31 Mart 2013 Pazar

ANADOLU ERENLERİNDEN ŞERBETLER


ANADOLU ERENLERİNDEN ŞERBETLER

HAKTAN İNEN ŞERBETİ İÇMİŞ, KUDRET DENİZİNİ GEÇMİŞTİM.
 (Yunus Emre)

Söyle her söylediğinin içine insan sevgisini katarak söyle.

Bilmek, bulmak, olmak vardır.
        (Seyyah Yunus )

İçini temizle, kalbini yıka. Her gelişin bir dönüşü var.

Biz bizi terk ettiğimizde, sen bizi terk etme ilahi.!

Toprak olan beden, nefs ile yoğruluyor.

Bedenin iyilikleri, kalp sayesinde nefse karşı koyuyor.

Ruh, kalbin açtığı yolda yükseliyor. Bu yükseliş, bedendeki her türlü sırrın buna hastalıklar da dâhil kapısını aralıyor.

Hafa da sırrın sırrına erişiliyor. Nihayet Ahfa ile sır çözülüyor.

Tabiat, Toprak demek ti ve maddeyi temsil ediyordu. Bu maddeyi içten dışa

Nefis, Kalp, Ruh, Sır, Hafa, nihayet Ahfa adları ile mana halkaları kuşatıyordu.

Bedenin iyileştirilmesi akabinde, Ruhların da tedavi edilmesi gerekiyor.

İnsandaki her bir tavır için gönüllerde bir vadi oluşturmak gerekiyor.

Bu vadiler sırasıyla;

Aşk, Marifet, İstiğna, Tevhid, Hayrat, Fakr ve Fena olarak tespit edilmiştir.

(Derviş Yunus)


Her bedenin aşka ihtiyacı oluyor.

Her nefis, menfaate yönelerek şifa buluyor.

Her kalbe, bir istiğna makam gerekiyor.

Her Ruhta, tevhit tecellisi zaruri oluyor.

Her sır hayrete dönüşüyor.

Her fakirlik hali gizlilik gerektiriyor. Ve

Her fakirin sonu fenaya, yani yok oluşa varıyor.

Belki yokluk bularak, var olmaya çıkıyordur.

İnsanların yüzlerine bakarak ve nabızlarını tutarak,
Maddi ve manevi illetlerini anlayabilen hekimdir.

Gezip görmenin, nimeti kadar, konuşmanın ve söylemenin bereketini tatmak gerek.
Şu dünyada yaşayan nice insanlar, nice aykırı saplantılara bağlanmış.

Kimi ruhunu şeytana satmış.
Kimi maddeyi tanrı edinmiş.
Kimi ürkütücü hale gelmiş.
Kimi yağı bala katar gibi söz eder.

Aykırı saplantılar içinde olanlara,

Allah'ın adını hediye etmek

Gönüllerine yararlı şeyler bahşetmek.

Doğru yola gitmesi, erenlerin eteğini tutması, hayır dua etmesi halinde,

bire bir kazançlı olacağını anlatmak gibi.

Nerede susmak veya konuşmak gerektiğini.

Nerede yürümek veya durmak gerektiğini.

Nerede konaklamak veya göçmek gerektiğini

Çok iyi bilmek gerek.


İnsan nefis kervanına muhafız olacaksa,

Aşk rehberlerine yolculuk edecekse

Karşılaşılan her hadiseden ibret almak,

Karşılaşılan her kişiye Allah adını anmak

Dileyen İrşadın lezzetin tadar.

 
Güzelliklerin manasını paylaşmak, İnsana; Sağlık, Sefalık, Hizmet etme arzusu sunar.

İnsanın, hayırla uğraşırken, istediğini elde etmesi. Büyük bir saadettir.

İnsanın elindeki ile yetinmesi daha büyük bir saadettir. O halde;

Allah'ın verdiği nimete şükürde, kusurlu davranmamalı. Zenginlikte şımarmamalı.

 

Allah'ın verdiği nimete şükürle karşılık ver.

Şevkatı artır, yardımı çoğalt.

İhtiyaçtan fazla ne varsa ihtiyacı olanlara vermek gerek.

Nimet paylaştıkça çoğalır.

İnsan dağıttıkça Allah daha çok veriyor. Allah'ın takdirine akıl ermez.


Derdi veren Allah dermanını da vermiş.

Suçu, tövbe ile birlikte vermiş Allah.

Kiminin hastalığı bedeninde değil. Ruhundadır.

İnsanın yaradılışındaki, madde ile mana dengesinde;

Denge, madde lehine bozulunca insanın nefsi.

Mana lehine bozulunca da Ruhu öne çıkar. Biri diğerini bastırır.

İnsanın omuz'undaki en büyük yük cahilliktir.

Madde ile Mana arasında bir etkilenme vardır.

Mana ile var olmak için, maddeden geçmek gerekir.

Orada doğmak için, burada ölmeye muhtacız.

Burada ölmek, orada ebedi yaşamak içindir.

Ete kemiğe bürünüp yunus gibi görünür.

Hakikatten mecaza, gerçekten yalana dönüşür.


Gönlünü daraltma, çehreni tebessüme alıştır.
Sadaka verircesine gülümse,

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder