|
İNSANDA MEVCUT OLAN İKİLİ SİSTEM
Hazırlayan: Yusuf YAMAN (Elk. Müh) İNSAN YARADILIŞINDAKİ İKİLEM
Tek bir
bedende var olan iki kişilik, iyi idare edilmezse, bir biri ile sürekli
savaşmaya çalışan iki düşman gibidir. Bu bölünmüşlüğün aktörleri, bizi biz
yapan, Bilinçli yanımız ve Bilinçaltı yanımızdır.
Bilinçli yanımız; Beş duyu vasıtası ile dış dünya ile sürekli iletişim halinde olan, yaptığımız her iyi şeyde kazandığımız saygınlığın tamamını kendine mal eden yanımızdır. Bilinç bilgileri toplar ancak bilinçaltına danışmadan karar verirse karşısında Bilinçaltını bulur. Bilinçaltı yanımız; Tüm duygu ve düşünce birikimini depolar Şeref, Saygınlık hislerini bilir, alır. Bilinçaltı yanımız dış dünya ila iletişim kurmaz. Varlığımızın hücrelerinde hapsolmuştur. Bilinçaltı Ruhumuzun gerçeğidir. Bizim yaptığımız ya da düşündüğümüz her şeyin kulağıdır. Bilinçaltı, Bilincin dışarıdan aldığı bilgilerin farkındadır. Bilinçaltı insanın iç âleminin izleyicisi ve gözleyicisidir. Düşünce algılayıcısı, olayların kaydedicisidir
.
Bilinçaltı bilinçle düşünebilir. Duygusaldır bilincin dışarıdan aldığı her şeyi duyar kaydeder. Saklar. Bilincin duygu gücü yoktur. Ancak bencillik yönü gelişmiştir
.
İçimizdeki bu iki yanımız neden birbiri ile çoğu zaman çatışırlar? Tek bir bedende var olan bu iki cengâverin bir biri ile çatışmasındaki gizem nedir? Hiç düşündünüz mü? Bu çatışan yanlarımızın farkında mısınız? İnsanda bu bölünmüşlük olmasaydı, insanlar Cennet bahçesinde cennetlik gövdeleri içinde cennetlik bir yaşam sürüyor olacaktı.
Ne acıyı
ne sefaleti ne korkuyu nede güvensizliği düşünürdü.
Gerçekte, bedenimize yerleştirilmiş olan bu iki yan ile Yaratan ve Yaşatan bizi imtihan etmektedir.
Bunu
Enbiya Suresi 35. Ayette belirtmiştir.
ENBİYA: 35: Her nefis, ölümü tadacaktır. Biz sizi sınamak için şerre de hayra da müptelâ kılıyoruz. Ve (sonunda) bize döndürüleceksiniz. Yüce Yaratan; Kuran’da Hicr 15 de: “Andolsun, biz sana tekrarlanan ikiliden 7’yi ve şu büyük Kuran’ı verdik.” Demesi boşuna değildir
[Kanımca
tekrarlanan ikili; yaradılıştaki her şeyin zıddı ile yaratılmış olmasıdır. Ve
7 ise insanda ve evrende mevcut olan 7 haslettir. İnsanda: Akıl, mantık,
şuur, vicdan, sevgi saygı duygu gibi metafizik özellikler ve Kuran
vasıtasıyla bunlara uygun hareket etme öğütleridir. Dünyada 7 yer ve 7 gök
katı ve henüz evrende farkına varamadığımız ve bilemediğimiz, bu özelliklerin
zıtları ile var olmasıdır. Doğrusunu Allah bilir].
Bizi yaratan yüce Rabbim, beş duyumuzla dışarıdan aldığımız bilgilerin izlenmesini, değerlendirilmesini ve kayda alınmasını; içimizdeki iç âlemimizi gözleyen, düşündüğümüzü, konuştuğumuzu, yaşadığımız olayları kayda alan bilinçaltı yanımıza vermiştir. Kayda alınan bu durumların Levh i Mahfuzda da kayda geçirildiğine inanıyorum Bilinçaltı; Bilgilerin değerlendirilmesi, duygu ve düşüncelerin karşılaştırılması ve değerlendirilmesi, işlevlerinin sonuçlarını insanın lehine gerçekleştiren büyük bir yardımcıdır Bir bedende var olan bu iki yan işbirliği yapabilir mi?
Bu iki yanımız işbirliği yapabilirse? Deneyim, çalışma,uzmanlık, güç, enerji
bakımından büyük hedeflere ulaşılır. Çünkü bilinçaltı kişilik bakımından
yüksek yeteneklere sahiptir. Olaylar olmadan, onun olacağını hisseder ve
koruma tedbirlerini aldırır.
Bilinçaltı yanımız gizli Ruhumuzdur ve tüm iyi şeylerde yapıcı ve saygın durumlarda pay sahibidir.(Yaratan’ın bize üflediği ruhun bu olduğunu düşünüyorum doğrusunu Allah bilir) Akılcı bilinç Bilinçaltı Ruhun önemini bütünüyle yok sayar. Kendini dünyanın kurtarıcısı sanır. Ancak, durum meydanda. İnsanların kendisi ile barışık olması demek; akılcı bilinçle bilinçaltının işbirliği yapması demektir Gerçekte bu iki yanımızın her birisi tek başına insan için, huzur ve mutluluk sağlayamaz. İnsanın huzur ve mutluluğu: bir bedende var olan, bu iki yanın birlikte çalışması ile mümkündür. Akılcı Bilinç ile Bilinçaltı işbirliği yaptığında Süper bilinç meydana gelir. Bu durumda, bölünmüşlük gider kendi kendi ile birleşme gelir. Kendi kendi ile birleşen insan, artık cesaretsizlikten, düş kırıklığından veya kötü olarak nitelendirilen her türlü koşuldan etkilenmez. Kötü bir durumla karşılaşacak olunursa böyle bir durumun üstesinden nasıl gelinebileceğini bilir ve mutluluğu kesintiye uğramaz. İnsandaki inanç kaynağı Bilinçaltıdır. Gizlidir ve aklın bir ürünü değildir. Bilinçaltı güce inanır. Odaklanmakla güçlü bir çekim frekansı (titreşimi) oluşturur İnsan kendi kendi ile birlikte olduğunda sanki her saat, her dakika iyi haberler alacağı duygusuna kapılır ve bu duygu gerçekleşir. Her türlü kötü duygudan, her türlü korkudan korunur. Çünkü hakiki inanç insana kendini tasasız hissetme hakkını verir. İnsanda tam bir inanç, şiddetli bir istek, kesin bir hedef ve kendi kendi ile bileşme durumu olduğunda; kişinin isteklerinin gerçekleşmesi için bütün evren ve göksel güçler, her şey yardımcı olur
.
Bilinçaltı ahlaki bakımdan iyi ve kötü hakkında bilincimiz kadar çok şey bilmez. Bilinçaltı başıboş bırakılırsa kötülük yapmak için korkunç bir güç olabilir Bu nedenle bilinçaltı kişiliğimize bilinçli kişiliğimiz tarafından uygulanan aşırı disiplin iki taraf arasında ateşkes ortamı yaratmaya yönelik olmalıdır Ne bilinçli kişilik, nede bilinçaltı kişilik uygulanan aşırı disiplin kurbanı olmamalıdır. Küçük düşürülmemelidir.
Bilinçli
yanımızın, akıl yürütme yeteneklerine büsbütün sırt
çevrilmemelidir.
Kurulu toplum düzeninin bir üyesi olarak kişisel ödevlerimiz ve başkalarının
haklarına saygılı olmak, yurttaşlık ve ahlak yasalarına uymak kendi
dengelerini, doğmaları, düşünme yetenekleri ile sağlamalıyız. Aşırılıkların
çoğu, çalışmada aşırıya kaçmak bile insandaki bilinçaltı yanımızın ürünüdür.
Bilinçaltı kişiye devam etmesini, daha fazla yapmasını (her ne yapıyorsa)
söyler durur.
Çok sigara içmek, çok yemek yemek, sürekli uyku hapı kullanmak gibi alışkanlıklardan vazgeçmek için; bilinçli kişilik tarafımız öne çıkıp bilinçaltı ile konuşmalı ve aşırılıklardan vazgeçme konusunda bilinçaltı ikna edilmelidir. Emerson:”Yüreğinizin seçtiği şeye çok dikkat edin, çünkü onu kesinlikle elde edersiniz” diyor. Dikkat edin demek;
Mantığınızın,
kişiliğinizi dengelemesine izin verin demektir.
Yüreğinizin seçtiği şey ise bilinçaltının sahiplendiği akıl süzgecinden geçmemiş, düşüncesizce ortaya atılan bir amaçtır. Bu nedenle bilinçaltı aklın denetiminde olmalı ve hakkı da verilerek birlikte çalışma sağlanmalıdır.
Elde edilen her iyi şeyde bilinçaltının payı olduğu daima
hatırda unutulmamalıdır.
Bilinçle bilinçaltı işbirliğinde büyük bir sevinç ve sürekli bir mutluluk vardır.
Saf Akıl ve Mantık, tek başına kişiyi bir yere
götüremezler. Ama yüzüstü de bırakmazlar.
İnsandaki bilinçaltı, yani kişiyi sürekli teşvik eder. Seçim iyi, hedef görünür bir durumda ise başarı kaçınılmazdır. Bilincin yön vermekten yoksun olduğu durumlarda ani bir ölüme neden olabilir. Araba kullanırken, bilinçaltını kullanırsınız. Bilinçaltının istediği aşırı hız sizin bayırdan aşağıya savrulmanıza sebep olabilir. Bu nedenle direksiyon başına geçtiğinizde, bilinçli yanınız öne çıkmalı ve yetkili olmalıdır. Tüm aşırılıkların bilincin yardımına ihtiyacı vardır. Çünkü bilinçaltı duygu ile hareket eder duygu ile hisseder. İnsandaki sinirlilik halleri, kavgacı olma, şüpheci olma, hızlı olma, çok yemek yeme, sürekli yeni şeyler istemesi durumları, kişinin bilinçaltının üstünde hiçbir denetimin olmadığını gösterir. Bu durumda Akılcı bilinç devreye girerek bilinçaltı yıkımlarına engel olmalıdır. Akıl kullanılmalıdır. Yani bilinçli kişiliğiniz bilinçaltı kişiliğinizle konuşarak dengeyi sağlamalıdır. Üstünüze tembellik çöktüğü zamanlarda, bilinçaltınız hiçbir şey yapmadığında bilincinizin sizi zorladığı her anı hatırlamaya çalışın.Tembellik etme, geleceği düşün. Tembellik edip başkasına yük olma gibi ikazları uyarıları yapar. Bilinçaltı yanınız bu durumda, dünyayı ben mi kurtaracağım bana ne, boş ver gibi sadece kendini düşünen değerlendirmeler yapar Bu nedenle denge şarttır. Adil davranış şarttır. O halde tek bedendeki bu iki kişilik barışık olmalı. Kişi doğruluk güzellik ve iyilik öğelerini her tasarıma sokmak için kendini zorlamalıdır.
Bilinçaltının
her etkinlikte payı olduğu unutulmamalıdır. Etkinlikleri dengeli ve iş
birliğine yatkın olması sağlandığında, süper bilinç oluşur.Kişinin kendini birleştirmesi,
varoluşun tüm meydan okumalarına en iyi cevaptır.
Birlikten güç doğar. Bir elin nesi var iki elin sesi var gibi işbirliğini teşvik eden deyimler, kişiliklerin birleşmesi, işbirliği yapmaları için de gereklidir elzemdir Nazik olmak büyük bir zevktir. Hoş bir duygunun sürmesini sağlar. O halde nazik olalım. Gülümseyin, yaşama gülümseyin. İnsanlara gülümseyin. Gülümseme (çevreye sevgi yayma işlevidir) İnsanı kötülük yapmaktan, nefret etmekten, kin beslemekten öç alma düşüncesinden alıkoyar, caydırıcı olur. Gülümsemek (çevreye sevgi yayma işlevi) yaşantımızın görünmeyen mekanizması, insan kişiliğinin en berbat yanlarını etkisiz hale getirebilir.
O halde;
Yazma mekanizmasını harekete geçirin. Moralleri yükselten mektuplar yazın. Dostlarınıza, arkadaşlarınıza, aile bireylerine onları öven, takdir eden mektuplar yazın. Kendi kendinizle işbirliği yaparsanız, herkes ve bütün evren sizinle işbirliği yapar. |
4 Nisan 2013 Perşembe
İNSANDA MEVCUT OLAN İKİLİ SİSTEM
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder