İNSANOĞLUNUN EVRENDEKİ YOLCULUĞU VE KOZMO
TEKNOLOJİ
Hazırlayan: Yusuf YAMAN (Elektrik
Mühendisi)
İnsanoğlunun varoluşu ve evrendeki yolculuğu konusunda
verilen bu bilgiler direk mesleğimizle ilgili olmasa da yaradılışın ve yaşamın
içindeki bütün meslekler Kozmo Teknolojinin bir yansımasıdır. İnsanoğlunun
kendisi de Kozmo Teknoloji ile donatılmış ilahi bir varlıktır. Bu konuya
değinmemin sebebi; İnsan Önce Kendini Tanımalıdır.
Gereğinden dolayıdır. Gökleri keşfe çıkan, denizlerin derinliklerini
araştıran insanoğlu henüz kendi iç âleminden habersizdirler
İnsanoğlunun Evrendeki Yolculuğu Ve
Kozmo Teknoloji
Yaradan her şeyi çift yaratmıştır.
İnsanoğlu gökteki evrenin çifti olarak yaratılmıştır. Yani gökte bulunan bütün
evrenlerin dünyadaki işlevsel benzeridir. İnsanın Özü Rabbinin yaratıp
programladığı ve yanındaki (Levh-i
Mahfuzda) muhafaza ettiği kompütüründedir. (Dünyadaki bilgisayarla
karıştırmayınız) Dünyada zuhur eden insan, o özün çiftidir. Dünyada zuhur
etmesi istenen insan için; Ana–Baba sevgi ile sebep olarak var edilir. İnsan
sevgi diyarından sevgi tohumu olarak dünyaya gönderilir. Ancak insan bunun
farkında değil. İnsan, mikroya sığdırılmış makro bir varlıktır. O insanı
zerreye sığdırmıştır. O tek hücreden yarattığı insan, büyüdüğünde o hücrenin
trilyon katı olabilmektedir. Dünyaya gönderilen insan her hücresinde akıllı bir
öz (DNA) vardır. İnsan bu özlerin merkezi olarak görev yapan kalp vasıtasıyla
Rabbinin yanındaki Özü ile tekâmül seviyesine göre irtibat sağlayabilir. İnsan
hücrelerindeki bu akıllı özlerin merkezi olan kalp insan beyninden 5 kez daha
etkili manyetik alana sahiptir. İnsan beyni ise İnsanın Levh-i mahfuzudur. (Yaşam
bilgilerin alınıp verildiği ve depolandığı merkezi kompütürdür) İnsan sürekli Rabbinin
kontrolü altındadır. Bu kontrol işlevi insanın bedeninin çeşitli bölgelerine
Rabbi tarafından yerleştirilmiş olan çeşitli biyolojik kompüterlerle olmaktadır
(‘Kur’an Kaf suresi 16 cı ayeti; ’Andolsun
İnsanı Biz yarattık ve nefsinin ona ne fısıldadığını biliriz. Çünkü biz ona şah
damarından daha yakınız’’
demektedir. Kaf suresi 17. Ayeti: Onun
(insanın) sağında ve solunda oturan iki alıcı (melek) onun sözlerini ve
işlerini kaydetmektedir. Kaf suresi 18. Ayeti: İnsan hiçbir söz
söylemez ki yanında kendini gözetleyen dediklerini zapt eden bir alıcı (melek)
hazır bulunmasın. İnsanın söylediği her
söz ve yaptığı her hareket Rabbinin yanındaki öz programı ile karşılaştırılır.
Dünyaya gelen insan, yaşam programı ile
programlanmış olarak gelir, bu programın dünyada uygulanması, insanın serbest
iradesine bırakılmıştır. İnsanoğlu kendini tanır öz programına uygun hareket
ederse tekâmül eder, öz programından saparsa arızalara sebep olur, denge
bozulur. Hastalıkların, çevre
kirliliğinin ve insanlar arasındaki olumsuz her şeyin sebebi; insanın öz
programlarına, Evrensel Doğa Kanunlarına ve İlahi Adalet Programlarına uygun
hareket etmemesinden kaynaklanmaktadır. Çünkü insanın öz programında Evrensel
Doğa kanunlarında ve İlahi Adalet Programlarında olumsuzluklara yer yoktur. Tekâmül
etmenin ana prensibi olumlu olmak ve kendini bilmektir.
Kur‘an Taha:98-‘’Tanrınız Ancak
Kendisinden Başka Tanrı Olmayan Allah’tır O’nun Bilgisi Her Şeyi Kuşatmıştır’’diyor.
Bu her şeyi kuşatmayı Kozmo Teknoloji olarak düşündüğümüzde; O’nun yarattığı
manyetik alanları, yaptığı yansıtmaları ve hikmetiyle yarattığı her hücreye
yerleştirdiği biyolojik kompüterle her şeyi kendi yönetimi, denetimi ve bilgisi
kapsamı alanına almış olduğu anlaşılır. GEN araştırmalarından anlaşılmıştır ki D.N.A
lar insani organizmaya ait fiziki algılarla yaşanılan olguların kaynağı olduğu
gibi, fizik ötesi algılarla yaşanılan olguların da kaynağıdır.
İnsan denen ilahi varlık; fiziksel yönü ile
tüm evrendeki nizami kendinde taşır. Duygusal yönü ile tüm çekim alanlarına
hükmedebilir. Ruhsal yönü ile ilk yaradılıştaki özü ile irtibata geçme
yeteneklerine sahiptir. Hayali ve düşüncesiyle ışık hızının çok üstünde bir
hızla evreni dolaşabilir. Ancak bütün bunları yapabilmesi için her yönü ile
kendisini geliştirmesi gerekir. Onun için yüce yaradan Kur’ani Kerim in ilk
ayetinde OKU diye emreder. Okumak öğrenme planlamak uygulamak evrensel
gelişmenin ilk basamağıdır. İnsanın
inancı ve görev sorumluluğu konusunda Kur’ani Kerimde; Rabbimiz İnanıp; İyi,
Güzel, Faydalı ve Kalıcı İşler Yapanları Cennetle Müjdelemektedir. Bu husus 48
surede 132 ayette geçmekte olup başka hiçbir konu bu kadar çok ayette
geçmemektedir. Bu demektir ki yaratana inanarak, kendine güvenerek, yaptığı her
işi en iyi yapanlar başarılı olurlar ve mükâfatlarını alırlar.
Kâinattaki tüm canlılar evrensel
enerjilerin pozitif yönlerinden etkilenerek evrensel gelişmelerini yaparlar. Bu
sebeple insanlar kendini geliştirmek için okuyup öğrenmek, pozitif düşünmek, iyiliği
emredip kötülüklerden sakınmak suretiyle, pozitif enerji ile beslenen bilinçler
haline gelirler. Çok dürüst ve adil işleyen evrensel mekanizmaya uyumluluk
sağlayabilirler.
Dini bakımdan insanlar arasında bir
ayrılığın olmadığını, bu ayrılığın sebebinin, insanlardaki egoizmin,
kıskançlığın, çekememezliğin, aşırılığın sebep olduğunu, bu ayrılığa düşenlere
uymamamızı Rabbimiz bizden istiyor. Rabbimiz; Rabbini bilen, doğru olan,
iyiliği emredip, kötülükten sakınan, evrensel düşünen, yardımlara koşan
insanlar olmamızı istiyor. Bu konu ile ilgili olarak; Kur’ani Kerimde: Bakara:
213, Al-i İmran: 19-100-105, Enam: 159, Yunus: 19, Hicr: 91-92-93 Enbiya:
91-92, Mü’minun: 52-53-54, Rum : 32 surelerindeki ayetler açıkça belirtmektedir.
Evrensel düşüncenin kaynağı olan;
Mevlana hazretleri, Sen kendini bilmezsen bu nece okumaktır. Yaratılanı severiz Yaradan ötürü diyen Yunus
Emre ve 72 Millete bir nazarla bak diyen Hacı Bektaşi Veli; Yaratanın yarattığı
ayetlerini okuyup anlayıp anlaşılır dil ile anlattıklarından Evrenselliğin
sırrına ermiş ve veli olmuşlardır.
İnsanoğlu bilgisini artırdıkça genlerdeki
şifrelerin açılması kolaylaşır. Kişi dünyadaki hücresel frekansını öz gendeki
frekansına denk hale getirirse aynı Koordinat üzerinden ve aynı frekans
kanalından görüşme yapabilir. Gen şifrelerinin açılması ile insan; yaratanın
yanındaki öz geni ile irtibata geçebilir. Yani insan bedeni dünyada iken Ruhsal
yönü ile Rabbine yakın irtibattadır. Kalbindeki biyolojik kompüterle Levh-i
Mahfuzdaki Kozmo kompüter de bulunan özü arasında haberleşme olur. Bu
haberleşmede insanın bu dünyada ki, sözleri iyi ve kötü davranışları, yaptığı
iyi ve kötü işleri kozmo kompüter tarafından kayda geçirilir ve evrenin
yöneticisi tarafından değerlendirilir.
Bu kayıtta kişinin öz genindeki
yaradılış programı ile kişinin dünyadaki yaşamında serbest iradesiyle uyguladığı
programda sapmalar, pozitif yönde ise kişinin boyut atlaması için kendine
ilhamla yol gösterilir. Sapmalar kötü yönde ise ilahi adalet tecelli eder ve
kişi cezasını çeker. Bu müspet yönde özellikleri kazanabilen insan yıldızlar
arası ve evrenler arası Ruhsal seyahatler yapabilir. Bu kişinin miracıdır.
Bütün bu hasletlere sahip olabilmek için öncelikle kişinin kendisini tanıması
gerekir. Bu tanıma hem Fiziksel, hem Duygusal, hem de Ruhsal olması lazım. Bu üç
özelliği dengelen kişi Bilgeliğe doğru yol alır. Kişi kendisinde bulunan
negatif durumların yerine pozitif durumları, olumlamayı yerleştirirse. Yani;
korkuyu, bencilliği, kini, nefreti hırsı egoizmi içinden def edip, yerine
sevgiyi, saygıyı, güveni, bilgiyi, evrensel düşünceyi, bağışlamayı yerleştirirse, kişinin Rabbine giden
evrensel yolda yolculuğu kolaylaşır
Kişiyi bozan şeyler; çabuk köşeyi
dönmek, kestirmeden hedefe varmak, başkaların düşünmeden yapılan bu hareketler
sonunda insanı hayal kırıklığına uğratır.
Kişinin kendisini bilmesi ile ilgili
olarak Kur’an Maide suresi 105 i okuyalım: ‘’Ey insanlar siz kendinize bakın
siz doğru yolda olduğunuz takdirde sapan kimse size zarar veremez. Hepinizin
dönüşü Allah’a dır. O size ne yaptığınızı haber verecektir’’
Kişinin doğru ve dürüst olması ve
işin içine egosunu katmaması diğer bir deyişle nefsini tanrı edinmemesi halinde
yaşamının güzelliklerini fark edecek ve mutlu olacaktır.
Tekâmülünü Rabbinin özüne işlediği
programa göre tamamlayanlar ve beşinci boyuta kadar çıkabilen insanlar,
Evrenler Nizamda Evreni yaratanın ve yönetenin idaresinde insanların tekâmülüne
yardımcı olmak üzere görev alabilirler.
Dünyada elde edilen teknolojik
gelişmeler, Kozmo Teknoloji Bilgilerinin dünyaya yansımasından, konu ile
ilgilenen insanlarda meydana gelen ilhamla alınan bilgilerin fiziksel olarak
uygulamaya sokulmasıdır.
Düşünün; bir tek hücrenin bir insana
nasıl dönüştüğünü düşünün. Bunu programlayıp dünyaya gönderen tekâmül ettirip
özüne döndüren İlahi gücü, kuvveti, enerjiyi manyetik alanı ve arkasındaki
İlahi Bilgini ve gönderdiği bilgiyi düşünün.
Düşünün ki sizin
varlığınız belli olsun.
Kaynaklar:
Kur’ani Kerim Meali: Sn Süleyman
Ateş
İnsan denen mucize: Dr Ahmet Yakut
D.N.A Bilincin ve Cevherin Evrim
çekirdeği: Ecz. Ö. Cenap Başman
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder