31 Mart 2013 Pazar

YÜK VE YOL


 

YUK VE YOL

DOĞUMUM ANAMA HAMALLIKTI,

YAŞAMIM BANA,

ÖLÜMÜM BİLE HAMALLIK, CENAZE ALAYINA

 

Hamalsan iki sey onemli oluyor senin icin:
Yuk ve yol...
Ancak sırtına aldığın yükle bu mesafeyi asabilirsen,
ücret mevzu bahis oluyor. Aksi olursa, cereme çekiyorsun!
Bunu düşünüyordum. Yanımdaki hamalla yola cıktık.
İhtiyardı. Kendinden büyük bir yük almıştı. Benim sırtımda ise birkaç bavul vardı sadece, onunkinin çeyreği... Diyordum ki içimden "Çok gitmeden kıvrılırsa titreyen bacakları, yüklenirim sırtındaki yükün yarısını!.."
Nitekim çok geçmeden dedi ki: "Mola vakti. Gel biraz dinlenelim!. ..
"Ne molası, dedim ona hayretle. Ben daha terlemedim!. . "Sözüme aldırmadı. Durdu. Çoktu. Salarken yükünün ipini "Sen de dinlen hadi" dedi. Benim canim sıkılmıştı bu ise.Genç olduğumu, ondan kuvvetli olduğumu, bunun gibi bir bunakla yola çıkmamın ne büyük hata olduğunu düşünüyordum. O ihtiyar, bir bacağını azıcık uzatmış halde sessizce dinleniyorken, ben huzursuz bir şekilde ayakta dolanıyordum. Bir saat kadar sonra yine durdu, oturdu, dinlendi. Ben kızgınlıkla dolandım etrafında...
"Yükünü indirip sen de dinlen", demesine aldırmadım, ona daha çok kızdım...
Sonra yine durdu. Bana da "dinlenmemi" söyledi yine ama dinlenmedim. Yarım saat sonra "dinlenelim mi" diye sordu, aksi aksi basımı salladım...
Kaçıncı molasıydı hatırlamıyorum, birden bire dizlerimin bağı cozuldu.
Kafamın içinde uçuşan kara karasinekler sustu, çöküp kaldım. Kayış kolumdan cıktı, sırtımdaki bavullar kaydı. Ne kadar zaman geçtiğini fark etmedim.
Uyumuştum da uyandım mı, yoksa bayılmıştım da ayıldım mı anlamadım...
Baktım kendi kocaman yükünün üzerine benim bavullarımı da bağlamıştı. Küçük tasına birazcık su koyup dudağıma dayadı, içtim. Sonra koluma girerek; "Hadi kalk, dedi. Bana yaslan. Ağır ağır gider ve bir sure sonra gene dinleniriz." Dediğini yaptım. Omzundan güç adlim, ama asil anlattıkları iyi geldi bana.
"Ben yılların hamalıyım, dedi. Nice pehlivan yapılı adamlar gördüm. Çoğu, dinlenmek istemediklerinden yükleriyle birlikte kendilerini de toprağa serdi sonunda... Yolda gördüğümüz saçılmış kuru kemiklerin çoğu, anlattığım bu insanlara ait...
Halbuki bir yükü "taşımak" bizim isimiz, "altında ezilmek" değil!.. Unutma ki bir yük taşıdıkça ağırlaşır.
Dinlenerek sen yükünü hafifletiyorsun! Belki günün birinde hamallığın sekli değişir. Belki o günleri ben göremem.
Ama sen kavuşursan o zamanlara, aman ha, kafanın içinde de sakin yük tasıma...

Aksamları bırak ve hafifle... Sabah dinlenmiş olarak yeniden tekrar taşırsın yükünü. Bizim isimiz, bugünü yarına taşımak, bugünün altında yok olmak değil. Çünkü yarınlarda bizi bekleyenler var, taşıdıklarımızı bekleyenler var...

Gerçek su ki, hepimiz su hayatin hamallarıyız. . Yüklerimizi en doğru şekilde tasimak ve hayatin altında ezilmemek dileklerimle




EVET BU BIR ALINTI.. AMA NE MUHTESEM DIZILMIS KELIMELER,CUMLELER, DIZELER.. BIRKAC KEZ OKUDUM.. DAHA DA OKUMAK ISTEDIM.. EVET HAMALIM,KI NE HAMAL.. BUGUNDEN SONRA YUKUMU AKSAMLARI HAFIFLETMEK ISTIYORUM.. SIZE DE TAVSIYEM BU.. HELE BIR OKUYUN DA !!! SAYGILARIMLA. .

Yusuf YAMAN 

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder