16 Ocak 2014 Perşembe

Belediye Başkanlığı Adaylarına

HALKA HİZMET İÇİN GÖREV ALMAYA HAZIRLANANLARA!!!
Belediye Başkanlığı adaylarına
Dürüst insanlara nesli tükenmiş diyorlar. Ama bunu diyenler kendileri tükenmiş durumdalar.

&   İnsanların erdemlerini,
&   Ahlakın temel kurallarını,
&   İnsan sevgisinin aydınlığını,
&   Allah aşkının yüceliğini,
&   Gönülde sevgi, Vicdanda iman,
&   Zihinde idrakli olmak üzere,

Tüm benliğimizle kendimizde bu hususları toplayarak işe koyulmalıyız.
Hayatı değiştirmek için değişiklik yapmalıyız.
Çünkü İşimiz zor, yolumuz yokuş, engeller çoktur.
Çünkü şimdiye kadar hep yapacağız diye geldiler.
Herkes her şeyi yıkıp ta gittiler.
Gelenler yıkmaya çalıştı, yapmak için kimse çabalamadı.
Arada bir yapmak için çaba vermeye çalışan oldu ise de müsaade etmediler. Doğru iş yapanı dokuz köyden kovdular.
Doğru söyleyeni her yerden ve her şeyden uzaklaştırdılar.
Ancak, artık ne yiyecek bir şey kaldı. Ne de diyecek bir şey.
Çünkü yalanla, talanla, yolsuzlukla, arsızlıkla, pişkinlikle, utanmazlıkla, terbiyesizlikle, seviyesizlikle, hakaretlerle, iftiralarla, adaletsizlikle, sorumsuzlukla yapılan her şey gün gibi meydana çıktı.

İşte düzeltmemiz gereken bazı hayati şeyler.
¯    Adaleti adaletsizlikten kurtarmak.
¯    Ağaçları, kesilmekten kurtarmak.
¯    Arazileri, mafyanın elinden kurtarmak.
¯    Bankaları yolsuzluktan kurtarmak
¯    Cahilleri bilgisizlikten kurtarmak.
¯    Çevreyi zehirli sanayi artıklarından kurtarmak.
¯    Düşünenleri çaresizlikten kurtarmak.
¯    Eğitimi eğitimsizlikten kurtarmak.
¯    Gökdelenleri,  Hanları, apartmanları garajsızlıktan kurtarmak.
¯    Gönlü kararmış olanları, sevgisizlikten kurtarmak.
¯    İhtirasçıları erdemsizlikten kurtarmak.
¯    İnsanları, hakaretten ve iftiradan korumak.
¯    İşsizleri işsizlikten kurtarmak.
¯    Kolay kazanç peşinde koşanları, tembellikten kurtarmak.
¯    Kuran'ı bırakıp hadisi din edinenleri, dinsizlikten kurtarmak.
¯    Maddiyatçıları, akılsızlıktan kurtarmak.
¯    Memleketi, egzoz gazından kurtarmak.
¯    Ormanları, yanmaktan kurtarmak.
¯    İnsan sağlığı için, şehir ormanlarını çoğaltmak
¯    Çocukların oynaması için çocuk parkları çoğaltmak
¯    Parkları, kirletmekten kurtarmak,
¯    Rekabeti, seviyesizlikten kurtarmak.
¯    Siyasileri, yalan söylemekten kurtarmak.
¯    Şehirleri, yanan merdivensiz apartmanlardan kurtarmak.
¯    Ticareti yalandan ve terbiyesizlikten kurtarmak.
¯    Trafiği, kazalardan korumak.
¯    TV' leri sorumsuzca yayın yapmaktan kurtarmak.
¯    Ulaşımı tıkanıklıktan kurtarmak.
¯    Vatandaşın haysiyetini önemsizlikten kurtarmak.
¯    Yağmurda yolları sellerden kurtarmak.
¯    Yeşil alanları, otopark yapmaktan kurtarmak.
¯    Yoksulları yoksulluktan ve aşsızlıktan kurtarmak.
¯    Yolları, sarhoş sürücülerden, temizlemek,
¯    Yönetenleri düşüncesizlikten kurtarmak,
¯    Yönetmelikleri ihlallerden kurtarmak.
¯    Yüzünde gülümseme olmayanları, sevgisizlikten kurtarmak.

Bu işleri yapabiliyorsanız yolunuz açık olsun. Yeşili yok etmek, çevreyi kirletmek, zenginleşmek için gelmek istiyorsanız. Vazgeçmeniz hayrınıza olur.

Saygılarımla

Yusuf YAMAN

13 Ocak 2014 Pazartesi

İNSANLARI BİLGİ VE BİLİNÇ SAHİBİ YAPAN KOZMİK TİTREŞİMLER

İNSANLARI BİLGİ VE BİLİNÇ SAHİBİ YAPAN KOZMİK TİTREŞİMLER (FREKANSLAR) DIR.
Bilinmeyen, hissedilmeyen titreşimler, durgun zamandan dünyamıza gönderilir. Bu titreşimler canlıların atomik yapısını takviye eder.
Bu titreşimler insanın bilgi ve bilinç kapasitesine göre insanlar tarafından hissedilir.
İlahi düzende yüce bir denge vardır. Tehlikeli her durumlar, burada kendiliğinden düzene girer.
Hakikate ve Bilince vakıf olan insanlar (arınan ve erenler) bu durgunluğa sahip Bilgili Bilinçtedirler. İlahi mesajlardaki Sabır sözcüğü, insanın ilahi düzendeki dengeyle uyum içinde olmasını sağlar.
Bilgiye sahip olmayan, Bilinçli davranmayan, Sabırlı olmayan insanlar nefsine hâkim olamazlar ve insanlık için büyük tehlikedirler.
Bu ilahi düzende insanoğlu daima yaradılıştan itibaren her zaman bir evrim sürecine tabidir. Bu evrim insanın bulunduğu boyut enerjisinde boyutlara göre farklılık arz eder. Her boyutun Enerji seviyesi farklıdır. Bir enerji boyutundan diğer üst enerji boyutuna geçmek için insanın görev bilinci ile çalışması, hakikati idrak etmesi, Yaradan’a teslim olması ve bu teslimiyetin verdiği özgürlüğe sahip olması ile mümkündür.
Yaradılış hakikatinin farkında olan insan her hücrenin bir can olduğunu, bir ÖZ’e sahip bulunduğunu, Bilgi ve Bilinç yüklü bir programdan oluştuğunun farkında olan insanlar, yaratanın verdiği OKU emrine uygun hareket etmesi gerektiğini ve bunun bir görev olduğunu bilir.
İnsanoğlunun Evrenselleşmesi bilgisinin artırılması ve bilincin yükseltilmesi ve yararlı işler yapması ile olur.
Yani İnanıp iyi, güzel, faydalı ve kalıcı işler yapanla, Bilgilenen, Bilinçlenen bilgisini üretime dönüştüren insanlar Evrensel boyuta ulaşırlar
Evrenselleşen insan evrensel boyut enerjisine adapte olur. Şunu unutmamalıyız ki her canlı bir görevle bu dünyada bedenlenir. Kişi sahip olduğu Bilgi ve Bilinç le kendisine ilahi âlemden verilmiş olan görev bilinci ile, görevlerini yapan insanlar ileri boyutlara enkarne olur.
Eğer Doğruluktan sapmadı ise Görev bilinci ile programlanmış olan insanoğlu Genlerindeki bu programların şifresini çözdüğünde Dünyadaki görevini iyi ve başarılı bir şekilde yapması ile beraber, Düşünce Frekansının da Tekâmülünü sağladığında ait olduğu plana ulaştırılabilir.
Dünya planında var olmuş insan (Enerji) Dünya'ya ilahi âlemden gelen ilahi mesajları alabilme yeteneğini edinmiş ve dünya planetinin son sınır, bir üst enerjisine kadar ulaşmış (Tekâmül etmiş arınmış) ise diğer planların evrimine alınır.
Yani, yedi kat yer enerjisinden, yedi kat gök enerjisine ışınlanmaya hazırlanır.
Bir bilgi ve Bilinç kümesi olarak var edilen İnsan, Genlerine kayıtlı şifreleri çözdüğünde, ilahi Âlemde kendisine yüklenen görev programlarını işletebilir. İlahi âlemden gelen mesajları algılayabilir alabilir. Bu mesajların sağladığı tekâmül ile yedi kat yer boyutundan yedi kat gök boyutuna ışınlanır ve bu boyutun bilgilerini alabilir duruma gelir.
Bu bir değişimdir. Bu değişimde kişinin Ruhsal Potansiyel Gücü ait olduğu ortam enerjisi ile takviye olur. Değişim bir bedenden bir bedene transfer demektir. Ruhsal enerji var edildiği bedenden başka bedene geçme hakkına sahip değildir. Her beden kişiye aittir.



EGO ve Huzur

EGO VE HUZUR.
EGOİZM:
Başkasının üzüntüsüne ve zarar görmesine sebep olacak bir şeyin, size faydası dokunması mümkün değildir. Bu gün iyi gibi görünse de, ileride iyi olmayacak sonuçlar çıkar.

HUZUR:
1.                Görevini laiki ile yaparsan huzurlu olursunuz.
2.                Sizden ne beklendiğini bilir onu yaparsanız huzurlu olursunuz.
3.                Yardımsever olup, karşılıksız yardım yaparsanız huzurlu olursunuz.
4.                Büyük işler yapmak için çileli yollara dayanacak gücü kendinizde bulursanız, huzurlu olursunuz.
5.                Kazanmak için, rahatlık sınırını aşıp sıkıntılı ve çileli yolları aşmanız gerektiğini bilir ve uygularsanız. Rahata erersiniz.
6.                İnsanlara bir şey verirseniz, o katlanarak size geri döner.
7.                Sahip olduklarınızla mutlu olur ve şükür derseniz daha çok şeye sahip olursunuz.
8.                Sahip olduğunuz; Gençlik, Güç, Kuvvet, Sağlık, Çevre, Meslek ve işiniz varsa daha ne istersiniz?
9.                Bir ideal sahibi olursanız, huzurlu olursunuz, boş durmazsınız.
10.           Bir şeyi, bir hedefi gerçekleştirmek için çalışırsanız, başarılı olursunuz.
11.           Kötü bir şeyle karşılaştığınızda, gerçekten yardımcı olabilecek dürüst ve yakın insanlarla konuşun.
12.           Konuşarak, görüşerek her şey düzeltilebilir. Barış olur.
13.           Tanrıya inanın, dua edin. Üzüntüyü bırakıp yaşamaya bakın.

