Gülümseyin, içinizdeki ışığı yakın ve çevrenizi aydınlatın.
Gülümseme korkaklara güç, kederlilere neşe, hastalara
sıhhat verir.
Gülümseme yorgunları dinlendirir. Gülümseyin, gülümseme gönül rızası ile verilen bir zenginliktir. Hiç kimse gülümsemenin meydana getireceği faydaları reddedecek kadar zengin değildir.
Gülümseme yorgunları dinlendirir. Gülümseyin, gülümseme gönül rızası ile verilen bir zenginliktir. Hiç kimse gülümsemenin meydana getireceği faydaları reddedecek kadar zengin değildir.
Sana yapılmasını istemediğin bir şeyi başkasına yapma.
Unutmayalım:
Sevgi Sadakati,
Cesaret itimadı,
İhanet intikamı
getirir.
Herkesin
algılama yeteneği vardır. Önemli olan, bu yeteneği bilmek ve geliştirmektir.
Herkes,
yaşamda kendi sınavından geçiyor. Biz kim oluyoruz ki, insanları yargılıyoruz.
Biz
insanlar, Sevgi enerjisi ile yaşamayı tercih etmeliyiz. Sevgi enerjisini çekmeliyiz.
Biz istersek, bize sevgi enerjisi verilir.
Yaratan
yüce Rabbimiz, yarattıkları ile yarattıklarını sınar.
Yüce
Allah, insanı insanla denerim diyor.
İnanç,
iyi niyet ve hareket, kuantum sıçraması yaratarak, hayatımızı güzel bir şekilde
değiştirmek için yeterlidir. Yaşamımızı; seçerek, isteyerek, dileyerek,
sürdürüyoruz ve her düşündüğümüz an, yaşama yeni bir tohum ekiyoruz. Evrende
yaşamımızı sürdürmek için.
Ektiğimiz
çekirdeğin, neyin tohumu olduğunu, neyi yetiştirmek istediğimizi, bilerek
tohumu seçmeliyiz ve ekmeliyiz. Sabırla, sevinçle ağacını yetiştirip meyve
verdiğini imgelemeliyiz.
Olmasını
istiyorum, dediğinizde o istediğiniz olur. Zira insan yaratanın ruhundan ruh
taşıyor.
Yüce
yaratan ol dediği nasıl oluyorsa, insanın dediği ve olması konusunda çaba
içinde olması halinde istediği olur. İnsan da inanarak ve iyi işler yapmak
konusunda içtenlikle arzulu olarak ol dediğinde o dediği olur.
Olumsuz
düşünmek, isyan etmek, hiçbir fayda sağlamaz, İnsan sağlığını bozar. İnsan hem
kendine hem de çevresine olumsuz enerji yayar. Çevresine zarar verir. Sevgisizleşir,
gülümsemeyi unutur, çirkinleşir. Bu nedenle;
Her
karşılaştığımız insana, bir gülümseme attığımızda ve güzel bir söz söylediğimizde,
Yaşamın seyri güzelliklere yönelir, olumlu enerjiyi yayarız, çevremizi
aydınlatırız.
Farkında
olmak, kendini bilmek, kendini sevmek, içindeki "Ben" le tanışmak,
kendi, kendiyle yüzleşmek, kendi kendiyle barışık olmak. Asil yaşamın
gereğidir.
Yunus
Emre, "BİR BEN VAR BENDEN İÇERİ" demekle, görülen (Sübjektif) dış bedenin
içinde, (Objektif) bir "Ben" olduğunu tarif eder. "Ete Kemiğe
Büründüm, Yunus Olarak Göründüm" demekle, bulunduğu enerjitik ortamdan, dünya ortamına
geldiğini belirtmektedir.
Biz
insanlar, bu dünyaya halife olarak geliyoruz. Yani dünyayı korumak üzere
görevli olarak geliyoruz. Görevimizi doğru yaparsak, olanaklar önümüze yığınla
serilir. Yeter ki doğru seçimler yapmayı bilelim. Doğru seçimler yaptığımızda
mucizeler çoğalır.
Geçmişi
geçmişte bırakalım. Şu an'a ve geleceğe yönelelim, geleceğe odaklanalım. Mana
âlemine yönelelim ki, İstediğiniz gelsin, dilediğiniz olsun. Evrende her şey
bolca vardır. Yaratan, dünyadaki canlılar için her şeyi bolca yaratmıştır.
İnsanın mutlu olması için her türlü bolluk ve bereketi vermiştir.
Ancak
günümüzde İnsan manevi değerlerden uzaklaşırken, Maddi değerlere önem veriyor.
Maddeyi önemserken maddeyi yaratanı unutuyor. Egosuna yenik düşüyor. Manayı ve
bu dünyayı insanın emrine veren yüce yaratanın öğütlerini almıyor.
Bu
durum insanın körlüğüdür. Kendine yabancılaşmasıdır. Ruhsal değerlerden
uzaklaşmaktır. Bunun sonucu olarak maddeye kul oluyor. Evreni yaratanının
mülkünde geçici misafir.
olduğunu unutuyor. Bunun
cezasını, kendini yaratan rabbine döndüğünde görecektir.
Yüce Yaratan, insanı bu dünyaya, neşe
saçsın, mutlulukları çoğaltsın, çevresini aydınlatsın diye gönderiyor. O halde
gülümseyin, insanlara güzel bir Merhaba deyin ki, varlığınız belli olsun.
Yusuf
YAMAN
09.09.2013
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder