22 Kasım 2016 Salı

Biz gökleri yeri ve bunlar arasındakileri eğlenmek için yaratmadık. O saat mutlaka gelecektir. Anlamı sorulmaktadır.

Biz gökleri yeri ve bunlar arasındakileri eğlenmek için yaratmadık. O saat mutlaka gelecektir.
Anlamı sorulmaktadır.

Cevaplamaya çalışalım:
Değerli dostlar!
Yeri, göğü, yıldızları, galaksileri yaratan Yüce Allah, Bunları yaratmadan önce bunların Projelerini planlarını, Sistem, nizam ve düzenlerini, işleyiş ve yaşayış şekillerini bir kitapta kaydetmiştir.
Yeryüzünde, gökte ve yer ile gök arasında yarattığı her şeyi, canlı cansız her şeye bir ömür biçmiştir.
Bu yaratma ve yaşatmanın amacı eğlence için değildir. Yüce Rabbin Yarattığı, her canlı ve cansızı bir görevle görevlendirmiştir.
Yüce yaratan, Yarattığı, bu Sistem, Nizam ve Düzenin işleyiş şeklini sürekli, gökler güçler vasıtasıyla koruma kontrol ve denetimini yapmaktadır.
İnsanların ve diğer canlıların, Yaratım prensibine uygun hareket edip etmedikleri kayıtları, sürekli yapılmaktadır. Yaratım prensibine ve planına uygun hareket edenlere mükâfatlandırma, Yaratım prensip ve planına uygun hareket etmeyenlere de ceza yazılmaktadır.
Mükâfatlandırmanın büyük kısmı öbür dünyada verilir. Bir kısmı da bu dünyada insanlara verilmektedir. Hazireti Süleyman’da olduğu gibi.
Yerde, gökte ve bunlar arasında yaratılanların yaptığı işler ve yaratanın yaratım prensibine göre verdiği görevleri yapanların ve yapmayanların değerlendirildiği bir süreç vardır. Bu süreç, imtihan ve değerlendirme sürecidir.
Bu süreç sonunda her şey imtihanını ve ömrünü tamamlayarak, Rabbine dönmek zorundadır. Bu dönüşe Kuran’da Kıyamet, hesap verme günü olarak anılmaktadır.

Hesap verme gününde; her canlı, bu dünyada, yerde, gökte ve yer ile gök arasında bulunanlar yaptıklarından hesaba çekilmektedir.
Yaratıklara Verilen görevini, yaratım prensibine uygun yapıp yapmadığı yaşam süresince her an’ı kayda alınmaktadır. İnsanların düşünceleri, duyguları, sözleri ve hareketleri Levhi Mahfuz’da kayıt edilmiş olduğundan, yaratım prensiplerine göre hareket etmeyenler. Sapıklık yapanlar, Aşırı gidenler, geri dönüş yolunda Gökteki Yolda, Manyetik alanlarda yakılarak yok edilirler.
Huzura alınmaya hak kazananlar ise dünyadaki, görevini yaratım prensibine göre yapanlar Cennette ağırlanırlar.
Bu Cennetlikler: dünyadaki bedenlenme şeklinden farklı bir yaratma sistemiyle yeniden yaratılırlar.
Dünyadaki görevlerinde ihmalkârlık ve aksamalar yapanlar ve inkâra kalkışanlar ve eşkoşanlar ise Cehenneme atılırlar.

Yusuf Yaman


28 Eylül 2016 Çarşamba

MÜSLÜMAN COĞRAFYASININ ÇIKMAZLARI

MÜSLÜMAN COĞRAFYASININ ÇIKMAZLARI

Müslüman coğrafyasında insanlar yaşam yasası olan KURAN’I bırakıp, insanların uydurmaları olan Hadislerin Yorumu İle Oluşturulan:
Mezhepler, Tarikatlar, Cemaatler,  Müslümanlığı Çıkmaza sürüklemiştir. Müslümanlığı bozmuştur;  İnsanları KURAN’DAN UZAKLAŞTIRMİŞ, Dolaysıyla insanları İSLAM DİNİNDEN uzaklaştırmıştır.
KURAN’I OKUMAYAN, Hadisleri dinin kaynağı sayan, uydurmalarla yetişen,  bencil, egoist, öğüt almayan, küfürbaz, saygısız, sevgisiz, müsrif, gönlü kararmış, kadınları kötüleyen, boş şeylerle uğraşan. AKLINI KULLANMAYAN, SORGULAMAYAN, KULAKTAN DOLMA ŞEYLERE İNANAN. Emperyalist güçlere boyun eğen, Dünya malını tanrı edinmiş, paraya tapan insanlar yetiştirmiştir.
Bu şekilde yetişen din adamları, idareciler, siyasiler, insanlar arasında gerçek adaleti sağlamak konusunda başarılı olamamaktadırlar. Vicdan i terazileri bunu sağlamada yetersiz kalmaktadır. Egolarına yenik düşmektedirler.
MÜSLÜMANLAR; DİN’İN GERÇEK KAYNAĞI VE YAŞAM YASASI OLAN KURAN’I KERİMDE BİRLEŞMEK ZORUNDADIRLAR.
MÜSLÜMANLAR MEZHEPÇİLİĞİ BIRAKIP KURAN’DA BİRLRŞMELİDİR Kİ, HUZUR A KAVUŞABİLSİNLER.