14.           Yapacağınızı gençlikte yapın. Daha sonra vaktiniz olmayabilir.

12 Ocak 2014 Pazar

Evrensel Nizam ve İnsan

Evrensel Nizam ve İnsan
EVRENSEL NİZAM VE İNSAN’DA GÖREV BİLİNCİ Bütün Mevcudatın; bu dünyada ve bütün Evrende bir görev ile görevlendirildiği bilinmelidir. Bu görev: Ana Rahmine düştüğü andan itibaren başlar. Ve ilânihaye öğrenme, bilgilenme ve bilinçlenme devem eder. Bir dönemlik ömür süresi içinde insanın evrimini (gelişmişliğini ve Arınmışlığını) tamamlaması için insanlığın daha hızlı bir Mükemmellik kazanması için sürekli bir Görev Bilinci ile Bilgisini arttırması gerekir. İnsanoğlu bu dünyaya gelişinin amacını idrak edip, bu dünyaya gelirken, genlerine işlenmiş bilgilerin şifrelerini çözüp o bilgileri meydana çıkarmak ve o bilgileri insanlar lehine olacak şekilde kullanmak için; bilgisini üretime dönüştürüp, bu dünyadan göçerken, geride kalanlar tarafından kendisinin sürekli hatırlanacağı ve insanların faydalanacağı bir eser bırakması gerektiğini bilmelidir. Bunun bir görev olduğu unutulmamalıdır.
(Ne acıdır ki daha önceleri İslam âleminde görülen Teknolojik ilerlemeler bugün durmuş, bugün Batı Âleminde Teknoloji ileri götürülmüş ve Bilgi üretime dönüştürülerek, Uzayın fethine gidilmektedir)
Kişinin; Görev Bilinci- Sabri - Sevgisi- Özverisi onun Boyut yükselmesine yardımcı olur Kuran’da, “İnanıp, İyi, Güzel, Faydalı ve Kalıcı işler yapanların Rableri katında Cennetler vaat edilmiştir”. Ayetlerin sayısı 152, dır. Bu Ayetler; Yüce Yaratan ve Yaşatan insanların da kendisi gibi sürekli iyi bir işte ve oluşta olmasını istemektedir.
İnsanlarında sürekli iyi, güzel, faydalı ve kalıcı işler yapmalarını arzu etmekte ve bu çalışmaları ödüllendireceğini belirtmektedir. Çünkü insanoğlu Yüce Rabbin Ruhundan Ruh taşımaktadır. Bütün Mevcudatın; bu dünyada ve bütün Evrende bir görevle görevlendirildiği bilinmelidir. Bu görev: Ana Rahmine düştüğü andan itibaren başlar, öğrenmek bilgilenmek, Tekâmül etmek, genlerinde kayıtlı bilgilerin Şifrelerini çözmek, bu Bilgilerle insanların faydasına olacak işler yapmak şeklinde devam eder. Kişi bu görevlerini yaparken karşılaştığı engeller, kişinin geliştirilmesi için olduğu ve kişinin aşacağı engellerin kazandırdığı deneyim, insanlığın ilerlemesi için gerekli olduğu idrak edilmelidir. Bu görev yapılırken ve engeller aşılırken İnsanoğlu eğitime de alınmıştır. Yanı İnsanoğlu bu dünyaya indirilirken hem bilgi ile donatılıyor, hem o bilgilerden faydalanması ve yeni bilgiler edinmesi için Dinsel ve Ruhsal yönden eğitime tabi tutuluyor.
 Bu Eğiticiler Elçiler ve İrşat Kitapları da Vahiy ile indirilen Kutsal Kitaplardır. Ve Yüce Rabbin yarattıklarında gizlediği bilgilerdir, Ayetlerdir. Ve dilediği kuluna dilediği zaman verdiği ilhamlar la insanın bilgilenmesini sağlar. Dünyaya indirilen Kutsal Kitaplar da İnsani değerlerin resmedildiği her şey açık ve aşikâr olarak bildirilmiştir. Çünkü Rabbin insanlardan istediği İnsani değerler çerçevesinde Tekâmül etmek ve bu dünyada insanlar için yaptıklarından kazandıkları ile Rabbine dönüşünü kolaylaştırmaktır. Yüce Rabbim, yarattıklarında gizlediği bilgileri araştırıp bulması için, İnsana Akıl, Mantık, Şuur ve Vicdan vermiştir. Ancak insanlar bunları kendileri okuyup öğreneceklerine, başkalarının anlattıkları ile iktifa ettiklerinden, daha doğrusu tembellik ettiklerinden, bu bilgileri kendi menfaati için kullanan, egoistlerin, nefsini tanrı edinenlerin etkisinde kalarak hem kendinin hem de insanlığın geleceğini tehlikeye atmıştır. Yanı insanoğlu kendisi kendi sonunu hazırlamaktadır. (Madde özünde gizlenenler, günümüzde Nano teknoloji ile açığa çıkarılmakta ve madde özündeki bilgiden faydalanılmaktadır) Bunun için diyoruz ki; Değerli dostlar, Aklın, Mantığın, Şuurun ve vicdanın geçerli olmadığı her olayda sonuç hüsrandır. Çünkü Yüce Rabbim Aklını kullanmayanların üzerine pislik koyarım (Azapta korum) diyor. O Halde; 1. Her söylenene inanmayın ve kaynağından araştırarak gerçeği öğrenin. 2. Önyargılı olmayın, doğruyu söyleyene, işinize gelmedi diye küfürle karşılık vermeyin. 3. Dini gerçek din kitabından (Kuran’dan veya mealinden okuyun) Ayrılıklar sonradan dine sokulmuştur. (Allah Katında Din İslâm dır) 4. Din tektir ve dindeki ayrılıkları Egosuna yenik düşen, Din den Menfaat uman din adamları ve bundan faydalanmak isteyen; kişiler ve siyasilerdir. 5. Hakka yakın olmanın, dürüst olmanın yolu; Bilgilenmekten, Tekâmülden Arınmaktan, çevreye Sevgi yaymaktan, Yaratana ve yaratılana saygılı olmaktan geçer, Rabbin OKU Emrini daima hatırda tutmak ve ona göre davranmak bir görevdir. Bilgi insanı bilinçlendirir. Bilinçlenen insan da Hakikati daha şümullü kavrayabilir. Hakikati kavrayan insan uyanmış insandır. Önemli olan bu dünyadan göçüp gitmeden önce uyanmak ve görevini lâiki ile yapmaktır. “Hz. Ali: İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar. Ancak bu uyanma onlara artık fayda sağlamaz” diyor. Dünyevi görüşlerde, evrimlerinden (yaşam sürecinde bilgi edinmek için kullandığı gelişim ve tekâmül yolları ve araçlar) , kaynaklanan farklılıklar vardır ve olmaya devam edecektir. İnsanı insanlardan ayıran görüşler devrededir. Bu bir imtihandır. Şunu da unutmamak lazımdır ki, Dünyada hayaline daldığınız şeyleri arkanızda bırakıp gideceksiniz. Bu hayalinizden insanların faydasına bir şeyler yapıp, bırakmışsanız ne ala, yok sadece kendinizi düşünerek zaman harcamışsanız, yüce divanda kendinizi kendi nefsinizin size yaptığından sorgulanacak ve yargılayacaksınız. İsra Suresi Ayet 13,14- “Her insanın TAİR’ini boynuna bağladık. Kıyam günü onun için açılmış olarak bulacağı bir kitap çıkarırız. Kitabını oku bu gün nefsin sana hesapçı olarak yeter” deriz. Bu ayet bize her konuştuğumuzun kayda alındığı çok net bir şekilde anlatmaktadır. Bu sebeple insanoğlu ağzından çıkan sözlere dikkat etmek ve daima güzel söz söylemek gayreti içinde olmalıdır. (Tahmini im odur ki, Yüce Rabbim insana verdiği Serbest irade ile yaptıklarını tespit için, insanın gırtlağına biyolojik bir algılayıcı çip yerleştirilmiştir ve insanın ağzından çıkan her söz kaydedilmekte ve ayrıca Rabbin yanında bulunan Özümüz ile sürekli irtibatta olduğumuzdan, söylediklerimiz anında ilahi alemde de bilinir olmaktadır).

Beyinlerdeki düşünce dalgalarının, kontrol edilebildiği günümüzde Yüce Yaratan için bunun çok kolay olduğu aşikârdır.
Hayırlı Sabahlar ve İyi günler diliyorum.
Yusuf YAMAN



Allah'a İnanmak ve Güvenmek

ALLAH'A İNANMAK VE GÜVENMEK

ALLAHA inanmanın ve güvenmenin ne büyük bir lütuf olduğunu bilmek.
Çeşitlilik içinde bir olmayı öğrenmek

Tekâmül yolunda; var olan her şeyde O'nu görmeye çalışmak
Dünyanın sadece gördüklerimizden ibaret olmadığını bilmek.
En büyük sırlardan birinin, her gün her an, yeni bir şey öğrenmek olduğunu ve bu öğrenmenin sonsuz bir yolculuk olduğunu bilmek.
Her şeyin özünün sevgi olduğunu, Anlamak.
Kalabalık içinde yalnız kalabilmeyi, yalnızken, kalabalık olabilmeyi öğrenmek

Hayatın doğup ölmekten ibaret olmadığını, her şükrün ardından daha büyük şükran duyguları yaşatan olayların yaşandığını bilmek.

Kısacası, bizi var eden ve bizi biz yapan şeyin, aldıklarımız değil ANCAK VERDIKLERIMIZ olduğunu öğrenmek.
Kozmik bilgilerin verilmelerinin nedeni, İnsanların egolarının kaynağı olan zihinlerinin merak dürtüsünün tatmini için değil, aksine Işık İşçiliği yolunda İlahi Evrensel Güçlerin yönlendirdiği odaklarda, Bütünlük yolunda hizmet olduğunu bilmek.
Ölene dek sürecek öğrencilik yaşamında öğretmenlik yapan herkese minnettar olmak gerektiğini. ve öğreneceklerin hiç bitmeyeceğini öğrenmek.
Sadece gözlerimizle gördüklerimize değil, görmediklerimizi gözlerimize inandırmayı öğrenmek
Sevgisiz yaşamanın yaşamak olmadığını bilmek
Soru sorulmadan cevap verilmeyeceğini bilmek.

Sözün gümüş, sükûtun altın olduğunu bilmek.

Var olabilmek için var etmek gerektiğini, sevilebilmek için sevmek gerektiğini, yasayabilmek için yaşatmak gerektiğini, öğrenebilmek için öğretmek gerektiğini, aydınlatabilmek için aydınlatmak gerektiğini, kurtulabilmek için kurtarmak gerektiğini bilmek.

Dünyanın ve dünyadaki yaşamın aslında sevgiyle, güzellikle muhteşem bir yer olabilecekken, zihinlerin dünyada bir cehennem yaratığını bilmek.

Dünyadaki en büyük yanılgının hepimizin ayrı olduğu yanılgısı olduğunu, bütün savaşların, acıların, ben kavramının yanlış anlaşılmış olmasından olduğunu anlamak.
Yaşamın ve yaşamanın aslında çok güzel olduğunu, ama nedense yasama bir türlü güzel gözlerle bakamadığımızı, yani, yasamı kısmen kendimizin zorlaştırdığını, ama istersek bunu değiştirebileceğimizi öğrenmeliyiz...
Yürekten dinlemeyi öğrenmek. Zihnimizin, bedenlerimizi ve yaşantımızı nasıl kötü hale getirebileceğini,  fark etmek

İnsanın ne ararsa yine kendinde araması gerektiği, dışarıda aramanın kişiye hep başka sorunlara götüreceğini bilmek.



Başkalarının kazanmasına yardım ederseniz siz de kazanırsınız

BAŞKALARININ KAZANMASINA YARDIM EDERSENİZ, SİZDE KAZANIRSINIZ.
"Yardım edene yardım edilir" yasası yürürlüktedir.
Sorunu olan, zorluk çeken, genç insanlara tavsiyelerde bulunmak. Gençlere sorumluluk vererek onu cesaretlendirmek gerekir.
İnsanlara yardım etmek için zengin, ünlü ya da yetenekli olmak zorunda değiliz. Sadece insanları önemsemek ve onlara yardım etmek için elimizden geleni yapmak yeterlidir.
Bir insanın bir şeyler kazanmasına yardımcı olmak, aynı zamanda o insanlarla dostluk kurmaya da neden olur. Bir insanın bir şeyler kazanmasına yardımcı olmak, dünyanın en büyük mutluluğudur. Çünkü yüce Allah "yardımlarda yarışın" diyor.

İnsanların kazanmasına yardımcı olmak istiyorsanız:
1.   İnsanlara inanın: İnsanlar kendisine inanmayanı bilirler. Yapmacık davranışları, samimi olmayan sırt okşamaları hemen anlarlar.
2.               İnsanlara umut verin. Umut en zor zamanlarda insanlara enerji ve güç kuvvet verir. Umut en güçlü enerji veren sözcüklerden biridir. Umut; en zor zamanlarda bize devam etme gücü verir. Bize geleceğe doğru bakarken umudun gücü, heyecan ve beklenti dolu bir enerji sağlar.
3.      Sadece kazanca değil, önce sürece odaklanmasını sağlayın;
Bazı insanlar o kadar çok kazanmayı isterler ki, onu nasıl kazanacaklarını, kazanmak için ne yapmak gerektiğini unuturlar. İnsana kazanma sürecinde yardımcı olursanız, gelecekte kazanacağı başarılar için de olanak sağlamış olursunuz.
4.      Başkalarının kazanmasına yardımcı olursanız siz de kazanırsınız.
En azından hayat boyu dost kazanırsınız.

Bu dünyada en büyük ibadet: Çalışmak ve iyi işler yapmaktır.
Âdem âlem içinde, âlem âdem içinde; onu görmek için gönül gözünün açılması gerek.
Bu dünyada marifet, nefsi silmek değil. Nefsi bilmektir. Nefes nefsi artırır.
Yaratana götüren yol, ilim, irfan ve insan sevgisi üzerine kurulmuştur.
Murada ermek sabır ile dir. Sıtk ile ister, çaba sarf edersen muradına erersin. Uyuyan kişinin gördüğü de yaptığı da işe yaramaz.

İnsani Kamil de kin olmaz. Her kim ki içinde kin taşıyorsa. O şeytanın silahını kuşanmıştır. Sonu cehennemdir.

1 Ocak 2014 Çarşamba

Evrenin gerçeğini bilmek isteyenler

Evrenin gerçeğini bilmek isteyenler
Şu dört belli başlı erdeme sahip olmalıdırlar:

Birincisi, yaşam boyu saygılı olmaktır.

Bu, kişinin hem kendisine
Hem de tüm diğer varlıklara karşı
Koşulsuz sevgi ve saygı beslemesi demektir.
İkincisi, içten gelen samimiyettir.
Bu, dürüstlük, samimiyet ve sadakat gerektirir.
Üçüncüsü, kibarlıktır;
Bu ise nezaket,
Başkaları ile ilgilenmek
Ve tüm ruhsal gerçekliğe duyarlı olmak demektir.

Dördüncüsü destekleyici olmaktır;

Başkalarına karşılık beklemeksizin hizmet etmek demektir. Bu dört erdem dayatılan kurallar değil, Aksine Senin öz tabiatının birer parçasıdırlar. Uygulandıklarında, zekâyı doğurur Ve beş güzel şeyi geliştirir:

Sağlık,

Mutluluk,
Zenginlik,

Uzun ömür
Ve huzur."