8 Kasım 2013 Cuma

İnsanları dünyaya gelişi ve Hakka dönüşü

İNSANLARIN DÜNYAYA GELİŞİ VE HAKK'A DÖNÜŞÜ
İnsanların dünyaya gelişi, AŞK ile olur. Yani insan AŞK mahsulüdür. İnsan bu dünyaya aşk ile gelir. Bu dünyada tabi tutulduğu imtihana göre, kazandığı iyi ya da kötü sonuçlara göre, ahiretteki yerini belirler.
Dünyaya gelen her insan ömrünün sonunda Allah'a dönüş yoluna girer. Buna Hakka yürüdü derler. Ancak Allah'a giden yolda, Allah korumasında olanlar, kolaylıkla Hakk'a yürürler. Cennet'e Allah'ın yardımıyla ulaşabilirler.
İnsanların ilahi âleme (ahrete) gidişleri, insanların dünyada yaptıkları iyilik nedeniyle kazandığı sevap ve iyi şeyler ve yaptığı kötü şeyler nedeniyle alacağı cezaya göre farklılık arz eder.
AL-İ İMRAN:30-O gün her nefis, yaptığı her hayrı hazır bulacaktır. İşlediği her kötülükle kendisi arasında uzak bir mesafe bulunmasını ister. Allah sizi kendisinin emirlerine karşı gelmekten sakındırıyor. Allah kullarına şefkatlidir.
İnsanlar bu dünyaya imtihan için gelirler. İnsanların bu imtihana gelmeden önce, ilahi yaşam yasası enerjitik olarak Allah'ın emri doğrultusunda hazırlanır ve ana rahmine düşen insanın genlerine işlenir. Ayrıca dünyada imtihan konusunda, insanın yapması gerekenler ve yapmaması gerekenler konusunda, indirilen ilahi kitaplarla kendilerine yol gösterilir. Bu nedenle biz insanların kendimizi tanımak ve Allah'ın gösterdiği yaşam yolunu takip etmek için, Kuran'ı Kerimi okuyup anlamalıyız. Kuran'ı Kerim'in OKU emri ile başlaması boşuna değildir.
İnsanlar için ölümün takdir edilmesi ve sebebi Vakia suresi 61. Ayette şöyle açıklanmaktadır.

VAKİA: 61- Size böyle ölümü takdir ettik ki sizin yerinize benzerlerinizi getirelim ve sizi bilmediğiniz bir şekilde yeniden inşa edelim.

Yani insanlar, dünyayı terk ettiğinde, ilahi âlemde, bilmediğimiz, yeni bir şekle büründürülüyoruz. Nasıl ve ne şekilde olacağını Allah biliyor.
İnsanlar genlerine işlenen yaşam programlarının şifrelerini çözüp ilahi yolu takip etme konusunda kendisinde var olan ilahi özelliklerin farkına varırsa, yani insan kendini tanırsa, kendisinin Allah ruhundan Ruh taşıdığını bilirse, kendisinde mevcut olan ilahi âlemle iletişim kurma araçlarını harekete geçirebilirse, ilahi âlemle iletişim kurabilir. Bu insana, Allah tarafından bahş edilen bir özelliktir. Ancak insanoğlunun çoğu, Egosunu ön plana alarak, dünya malına tamah ederek kendindeki bu özelliklerinin farkına varamamaktadır.
İnsanoğlu bu dünyada verdiği imtihana göre, toplanma gününde,  (Hesap günü, Din günü, Ceza günü de deniyor ) ilahi âleme üç sınıfa ayrılarak kabul edilirler.

1.      Sâbıklar (Allah'a yaklaştırılanlar)
2.      Amel defteri sağ yanından verilenler. (Cennetlikler)
3.      Amel defteri sol yanından verilenler. (Cehennemlikler)
1-Sâbıklar; diğer insanları doğru yola davet eder ve insanları Allah giden yolda olmaları konusunda eğitime tabi tutarlar. İyiyi tavsiye eder, kötüden sakınmalarını öğütlerler. Daima iyi güzel, faydalı ve kalıcı işler yaparlar. Allah kelamı konusunda insanları bilgi sahibi yaparlar. Bu gibi insanlar, Allah'a yaklaştırılan insanlardır. Bunlar Kuran'da Sâbıklar olarak tarif edilirler.  
Bunların yeri Nimet Cennetleridir.
"Sâbıklar: iman edip sâlih ameller işleyen, haram ve günahlardan sakınan en değerli insanlardır. İbrahim'in soyundan gelen insanlar ve torunlarının olduğu Kuran'da Al-i İmran suresi 33. Ayette şöyle açıklanmaktadır.

AL-İ İMRAN:33. 34- Allah, Âdem'i, Nuh'u İbrahim Ailesini ve İmran Ailesini seçip âlemlere üstün kıldı. Bunlar birbirinden türeyen nesillerdir. Allah işitendir bilendir.

Allah İbrahim peygamber hakkında Onun dosdoğru bir Müslüman olduğunu Al-i İmran 67 de şöyle belirtir.

AL-i İMRAN:67- İbrahim ne Yahudi, ne de Hıristiyan'dı,  dosdoğru bir Müslüman idi. Müşriklerden de değildi.

Bu insanların (Sâbıkların) Nimet cennetlerindeki durumları vâkia suresinde şöyle açıklanmaktadır.                 
Vâkia:10.11.12.13.14- Ve Sabıklar, sabıklar. İşte Allah'a yaklaştırılanlar. Nimet cennetlerinde. Çoğu öncekilerden. Birazı da sonrakilerden olan bu insanlar
Vakia:15,16-Altın ve cevahirle işlenmiş tahtlar üzerindedirler. Onların üzerinde karşılıklı yaslanırlar.
Vakia:17.18.19-Çevrelerinde ebedi yaşama erdirilmiş gençler dolaşır. Akıp giden şarap kaynağından doldurulmuş testiler, ibrikler ve kadehlerle. Bir şarap ki, onda ne başları ağrıtılır, nede akılları giderilir.
Vakia:20.21.23-Beğendikleri meyveler, canlarının çektiği kuş etleri, iri gözlü huriler, saklı inciler gibi; yaptıklarına karşılık olarak.
Vakia:25.26- Orada ne boş bir söz ve ne de günaha sokan bir laf işitirler. Duydukları söz yalnız "Selam, selam"dır.
2-Amel defteri sağ yanından verilenler
Amel defteri sağ yanından verilenlerin cennetteki durumları vakia suresinde şöyle açıklanmaktadır.
Vakia: 27- Sağın adamları (amel defterleri sağ yanından verilenler) nedir o sağın adamları.
Vakia 28.29.30.31.32.33.34- Onlar; Dikensiz kirazlar, kökünden tepesine kadar meyve dizili muzlar. Uzamış gölgeler, fışkıran sular. Pek çok meyve arasında. Tükenmeyen ve yasaklanmayan. Ve yükseltilmiş döşekler üstündedirler.
Vakia:35.36.37.38.39.40-Biz oradaki kadınları da yeniden bir güzel inşa etmişiz. Onları bakireler yapmışızdır. Hep yaşıt sevgililer. Sağın adamları için. Bu sağcıların bir bölümü öncekilerdendir. Bir bölümü de sonrakilerdendir.
Sağın adamları; Korunanlar, İnanıp İyi İşler Yapanlar, Çokça Allah'ı Zikredenler, Seherlerde İstiğfar Edenler, Mallarında Dilenci Ve Yoksullar İçin Pay Ayıranlar olarak zariyat suresinde şöyle anlatılmaktadır.
Zariyat:15.16.17.18.19-Korunanlar cennetlerde çeşme başlarındadırlar. Rablerinin kendilerine verdiğini alırlar. Çünkü onlar bundan önce güzel davranırlardı. Geceleri pek az uyurlardı. Seherlerde onlar istiğfar ederlerdi. Mallarında dilenci ve yoksullar için hak vardı.
Ayrıca Lokman, Secde, Tur, Kamer ve Rahman surelerinde yaptıklarına göre hak ettikleri cennetler şöyle açıklanmaktadır.
LOKMAN: 8,9- İnanan ve iyi işler yapanlara nimeti bol cennetler vardır. Orada ebedi kalacaklardır. Bu Allah'ın gerçek vaadidir. O, üstündür hüküm ve hikmet sahibidir.
SECDE: 19- İnanan ve iyi işler yapanlara gelince, onlar yaptıklarına karşılık durulmağa değer cennetlerde ağırlanırlar.
TUR: 17- Korunanlar da cennetlerde nimet içindedirler.
KAMER:54.55- Korunanlar cennetlerde ırmaklar kenarındadırlar. Güçlü padişahın huzurunda, doğruluk koltuklarında bulunmaktadırlar
RAHMAN:46- Rabbinin divanında durup hesap vermekten korkan kimseye iki cennet vardır.

RAHMAN:48.50.52.54.56.58.60- İkisinin de çeşitli ağaçları, meyveleri var. İkisinde de akıp giden iki kaynak var. İkisinde de her meyveden iki çift var. Orada astarları kalın atlastan yataklara yaslanırlar. İki cennetin devşirmesi de yakındır. Onlarda bakışları kısa (yalnız kocalarına bakan) öyle dilberler vardır ki, bunlardan önce onları ne insan ne de cin kanatmamıştır. Sanki onlar yakut ve mercandırlar. İyiliğin karşılığı yalnız iyilik değil midir?
RAHMAN:62- Bu ikisinin ötesinde iki cennet daha vardır.
RAHMAN:64.66.68.70.72.74.76.78- Yemyeşildirler. İkisinde de fışkıran iki kaynak var. İkisinde de meyve hurma ve nar var. Onlarda da iyi huylu, güzel kadınlar var. Çadırlara kapanmış huriler. Bunlardan önce onları ne insan ne de cin kanatmamıştır. Cennettekiler yeşil yastıklara ve harikulade güzel işlemeli döşeklere yaslanırlar. Büyüklük ve ikram sahibi Rabbinin adı ne yücedir!

MÜ'MİNÛN:57.58.59.60.61-ayetlerinde Korunanlar şöyle tanıtılmıştır: "onlar ki; rablerinin korkusundan titrerler. Ve onlar ki, rablerinin ayetlerine inanırlar.  Ve onlar ki, rablerine ortak koşmazlar. Verdiklerini rablerinin huzuruna dönecekler diye kalpleri korku ile ürpererek verirler. İşte onlar hayır işlerinde yarış ederler ve onlar hayır için önde giderler".

3-Amel defteri sol tarafından verilenler
VAKİA 41- Solun adamları (amel defterleri sol yanından verilenler), nedir o solun adamları?
VAKİA 42.43.44.45.46.47.48.49.50- Onlar, Delikçiklere işleyen bir ateş ve kaynar su içindedirler. Kara dumandan bir gölge altındadırlar. Bir gölge ki, ne serindir ne faydalı. Çünkü onlar bundan önce varlık içinde şımartılmışlardı. Büyük günahı işlemekte ısrar ediyorlardı. Ve diyorlardı ki "Biz öldükten, toprak ve kemik yığını olduktan sonra, biz mi bir daha diriltileceğiz?  Önceki atalarımız da mı? De ki "Öncekiler de sonrakiler de".  Belli bir günün buluşma vakti için mutlaka toplanacaklardır.
VAKİA:51.52.53.54.55.56- Sonra siz de, ey sapık yalanlayıcılar o zaman toplanacaksınız. Suçlular mutlaka bir zakkum ağacından yiyecekler. Onunla karınlarını dolduracaklar. Üzerine de kaynar su içecekler. Susuzluk hastalığına tutulmuş develerin içişi gibi içeceklerdir. İşte ceza gününde onların ağırlanışı böyledir.


Delikçiklere işleyen ateş: Manyetik alan kuvvet hatlarının meydana getirdiği yanma olduğunu düşünüyorum

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder