İNSANLARIN DÜNYAYA GELİŞİ VE HAKK'A
DÖNÜŞÜ
İnsanların dünyaya
gelişi, AŞK ile olur. Yani insan AŞK mahsulüdür. İnsan bu dünyaya aşk ile
gelir. Bu dünyada tabi tutulduğu imtihana göre, kazandığı iyi ya da kötü
sonuçlara göre, ahiretteki yerini belirler.
Dünyaya
gelen her insan ömrünün sonunda Allah'a dönüş yoluna girer. Buna Hakka yürüdü
derler. Ancak Allah'a giden yolda, Allah korumasında olanlar, kolaylıkla Hakk'a
yürürler. Cennet'e Allah'ın yardımıyla ulaşabilirler.
İnsanların
ilahi âleme (ahrete) gidişleri, insanların dünyada yaptıkları iyilik nedeniyle
kazandığı sevap ve iyi şeyler ve yaptığı kötü şeyler nedeniyle alacağı cezaya göre
farklılık arz eder.
AL-İ İMRAN:30-O gün
her nefis, yaptığı her hayrı hazır bulacaktır. İşlediği her kötülükle kendisi
arasında uzak bir mesafe bulunmasını ister. Allah sizi kendisinin emirlerine
karşı gelmekten sakındırıyor. Allah kullarına şefkatlidir.
İnsanlar
bu dünyaya imtihan için gelirler. İnsanların bu imtihana gelmeden önce, ilahi yaşam
yasası enerjitik olarak Allah'ın emri doğrultusunda hazırlanır ve ana rahmine düşen
insanın genlerine işlenir. Ayrıca dünyada imtihan konusunda, insanın yapması
gerekenler ve yapmaması gerekenler konusunda, indirilen ilahi kitaplarla
kendilerine yol gösterilir. Bu nedenle biz insanların kendimizi tanımak ve
Allah'ın gösterdiği yaşam yolunu takip etmek için, Kuran'ı Kerimi okuyup
anlamalıyız. Kuran'ı Kerim'in OKU emri ile başlaması boşuna değildir.
İnsanlar
için ölümün takdir edilmesi ve sebebi Vakia suresi 61. Ayette şöyle
açıklanmaktadır.
VAKİA: 61- Size böyle ölümü takdir ettik ki sizin
yerinize benzerlerinizi getirelim ve sizi bilmediğiniz bir şekilde yeniden inşa
edelim.
Yani
insanlar, dünyayı terk ettiğinde, ilahi âlemde, bilmediğimiz, yeni bir şekle
büründürülüyoruz. Nasıl ve ne şekilde olacağını Allah biliyor.
İnsanlar
genlerine işlenen yaşam programlarının şifrelerini çözüp ilahi yolu takip etme
konusunda kendisinde var olan ilahi özelliklerin farkına varırsa, yani insan
kendini tanırsa, kendisinin Allah ruhundan Ruh taşıdığını bilirse, kendisinde
mevcut olan ilahi âlemle iletişim kurma araçlarını harekete geçirebilirse,
ilahi âlemle iletişim kurabilir. Bu insana, Allah tarafından bahş edilen bir
özelliktir. Ancak insanoğlunun çoğu, Egosunu ön plana alarak, dünya malına tamah
ederek kendindeki bu özelliklerinin farkına varamamaktadır.
İnsanoğlu
bu dünyada verdiği imtihana göre, toplanma gününde, (Hesap günü, Din günü, Ceza günü de deniyor )
ilahi âleme üç sınıfa ayrılarak kabul edilirler.
1.
Sâbıklar
(Allah'a yaklaştırılanlar)
2.
Amel
defteri sağ yanından verilenler. (Cennetlikler)
3. Amel defteri sol yanından
verilenler. (Cehennemlikler)
1-Sâbıklar;
diğer insanları doğru yola davet eder ve insanları Allah giden yolda olmaları
konusunda eğitime tabi tutarlar. İyiyi tavsiye eder, kötüden sakınmalarını
öğütlerler. Daima iyi güzel, faydalı ve kalıcı işler yaparlar. Allah kelamı
konusunda insanları bilgi sahibi yaparlar. Bu gibi insanlar, Allah'a
yaklaştırılan insanlardır. Bunlar Kuran'da Sâbıklar olarak tarif edilirler.
Bunların
yeri Nimet Cennetleridir.
"Sâbıklar:
iman edip sâlih ameller işleyen, haram ve günahlardan sakınan en değerli
insanlardır. İbrahim'in soyundan gelen insanlar ve torunlarının
olduğu Kuran'da Al-i İmran suresi 33. Ayette şöyle açıklanmaktadır.
AL-İ İMRAN:33. 34-
Allah,
Âdem'i, Nuh'u İbrahim Ailesini ve İmran Ailesini seçip âlemlere üstün kıldı. Bunlar
birbirinden türeyen nesillerdir. Allah işitendir bilendir.
Allah
İbrahim peygamber hakkında Onun dosdoğru bir Müslüman olduğunu Al-i İmran 67 de
şöyle belirtir.
AL-i İMRAN:67-
İbrahim
ne Yahudi, ne de Hıristiyan'dı, dosdoğru
bir Müslüman idi. Müşriklerden de değildi.
Bu insanların (Sâbıkların)
Nimet cennetlerindeki durumları vâkia suresinde şöyle açıklanmaktadır.
Vâkia:10.11.12.13.14-
Ve Sabıklar, sabıklar. İşte Allah'a yaklaştırılanlar. Nimet cennetlerinde. Çoğu
öncekilerden. Birazı da sonrakilerden olan bu insanlar
Vakia:15,16-Altın
ve cevahirle işlenmiş tahtlar üzerindedirler. Onların üzerinde karşılıklı
yaslanırlar.
Vakia:17.18.19-Çevrelerinde
ebedi yaşama erdirilmiş gençler dolaşır. Akıp giden şarap kaynağından
doldurulmuş testiler, ibrikler ve kadehlerle. Bir şarap ki, onda ne başları
ağrıtılır, nede akılları giderilir.
Vakia:20.21.23-Beğendikleri
meyveler, canlarının çektiği kuş etleri, iri gözlü huriler, saklı inciler gibi;
yaptıklarına karşılık olarak.
Vakia:25.26-
Orada ne boş bir söz ve ne de günaha sokan bir laf işitirler. Duydukları söz yalnız
"Selam, selam"dır.
2-Amel defteri sağ yanından
verilenler
Amel defteri
sağ yanından verilenlerin cennetteki durumları vakia suresinde şöyle
açıklanmaktadır.
Vakia: 27- Sağın adamları (amel defterleri sağ
yanından verilenler) nedir o sağın adamları.
Vakia 28.29.30.31.32.33.34- Onlar; Dikensiz
kirazlar, kökünden tepesine kadar meyve dizili muzlar. Uzamış gölgeler,
fışkıran sular. Pek çok meyve arasında. Tükenmeyen ve yasaklanmayan. Ve
yükseltilmiş döşekler üstündedirler.
Vakia:35.36.37.38.39.40-Biz oradaki kadınları
da yeniden bir güzel inşa etmişiz. Onları bakireler yapmışızdır. Hep yaşıt
sevgililer. Sağın adamları için. Bu sağcıların bir bölümü öncekilerdendir. Bir
bölümü de sonrakilerdendir.
Sağın adamları; Korunanlar, İnanıp İyi İşler Yapanlar, Çokça Allah'ı Zikredenler,
Seherlerde İstiğfar Edenler, Mallarında Dilenci Ve Yoksullar İçin Pay Ayıranlar
olarak zariyat suresinde şöyle anlatılmaktadır.
Zariyat:15.16.17.18.19-Korunanlar cennetlerde
çeşme başlarındadırlar. Rablerinin kendilerine verdiğini alırlar. Çünkü onlar
bundan önce güzel davranırlardı. Geceleri pek az uyurlardı. Seherlerde onlar
istiğfar ederlerdi. Mallarında dilenci ve yoksullar için hak vardı.
Ayrıca Lokman, Secde, Tur, Kamer ve Rahman
surelerinde yaptıklarına göre hak ettikleri cennetler şöyle açıklanmaktadır.
LOKMAN: 8,9- İnanan ve iyi işler yapanlara nimeti bol
cennetler vardır. Orada ebedi kalacaklardır. Bu Allah'ın gerçek vaadidir. O, üstündür
hüküm ve hikmet sahibidir.
SECDE: 19- İnanan ve iyi işler yapanlara gelince,
onlar yaptıklarına karşılık durulmağa değer cennetlerde ağırlanırlar.
TUR: 17- Korunanlar da cennetlerde nimet
içindedirler.
KAMER:54.55- Korunanlar cennetlerde ırmaklar
kenarındadırlar. Güçlü padişahın huzurunda, doğruluk koltuklarında
bulunmaktadırlar
RAHMAN:46- Rabbinin divanında durup hesap vermekten
korkan kimseye iki cennet vardır.
RAHMAN:48.50.52.54.56.58.60- İkisinin
de çeşitli ağaçları, meyveleri var. İkisinde de akıp giden iki kaynak var. İkisinde
de her meyveden iki çift var. Orada astarları kalın atlastan yataklara
yaslanırlar. İki cennetin devşirmesi de yakındır. Onlarda bakışları kısa (yalnız kocalarına
bakan) öyle dilberler vardır ki, bunlardan önce onları ne insan ne de cin
kanatmamıştır. Sanki onlar yakut ve mercandırlar. İyiliğin karşılığı yalnız
iyilik değil midir?
RAHMAN:62- Bu
ikisinin ötesinde iki cennet daha vardır.
RAHMAN:64.66.68.70.72.74.76.78- Yemyeşildirler.
İkisinde
de fışkıran iki kaynak var. İkisinde de meyve hurma ve nar var. Onlarda da iyi
huylu, güzel kadınlar var. Çadırlara kapanmış huriler. Bunlardan önce onları ne
insan ne de cin kanatmamıştır. Cennettekiler yeşil yastıklara ve harikulade
güzel işlemeli döşeklere yaslanırlar. Büyüklük ve ikram sahibi Rabbinin adı ne
yücedir!
MÜ'MİNÛN:57.58.59.60.61-ayetlerinde Korunanlar şöyle tanıtılmıştır:
"onlar ki; rablerinin korkusundan titrerler. Ve onlar ki, rablerinin ayetlerine
inanırlar. Ve onlar ki, rablerine ortak
koşmazlar. Verdiklerini rablerinin huzuruna dönecekler diye kalpleri korku ile
ürpererek verirler. İşte onlar hayır işlerinde yarış ederler ve onlar hayır
için önde giderler".
3-Amel defteri sol tarafından verilenler
VAKİA
41- Solun adamları (amel defterleri sol yanından
verilenler), nedir o solun adamları?
VAKİA
42.43.44.45.46.47.48.49.50- Onlar,
Delikçiklere işleyen bir ateş ve kaynar su içindedirler. Kara dumandan bir
gölge altındadırlar. Bir gölge ki, ne serindir ne faydalı. Çünkü onlar bundan
önce varlık içinde şımartılmışlardı. Büyük günahı işlemekte ısrar ediyorlardı. Ve
diyorlardı ki "Biz öldükten, toprak ve kemik yığını olduktan sonra, biz mi
bir daha diriltileceğiz? Önceki atalarımız
da mı? De ki "Öncekiler de sonrakiler de". Belli bir günün buluşma vakti için mutlaka
toplanacaklardır.
VAKİA:51.52.53.54.55.56- Sonra siz de, ey sapık yalanlayıcılar o zaman
toplanacaksınız. Suçlular mutlaka bir zakkum ağacından yiyecekler. Onunla
karınlarını dolduracaklar. Üzerine de kaynar su içecekler. Susuzluk hastalığına
tutulmuş develerin içişi gibi içeceklerdir. İşte ceza gününde onların
ağırlanışı böyledir.
Delikçiklere işleyen ateş: Manyetik
alan kuvvet hatlarının meydana getirdiği yanma olduğunu düşünüyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder