4 Nisan 2013 Perşembe

İNSANLARIN İÇİNE DÜŞTÜĞÜ ŞARTLANMIŞLIK VE KİRLENMİŞLİK


İNSANLARIN İÇİNE DÜŞTÜĞÜ ŞARTLANMIŞLIK VE KİRLENMİŞLİK

Dünyamızın şu an geçirmekte olduğu olumsuzlukların sebebi, şartlanmış bilinçlerin, bilerek veya bilmeyerek işlediği hataların, yaptığı kötülüklerin insana geri yansımasıdır. Çünkü her türlü kötü söz ve kötü davranış onu yapana geri döner, geri yansır. İyilik de katlanarak döner. Bu bir ilahi adalet yasasıdır.
21.yüz yılın en önemli sorunu; insanların içine düştüğü, bencillikten, maddiyata bağımlılıktan mal ile gurur duymaktan, ayrılıklara sebep olan, kindarlık, düşmanlık ve nefret gibi tutkulardan insanları arındırmak gereği vardır

Rabbin yaratma ve yaşatma yasası olan Din Evrenseldir. Dinde Evrensellik yerine egoyu öne çıkarmak, dinde ayrılıkları körüklemektir. İlahi âlemde egoya yer yoktur. Kötü söz yoktur. Kin yoktur. Nefret yoktur. Sevgi ve Saygı vardır, güzel söz vardır. Yardımlaşma vardır

Kutsallık adına insan gönlünü kirleten, insanlar arasında kin ve nefret tohumları eken insanlara, bencilliği, öfkeyi, tutkuyu yayan, öfke, kıskançlık ve küfür ü benimseyen, Rabbin Kuran Ayetleri yerine beşerin yazdığını din olarak insanlara öğretenler, Kuran’ın deyimi ile: Kuran’ı sırtının arkasına atıp örf ve adetleri din olarak insanlara öğretiyorlar


Kuran dışı hurafeyi içimizden silip atmazsak, Gönül arınmasını sağlamak zor olacaktır. Gönül arınmasını sağlayamazsak, gönlümüz gelen yanlış bilgilerle dolu olursa, gerçeği göremeyiz. Her şeye kendi kişisel çıkarlarımız, ya da grubumuzun çıkarları açısından bakarsak; Başarılı ve Mutlu insanları yetiştirmek mümkün olmayacaktır


İnsanları çeşitli mezheplere, tarikatlara, cemaatlere ayırıp, kendilerine uymayan insanları kötü görmek ve kötü göstermek gibi durumlar meydana getirip insanlarda; kızgınlık, kıskançlık oluşturup, insanların birbirine düşman olmasına sebep olanlar için
Kuran’da Al_i İmran suresi Ayet 100: “Ey inananlar, Kitap verilenlerden herhangi bir gruba uyarsanız imanınızdan sonra, onlar sizi döndürüp kâfir yaparlar”.ve

Al_i İmran:105:“ Kendilerine açık deliller geldikten sonra bölünüp ihtilaf edenler gibi olmayın. İşte onlar evet onlar için büyük bir azap vardır” demektedir.


Rabbin belirttiği bu husus insanların gruplara (mezheplere, tarikatlara, cemaatlere) ayrılmasının uygun olmadığı, guruplara ayrılanların hiçbirine uyulmaması gerektiğini ve bunlar için büyük bir azap olduğunu belirtmektedir. Bu ayetlerin belirttiği hususlar çerçevesinde Müslüman âlemindeki iç çatışmaları düşünün bu büyük bir azap değil mi?


Bugün bütün dünyada meydana gelen hemen bütün çatışmaların, savaşların sebebi dindeki ayrılıklardır. Gelen vahyi kitapları okumadan, gerçekleri öğrenip, insanlara anlatmadan insanların azaptan kurtulmaları mümkün değildir. İnsanların artık gerçekleri görmeleri zamanı gelmiştir. Kuranın belirttiği gerçektir ve gerçekleşecektir. Bu Rabbin İnsanlara öğüdüdür. Alan kurtuluşa erer almayan helak olmaya gider


Vahyi ile gelen Din Kitapları yerine, insanların yazdığı, hem Kuran’la ters düşen, hem de birbiri ile çelişen bazı kurallar üretmeleri ve insanlara din olarak öğretilmesi. Din adına ayrılıkların meydana gelmesine sebep olmaktadır. Çünkü Evrensellik yerine; egoizmi, bencilliği, ayrımcılığı öğütlemektedir.
Burada şunu açıklıkla belirteyim ki; Kuran bağımlısı olarak Evrenselliği benimsemiş, Egoyu yok etmiş, Kuran’ı öğreten hakka giden yolu gösteren tarikatları ve Veli olmuş, Ermiş insanları, bugünün mezheplere dayalı egoizmi içinde barındıran tarikatlarından cemaatlerinden ayrı tutuyorum. Onlar Hakka giden gerçek yol göstericiler idi. Onların öğretisinde ayrımcılık yoktur, bencillik yoktur. Kötü söz yoktur. İnsanlara sevgi ve saygı aşılamak vardır. Tanrısal Enerji Aşılamak vardır. Birlik ve beraberlik aşılamak vardır.
Şu iyice bilinmelidir ki; En büyük günah, insanın insana olan düşmanlığıdır. Dini kullanarak bu düşmanlığı körüklemek, hakka giden yoldan sapmaktır. Dinde zorlama yoktur. Herkes kendine verilen, Akıl ve İrade ile yolunu bulacaktır. Dinde bozgunculuk yapmak, hakka giden yoldan sapmaktır.

Hakka giden yolda, Birlik ve beraberliği gerçekleştirmeye çalışanlar, Tanrının en muteber kullarıdır. İyi niyetle, birlik ve beraberliği sağlamaya çalıştığınızda, ortamınızda bulunan menfi akımları yok edebilirsiniz.


İyi niyet ve sevgi ile birlik sağlayabilirsiniz. Bu beraberliği, yardımlarda yarışmak için kullandığınızda, Göklerin Nuru üzerinize doğacaktır. İnanarak, dürüstlükle, amel edip, tekâmül etmek, sevgi yaymak, birlik sağlamak için çalıştığınızda, Rabbin yardımı ile yollarınızdaki engeller ortadan kalkacaktır.
İnsan kalbinin mutluluğu, ilahi düzenin temeli olacaktır. Bu temel, ancak insanların birbirine karşı olan sevgi ve saygı ile olursa sağlam olur. Sevgi ve saygı ile birlik ve beraberlik sağlayan insanoğluna, Semalardaki İrfan okulunun kapıları açılır. Bilim edinip Bilinçlenen, Tekâmül edip Arınanlara bu kapıdan geçme müsaadesi Allah’ın izni ile verilir.


Bu, Bize döndürüleceksiniz, diyen Rabbin arzusunun gerçekleşmesidir

Rab’den gelen ilhamlar, edinilen bilgiler, okunan hutbeler, sevenleri birbirine bağlayan bağlardır. Arş’ın Arz’a tebligatı, insanın Tekâmülünün gerçekleştirilmesi içindir


Ey Yüce Rabbim Sana Sığınıyorum, Sana İnanıyorum, Sana Teslim oluyorum. Beni, Sevginin ve Barışın bir taraftarı kıl. Âmin, Âmin, Âmin,


Yusuf YAMAN



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder