar arasında hükmetmek üzere içinde gerçekleri taşıyan Kitabı indirdi

Kendilerine kitap verilmiş olanlar, kendilerine açık deliller geldikten sonra sırf aralarındaki kıskançlıktan ötürü, Kitap hakkında anlaşmazlığa düştüler. Bunun üzerine Allah kendi izniyle inananları onların üzerinde ayrılığa düştükleri gerçeğe iletti.

Allah dilediğini doğru yola iletir.

Dünyamızda Din’deki bu parçalanmalar, bölünmeler, her Peygamber aynı şeyleri tebliğ etmelerine rağmen her peygambere bağlı toplulukların tebliğleri ayrı bir din gibi algılamaları, ayrıca din olarak algıladıklarını da kıskançlık ve çekememezlik nedeniyle dini mezheplere bölünmesi her mezhep imamının etrafına topladığı insanlarla övünür hale gelmesi, ayrıca bu mezheplerin tarikatlara ve cemaatlere ayrılması İnsanların Rabbine Giden Yol da birlik olmaları gerekirken insanlar arasında ayrılıklara, bölünmelere, savaşlara ve egoların tatmini şekline dönüşmüştür. Bu gibi bölünmeleri Yüce Rabbin istemediği Kuran da açıkça belirtilmiş olmasına rağmen insanlar Kitabı Okumadıklarından söylenenin doğruluğunu kaynağından (Kuran’dan) araştırıp öğrenmediklerinden Yaratanı bırakıp yaratılana inanarak bağlandıklarından şirke de girmiş oldular.

Evreni Yaratan Yüce ALLAH, Kuran’ı Kerim de:

Al-i İmran:100, “Ey İnananlar kitap verilenlerden herhangi bir gruba uyarsanız imanınızdan sonra (onlar) sizi döndürüp kâfir yaparlar” diyor.

Bakara:109,“Kitap sahiplerinden çoğu, gerçek kendilerine besbelli olduktan sonra, sırf içlerindeki kıskançlıktan ötürü, sizi imanınızdan sonra küfre döndürmek isterler. Allah emrini getirinceye kadar affedin hoş görün. Şüphesiz Allah her şeye gücü yetendir”.


Enam:159,”O” Elçisine diyorki;“Dinlerini parça parça edip, grup, grup olanlar var ya senin onlarla bir ilişkin yoktur. Onların işi Allah’a kalmıştır. Sonra (Allah) onlara yaptıklarını haber verecektir.”


Yunus:19
“İnsanlar bir tek milletten başka bir şey değildi, ama ayrılığa düştüler. Eğer Rabbinden bir söz geçmemiş olsaydı, ayrılığa düştükleri konuda hemen aralarında hüküm verilir (işleri bitirilir) di.

Neydi o geçen söz? Şura 14 ü okuyalım.

Şura:14“Onlar kendilerine ilim geldikten sonra, sadece aralarındaki çekememezlik yüzünden ayrılığa düştüler. Eğer Rabbinden belli bir süreye kadar yaşatma sözü geçmemiş olsaydı, aralarında hüküm verilir (işleri bitirilir) di. Onlardan sonra Kitaba varis kılınanlar ondan kuşku veren bir şüphe içindedirler

Enbiya:92“İşte bu sizin ümmetiniz, bir tek ümmettir. Rabbiniz de benim. Yalnız bana kulluk edin.
Mü’minun:52 “Ve İşte bu ümmetiniz bir tek ümmettir. Ben de Sizin Rabbinizim benden korkun” dedik.

Mü’minun:53“Fakat işlerini arlarında parçalayıp çeşitli kitaplara ayırdılar. Her parti, (dini gurup) kendi yanında bulunanlarla sevinmektedir.

Mü’minun:54“Bir süreye kadar onları (daldıkları) gaflet içinde bırak.

Enbiya:93“İşlerini aralarında parçaladılar, (Tanrıdan gelen dini parça parça ettiler, ayrılığa düştüler; hepsi (sonunda) bize döneceklerdir”.

Al-iİmran:105 “Kendilerine açık deliller geldikten sonra bölünüp ihtilaf edenler gibi olmayın. İşte onlar (evet) onlar için büyük bir azap vardır

Görülen odur ki, bu bölünmelere sebep olanların mutlaka cezalandırılacağı, Yüce Yaratan Al-i İmran:105 te açıkça belirtmiştir.

Kuran: Enam 159 “Dinlerini parça parça edip, grup grup olanlar var ya, senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi Allah a kalmıştır. Sonra (Allah) onlara yaptıklarını haber verecektir”

Hicr Suresi: 91-92 Onlar ki Kur’anı bölük bölük ettiler. Senin Rabbin hakkı için, Biz onların hepsini mutlaka soracağız.

Kuran’ın bu apaçık gerçeğine rağmen hala dinde ayrılıklarını sürdürenler, mezhepçilik yapanlar, bölünmelere sebep olanlar, hangi yüzle Yüce Rabbin Divanına varabilirler?

O diyor ki, Sabır Ehli Kullarım ise Bana Varacak Olanlardır. O’na varan yolda sabırla çaba gösterenler, sonunda Onun Divanına varırlar. Yüce Rabbin Divanına varmak için her birey kendi bilinç ve gönül ışığına göre Sisteme bağlanarak yarınların ışığı olmak, Rabbin rızasını kazanmak için hazırlanmalıdır. Bu hazırlık için aracısız olarak, öncelikle İslam’ın Kitabı olan Kuran’ı anlayacak şekilde okuyup dinin gerçeğini öğrenip doyuma varmalıdır.

Hakikat İlmini Bilmeden Evrensel Şifreleri doğru şekilde çözmek mümkün değildir. Hakikat ilmini bilmek de Yaratma ve Yaşatma Yasası olan RAB den gelen Din Kitaplarını Okuyup anlamakla olur. Mürşit'in verdiği doğru bilgilerle olur. Ruhsal olarak doyuma erişmekle olur.


Enam:64-De ki:“Ondan ve bütün sıkıntılardan sizi Allah kurtarıyor, sonra siz yine O’na ortak koşuyorsunuz.

Enam:65-De ki:“O, sizin üzerinize üstünüzden yahut ayaklarınızın altından bir azap göndermeğe, ya da sizi parti parti birbirinize düşürüp kiminize kiminizin hıncını tattırmağa kadirdir.” Bak, anlasınlar diye ayetleri nasıl açıklıyoruz?

Enam:159-Dinlerini parça parça edip grup grup olanlar var ya senin onlarla bir ilişkin yoktur. Onların işi Allah’a kalmıştır, sonra Allah onlara yaptıklarını haber verecektir.
O,Sizi parti parti birbirinize düşürüp kiminize kiminizin hıncını tattırmağa kadirdir.


Değerli dostlar, daha nasıl açıklanmalı ki, İnsanlar Rabbin gerçeklerine inanıp iyi işler yapsınlar? Evrensel düşünüp evrensel olsunlar.


Yusuf YAMAN