MÜSLÜMANLAR ŞUNU BİLMELİDİRLER Kİ:

Peygamberlerin mezhebi olmaz.

Peygamberler Allah elçileridirler. 

Evrenseldirler, Âlemlere rahmettirler.
MEZHEP İMAMLARI;  OKUMUŞ, EGO TAŞIYAN İNSANLARDIR.
 Kendi taraftarlarını memnun etmek için çeşitli uydurmalar yapmışlar ve uydurduklarını Din olarak insanlara anlatmaya başlamışlar.
Diğer mezhepleri kötüleyerek insanlar arasında savaşların çıkmasına, Kan dökülmesine, gözyaşı akıtılmasına sebep olmuşlar ve olmakta devam ediyorlar. 

Bu sebeple de Müslüman coğrafyası bir türlü huzur yüzü görememektedir.

Bu ayrımcılığı yapanların sonu hüsrandır.

Allah’tan,  bu gibi insanların akıl, izan ve vicdan terazilerinin açılmasını diliyorum.

KURAN’I KERİMDE BİRLEŞMEYEN MÜSLÜMANLAR, KURAN’I KERİMİ OKUMADAN, ANLAMADAN, BEN MÜSLÜMAN DİYEN İNSANLAR, KENDİNİ MÜSLÜMAN SANAN FAKAT GERÇEKTE KURAN’IN BİLDİRDİĞİ MÜMİN OLMAYAN İNSANLARDIR.

Allah ıslah etsin



18 Haziran 2016 Cumartesi

10 Adımda Para biriktirme taktikleri

10 Adımda Para biriktirme taktikleri

10 Adımda para biriktirme yolu: Para biriktirmekhayatımız için çok önemlidir. Yaşın ilerlemesi ile birlikte rahat bir yaşlılık, hastalıklar veya istediğimiz ev, araba gibi materyalleri almak para birikimi yapmadan olmaz. Para biriktirme için pek çok uzman belirli taktikler veriyor. İşte, p ara biriktirme taktikleri;
Kredi ve kredi kartı borcunu bitirin

1.      Para biriktirmek için öncelikle kredi kartı veya kredi borcunuzu bitirmek gereklidir.
Çünkü banka borçlarının hepsine aylık faizler işlemektedir. Bu durumda para biriktirmeye başlamanız çok zordur. Hemen bir gider, gelir programı yaparak kredi veya kredi kartı borcunuzu bitirin.

2.      Yakıt maliyetinizi yarıya indirin
Gün içinde veya 1 ay içinde en fazla kullandığımız şey kuşkusuz yakıt giderimizdir. İş yerine ve okula otomobil ile gidiyorsanız, haftanın 2-3 günü toplu taşımayı kullanabilirsiniz. Bu sayede yakıttan çok tasarruf edersiniz.
3.      Fatura maliyetlerinizi azaltın
Elektrik, su, doğalgaz gibi giderleri kontrol altına alın. Masrafları azaltmak için ev içinde kullanılmayan alanların boşuna enerji tüketmesine izin vermeyin. Yakıt masrafını düşüren, izolasyon yaptırın, lambaları tasarruflu ampule döndürün.  Cep telefonunda bile ekonomik tarifeler kullanın.
4.      Alışveriş listesi yapın
Aylık ya da haftalık olarak alışveriş günleri belirleyin. Bu günler haricinde alışveriş yapmayın. Alışverişe çıkmadan önce mutlaka bir alışveriş listesi yapın. Listenizin dışında bir şey almak istediğinizde ihtiyaç değilse almayın. Alışveriş yapmadan önce, marketlerin fiyatları hakkında araştırma yapın. Hangi market sizin için daha tasarruflu ise ondan alışveriş yapmaya gayret gösterin.

5.      Mutlaka pazara gidin
Süpermarket alışverişi yapmaya alışkınız. Oysa, süpermarketlerde satılan sebze ve meyveler yarı fiyatına üstelik daha taze olarak haftalık semt pazarlarında satılmaktadır. Bu nedenle her hafta kurulan semt pazarlarını kaçırmayın. Pazara giderken de liste oluşturmayı unutmayın.

6.      Giyim etiketlerine mutlaka bakın
Giyim alışverişi yaparken mutlaka uygun fiyat arayın. Ülkemiz, tekstil konusunda en başarılı olan ülkeler arasındadır. Bir pantolona yüzlerce lira vereceğinize çok daha uygun fiyatta benzerini alabilirsiniz.
7.      Ekstra para kazanacak yollar bulun
Para biriktirmek için özel yeteneğiniz varsa bunlara parayı döndürün. Gitar dersi, piyano dersi verilebilir. Güzel yazıyorsanız, internette içerik sağlayıcısı olabilirsiniz. Böylece, boş zamanlarınız değerlenerek, para biriktirmeniz sağlanmış olur.

8.      Dışarıda masraf etmeyin
Para biriktirmek için dışarıda yemek yemeyin, gece eğlencelerinde pahallı yerleri seçmeyin. Bunun yerine, arkadaş grubunuzla yürüyüşe çıkın, müzeleri ziyaret edin. Arkadaşlarınızı evinize davet edin. Böylece çok para harcamadan güzel vakit geçirebilirsiniz.

9.      Erken rezervasyon
Yıl boyunca sürekli seyahat ediyorsanız, senelik olarak uçak bileti rezervasyonu yaptırın. Tatil planlarınızı kış ayından rezerve edin. Böylece, çok daha tasarruf edeceğinizi görürsünüz.

10.  Alkol ve sigarayı bırakın
Alkol ve sigara hem cebinizden çok kayıp yaratır hem de sağlığınızı bozar. Sadece sigarayı bırakarak bile ciddi manada tasarruf yapabilirsiniz.


6 Mayıs 2016 Cuma

GELİN YENİ BİR DÜNYA DÜZENİ KURALIM

GELİN YENİ BİR DÜNYA DÜZENİ KURALIM.
Değerli Dostlar!
Siz Kötü Davranışlar Sergileyen Allah Dostu Bir Veli Gördünüz Mü?
Siz Kötü Söz Söyleyen Bir Ermiş Biliyor Musunuz?
Siz Bilgisini Paylaşmayan Bir Bilge Gördünüz Mü?                            
Siz Sevgisini Paylaşmayan Bir İnsani Kamil Biliyor Musunuz?
Siz Merhametsiz ve Hoşgörüsüz Bir İnsani Kamil Gördünüz Mü?
Görmediniz, Göremezsiniz Çünkü Bu Gibi İnsanların Bilgi Kaynağı Allah’ın Kelemidir. Bu Gibi İnsanların Bilgi Kaynağı Kuran’ı Kerimdir.
O Halde Bütün İnsanların Kuran’ı Anlayacak Ve Yaşamına Yansıtacak Gerçek İnsanları Yetiştirmemiz Gerekir. Çünkü Kuran Yaşam Yasasıdır.
Günümüz Eğitimi: Bencillik, Ayrımcılık, Mezhepçilik, Cemaatçilik, yapan. Egosantrik irade gösteren bir eğitim şeklidir. O halde
Ey Kamil İnsanlar, Ey Canlar!
Gelin Birlik Olup Yeni Bir Dünya Düzeni Kuralım.
Savaşların olmadığı, silahların paslandığı bir dünya kuralım.
Bencilliğin olmadığı. Aç gözlülüğün yok olduğu bir dünya kuralım.
İnsanların dost olduğu, düşmanlıkların olmadığı, bir dünya kuralım.
İnsanların sevgiyi paylaştığı, saygısızlıkların olmadığı bir dünya kuralım.
Adaletin eşit uygulandığı. Kayırmacılığın olmadığı bir dünya kuralım.
Sevginin paylaşıldığı nefretin yok olduğu, bir dünya kuralım.
Haksızlıkların ortadan kalktığı. Hakaretlerin olmadığı bir dünya kuralım.
Hoşgörü ve merhametin bol olduğu. Hor görmenin olmadığı, bir dünya kuralım.
İnsanların inanarak, şevkle çalıştığı ve birbirine yardımlarda yarıştığı, bir dünya kuralım.
İnsanlar arasında ayrımın yapılmadığı. Herkesin fedakâr olduğu, bir dünya kuralım.
İnsanların affedici olduğu. Kin tutmadığı, bir dünya kuralım.
İnsanların sevgi yaydığı. Gönlü imanla dolu olduğu, bir dünya kuralım.
Tüm insanların yüce yaratana varmayı düşündüğü bir dünya kuralım.
İnsanların iyi, güzel, faydalı ve kalıcı işler yaptığı, bir dünya kuralım.
İnsanların sabırlı davrandığı. Affedici olduğu, bir dünya kuralım.
Tüm insanların merhametli olduğu. Adil davrandığı, bir dünya kuralım.
İnsanların alçak gönüllü ve fedakâr olduğu bir dünya kuralım.
Kul hakkının yenmediği, herkesin hakkının zamanında verildiği, bir dünya kuralım.
Yetim hakkının yenmediği, yoksullara yardım edildiği, bir dünya kuralım
İnsanların onurlu ve dengeli olduğu bir dünya kuralım.
İnsanların birbirini sevdiği. Saygısızlıkların olmadığı, bir dünya kuralım
İnsanların bilgili ve cesur olduğu bir dünya kuralım.
Gelin; hırsızlığın, arsızlığın, kinin, nefretin, cinayetlerin, kazaların, kavgaların olmadığı bir dünya kuralım.
Gelin; barışın olduğu, refahın dengeli paylaşıldığı bir dünya kuralım.
Kötülüklerin yok edildiği. İnsanların, iyiliklerde, güzelliklerde, yardımlaşmalarda yarıştığı bir dünya kuralım.
Gelin dünya nimetlerinin dengeli dağıtıldığı, bir dünya kuralım
Gelin Sınırlarda nöbetçilerin olmadığı. Dillerin bir olduğu, herkesin birbirini sevgi ve saygıyla karşıladığı, bir dünya kuralım.


Yusuf YAMAN

19 Ocak 2016 Salı

Bloğumu ziyaret ettiğiniz için teşekkür ederim.

BLOĞUMU ZİYARET ETTİĞİNİZ İÇİN 

TEŞEKKÜR EDERİM

  Yorum ve dileklerinizi bildirebilirsiniz.


Yusuf YAMAN

22 Ekim 2015 Perşembe

Meme Kanserini önleyeci yiyecekler


İngiliz Tıp Dergisinde yayınlanan bir çalışmanın sonucu meme kanserini önleyebilecek yiyecekleri tespit etti.
Bu çalışma sırasında 800.000 katılımcı ve 20.000 meme kanseri hastasının yeme alışkanlıkları incelendi. Meme kanserini önleyici yiyecekler listesinin başında balık, özellikle yağlı balıklar, geliyor.
Yağ oranı yüksek balık omega-3 ve çoklu doymamış yağ asidi ihtiva ediyor dolayısıyla kan damarlarını ve immun sistemini düzenliyor. 
Omega-3 yağ asitleri bakımından en zengin balıklar alabalık, ton balığı, somon ve uskumru. Omega-3 asidinin kanser ve kalp hastalıklarına karşı koruyucu olduğu biliniyor. Araştırmacılar doymamış yağ asitlerinin özellikle meme kanserini önlediğini düşünüyor. Çalışmada yer alan Asyalı katılımcılar  en düşük meme kanseri oranına sahipti ve dünyanın bu bölgeinde yaşayanların bolca deniz ürünü tükettiği bilinmektedir.
Omega-3 ve doymamış yağ asitleri aynı zamanda keten tohumu, cevizve yeşil yapraklı sebzelerde de bulunuyor.

BUNLARIN ÖTESINDE ŞU YIYECEKLERIN DE MEME KANSERINE KARŞI ÖNLEYICI ETKISI OLDUĞU DÜŞÜNÜLÜYOR:
Küçük, sulu, taneli, kabuksuz “üzümsü” meyveler:
Bu meyvelere örnek olarak yaban mersini, böğürtlen, ahududu ve çilekverilebilir. Berry ya da süpermeyve (orman meyveleri) olarak bilinen bu meyvelerin meme kanserinden başka deri, mesane, akciğer ve boğazkanserine karşı koruyucu olduğu da biliniyor.

 a
Fasulye:
Fasulye lif oranı yüksek bir besin kaynağıdır. Günde yarım su bardağı fasulye tüketmek suretiyle göğüs kanserinin yüzde 7 oranında düşürülebileceği bulgulanmıştır. Fasulye sevmeyenlerin erik, fındık, fıstık, kuru üzüm ve elma gibi diğer lifli yiyeckler yemesi tavsiye ediliyor.

Brokoli:
Meme kanserini önleyici sebzeler arasında en iyi bilineni brokolidir. Ayrıcalahana da kanser-savar sebzelerden biridir.

D vitamini içeren yiyecekler:
Meme kanserini önleyici özelliği olan yiyecekler süt ve süt ürünleri ki bu gıda maddeleri yüksem oranda D vitamini ve kalsiyum ihtiva ediyor.  Ancak az yağlı süt ürünlerinin tercih edilmesi öneriliyor.

Nar:
Nar antioksidan içeren bir meyvedir. Meme kanserinden başka prostat, kalın bağırsak ve akciğer kanserine karşı koruduğu da düşünülmektedir.

Domates:
En yeni çalışmalardan biri karotenoid içeren meyve ve sebzelerin meme kanserini yüzde 20 oranında önledigini bulguladı. Kırmızı ve turuncu renkli meyve ve sebzelerde bolca karotenoid bulunuyor ve domatesbunlardan biri. Ayrıca havuç ve kavun da günlük diyete eklenmesi önerilen yiyecekler arasında.

Zerdeçal:
Zerdeçal hastalıklara ve iltihaplanmalara karşı koruyucu bir baharat. Artı aktif maddesi kürkümin olan zerdeçal meme kanserini önleyici özelliklere de sahip.


16 Mart 2015 Pazartesi

Uyanalım ey Atatürk Türkiye si!!!

UYANALIM EY ATATÜRK TÜRKİYE Sİ, UYANALIM EY TÜRK MİLLETİ  
TÜRKİYE CUMHURİYETİ CUMHURBAŞKANI VE BAŞBAKANI

ERMENİ SOYKIRIMINI KABULE ÇAĞIRAN AVRUPA PARLEMATOSUNUN TÜRK MİLLETİNİN İNSAN HAKLARINI YOK SAYIP HUKUKA VE İNSAN HAKLARINA ALANEN AYKIRI OLAN BU DURUMU PROTESTO ETMELİYİZ.

Emekli Büyülelçi Sayın Onur Öymen'in tesbiti
 
Avrupa Parlamentosu, 12 Mart 2015 tarihinde kabul ettiği “Dünyada İnsan
Hakları ve Demokrasi” başlıklı yıllık raporunda bütün Avrupa ülkelerinin
“Ermeni Soykırımını” kabul etmeleri için çağrıda bulundu. Avrupa
Parlamentosu kararında Birinci Dünya Savaşı yıllarından Ermenileri
saldırılarının sonucunda öldürülen yüz binlerce Türk’ten tek kelimeyle bile
söz edilmiyor.
 
Bu çağrı, Türkiye’ye ve Türk milletinin geçmişine ağır bir hakaret anlamı
taşımaktadır.
 
Özellikle Doğu Perinçek’in bir İsviçre mahkemesinin soykırım iddiasını
onaylaması üzerine açtığı davada Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin
Perinçek’i haklı bulan ve soykırım iddiasını kabul etmeyen kararından sonra
Avrupa Parlamentosunun aldığı bu karar hukuka da açık bir saygısızlık
anlamı taşımaktadır.
 
Bu kadar haksız ve Türk milletini rencide edici bir karar karşısında ne
yazık ki, TBMM’den, Hükümetten, siyasi liderlerden ve basından gerekli
tepkiyi duyamadık. Oysa siyasetçilerin de basının da en önemli
görevlerinden biri milletimizin haysiyetini korumak ve ülkemizin geçmişine
sahip çıkmaktır.
 
Öte yandan, bazı Ermeni örgütleri de sözde soykırımın 100. Yıldönümünü 24
Nisan’da İstanbul’da anmak için bir kampanya başlatmışlar. Fransa’nın eski
Dışişleri Bakanı Bernard Koucher ile Avrupa Parlamentosu milletvekili
Daniel Cohn Bendit ve şarkıcı Charles Aznavour bu kampanyaya destek olanlar
arasında.
İşin daha da hazin olan tarafı bazı Türk öğretim üyeleriyle gazetecilerinin
de bu kampanyaya destek vermeleri.
 
Acaba bu kampanyaya destek olanlar Birinci Dünya Savaşında Ermenilerin
öldürdüğü Türkleri veya Hocali’de Ermenilerce insafsızca katleden Azeri
kardeşlerimizi veya Ermeni terör örgütü ASALA’nın katlettiği
diplomatlarımızı anmak için Erivan’da bir tören düzenlemeyi önermişler
midir?
 
Gerek Avrupa Parlamento’sunun kararı gerek İstanbul’da yapılması öngörülen
sözde soykırım toplantısı girişimi karşısında sessiz ve tepkisiz kalmak
mümkün müdür? Sessiz kalanları içimize sindirebilir miyiz?
 
Unutulmasın ki, haksız suçlamalara ve saldırılara karşı ülkesini ve
milletini savunamayanların yeri tarihin karanlık sayfalarıdır.